You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?

Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?

Administrator
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
Cehennem


Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap Cekecekleri ceza yeri. Kur'an-ı Kerim'de inanan ve güzel amel işleyen kimselere Cennet vadedildiği gibi (Kehf, 107); kâfir ve günahkâr kimselere de Cehennem vâdedilmiştir.




Kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem'de ebedi kalırlar, orada ölmezler ve azabları hafifletilmez.


Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen ve Allah'ın kendilerini affetmediği mü'minler ise Cehennem'de ebedi kalmazlar. Kendilerine günahları kadar azap edilir. Sonra oradan kurtulup Cennet'e girerler ve orada ebedi kalırlar.


Allah Cehennem'i diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu anda mevcuttur, yok olmayacaktır. Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade eder:



"Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odun insanlarla taşlardır. O kâfirler için hazırlanmıştır. " (Bakara, 24)




"Kâfirler için hazırlanan ateşten korkun. " (Ali İmran, 131)

İnsanın eğitimi ve iyi davranışlara yönlendirilmesi açısından Cennet ve Cehennem inancının dünya hayatına etkileri açıktır. Kişi, gizli ve açık yaptığı her şeyin karşılığını, bulacağını ve Cehennem'deki cezânın dehşetini hatırladığında, elbette hareketlerine çeki düzen verme ihtiyacını duyacaktır.


Kaynak :Cehennem, M. Sait ŞİMŞEK, Şamil İslam Ansiklopedisi


]Cehennem Ateşi ve Azabı

[Resim: 48.jpg]

Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle Cehennem, Allah'ın tutuşturulmuş ateşinin ismidir,



İşte Cehennem'in en açık vasfı ateş olduğu için bazen, Cehennem yerine ateş manasına "nâr" kullanılır:



"Şüphesiz ki münâfıklar nâr'ın en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın."
(Nisâ, 145).

Cehennem'de görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini ancak Allah ve Rasûlü'nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla bilebiliriz.


Kur'an-ı Kerim'de belirtildiğine göre;

a-Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatır:

"Cehennem inkâr edenleri şüphesiz çepeçevre kuşatacaktır."

(Tevbe, 49)

b-Cehennem ateşi sönmez:


"Biz sapık kimseleri kıyamet günü yüzü koyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer Cehennem'dir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırız. "
(İsrâ, 97)



c-Cehennem dolmak bilmez:


"O,gün Cehennem'e: "doldun mu?"deriz. O! " Daha var mı?" der. "
(Kaf, 30)

d- Kaynarken çıkardığı ses:


"Rablerini inkâr eden kimseler için Cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıkları zaman onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. İçine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara: "size bir uyarıcı gelmemiş miydi" diye sorarlar. Onlar evet, doğrusu bize bir uyarırı geldi; fakat biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içerisindesiniz, demiştik " derler. "
(Mülk, 6-9)

e- "Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır. "
(Mü'minün, 104)

f- "Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar. "
(Mü'min, 70-72).

g- İnkâr edenlere ateşten elbiseler kesilmiştir. Başlarına kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir. Orada uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler. Ve kendilerine "yakıcı azabı tadın"denir.
(Hâcc, 19-22).

h- Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka derilerle değiştirilir.
(Nisâ, 56).

i- Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler.
(Zuhruf,74-77; Fatır,36).

Peygamberimizin (sav) ifadesine göre:

"Cehennem ateşi (miktarca ve sayıca) dünya ateşleri üzerine altmış dokuz derece fazla kılınmıştır. Bunlardan her birinin harareti bütün dünya ateşinin harareti gibidir. "

Cezalar, işlenen suçlar cinsinden olacaktır. Dilleriyle suç işleyenlerin cezaları dillerine; elleriyle günah işleyenlerin cezaları ellerine vs. tatbik edilecektir.

[Resim: 49.jpg]

Kaynak : Cehennem, M. Sait ŞİMŞEK, Şamil İslam Ansiklopedisi


]Cehennemin Kapıları

[Resim: 50.jpg]

Kur'an-ı Kerim'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.

[Resim: www.zohreanaforum.com]


"Cehennemin yedi kapısı olup, onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır." (Hicr, 44).

Onun, o cehennemin yedi kapısı vardır. Yani gireceklerin çokluğundan dolayı yedi giriş kapısı veyahut azgınlığın çeşit ve derecelerine göre, önce Cehennem, sonra Lezzâ, sonra Hutame, sonra Sa'ir, sonra Sekar, sonra Cehim, sonra Hâviye isminde yedi tabakası vardır. Her kapı için, onlardan (o azgınlardan) bir grup ayrılmıştır.


Ebu's-Suûd Tefsiri'nde deniliyor k:


"Muhtemelen yedi kapı ile sınırlanması, helak eden şeylerin beş duyu ile hissedilen şeylerle şehvet ve öfke kuvvetlerini gereğine mahsus olmasındandır." Bununla beraber bunda diğer bir ihtimal vardır ki, şeriat dili açısından akla daha uygundur. Çünkü cehennem kapılarının yedi olması ile cennet kapılarının sekiz olması arasında apaçık bir ilişki vardır. Bundan dolayı denebilir ki, bu kapıların mükellef organlarla ilgili olması düşünülür.


