You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

CHP'yi zor günler bekliyor!..

CHP'yi zor günler bekliyor!..

Senior Member
CHP'yi zor günler bekliyor!..
Uzun bir süre daha CHP'ye ilişkin herhangi bir şey yazmama konusunda kararlıydım. Ancak; CHP içinde yeniden başlayan "Olağanüstü Tüzük Kurultayı" tartışmaları sonrası, onlarca okurum "Ne olup bittiğini yazar mısınız, kafamız karma karışık oldu, kim ne istiyor?" diye sormaya başladı.

O halde, bu yazıda CHP'deki son durumun fotoğrafını çekelim ve kimin ne istediğini anlatalım:

CHP'nin geride bıraktığımız ay yapılan Parti Meclisi (PM) toplantısında, 80 üyenin 14"Demokratik bir tüzük istiyoruz" talebini Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na iletti. PM üyeleri, Kılıçdaroğlu'nun 3 Kasım 2010'da yaptığı konuşmada "Korku imparatorluğunu yıkacağını ve partiyi demokratik bir tüzükle yöneteceği"ni hatırlatarak, "Sözünüzü tutun" çağrısını yaptı. Ancak ne ilginçtir ki; "Demokratik Tüzük" isteyen PM üyeleri yalnız kaldı. Kapalı oy usulüyle yapılan oylamada, 80 PM üyesinin sadece 24"yeni tüzük"ten yana oy kullandı. Oylama sonrası gazetecilere açıklama yapan Mersin Milletvekili İsa Gök, "Bundan sonrası delegenin sorumluluğundadır" dedi.

Gök'ün bu açıklaması sonrası liderliğini Deniz Baykal ile Önder Sav'ın yaptığı delegeler, "Olağanüstü Tüzük Kurultayı" için bir araya gelmeye başladı. Baykal ve Sav grubu, bu süreçte Gürsel Tekin'in de kendileriyle hareket etmesini bekledi. Ancak Tekin, bu yöndeki beklentileri boşa çıkardı. Tekin'in kendileriyle hareket etmeyeceğini gören Baykal ve Sav, yeni yılın ilk günlerinde düğmeye bastı. Dolaylı yapılan görüşmelerde Baykal'ı Yılmaz Ateş, Önder Sav'ı ise Hakkı Suha Okay temsil etti. İki grubun ilk görüşmeleri olgunlaşınca, Baykal bu kez devreye bizzat girdi.

Geride bıraktığımız cuma gecesi, Baykal'ın Ankara'daki evine giden ve Önder Sav'ı temsil eden Hakkı Suha Okay, beklemediği bir tavırla karşılaştı. Deniz Baykal, tüzükte yapılması öngörülen tüm değişiklikleri kabul ettiğini ancak 39. maddeye dokunulmaması gerektiğini söyledi. Baykal'ın, "Genel başkana aşırı yetkiler veren madde" olarak da bilinen 39. maddenin değişmemesi yönündeki ısrarını gören Okay, şunları söyledi:

"Önder Bey, yeni tüzükte, hazine yardımının yüzde kırkının örgütlere gönderilmesi, PM seçimlerinde çarşaf liste uygulanması, seçimlerde ön seçimin zorunlu hale getirilmesi ve genel başkan adayı olacak kişinin delegelerin yüzde onunun imzasını almasının yeterli olmasını istiyor. Bu konularda sizinle hemfikiriz. Ancak; 39. madde mutlaka kalkmalı. Aksi taktirde yapılacak olan tüzük değişikliğinin bir anlamı kalmıyor."

Hakkı Suha Okay, taleplerini sıraladıktan sonra, konuşmasına şöyle devam etti: "Deniz Bey, biliyorsunuz, Önder Bey tüzük hazırlanırken de bu maddeye karşı çıkmıştı. Önder Bey, size şu mesajı iletmemi istedi: (Tüzük kurultayı yapılacaksa, bu maddeyi de işlerlikten kaldırmak gerekir. 39. madde kesinlikle kalkmalı, kalkmayacaksa biz Kemal Bey'e karşı 3 Kasım'da niye mücadele ettik? Niye kavga ettik? Biz o zaman da bu maddeye karşıydık, şimdi de karşıyız.)"

