]"Cengiz Han bir Aleviydi(ALINTIDIR)"
Cengiz Han’ın soyunun, Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Zeynel Abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (Ehlibeyt Nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur.
Cengizliler’in önemli özelliklerinden biri, bütün dinlere ve inançlara eşit ve hoşgörüyle bakmalarıydı. Bugünkü anlamda tam laik bir anlayışa sahiplerdi. Bunun yanında, eski çağlardan beri, Tek Tanrı inancını bütün motifleriyle muhafaza ediyor, bu inançlara bağlılık ve büyük hassasiyet gösteriyorlardı. Cengiz’in oğlu Ögeday (Oktay), savaşlarda insanları kılıçtan geçirdiği iddiasıyla, kendisini katillikle suçlayan Papa’ya, gönderdiği mektupta: “Ben adam öldüremem. Kimim ki? İnsanı ancak ALLAH öldürebilir” diyor, olayları Tanrı’nın takdiri olarak ifade ediyordu.
Timurlular bölümünde geniş şekliyle ele aldığımız bir konuda, konumuz açısından büyük bir önem taşır. Cengizliler hareketinin batıya yöneldiği zamanlarda, aralarında rivayet edilen Moğal ananesinde, Cengiz Han’ın soyunun, Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Zeynel Abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (Ehlibeyt Nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur.
Bu inancın taşındığını ifade eden bilgiler ve menkıbevi anlatımlar kaydedilmiştir.
İslami anlatımlarda, Hz. Ali ve neslinden bazılarına atfedilen bir rivayet Cengiz Han içinde anlatılır; Moğolların en eski kültürel inançlarında da bulunduğu söylenilen rivayet “müstakbel cihan fatihinin avucunda bir kan pıhtısı olduğu halde doğmak motifi, Anadolu’da Hz. Ali menkıbelerinde rastlandığı gibi, bir çok yerde anlatılan halk masallarının kahramanlarına yakıştırılır.
Cengizliler’in , Horasan , İran ve Anadolu’da Ehlibeyt nesline karşı özel bir ilgi ve hürmet gösterdikleri malumdur.
Cengiz Han, Özbekistan'daki o zaman Alevilerin (Ehlibeyt soyu) yerleştiği, “Seyyidler Şehri” Tirmiz’i aldığnda, şehri kılıçtan geçirmesine rağmen seyyidlere dokunmamıştır. Bütün şehir binalarını yıktığı halde, “Seyyidler’e ait” Ulu Cami’ye saygı göstermiş ve yalnız bu camiyi yıkmamıştır.
Cengiz Han zamanı (1220), Sabutay, Meşhed’e geldiğinde Meşhed etrafında büyük bir katliam ve tahribat olmuş, fakat Ali evladından (8. İmam) İmam Rıza’nın türbesine hiç dokunmamışlardır.
15. asırda Tirmiz’deki bu seyyidlerle, Cengiz soyundan gelen Timur ahfadi arasında da iyi ilişkiler olduğu bilinmektedir.
En önemlisi, bu konunun dünyaca ünlü “Cengiz Yasası”nda yer almış olmasıdır.
Dr. Erenjen Kora-Davan’ın, “Bir komutan olarak Cengiz Han ve Mirası” (12-14. yüzyıllarda Moğol İmparatorluğu’nun durumuna ilişkin tarihi kültürel inceleme) adlı eserinde de, Cengiz Han’ın imparator ilan edilişi ve imparatorluk teşkilatı adlı 6. bölümde ve aynı bölümün büyük yasa adlı ekinde; meşhur Cengiz Han yasasına ait bilgiler yer almış ve kaynaklarda korunmuş olan, Birlik ve Yasa başlıklı iki bölümden oluşan Yasa maddelerinin tümü bu bölümde verilmiştir.