Bilindiği gibi insanın mükellef organları sekiz tanedir: Kalb, dil, kulak, göz, el, ayak, ağız, cinsel organ. Bunların yedisi açık, birisi gizlidir ki, o da kalbdir. Doğrudan doğruya Allah'a bakan kalp kapısı açık olursa, bu sekiz organın her biri Allah'ın emri üzere hareket ederek cennete birer giriş kapısı olabilir. Ve bu şekilde cennete sekiz kapıdan girilir.


Fakat içte ruh körlenmiş, kalb kapısı kapanmış bulunursa dıştaki yedi organın her biri cehenneme açılmış birer giriş kapısı olurlar. İşte cennet kapıları sekiz olduğu halde, cehennem kapılarının her birine ayrılmış bir grup olmak üzere yedi olması, Allah daha iyi bilir ki bu hikmetten dolayıdır. "Ve ona ruhumdan üflediğim zaman..." (Hıcr, 15/29) ifadesinin şerefine nail olmakla iman ve marifet kapısı olan kalb, cehenneme kapalıdır. Ondan yalnız cennete girilir, Allah'a erişilir. Kalbi açık olan kimse şeytana uymaz, Allah'ı inkâr etmekten ve O'na isyan etmekten sakınır.


Kaynak: Elmalı Tefsiri

]Cehennemin Yakacağı

Cehennem'in yakacağı hakkında da Kur'an'da bilgi verilmekte ve şöyle denilmektedir:





"Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler. "


(Tahrim, 6).

Cennet
Cennet’
[Resim: 51.jpg]

Cehennem üzerine kurulmuş sırat ile geçilen gizemli hayat.

Hz. Adem’in yasak ağacın meyvesinden yediği için dünyaya gönderildiği adres’

İçinde bulunan bitki ve ağaçların gölgesiyle kaplanmış yerle gök arası geniş bir meyvelik bahçe.

İman edip sâlih amel işleyenlerin ebedi âlemdeki makamı’

Rablerinin huzuruna suçlu olarak varmaktan korkanların ve nefsini hevasından arındıranların konağı.

Allah’ın rızasını kazananlar için mükafat olarak hazırlanmış hoş bir mekan.



Altlarında ırmaklar akar Adn cennetlerinin, orada İrem ve Gesi bağlarını mecazda bırakarak çekirdekli ve çekirdeksiz üzüm bağları ve asmalar vardır. Asmalı konaklar vardır içinde huriler oturan. Mü’minler pınar başlarında yüzerler Naim cennetlerinde’ Hüsna cennetinde görür Allah’ın kulları Rablerini’ Dolunaya bakar gibi temaşa ederler yaratıcılarını’ Kimisini aşk-ı Hak almış durur’ Kimisi Tur’da Rabbinin tecellisini gören Musa gibi olur. Kimisi kılıçların gölgesinde gelmiştir Cennet’e, kimisi anasının rızasını alarak varmıştır selam yurduna’ Kimisi sabır sayesinde giymiştir ipek elbiseyi. Kimisi altın kâseden içmiştir Kevser’i’


Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde yapan temiz ve müttaki kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur. Kısaca ahiretteki nimetler yurdunun adıdır.


Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde Cennet, çeşitli şekillerde tasvir edilmiştir. Bilhassa Kur'an-ı Kerim'de ağaçları altından ırmaklar akan Cennetler şeklinde anlatılmaktadır:


"Cennet takva sahiplerine, uzak olmayarak yaklaştırılmıştır. İşte size va'dolunan, gördüğünüz şu Cennet'tir ki, O, Allah'ın taatına dönen onun (hudud ve ahkâmına) riayet eden çok esirgeyici Allah'a bütün samimiyetiyle gıyâben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir. "


(Kâf, 31-33)


"Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayarak Cennet'e, çok esirgeyici Allah'ın kullarına gıyâben va'd buyurduğu Adn Cennet'lerine gireceklerdir. Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır. Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle Cennet'tir ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttaki olanları vâris kılacağız. "

(Meryem, 60-63)


Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette Allah tarafından verilen karşılığıdır.

Kur'an'da Cenâb-ı Allah şöyle buyurmaktadır:



"Adn Cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar. İşte günahlardan temizlenenlerin mükâfatı."

(Tâhâ, 76)

Kaynaklar:
1) Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi
2) Cennet, A. Hamit Özyayla, İlkadım Dergisi, Eylül 2004

]
Cennet Cehennem Ehlinin Konuşması


Kur'an-ı Kerim'de Cennet ehli ile Cehennem ehli arasında konuşmalar yapılacağı da belirtilerek bu konuşmalardan nakiller yapılmaktadır:




"O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: "(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım." Onlara: "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın" denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azap vardır.

(Hadid,13)




Münafıklar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte değil miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu."

(Hadid,14)

]Cennet de Nasıl Ağaç Dikilir?

[Resim: 52.jpg]

Peygamberimiz (s.a.v) buyurdu ki,

- Cennetde ağaç yokdur. Oraya çok ağaç dikiniz!.

- Oraya ağacı nasıl dikelim dediklerinde,


-Tesbih, tahmid, temcid ve tehlil okuyarak) buyurdu.


Yani, (Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber) diyerek Cennete ağaç dikiniz buyurdu.


Bir hadis-i şerifde,


-Bir kimse, Sübhânallahil'azim ve bihamdihi derse, onun için Cennetde bir ağaç fidanı dikilir, buyurdu.