Baykal, Ankara eski Milletvekili ve eski Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Suha Okay'ı dinledikten sonra şu yanıtı verdi: "Gündem şu an bu madde değil. Bugünkü konu bu değil."

Uzun yıllar Baykal'la çalışan ve bu yüzden CHP eski Genel Başkanı'nı yakından tanıyan Okay, "Bugünkü konu bu değil" sözlerinin "Toplantı bitmiştir" anlamına geldiğini bildiği için evden ayrıldı. Son durumu hemen Önder Sav'a aktardı. Sav, "O halde imzaları kendimiz toplayacağız. Olağanastü tüzük kurultayının toplanması için 256 imza yeterli. 256'nın üstüne de çıkarız" dedi.

Sav ile Baykal arasındaki dolaylı görüşmeler cumartesi ve pazar günü de sürdü. Telefon üzerinden yapılan görüşmelerde sonuç alınamadı. Pazartesi sabahı ise Gerçek Gündem - Türkiye'nin ihtiyacı... - Gerçek Gündem 'un yukarıdaki diyalogları yazmasıyla birlikte, "iplerin koptuğu" taban tarafından da öğrenildi. Şaşkınlık yaşayan CHP tabanı, hem Baykal'ı hem de Sav'ı aramaya başladı. Baykal, "Gerçek Gündem'de yazılanlar doğru. Biz imza atmıyoruz. Süreci izleyeceğiz" dedi. Sav ise kendisini arayanlara "İmzaları topluyoruz. Deniz Bey imzadan geri çekildi'' yanıtını verdi.

Böylece, geride bıraktığımız salı günü ilk imza da atılmış oldu. Kurultay toplama ve kongre toplama yetkisi bulunan delegeler, Önder Sav'ın kaleme aldığı talepler metnini noterde imzalamaya başladı. Delegeler noterde imzalattıkları talepler metnini eski Milletvekili Ali Koçal'ın Ankara'daki ofisine gönderdi. Sav ve çevresi, iddiaya göre, 380'in üstünde delegenin imzasını aldı. Böylece, "Olağanüstü Tüzük Kurultayı''nın toplanması kesinleşti. Yine iddialara göre, Önder Sav, ''Artık imza vermeyin, yeterli sayıda imzaya ulaşıldı" dedi.

Ali Koçal'ın ofisinde toplanan imzaların, Rauf Denktaş'ın cenazesinin ardından, çarşamba günü CHP Genel Merkezi'ne teslim edileceği öğrenildi. ''İmzacılar'' gündem yoğunluğundan ötürü konunun "arada kaynamaması" için iki gün daha bekleyecek. Çarşamba günü imzalar genel merkeze teslim edildiği andan itibaren ise "Olağanüstü Tüzük Kurultayı" süreci resmen başlayacak. CHP Genel Merkezi, Olağünüstü Tüzük Kurultayı'nın 45 gün sonra toplanması için hazırlık yapacak. Böylece, CHP Genel Merkezi, Mart ayının ilk haftasında Olağanüstü Tüzük Kurultayı'nı toplayacak.

CHP Genel Merkezi imzalara rağmen tüzük kurultayını toplamaz ise, işte o zaman CHP için sıkıntılı günler başlayacak. 'İmzacılar' tüzüğün kendilerine verdiği yetkiyi kullanarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidecek ve "gerekenin yapılması" istenecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu aşamada, "partiye kayyum atayabilecek." Üstelik, kayyum atanacak kişiler de yasaya göre, "İmzacılar"ın içinden olacak. Anlayacağınız, kayyum atandığı taktirde, partinin yönetimi bir anda Önder Sav ve ekibine geçecek.

CHP Genel Merkezi bu denli büyük riski göze alır mı bilinmez? Ben meselenin bu kadar büyüyeceğini sanmıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu, umarım bu kez hata yapmaz ve hukukun gereği neyse ona göre hareket eder. Zira; parti kayyuma devredildiği taktirde, Kılıçdaroğlu'nun çevresini saran bazı kişiler, bırakın siyaset yapmayı, bir daha CHP'nin kapısından bile geçemez. Zira; özellikle 55 trilyonluk reklam harcamasına ilişkin tartışmalar, kamuoyunun gözlerinin önüne dökülür. Partinin tüm harcamaları, kayyum tarafından, kalem kalem incelenir.