Anılan eserde Cengiz Yasası’nın 10. maddesi aynen şöyledir:
“Madde 10: Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”
Ali Bek açıkça anlaşıldığı gibi, Hz. Ali’dir. Türkçe ifade edilen, “Ali Bek Talip oğlu” adının Arapça karşılığı “Hz. Ali bin Ebu Talip”dir. 13. yüzyıla ait bu yasanın insan şahsiyeti, inançları ve insan hakları açısından 21. yüzyıla, belki de ötesine hitap edebilecek yüksek bir anlayışı ifade eden, 11. ve 17. maddeleride aynen şöyledir:
Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider.
Madde 17: Herhangi bir mezhebe diğeri karşısında üstünlük tanımak, keza diğer kişilere hitap ederken (yüceltici) fahri ünvanlar kullanmak yasaklanmıştır; sultana ve diğer kişilere hitap edilirken, sadece adı kullanılacaktır.
Cengiz Han’ın Türkistan Türkleri tarafından kutsallaştırılmasına bir örnek de , Devlet Şah’ın naklettiği menkıbevi bir olaydır. Harezmşah Sultan Muhammed’in, Cengiz Han’la yaptığı savaşlarda her mağlup olması yüzünden, büyük oğlu Celaleddin babası Sultan’a şöyle bir soru yöneltir:
-“Sizin kahramanlığınız ve siyasetiniz alemce malumdur. Yirmi sene istediğiniz gibi bağımsız olarak İran’da hüküm sürdünüz. Şimdi de şu bir avuç dinsizden kaçıyorsun Müslümanlar’ı kafirlerin elinde rüsva ve perişan ediyorsun.”
Bu soru üzerine Sultan Muhammed’de şu cevabı verir:
-Ey oğul! Benim duyduğum şeyleri sen duymuyorsun.
Celalüddin bu nasıl söz dedi, Sultan devam etti;
- Muharebe saflarına yaklaştığım her zaman, bütün Ricalül-gayb’ın ban, “ Ey kafirler, fisku ficur çıkaranları öldürünüz.” Dediklerini duyuyorum. Gayri ihtiyari olarak bir korku, bir dehşet beni istila ediyor. Evlad, eğer beni bu konuda mazur görürsen yeridir. Din büyüklerinden ilahi sır keşfedenlerden (Eshab-ı kef) Cengiz Han’ın askerlerinin önünde Resulullah’ın ve Hızır Aleyhisselam’ın bulunduğu ve onlara rehberlik etmiş oldukları nakledilmiştir.
KAYNAKLAR:
Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya
982- Kandemir Dimitri, a.g.e c.1, s. 36
783- Bartold, W., Cengiz Han Mad, İslam Ans, c.3, s.91
784- Hoca Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet, Haz. ,Dr.Hayati Bice, Türkiye Diyanet Vakfı yay. ANKARA 1993, s.212
785- Esin,E, a.g.e, s.124
786- Esin,E, a.g.e, s.124
787- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, Oğuz Destanı, Enderun Yay, 2. Bas., İstanbul 1982, s. 108-109
788- Günaltay, Yakın Şark 4. Bölüm, 2. Baskı, Türk Tarih Kurumu Yay, Ankara 1987 s.630
789 Günaltay, İran Tarihi, c.1, Türk Tarih Kurum Yay, Ankara 1948 s.119
790- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, “Oğuz Destanı” s. 78
791- Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s. 70
792- Togan, “Oğuz Destanı”, s. 84
793- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, Moğollar, Çingiz ve Türkler, İstanbul 1941 s.27
794- Togan, a.g.e, s.7
795- Barthold, w. Cengiz Han mad. İslam Ans. , c.3, s.91
796- Roemer, R. Hans, Timurlular mad. İslam Ans. C.12/1 s.3
797- Mirorsky, V., Tüs, Mad, İslam Ans, c.12/2, s.127
798- Khora-Dovan, Dr. Erenjen, Çingis Khan kek Polkovodets ve Yega Nasiedie, Kulturno İstoriçeskiy Oçerk Mongolsky İmperii 12-14. vekov Almatı, KRAMDS Ahmet Yesevi Yayınevi, 1992, s.184-185 Birinci baskısı 1929’da Belgrad’ da yapılmıştır. Kitap’ta 13 bölüm ve 4 ek vardır. (Anılan eserden ilgili bölümü, çalışmamız için, Rusça’dan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Arif Dedeoğlu çevirdi.)