Görülüyor ki, Cennet ağacı, dünyâda harfler ve sesler şeklinde, bu kelimeye yerleşdirilmiş olduğu gibi, Cennetde, bu kemâller ağaç şeklinde bulunmakdadır. Bunun gibi, Cennetde bulunan herşey, dünyâdaki ibâdetlerin, iyi işlerin neticeleridir. Allahü teâlânın kemâllerinden herhangi biri, bu dünyâda, iyi sözlerde ve iyi işlerde yerleşdirilmiş olduğu gibi, bu kemâlât, Cennetde, lezzetler, nimetler perdesi altında meydâna çıkar. Bunun içindir ki, oradaki lezzetleri, nimetleri Allahü teâlâ beğenir. Bunları tadmak, Cennetde sonsuz kalmağa ve Allahü teâlâya kavuşmağa sebeb olur. Zevallı Râbi'a (rahmetullahi aleyhâ) eğer bu inceliği anlamış olsaydı, Cenneti yakıp yok etmeği düşünmezdi. Ona bağlılığı, Allahü teâlâya bağlılıkdan başka sanmazdı!

Kaynak: Mektubat, İmam-ı Rabbani, 1. Cilt 302.Mektup

]Cennet de Allah'ın Görülmesi

Allah'ın Âhirette Görülmesi (Rü'yetullah). Müminler, âhirette, cennete girdikten sonra Allah'ı göreceklerdir. Bu görmenin mahiyeti hakkında kesin bilgi yoktur. Ancak bilginler Allah'ı görme olayında, bu dünyada varlıkların görülmesi için zorunlu olan şartların gerekmediğini ileri sürmüşlerdir.




Kur'ân-ı Kerim'de "Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parlayacaktır. Rablerine bakacaklardır" (Kıyâmet,22-23) buyurularak, âhirette müminlerin Allah'ı görecekleri haber verilmektedir.


Resulullah (sav) buyuruyor:


"Muhakkak ki siz şu ayı görüşünüz gibi, Rabbinizi de göreceksiniz. Ve o sırada izdihamdan ötürü birbirinize zarar vermiş de olamayacaksınız"

"Cennetlikler Cennet'e girdiği zaman Allah (c. c.) şöyle buyuracak:


"Size daha da vermemi istediğiniz bir şey var mı?" Cennetlikler de Şöyle derler:


"Yüzlerimizi ak çıkarmadın mı, bizi Cennet'e koymadın mı, bizi Cehennem'den kurtarmadın mı? (o yeter)."


Rasûlullah sözlerine devam buyurarak:


"Cenâb-ı Hak perdeyi kaldırır, Cennetliklere artık Rablerine bakmaktan daha sevimli gelecek hiç bir şey verilmiş olmaz. "

Müminlerin Allah'ü Teâlâ'yı Cennet'te görmeleri, herhangi bir yön, yer ve şekilden uzak olarak vukû bulacaktır. Bunun keyfiyeti bizce meçhuldür.


"Allah bilir" deriz. Kur'an ve Sünnet'te bildirildiği için kesinlikle böyle inanırız.



Kaynaklar:
1) Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi
2) İlmihal, İman ve İbadetler, İsam, 1999


]Cennette Hangi Dil Konuşulacak?

Cennet dili Arapça'dır. Değildir diyenlere deriz ki:

Resululullah (s.a.v) buyuruyor:

"Üç hasletten dolayı Arabı seviniz:
Çünkü ben Arabım,
Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur.
Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır."
(1)

Allah Resülü, İki Cihan Serverinin (s.av) konuştuğu dil Arapça olacak da Cennet dili Arapça dan başka bir dil mi olacak. Hz.Adem (a.s) yeryüzüne indirilmeden Arapça konuşacak da, Cennet dili mi Arapça olmayacak?

Hz.Aişe r.a. buyuruyor:
Cennet ehli Muhammed aleyhisselamın diliyle konuşacaklar. (2)


(Allahulalem)

Kaynak:
1) Feyzu'l Kadir, İmam Münavi, İbni abbas'tan rivayet edilmiştir.
2) Mevahib-ül Ledünniye, İmam Kastalani


]Cennette Kadın

[Resim: 53.jpg]

Gerek cennet ve gerekse cehennem, hem erkek ve hem de kadın kullar için açıktır, yaratılış bakımından bu iki cinsin cennet ve cehenneme girmeyi hak etmede fırsat eşitlikleri vardır. Fiilen hak ediş ise serbest irade ile gerçekleştirilen iyi veya kötü davranışlara bağlıdır.

Kitap ve sünnet kaynaklarında yapılan açıklamaları, uslübü ve islamı tam bilmeyenler yanlış anlamışlar, yanlış yorumlamışlar bunlardan, ilahi sıfatlar, mantık ve vicdan ile bağdaşmayan sonuçlar çıkarmışlardır. "Cennetin adeta erkek sultanların sarayı olması, kadınların orada da ikinci sınıf kullar durumunda oldukları, cehennemi dolduranların çoğunun kadınlar olması..." bu cümledendir. Bu yanlış anlayışları düzeltmek gerekirse;

Ayetlerde ve sayılan çok az sayıda mütevatir (1) hadislerde, cennete veya cehenneme girme ve ebedi mutluluğa erme bakımından kadının aleyhinde olan bir bilgi mevcut değildir. Bu kaynaklarda, "nimette-külfette, cezada mükafatta eşitlik" bulunduğu bildirilmektedir.

