You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Çin ve Küresel Mali Kriz

Çin ve Küresel Mali Kriz

Senior Member
Çin ve Küresel Mali Kriz
ABD’den başlayarak yayılan ve dünya çapında panik yaratan ekonomik krize çözüm arayan Batı’nın gözü yine Çin’e çevrildi. G-7, Uluslararası Para Fonu (İMF) ve Dünya Bankası gibi “küresel ve etkili” kurumlar krizi tartışmaya devam ederken, krizden etkilenen ülkeler Çin’e yardım çağrılarında bulunuyor. Çin ise bu çağrılara henüz sadece merkez bankası aracılığı ile faiz indirimine giderek karşılık vermiş durumda.
Çin’in önemi, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick’in küresel krize karşı yeni çözüm önerisine de yansıtıldı. Zoellick, küresel sorunların çözümü için sadece G-7 gibi gelişmiş ekonomilerin müdahalesinin yeterli olmadığını, Çin gibi gelişmekte olan büyük ekonomilerin de katılımının şart olduğunu ifade etti. Zoellick’in “G-7+7” sistemi, Çin, Hindistan, Meksika, Brezilya, Rusya, Suudi Arabistan, ve Güney Afrika gibi gelişmekte olan ülkeleri de çözüme dâhil ediyor. 6 Ekim 2008’de Alman gazetesi Spiegel’de yayımlanan bir makalede de paralel görüşlere yer veriliyor. Yazıda, dünya sorunlarının tartışılması ve çözüm üretilmesi için en ideal platformun ABD, AB ve Çin ile oluşan G-3 çerçevesi olduğu ifade ediliyor. Çin’in yeni küresel ekonomik düzendeki rolü, 10 Ekim 2008 tarihinde düzenlenen G-7 toplantısında olduğu gibi, 13 Ekim 2008’de yapılacak Dünya Bankası ve IMF’nin yıllık zirveleri sırasında da önemli bir gündem maddesi olacak.
ABD mali krizine Çin açısından bakıldığında, Çin’in kendi ekonomisine özgüveninin son derece yüksek olduğunu görüyoruz. 27-28 Eylül 2008 tarihleri arasında Çin’in Tianjin şehrinde düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nun açılış konuşması sırasında Çin Başbakanı Wen Jiabao, Çin’in büyüme ve enflasyon arasında başarılı bir şekilde denge sağladığını, Çin ekonomisinin parlak bir geleceğe sahip olduğunu bir kez daha vurguladı. Çin’in önderliği altında küresel ekonomik krize bir çözüm bulunabileceği görüşü, Dünya Ekonomi Forumu’na katılan birçok gelişmekte olan ülke temsilcileri tarafından da savunuldu. Nitekim Çin’in, ABD, Avrupa ve İngiltere merkez bankaları ile ortak hareket ederek faiz indirimine gitmesi, şimdiden küresel yangınının söndürülmesine yardımcı olmaya başladığı yorumlanıyor. Çin Merkez Bankası tarafından bir ay arayla alınan iki faiz indirimi kararı, yaklaşık 6 yıldır görülmemiş önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Çin yöneticileri her ne kadar başarılı Çin ekonomisinin dünya ekonomisi üzerinde sahip olduğu manivela gücünden gurur duyuyor olsalar da, Batı’nın yaptığı yardım çağrısına cevap verme konusunda pek de istekli değiller. Hatırlanmalıdır ki, Çin hâlâ komünizmle yönetiliyor ve mümkünse dış ekonomik etkenlerden uzak durmak istiyor. Nitekim son kriz dolayısıyla Çin’in yurtdışındaki yatırım politikalarını yeniden gözden geçirilmesi gerektiği öne sürülüyor. ABD’ye en çok borç veren ülke konumunda olan Çin, ABD içerisindeki istikrarsızlığın kendi ithalat oranlarının düşmesine, ihracat maliyetlerinin artmasına, ve artan sıcak paranın iç piyasanın zarar görmesine yol açacağından endişe duyuyor. Bugün ABD hazine bonosundaki payı 1 trilyon dolara ulaşan Çin, ABD’deki ikinci büyük yatırımcı konumundadır. Çin’de bazı kesimler, dünya ekonomisi ile fazla iç içe olmanın ekonomiye zarar vereceğini vurgulayarak, G7 ve IMF gibi Batı kaynaklı ekonomik örgütlere karşı eleştirilerini sürdürüyor ve Çin’in küresel sahneden geri çekilmesi savunuyor. Bugünlerde Çin’de internet kullanıcıları arasında yaygınlaşan şu cümle, Çin’e küresel ekonomide biçilen yeni rol karşısında halkın duyduğu endişeleri net bir şekilde özetliyor: “Biz çok üretiyoruz ama az ihraç ediyoruz. Biz çok dolar kazanıyoruz ama az harcıyoruz. Sonunda ABD mali krizinin faturası bizim cebimizden çıkacak.”

Çin’e küresel krizin çözümüne katkıda bulunması için çağrıda bulunan Batı ülkeleri, gözlerini 9 Ekim 2008 tarihinde başlayan ve dört gün boyunca devam edecek Çin Komünist Partisi’nin 17. Merkez Komitesi’nin 3. Genel Toplantısına çevirmiş durumda. Çin reform sürecinin yeniden gözden geçirilmesi beklenen bu toplantılarda, Çin liderlerinin küresel ekonomik sisteme daha ne kadar yaklaşacakları merakla bekleniyor.

Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.