Şimdi gelelim kurultay toplandığı taktirde olabileceklere:

Olağanüstü tüzük kurultayının mart ayının ilk haftasında toplanması, CHP içindeki dengeleri de değiştirebilir. Ancak; öncelikle tüzük kurultayının toplanmasının, ''tüzüğün değişeceği" anlamına gelmediğini de söylemek gerek... Çünkü; 256 imza tüzük kurultayını toplasa bile, değişiklik için yetmiyor. "İmzacılar" tüzük kurultayında taleplerini kabul ettirebilmek için en az 651 imzaya ihtiyaç duyacak. Talepler oylamaya sunulduğu taktirde, en az 651 delege Sav ve arkadaşlarının isteklerini kabul ederse, işte o zaman tüzük de değişmiş olacak. İmzalar 800 ve üstüne çıkarsa, bu kez ise ''liderlik tartışması''nın yolu ister - istemez açılacak.

Tüzüğün değişmesi için yapılan oylamada, "yürürlüğe girme tarihi" de belli olacak. Eğer Sav ve arkadaşları "Oylandığı andan itibaren yürürlüğe girer" maddesini de kabul ettirirse, Kılıçdaroğlu ve ekibinin işi zorlaşacak.

Bu bağlamda, kısa bir parantez açıp geçmişte yaşanan örneği hatırlatalım: Bildiğiniz üzere, Baykal CHP Genel Başkanı'yken, şu anda şikayet edilen ve değişmesi istenen tüzüğü kabul ettirdi. 2008 yılında yapılan oylamada, tüzüğün bir sonraki kurultayda, yşani 2010'da uygulanması kararlaştırıldı. Sav, o dönem de Baykal'ın istediği tüzüğe karşı çıkmıştı. ''Genel Sekreterliğin yetkileri budanıyor'' diyen Sav, "Genel başkana çok fazla yetki veriliyor" diyerek itiraz etmişti. Baykal, aralarında Kılıçdaroğlu'nun da olduğu birçok miletvekilinin itirazına rağmen, tüzüğü kabul ettirdi. Ancak uygulaması nasip olmadı. 'Yeni Tüzük' Kılıçdaroğlu döneminde büyük tartışmaların ardından yürürlüğe girdi.

Önümüzdeki aylarda yapılacak olan tüzük kurultayının ana maddelerinden biri de bu olacak. Yani; yeni tüzük kabul edildiği taktirde, ne zaman uygulamaya konulacağı... Bu madde, Kılıçdaroğlu için de Sav için de "hayati önem" taşıyor.

Çünkü; ön seçim ve çarşaf listeyi öngören "Yeni Tüzük" kabul edildiği taktirde hemen uygulamaya konulursa, Baykal ve Sav döneminde seçilmiş olan ve şu anda "tasfiye edildiklerini düşünen" yüzlerce delege, mahalle, ilçe ve il başkanlığı seçiminde kilit rol alacak. Tabandaki hakimiyetlerini koruyan Baykalcı ve Savcı delegeler, parti içi seçimlerde belirleyici hale gelecek.

Zira; Kılıçdaroğlu ve ekibi, bu etkiyi geride bıraktığımız yıllarda kıramadı. Kılıçdaroğlu'nun, bu etkiyi kırılabilmesi için, mevcut üye sayısı kadar 'yeni üye' yapması gerekiyordu. İşte o taktirde, yeni üye sayısı, Baykal - Sav döneminin üye sayısının üstüne çıkar ve delege ağırlığındaki oran Kılıçdaroğlu'na geçerdi. En azından daha ''dengeli'' bir tablo ortaya çıkardı. Kılıçdaroğlu bunu yapamadı. CHP'ye binlerce üye yapılmış olsa da yeni üyelerin sayısı, eskilerin sayısının altında kaldı. Delege ağırlığında değişen birşey olmadı.

Tüm bunları bildiğimiz için; Kılıçdaroğlu'na bu köşeden defalarca seslendik ve "Parti içi kavgaya gerek yok, kimsenin sizinle bir problemi yok" uyarısında bulunduk. Kılıçdaroğlu, buna rağmen, delege ağırlığı Baykal ve Sav'da olmasına rağmen, "değişim yapabileceği"ni sandı.