Cennet yalnızca erkeklerin sarayları değildir; orada kadın da, erkek de saraylarının sultanlarıdır.

Cennette kadına da erkeğe de dilediği, arzu ettiği, canının çektiği, elde edince mutlu olacağı her şey verilecektir.

Cennet sonsuz bir mutluluk yeridir; ancak insanoğlu bu mutluluğu daha önce ne tanımış, ne tatmıştır. Bu sebeple insanların, dünyadaki zevkleri, alışkanlıkları, kadın-erkek ilişkisindeki cinselliği olduğu gibi ahirete taşımaları, nasları buna göre yorumlamaları gerçeğe uygun değildir.

Mütevatir olmayan hadislerde "cennette erkeklere ikişer adet dünya hatunu verileceği" bildirilmiştir. Bundan kadınların aleyhine ve erkeklerin lehine bir sonuç çıkarmak mümkün değildir; çünkü bu da erkeklerin dünyada tattıkları ve arzuladıkları şeylerin kelimeleri kullanılarak- imrendirmek üzere- söylenmiş bir sözdür. Ayrıca kadın tek olmayı istiyorsa veya başka erke istiyorsa ona da bunlar verilecektir. Burada önmelki olan dünyadaki isteklerimiz ve yapımız ile cennetteki isteklerimiz, isteme kabiliyetimiz ve yapımızı birbirine karıştırmamaktır. Problem varsa işte bu karıştırma sebebiyle vardır.

Vakı'a suresinde huriler kastedilerek "..onları bambaşka bir yapıda yeniden yarattım..." (56/22,37) buyurulmuştur. Müfessirler bu hurilerin dünyada yaşlanmış ve buruşmuş olarak vefat eden kadınlar oldukların ifade etmişlerdir. Buna göre huriler de melek değil, insandır, dünyada yaşamış kadınlardır ve cennette sayılan erkeklerden daha fazladır.

Erkek ve kadın olarak Allah Tealanı has ve arif kulları cenne, köşk, kadın, yiyecek, içecek, bağ ve bahçe için istamezler, cenneti aşık oldukları Cemal-i İlahi için, özledikleri Habibiullah (s.a.) için isterler.





Kaynak: Prof.Dr.Hayrettin Karaman'ın "İslam'da Kadın ve Aile" isimli eserinin "Cennette Kadın" adlı yazısından özetle alınmıştır.
Mütevatir Hadis: Peygamberimiz'den bize kadar, haberin ve bilginin doğruluğundan şüphe etmeyeceğimiz ölçüde ve sayıda kimsenin naklede geldikleri hadisler.


]Cennet şu anda var mı?

Ehl-i Sünnet inancına göre, Cennet halen vardır, yaratılmıştır, hazırlanmıştır. Nitekim şu ayet bunu açıkça ifade eder:



"Rabbinizin mağfiretine ve eni göklerle yer kadar olan Cennet'e koşun. O Cennet takva sâhipleri için hazırlanmıştır. "
(Âli İmrân, 133)

Peygamber Efendimiz (sav.) şöyle buyurmuşlardır:
"Demincek Cennet ile Cehennem şu duvarın yüzünde bana arz olundu."

"Cennet bana yaklaştı, o kadar ki, eğer cür'et edeydim salkımlarından bir tânesini size getirebilecektim."



]Cennet ve Cehennem’in Ebediliği
Cennet’in de, Cehennem’in de varlığı ebedi olarak devam edecektir.

Kur’an ve Sünnet nassları, hem Cennet’in, hem de Cehennem’in şu anda mevcut olduğunu, kıyamet, haşir ve hesap süreçlerinden sonra Cennetlikler Cennet’e, Cehennemlikler Cehennem’e gittikten sonra orada ebedi kalacaklarını açık bir şekilde ifade etmektedir.

Şu kadar ki, Cennet’e gidenlerin hiç birisi oradan bir daha çıkmayacak, ancak Cehennem’e gidenlerin bir kısmı, yani günahkâr mü’minler, günahları miktarınca azap gördükten sonra Cehennem’den azad edilecek ve ebedi hayatlarına Cennet’te devam edeceklerdir.



Ancak; bizim varlığımızın sonsuzluğunun, Allah Teala’nın varlığının sonsuzluğu ’gibi’ olmayacağını, zira bizim sonsuzluğumuzun da varlığımız gibi ’mümkin’, O’nun sonsuzluğunun ise varlığı gibi ’zorunlu’ olduğunu unutmamak gerekir.


Kaynak : Cennet ve Cehennemin Ebediliği, Ebubekir Sifil, Milli Gazete, 17/12/2005


]Cennet yeryüzünde miydi?

" Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin beraberce cennete yerleşin..."
(Bakara Suresi 35)

Cennet yeryüzünde şeklinde zannedenler olmuşlardır. "Filistin'de yahut Fâris ile Kirmân arasında bir cennet idi. İnişi de oradan Hindistan'a nakliydi." denilmiştir. Bu şöyle bir anlayışla söylenmiştir:

-Çünkü Âdem'in yaratılışı yeryüzünde olduğunda ittifak vardır.
-Kıssada semaya yükselmesi zikredilmemiştir. Olsa idi öncelikle hatırlatılırdı.
-Bir de ebedi cennet olsaydı, çıkılmaz ve şeytan oraya giremezdi.


