Gezi Direnişi'ne katılanların "Alevi'' olduğuna vurgu yapılması, eylemleri marjinalize etme çabasıdır. Aleviler, AKP'nin gözünde ''iç düşman'dır.
İktidarlar değişiyor, bakanlar koltuklarını devrediyor, başbakanlar siyaseti bırakıyor ama devletin zihniyeti değişmiyor! Aleviler, 1950'den beri, devlet kurumlarının gözünde, ''potansiyel suçlu'' ya da ''potansiyel düşman'' olarak görülüyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün şanlı Gezi Direnişi'ne yönelik raporu, yukarıda söylediklerimizi kanıtlaması açısından önemli bir belge niteliği taşıyor. Milliyet Gazetesi'nden Tolga Şardan'ın özel haberine göre, AKP'li İçişleri Bakanlığı'na bağlı olan Emniyet Genel Müdürlüğü, (EGM) Gezi Parkı direnişine katılan milyonlarca insanı fişlemiş. EGM, eylemlere katılanların yüzde 78'nin Alevi olduğunu da raporuna eklemiş.
Bu rapor, aslında birkaç açıdan önem taşıyor. Devletin tüm birimlerine hakim olan AKP'nin reflekslerinin de geçmişteki hükümetlerle aynı olduğunu ortaya koyuyor. AKP de Alevileri ''potansiyel suçlu'' ya da ''potansiyel iç düşman'' olarak görüyor.
Denilebilir ki; "Bu raporu AKP değil, bürokratlar hazırlattı.''
Bir an için öyle olduğunu düşünelim!
Bu haberin yayınlanmasının üzerinden neredeyse dört gün geçti. AKP hükümeti, rapora imza atan bürokratlar hakkında herhangi bir soruşturma açmadı. Raporun varlığına ilişkin herhangi bir yalanlama yapmadı. Raporu yazanlar ise terfi edecekleri günü beklemeye başladı.
Öte yandan, bu rapor, sadece "fişleme'' açısından ele alınmamalıdır. EGM, hazırladığı bu raporla, AKP'nin yerel seçimdeki politikaları için de zemin oluşturmuştur. EGM, AKP'nin siyasi ihtiyaçları doğrultusunda bir rapor hazırlayıp basına sızdırmıştır. Gezi Direnişi'ne katılanların "Alevi'' olduğuna vurgu yapılarak, mezhepler arasındaki ayrışmanın derinleştirilmesi ve Sünni oyların AKP'ye yönlendirilmesi amaçlanmıştır. Eyleme katılanların yüzde 78'inin Alevi olduğuna vurgu yapılması ise Gezi Direnişini "marjinalize'' etmeye yönelik bir maniplasyondan başka bir anlam taşımamaktadır.
CHP'NİN ABD GEZİSİ: SÖZCÜ VE HALK TV'YE ÜVEY EVLAT MUAMELESİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD'ye yapacağı geziye daha şimdiden gölge düştü.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın ile Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu'nun ABD'ye gidecek olan heyette yer alan gazeteciler listesi büyük tepki topladı. Listede, Zaman'dan Taraf'a, TGRT'den CNN Türk'e dek AKP çizgisinde yayın yapan birçok medya kuruluşu yer alırken, Sözcü ve HALK TV ise dışlandı.
Yaklaşık 400 bin tirajı olan Sözcü ile milyonlarca izleyicisi bulunan Halk TV'yi ABD'ye davet etmeyen Loğoğlu - Ayaydın ikilisinin kime hangi mesajı vermek istediğini doğrusu anlayamadım...
Sözcü Gazetesi Yazarı Uğur Dündar da benimle aynı fikirde olmalı ki; salı gecesi Halk TV yayınına bağlandı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu ''nazik bir üslupla'' uyarmak zorunda kaldı. Duayen Gazeteci Dündar, benzer bir sitemi, çarşamba sabahı Yön Radyo'da da dile getirdi. Dündar, "Kılıçdaroğlu'nun çevresinde yer alan isimlerin, CHP'yi büyütecek politikalar üretemediği görülüyor'' dedi.
Dündar, Şaban Sevinç'in sunduğu Basın Koridoru programında Sözcü ve Halk TV'nin ABD ziyaretine davet edilmemesini eleştirirken, aslında önemli bir noktanın altını da çizdi. Halk TV'de konuşan Dündar, "Bizi iktidar da muhalefet de etkinliklerine davet etmiyor. Demek ki; doğru yoldayız. Bağımsız ve özgür gazetecilik yapıyoruz'' dedi. Ardından da programa kendisinden önce bağlanan Kılıçdaroğlu'nun Strateji, Medya ve İletişim'den Sorumlu Başdanışmanı Aydın Ayaydın'a yüklendi.