Şimdi bir düşünün; Sav döneminde seçilmiş bir delege, tasfiye edildiğini düşünürken ve hala delegeyken, mahalle, ilçe ve il seçimlerinde Kılıçdaroğlu ekibinin listesine oy verir mi? Vermez...

CHP'de bu hafta ''mahalle seçimleri'' başlıyor. Kılıçdaroğlu ve ekibi, "sandık koymama ve yeni delegeleri evde yazma" yanlısı... Baykal ve Sav taraftarları ise, şu sıralar demokrasiyi hatırladıkları için "Sandık koyun, mahalle delegelerini üyeler seçsin" diyor. Baykal ve Savcılar, üyelerin neredeyse tamamı kendi dönemlerinde kaydedildiği için rahatlar... Anlayacağınız, CHP'de şu an "Sandık kavgası" hakim... Sandıklar konulsa ve seçim ''demokratik'' bir şekilde yapılsa, Kılıçdaroğlu'nun atadığı "tek bir isim bile" yeniden ne il başkanı olabilir ne de ilçe...

Sandık konulmasa, bu kez de "demokratik yöntem bu değil" eleştirileri gündeme gelecek. Kılıçdaroğlu ve ekibinin "Geçmişte de aynısını siz yaptınız" deme lüksü yok... Geçmiş, geçmişte kaldı! Üstelik kılıçdaroğlu, "CHP'ye demokrasi getireceğim" vaadinde de bulundu. Anlayacağınız, Kılıçdaroğlu tam bir "Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal" durumunu yaşıyor.

Kılıçdaroğlu, aslında meseleyi bu denli çetrefil hale getirmeyebilirdi. Ancak etrafına kümelenen ekip "Kurultaya gerek yok, kongrelere gerek yok" dedikçe, mesele kangren haline geldi. "Eyvah, tasfiye ediliyoruz" diye düşünmeye başlayan Önder Sav'ın ekibi ise harekete geçerek, "Demokratik Tüzük" talebinin öncüsü oldu. Siyasi yaşamında bir kez bile demokratik talepleri karşılamamış olan Sav, şu an Kılıçdaroğlu'nu "demokratik olmamak"la eleştiriyor.

Önder Sav, şu sıralar delegeye "Milletvekilini, Parti Meclisi üyesini, belediye başkan adayını, belediye ve il genel meclisi üyelerini sen seçeceksin" diyor ve tüzük için destek istiyor. ''Delegeleri sandıkta değil, kuracağımız komisyonlarda belirleyeceğiz" diyen genel merkezin anti- demokratik tutumu Sav'ın işini kolaylaştırmak ve parti içi kavga çıkarmaktan başka bir işe yaramıyor.

Kılıçdaroğlu ise, bu tartışmalar sürerken, kendisinin de beğenmediği tüzüğü koruyan ve değişmemesi için uğraş veren bir konuma oturmuş bulunuyor.

Hayat kim bilir bize daha neler gösterecek!

www.twitter.com/barisyarkadas

twitter.com/gercekgundemcom
GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...

( PİR ZÖHRE ANA )
Posting Freak
CHP'yi zor günler bekliyor!..
Kabus yeniden hortladı.Tam işler yoluna girmişken Önder Sav'a da ne olduysa
birden şahlandı.Deniz Baykalı getireceğini sanıyorsa avucunu yalar.

Bunlar da kaleyi içten yıkıp tamamen yok etmek istiyorlar.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


PİR ZÖHRE ANA
Posting Freak
CHP'yi zor günler bekliyor!..
gultenilik yazdı:Kabus yeniden hortladı.Tam işler yoluna girmişken Önder Sav'a da ne olduysa
birden şahlandı.Deniz Baykalı getireceğini sanıyorsa avucunu yalar.

Bunlar da kaleyi içten yıkıp tamamen yok etmek istiyorlar.

---------------------------------------------------------------------------

Acaba CHP inin içinde , kaç tane AKP yanlısı ,beyinler var , CHP - eyi bitirmek , için , bunlar bir yerlerden gizli emirmi aliyorlar .


***********************************************************
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.