Ancak bu tahmin, göründüğü kadar makul ve tabii değildir. Âdem'in yeryüzüne inişi, yeryüzünde ortaya çıkması, akıl ve nakle daha uygundur.

-Ebedi cennet de devamlı oturmak için girmekle, misafir olarak girmek arasında da fark vardır.
-"Cennet", ahirette müminlerin varacağı sevap evidir ki, şimdi mevcut, fakat dünyada görüşten gizlenmiştir. Ve "Cennet" denilince Kur'ân dilinde bilinen budur.
-Âdem'in cennette oturması hali, ahiret âleminin meydana gelişine benzer bir ilk oluştur. Ve bu durum bize göre bir makul âlemdir.
-Yeryüzü ile onun arasında mekanla ilgili bir uzaklık tasavvuruna da lüzum yoktur. O da aynı feza içindedir.

Bunda akla yaklaştırmak için söylenebilecek olan söz: Âdem'in ruhunun bütün kemal kuvvetlerini haiz olarak, maddeye, önceki unsurlara ilk ilgisi, diğer deyişle beşerin aslı olan ilk Âdem'le ilgili hücreciğin esiri bir şekilde oluşumu ve ondan eşinin ayrılmasıdır. Muhyiddin-i Arabi'nin bir deyişine göre, ruhun tabiata ilk verilişidir.

Kaynak: Elmalı Tefsiri Bakara Suresi 35.ayet


]Cennet'in Anahtarı

Son sözü Kelime-i Tevhid olan kimsenin mükâfatı Cennet'tir .


Bu durumu hadisçiler şöyle yorumlarlar: Lâ ilâhe illallah, Cennet'in anahtarıdır, ancak bu anahtarın dişleri vardır, onlarda ilâhi emirlere bağlı olmak itaat ve ibadet etmektir. Bir de "Lâ ilâhe illallah" demekle, birinin müslümanlığına hükmedilmez, "Muhammedün Rasûlullah" (Muhammed Allah'ın peygamberidir) sözünü de eklemesi gerekir. Hatta İslâm dininden başka bütün dinlerden uzak olması icab eder. Bu inançta olan kimse, ehl-i kebâir (büyük günah işleyen) de olsa, günahı kadar Cehennem'de ceza gördükten sonra Cennet'e girecektir.


Muaz b. Cebel (r.a.)'ın Hz. Peygamber (s.a.s.)'den rivayet ettiği şu hadis meseleyi açıklığa kavuşturur:

"-Hiç bir kimse yoktur ki, kalben tasdik ederek Allah'dan başka ilâh olmadığına ve Muhammed (s.a.s.)'in, Allah'ın kulu ve resûlü olduğuna Şehadet etsin de, Allah ona Cehennem'i haram etmiş olmasın (herhalde harâm eder)"

Ehl-i Sünnet ve'l-Cemâat inancına göre, "Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasûlullah" diyen ve bunun gereğince iman edip salih amel işleyen her kimse Allah'ın izniyle mutlaka Cennet'e girecektir. Cennetlikler, hastalık, sakatlık, ihtiyarlık, huysuzluk vs. hallerden uzak olarak yaşayacaklardır.



Kaynak: Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi


]Cennettin Tabakaları

İbn Abbâs (r.a.)'dan gelen bir rivayette, Cennetin yedi tabakası olduğu haber verilmektedir. Bu tabakalardan her birinde, müminlerin yaptıkları iyi işler karşılığında girecekleri veya yükselecekleri derece veya mertebeler vardır. Bunlar:

1-Nâim Cenneti: "Beni Cennetü'n-Nâim'in varislerinden kıl... "
(Şuârâ, 85) (Ayrıca bk. Mâide,65; Tevbe, 21; Yunus, 9)

2-Adn Cenneti : "Şüphesiz ki, iman edenler ve güzel amel işleyenler yok mu, işte onlar mahlûkatın en hayırlısıdırlar. Onların mükâfâtı Rableri katında And Cennetleridir ki onların altlarından nehirler akar, orada onlar ebedi kalıcıdırlar, Allah onlardan razı olmuştur, onlar da ondan razı olmuşlardır. Bu Rabb'inden korkanlar içindir. "
(Beyyine, 8, Ayrıca bk. Tevbe, 72; Ra'd, 23; Nahl, 31)

3-Firdevs Cenneti : "Şüphesiz, iman edip güzel amel işleyenler için barınak olarak Firdevs Cennetleri. vardır"
(Kehf, 107 ve Mü'minun, 11)

4-Me'vâ Cenneti: "İman edip güzel amel işleyenlere gelince, onlar için Me'vâ Cennetleri vardır. "
(Secde, 19 ve Necm, 15)

5-Dârü's-Selâm: "Halbuki Allah Dârü's-Selâm'a çağırıyor ve O, dilediği kimseleri dosdoğru bir yola hidâyet buyurur. "
(Yunus, 25 ve En'âm, 127)

6-Dârü'l-Huld: "O Rab ki, fazlından bizi durulacak yurda (Cennet'e) kondurdu."
(Fâtır, 35)


7) İlliyyûn :Her ne kadar İbn Abbâs Cennet'in tabakalarını yedi ile sınırlandırmışsa da, ayetlerden anlaşıldığına göre, Cennet'in bir çok tabakası vardır. Burada İbn Abbâs'ın haber verdiği ve ayetlerde adları geçen Cennet tabakaları, Cennet'in en yüksek tabakalarıdır. Çünkü bu tabakalarda da bir çok tabaka vardır. Nitekim Allah Teâlâ'nın Nâim Cennetleri veya "Firdevs Cennetleri" şeklindeki çoğul ifade eden ayetleri buna delildir.