CHP'li Ayaydın'ın canlı yayında "Gazetecilerin bir bölümü ABD'ye kendi ceplerinden yapacakları harcamayla katılacak'' demesine sinirlenen Dündar, "Halk TV de Sözcü de aciz kurumlar değildir. Davet edilselerdi, gerekli bütçeyi onlar da ayırırdı'' ifadesini kullandı.
Kuşkusuz, dünyanın her yerinde gazetecilerin siyasilerle ya da şirketlerle yapacağı geziler hep tartışma konusu olmuştur. Buna ilişkin mesleki - etik tartışma yıllardan bu yana yapılıyor. Biz meselenin bu boyutunu şimdilik bir kenara bırakalım... Uğur Dündar'ın Sözcü ve Halk TV'nin ABD'ye davet edilmemesine ilişkin itirazı haklı ve yerindedir! Kuşkusuz, hiç kimse CHP heyetiyle ABD'ye yapılacak ve günlerce sürecek olan bir geziye meraklı değildir... Sözcü ve Halk TV'nin gezi kapsamı dışında tutulması, başta CHP tabanı olmak üzere, ''halkın haber alma hakkı''nı engellemektir...
Uğur Dündar ve Şaban Sevinç'in isyanı, gazetecilik mesleğine yönelik engellemeyedir... Sözcü ve Halk TV'nin yerine Taraf, Zaman ve benzeri kurumların ABD'ye götürülmesi, CHP'nin aynı zamanda hangi idelojik doğrultuda hareket ettiğinin de kanıtıdır. CHP, kendi tabanına seslenen yayınlara "üvey evlat'' muamelesi yapmayı tercih etmiş, Zaman ve Taraf'tan medet umar hale gelmiştir!
CHP eğer böyle bir gezi yapacaksa, ayrım yapmadan tüm medya kuruluşlarını davet etmeli ve alt yapıyı da buna göre hazırlamalıydı. CHP'nin bu bağlamda, hiçbir medya kuruluşunun masraflarını üstlenmesine de gerek yoktu. Zaten bir kurum ABD gezisinde haber değeri görüyorsa, bunun için mutlaka bütçe ayırır. CHP'nin yeni Strateji Danışmanı Aydın Ayaydın ile Faruk Loğoğlu, bu bağlamda CHP'ye onulmaz bir yara açmıştır.
Hatırlanacağı üzere, Aydın Ayaydın, bir süre önce de "viski krizi'' ile gündeme gelmiş ve CHP liderini zor durumda bırakmıştı.
Lafı fazla uzatmaya gerek yok:
Kılıçdaroğlu, ANAP ve DYP'yi bitiren isimlerle yürümek istiyor. Tercihini de buna göre yapıyor. Kendisine danışmanlık yapan isimlerin, Kılıçdaroğlu'nu her geçen gün nasıl yıprattığı ise açıkça görülüyor. CHP lideri, hiçbir uyarıya kulak asmıyor ve bildiğini yapıyor. Olan ise CHP'ye oluyor...
Tabii bu bağlamda, bir kusur da Gürsel Tekin'in... İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin, alanı boş bırakınca, Aydın Ayaydın ile Faruk Loğoğlu'nun yaptığı organizasyon daha baştan çuvallıyor... Gezi, medyaya yönelik akreditasyonun gölgesinde yapılıyor. Kılıçdaroğlu ve Tekin'in bir araya gelip bu tür yol kazalarına izin vermeyecek bir strateji oluşturması gerekiyor. Aksi taktirde, bu kafanın yerel seçim öncesi CHP'yi daha büyük felaketlere sürükleyeceği görülüyor.
NOT: Sevgili meslektaşım Metin Özkan, Halk TV'de dün gece yayınlanan programda, "CHP'lilerin en çok okuduğu site olan Gerçek Gündem de ABD'ye davet edilmedi'' dedi. Kendisine duyarlılığından ötürü teşekkür ediyorum. Sevgili Metin, GG kurulduğundan beri CHP tarafından hiçbir geziye davet edilmedi. Ben bu konuda Uğur Abi gibi düşünüyorum... Bizi AKP de CHP de hiçbir yere davet etmiyor. Bağımsız ve özgür olduğumuzun yanı sıra, hiçbir iktidar odağının bizden hoşlanmadığı da böylece tescillenmiş oluyor...
Barış Yarkadaş
27 Kasım 2013
gercekgundem.com
CHP, Sözcü ve Alevilere yönelik düşmanlık - Barış Yarkadaş
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler