[COLOR=#141823][FONT=helvetica]1919 yılının 15 Mayıs sabahı, harplerden bitik düşmüş Türk milleti İzmir'in işgal edileceği haberi ile uyanmıştı. İşte tam o sıralarda Samsun'a çıkmak için hazırlanan Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nazırı'nı, Sadrazam'ı, Dahiliye Nazırı'nı görmeye gider. Hepsi toplantıdadır. Sadrazam dairesi salonunda beklediği sırada nazırların bir kısmı Mustafa Kemal'in yanına gelirler. Dahiliye Nazırı ile Paşa'nın arasında geçen şu konuşma, sanıyorum ki Osmanlı'nın düştüğü o içler acısı durumu gözler önüne serer:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Dahiliye Nazırı:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Allah Allah... Ne küstahlık...İşittiniz mi efendim? Yunanlılar İzmir'e çıkıyor...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Mustafa Kemal:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Ya? Bu da mı oldu? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Protesto edeceğiz.
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Protesto lâzım. Fakat protesto ile Yunanlılar İzmir'den giderler mi?
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Başka ne yapabiliriz?
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Belki daha kesin tedbirler düşünülebilir.
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Meselâ ne gibi?
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Devşirme Nazırlardan biri söze karışır:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-Eğer öyle tedbirlere kalkışırsak, bize ne yaparlar bilir misiniz?
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Bu sözlere dikkat arkadaşlar... işte bu sözler, o karanlık günlerde çoğu korkak Osmanlı devlet adamı ve askerinin kanlarına işlemişti:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]"Bize ne yaparlarlar bilir misiniz?"
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Mustafa Kemal Paşa sesini çıkarmaz. Doğru Şişli'deki evine ailesiyle vedalaşmaya gider.
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]16 Mayıs İzmir'in işgal edilidiği sabah evinden otomobile atlayarak Galata rıhtımına gelir ve Bandırma Vapuru'na biner. Hareketinden biraz önce ilerde devrimlerine muhalif olacak arkadaşlarından biri:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]"İngilizlerin bindiğiniz gemiyi takip edip batırma ihtimalleri var" der...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Paşa gayet sakindir. Damarlarında dolaşan öz be öz asil Türk kanıyla, korkusuzca şöyle der:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]"Burada esir gibi yaşamaktansa, Karadeniz'de batmayı tercih ederim..."
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Sonra yanındakilere Dolmabahçe'de demirli düşman gemilerini göstererek:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]"Bunlar işte böyle... Dayandıkları şey yalnız demir, çelik ve silah kuvveti! Bildikleri şey yalnız madde... Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar... Biz Anadolu'ya silah ve cephane değil, ideal ve iman götürüyoruz" der ve yola koyulur...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]19 Mayıs'da Samsun'a çıkar. Samsun'dan Havza'ya gidecektir. Yollar yeni yağmurdan çıkmış, berbattır. Otomobili haraptır. İkide bir duruyor, arıza yapıyordur...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Kendisi şoförün yanında oturuyor, zaman zaman direksiyonu eline alıyordur. Birden otomobili keskin bir virajı alırken bozulur...Tek yapacak iş, inmek ve yeni bir otomobilin gelmesini beklemektir.
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Birden yanında bulunan Refik Saydam'a gülerek der ki:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-"Doktor... Havza'ya kadar yürüyebilir misin?"
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Hep beraber, fakat bu kez yürüyerek yola çıkarlar. Mustafa Kemal Paşa yanında bulunanlara der ki:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]-"Size, yorulmamanız için bir çare önereceğim. ’Dağ Başını Duman Almış’ marşını biliyor musunuz?".
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]O sırada Paşa'nın yanınsa bulunan Kâzım Özalp 'itiraf etmeliyim ki, bu marşı hepimiz ilk kez duymuştuk' der anılarında...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]"Dağ başını duman almış,
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Gümüş dere durmaz akar.
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Güneş ufuktan şimdi doğar,
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Yürüyelim arkadaşlar..."
[COLOR=#141823][FONT=helveticaNeden bu marşı bu kadar severdi? Doğa güzelliklerini tekrarladığı için mi? Belki o dönemde pek az görülen öz Türkçe olduğu için...Belki de içinde geleceği ilgilendiren kelimeler ve amaçlar çok olduğu içindir. Ya da bütün bunların hepsi...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]1930'larda bir toplantıda gençlerin ’Dağ Başını Duman Almış’ marşını söyledikleri vakit bundan çok etkilenen Atatürk, az önceki sorumuzun cevabını yanındaki gençlere şöyle anlatır:
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]’Ben 1919 senesi mayısı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben, bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım. Samsun’dan Anadolu içlerine kırık bir otomobille gidiyordum. Yanımda öteden beri yardımcılığımı yapan Salih ve Cevat Abbas’dan biri bulunuyordu. O kırık otomobil Anadolu yollarında ilerlerken ben daima düşünür ve yardımcıma şimdi sizin şakıdığınız şarkıyı söyletirdim. Ben, Türk ufuklarından bir gün mutlaka bir güneş doğacağına, bunun hareket ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu sanki gözlerimle görüyordum. O şarkıyı okutup tekrar ettirmekten amacım Türk’ün bu güneşi doğunca başarılı olacağını anlatmaktır.’
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]Türkün batmaya yüz tutmuş güneşinin tekrar doğması umuduyla...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun...
[COLOR=#141823][FONT=helvetica]19 Mayıs Atatürk'ümüzün doğum günü kutlu olsun...
www.tarihtarih.com
''Dağ başını duman almış''
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...
MUSTAFA ŞEREF,
KEMAL GURUR,
ATATÜRK ONURDUR...
Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
Pir Zöhre Ana
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...
MUSTAFA ŞEREF,
KEMAL GURUR,
ATATÜRK ONURDUR...
Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
Pir Zöhre Ana