Kaynak: Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi


]Cennetlikler Kimlerdir?

Kur'an ve Sünnet'te ifade buyrulduğuna göre, peygamberlerin davetine uyup iman eden ve amel-i sâlih işleyen kimseler Cennet'e gireceklerdir. Bu kimseler Cennetliktir. Esasen Allah'a ve insanlara karşı görevlerini yerine getirmekle insan daha dünyada iken manevi bir huzura kavuşur, maddi refah sağlanır ama tam manasıyla huzur ve kardeşlik Cennet'te gerçekleşir:



"Takva sahipleri, elbette Cennet'lerde ve pınarlardadırlar. Girin oraya selâmetle, emin olarak. Biz, O Cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar. Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değiller." (Hicr,45-48).
Kur'an-ı Kerim de:

-Namazını eksiksiz kılanlar, malından bir kısmını yoksullara ayıranlar, ceza-hüküm gününe inananlar, Allah'ın gazabından korkanlar,ırzlarına sahip olanlar, sözlerine ve emânete sadık kalanlar, doğru şahitlikte bulunanlar (1).


-Cenâb-ı Hakk'ın rızasını dileyerek sabredenler (2);
-Şükredenler (3)
-Yürekten tövbe edenler (4)
-Allah yolunda canını feda eden şehitler (5)
-Allah'a yönelmiş bir kalble idealize olmuş müslümanlara "Allah'ın ölçüsünde Allah'a yönelenlere" (6) içinde ebedi kalınacak Cennet'e girecekleri yüce Rabbimiz tarafından müjdelenmiştir.


"İmran b. Husayn (r.a.)'dan rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.s.) Cennet ehlinin çoğunun fakirler olduğunu ifade buyurmuşlardır . Hadis yorumcuları bunu şöyle açıklarlar. Bir çok kötülükleri insana mal işletir. Çoğu insan mal yüzünden azar. Onun için maldan mahrum fakirler çoğunluğu oluşturduğundan bunların Cennet ehlinin çoğunluğunu teşkil etmesi de olağandır.


Kaynak: Cennet, Durak PUSMAZ, Şamil İslam Ansiklopedisi

1) Meâric, 70/23, 24, 25, 26, 27, 29, 33
2) Ra'd, 13/20, 21, 22, 23
3) Ahkâf, 35/15-16
4) Tahrim, 66/8
5) Bakara, 2/154
6) Kaf, 50/31-34

]Zebani

[Resim: 54.jpg]
Cehenneme gidenlerle meşgul olan melek, cehennemlikleri cehenneme atmaya memur edilen melek, cehennem bekçisi. Çoğulu "zebâniyyûn"dur.

Cehennem bekçisi olan zebâniler, azap melekleri diye tavsif edilmiştir. Kur'ân-ı Kerim diliyle zebâni, "Cehennem koruyucusu"dur.



Kur'ân-ı Kerim'in altı ayrı sûresinde dokuz âyette (Zümer, 71, 73; Duhân, 47-50; Tahrim, 6; Mülk, 8; Müddessir, 31; Alak, 18) "zebâni" kelimesine atıflar vardır.

Kelime açık olarak ve "ez-zebâniyye" şeklinde yalnız bir âyette (Alak, 18) geçmektedir.

Müddessir, 30. âyetinde zebânilerin sayısının 19 olduğu açıklanmış, onların melek olduğu özellikle belirtilmiştir.

Kur'ân-ı Kerim'deki "zebâni" kelimesinin atıf şeklinde geçtiği âyet meâllerinin ilgili cümleleri şöyledir:


"Biz o ateşin bekçiliklerine meleklerden başkasını memur etmedik"
(Müddessir 31)

"Ey iman edenler, gerek kendilerinizi, gerek ailelerinizi öyle bir ateşten koruyun ki, onun yakacağı insanla taştır. O ateşin üzerinde iri gövdeli sert tabiatlı melekler vardır..."
(Tahrim, 6)

"O küfredenler, ayrı ayrı bölükler halinde cehenneme sürüldü. Nihayet oraya geldikleri zaman onun kapıları açıldı. Cehennemin bekçileri onlara şöyle dedi..."

(Zümer, 71)

"(Zebânilere); Tutun onu da denilir, sürükleyerek cehennemin tâ ortasına götürün"
(Duhan, 47)


Bu meâller dikkatle incelendiğinde Müddessir, 31 ve Zümer, 71 âyetlerinde zebânilerin "Cehennem bekçileri" ve "Melek" oldukları, Tahrim, 6 âyetinde ise cehennem görevlisi zebânilerin "Sert tabiatlı melekler" olduğu açıklanmıştır. Duhan, 47. âyetinde zebânilerin "Cehennemlik kişileri iteleyerek" cehenneme attıklarına atıf vardır. Zebâni kelimesi bir tek âyette, "Biz de zebânileri çağırırız" (Alak, 18) açık olarak geçmektedir.


Fahruddin er-Râzi "ez-Zebâniyye"yi, "Onlar ehl-i meclis ve ehl-i meşveret olan azab melekleridir ki, şiddetle tutmak ve atmakla cehennemin işlerine memur olmuşlardır" şeklinde açıklamıştır. İnsanları şiddetle cehenneme itmeğe muktedir oldukları için onlara "zebâni" denmiştir.

Kaynak: Zebani, Osman CİLACI, Şamil İslam Ansiklopedisi
Administrator
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
[Resim: 55.jpg]


Edison Cennete Girecek mi?





Bazı ilericiler, çağdaşlar, uygarlıkçılar tutturmuşlar, “Edison ampulü icat etti, daha nice icada imza attı, insanlığa faydası çoktur, böyle bir adamı Müslüman olmadığı için cennete sokmamak olur mu” gibi laflar ediyorlar.

Bilsinler ki:


Edison’un varlık problemi, Tanrı, din konusundaki inanç ve görüşleri sadece İslâm’a değil, bütün dinlere aykırıdır. O, İslâm dinine göre de, Yahudiliğe göre de, Nasraniliğe göre de Cennete giremez.

Ampulü ve fonografı icat etmiş. Bunlar Cennete girebilmesi için yeterli değildir. Cennete iman ile girilir. Allah’a iman edecek, BÜTÜN Peygamberlere iman edecek, BÜTÜN ilahi kitaplara iman edecek. Bir kişi imanın temellerinden bir maddeyi kabul etmese yine cennete giremez. Din kitapları böyle söylüyor.

Şu mantıksızlığa bakınız:


Gayr-i müslimler Son Peygamber Hz. Muhammed’i yalanlıyor, “Sen Peygamber değilsin, yalancısın” diyor. Kur’ân’ı inkâr ediyor, Allah kelamı değildir, kul sözüdür diyor. İslâm dininin hak din olduğunu kabul etmiyor... Sonra da Müslümanlar, bunların Cennete giremeyeceklerini söyleyince dinsizler çok kızıyor, ateş püskürtüyor...

Gayr-i müslimler Müslümanları Cennete koyuyor mu? Koymuyorlar. Cennet kimsenin babasının mülkü değildir, Allah’ın mülküdür ve oraya dilediğini koyar.Cennete kimler girecektir? Kur’ân, Sünnet ve onları yorumlayan büyük din alimleri ve uluları bunu bildiriyor. Cennete iman edenler girer. Allah’a, Peygamber’e, Kitabullah’a, hak dine iman edenler...



Öncelikle bir Müslüman olarak şu ayet-i kerimeleri iyi, ama çok iyi bilmemiz gerekmektedir:

“Şüphesiz, ALLAH katında din, İslâm’dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki aşırılık yüzünden, ihtirastan dolayı ayrılığa düştüler. Kim ALLAH’ın ayetlerini inkâr ederse, şüphesiz ALLAH, hesabı çok çabuk görendir.”
(Âl-i İmran: 19)

“…Bugün sizin dininizi kemale erdirdim. (Dinin hükümlerini ikmal ettim.) Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı (verip ondan) razı oldum, hoşnut oldum.
(Maide Sûresi: 3)

“Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, bu ondan asla kabul edilmeyecektir. Ve o kimse, ahirette de hüsrana, en büyük zarara uğrayanlardan olacaktır.”
(Âl-i İmran Suresi: 85)

Bazı kimseler “Cennet, Müslümanların tekelinde değil” diyorlar ki çok yanlıştır. Çünkü cennetin sahibi olan ALLAH Teâlâ: “Cennete girebilmek için mü’min olmak, yani ALLAH ve Resûlüne iman etmek gerekir.” buyuruyor. Bir yere kimin girip giremeyeceğine sadece o yerin sahibi karar verebilir. Başkası veremez.

Kimin cennete, kimin de cehenneme gideceğini Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de beyan etmiştir. Hiçbir kimsenin Allah’ın rahmetini daraltmaya hakkı olmadığı gibi, mü’mine de kâfire de vermeğe hakkı yoktur.

Şu bir gerçek ki: Cennet kimsenin babasının mülkü değildir, Allah’ın mülküdür ve oraya dilediğini koyar.

Kimin cennete, kimin de cehenneme gideceğini Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de beyan etmiştir. Cennete kimler girecektir? Kur’ân ve Sünnet bunu bildiriyor:

Cennete iman edenler girer. Allah’a, Peygamber’e, Kitabullah’a, hak dine iman edenler...

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:


“Ey Muhammed! Sen onlar için ister istiğfar et, af dile; ister istiğfar etme, af dileme! Bir şey değişmez, her ikisi de eşittir. Onlar için yetmiş kez istiğfar etsen de, af dilesen de, yani ne kadar çok istiğfar edersen et, ne kadar çok af dilersen dile, yine de ALLAH onları kesinlikle affetmeyecektir, bağışlamayacaktır. Bu, onların ALLAH ve Resûlünü inkâr etmelerinden ötürüdür. ALLAH fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.” (Tevbe sûresi:80)

Âyet-i kerimeden açıkça anlaşılan husus: ALLAH ve Resûlünü inkâr eden kimselerin affedilme şanslarını tamamen yitirmiş olduklarıdır.

O (gayrımüslim)lerden ölen hiçbir kimseye asla dua etme, cenaze namazını kılma! (defin veya ziyaret için) kabrinin başında da durma! Çünkü onlar ALLAH’ı ve Resûlünü inkâr ile kâfir oldular ve onlar fasık (adam) lar olarak öldüler.
(Tevbe sûresi:84)

Kaynak:

1)Teolojik Bahisler: Sabataycılar Cennete Girecek mi?, Mehmet Şevket Eygi, Milli Gazete, 08.03.2007
2) Cennete girebilmek için Mü’min olmak, yani Allah ve Resûlüne iman etmek gerekir, Mehmet Talü, Milli Gazete, 10.03.2007




Ana Sayfa
Administrator
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
Evet, bu kadim ve cennetlik bilgiler ışığında cennete gidebileceğini düşünen var mı?Big Grin

Daha anlaşılır olsun diye resimli olarak anlattık, hadislerle ayetlerle destekledik, Edison örneği verdik, gördüğünüz gibi hizmette sınır yok.
Administrator
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
Cennette cuma günü nasıl yaşanacak?

Allah (celle celâluhu) indindeki zaman başka, öbür âlemde başka, bizim küçük âlemimizdeki minyatür zamanda ise daha başkadır. Allah indinde zaman, bazen milyarlarca sene olabilir.



Şöyle ki Cenab-ı Hak, gökleri ve yeri altı günde yarattığını ifade etmektedir. Bunu bizim günlerimiz içinde pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günü şeklinde mütalaa etmek doğru değildir. Aslında göklerin ve yerin yaratılışıyla alakalı zaman, çok değişik bir zamandır. Kamerin ve güneşin takvimciliği altında gördüğümüz zaman ise ondan farklı bir zamandır. Bu, küçük zaman, saatin akrebine karşı sâniyesi ve âşiresinin gösterdiği zaman gibi bir şeydir. Allah, bir taraftan makro âlem ve bütün kevn ü mekânın döndüğüne delalet etsin diye ve diğer taraftan da aylarımızı günlerimizi işaretlesin diye kameri takvimci yapmış ve ayrı bir zaman vaz etmiştir. Biz, işte bu küçük zamanla, büyük zaman hakkında bir kanaate sahip oluruz. Bu mana ile de zamana izafi diyoruz. Kur'an, kameri ve onun gününü anlatırken aynı zamanda "Allah indinde öyle bir zaman vardır ki, sizin senelerinizle günü bin sene." (Bkz: Secde, 32/5), öyle bir zaman da vardır ki "Elli bin sene." (Bkz: Meâric, 70/4) olduğunu söyler ve zamandaki farklılığa dikkat çeker. Bunu daha da ileriye götürebiliriz. "Allah indinde öyle bir zaman da vardır ki bir milyon, öyle bir zaman da vardır ki bir milyar sene." demek mümkün olur...

Şimdi bir milyarlık sene içinde bir hafta düşünelim. Onun günü bir milyardır ve bizim küçük âlemimize karşı durmaktadır. Bizim küçük âlemimiz sâniye veya âşire saymakta, o ise saatin akrebi veya günü ve ayı gösteren ibre gibi ayda bir defa atmaktadır. Evet, işte o böyle uzun ömürlü bir zamandır. Bu itibarla cennetteki cuma da böyle izafi bir cuma olabilir. Yani orada bir hafta geçirdiğimiz zaman belki yedi milyar sene geçirmiş oluruz. Böyle bir günün olmasını ifade eden hadisler de vardır. Ben bunları bir fikir vermek için anlattım ve oradaki zamanın sınırı mevzuunda kati bir şey söylemiş olmamak için de pek çok ihtimal arz ettim.

Cennette her cuma günü Cenab-ı Hak cemal-i bâ kemaliyle mütecelli olacak ve herkes cennet zevkleri üstünde Cenab-ı Hakk'ın cemalini müşahede edecektir. Bu mesele değişik hadislerde bu şekilde anlatılmaktadır. Mü'minler evlerine, haymelerine geldiklerinde simaları çok nuraniyet kesbetmiş ve değişmiş olarak dönecekler de zevceleri onları, onlar da zevcelerini tanımayacaklardır. Çünkü herkes Cemalullah'ı müşahede edecek ve bu iş de cuma günü vuku bulacaktır.

Cuma günü çok hayırlı bir zaman dilimidir. O ister sâniye hesabı süratli dönen günler içinde olsun, isterse ömr-ü beşer, tabakat-ı beşer veyahut ömr-ü kâinatı gösterir başka bir keyfiyette tecelli etsin yine cuma, cumadır. İşte o cumada Allah rahmeti ve refetiyle cemalini gösterdiğinde mü'minler bütünüyle cennet nimetlerini unutacaklardır. Bir hak dostuna, büyük mürşid ve mübelliğine Allah'ın söylettiği gibi, "Cennetin lezzetlerle dolu bin senelik hayatı bir saat rüyet-i cemaline mukabil gelmez." Ki bu hakikati, Aliyyü'l-Kâri, "Allah'ı gördükleri zaman cenneti bütün nimetleriyle unuturlar." ifadeleriyle anlatmaktadır.

Cenab-ı Hak cemal-i bâ kemâlini bize göstersin ve bizleri cennet ve cemaliyle şerefyâb eylesin... ZAMAN
Administrator
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
Nerdesiniz cennetlikler?
Posting Freak
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
[quote=T U N ÇNerdesiniz cennetlikler?[/quote]

Sende gelirsen , varımSmile
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***
Administrator
Cennete ve Ceheneme Kimler Girer, Kimler Giremez?
Tamam Abi iki olduk.. Bakalım başka takılan olacak mı?Big Grin

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.