Cemal Canpolat
Cengiz Han’ın soyunun, Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Zeynel Abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (Ehlibeyt Nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur.
Cengizliler’in önemli özelliklerinden biri, bütün dinlere ve inançlara eşit ve hoşgörüyle bakmalarıydı. Bugünkü anlamda tam laik bir anlayışa sahiplerdi. Bunun yanında, eski çağlardan beri, Tek Tanrı inancını bütün motifleriyle muhafaza ediyor, bu inançlara bağlılık ve büyük hassasiyet gösteriyorlardı. Cengiz’in oğlu Ögeday (Oktay), savaşlarda insanları kılıçtan geçirdiği iddiasıyla, kendisini katillikle suçlayan Papa’ya, gönderdiği mektupta: “Ben adam öldüremem. Kimim ki? İnsanı ancak ALLAH öldürebilir” diyor, olayları Tanrı’nın takdiri olarak ifade ediyordu.
Timurlular bölümünde geniş şekliyle ele aldığımız bir konuda, konumuz açısından büyük bir önem taşır. Cengizliler hareketinin batıya yöneldiği zamanlarda, aralarında rivayet edilen Moğal ananesinde, Cengiz Han’ın soyunun, Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Zeynel Abidin’e dayandığı ve bu sülaleye (Ehlibeyt Nesli) özel bir ilgi ve saygı gösterilmesi söz konusudur.
Bu inancın taşındığını ifade eden bilgiler ve menkıbevi anlatımlar kaydedilmiştir.
İslami anlatımlarda, Hz. Ali ve neslinden bazılarına atfedilen bir rivayet Cengiz Han içinde anlatılır; Moğolların en eski kültürel inançlarında da bulunduğu söylenilen rivayet “müstakbel cihan fatihinin avucunda bir kan pıhtısı olduğu halde doğmak motifi, Anadolu’da Hz. Ali menkıbelerinde rastlandığı gibi, bir çok yerde anlatılan halk masallarının kahramanlarına yakıştırılır.
Cengizliler’in , Horasan , İran ve Anadolu’da Ehlibeyt nesline karşı özel bir ilgi ve hürmet gösterdikleri malumdur.
Cengiz Han, Özbekistan'daki o zaman Alevilerin (Ehlibeyt soyu) yerleştiği, “Seyyidler Şehri” Tirmiz’i aldığnda, şehri kılıçtan geçirmesine rağmen seyyidlere dokunmamıştır. Bütün şehir binalarını yıktığı halde, “Seyyidler’e ait” Ulu Cami’ye saygı göstermiş ve yalnız bu camiyi yıkmamıştır.
Cengiz Han zamanı (1220), Sabutay, Meşhed’e geldiğinde Meşhed etrafında büyük bir katliam ve tahribat olmuş, fakat Ali evladından (8. İmam) İmam Rıza’nın türbesine hiç dokunmamışlardır.
15. asırda Tirmiz’deki bu seyyidlerle, Cengiz soyundan gelen Timur ahfadi arasında da iyi ilişkiler olduğu bilinmektedir.
En önemlisi, bu konunun dünyaca ünlü “Cengiz Yasası”nda yer almış olmasıdır.
Dr. Erenjen Kora-Davan’ın, “Bir komutan olarak Cengiz Han ve Mirası” (12-14. yüzyıllarda Moğol İmparatorluğu’nun durumuna ilişkin tarihi kültürel inceleme) adlı eserinde de, Cengiz Han’ın imparator ilan edilişi ve imparatorluk teşkilatı adlı 6. bölümde ve aynı bölümün büyük yasa adlı ekinde; meşhur Cengiz Han yasasına ait bilgiler yer almış ve kaynaklarda korunmuş olan, Birlik ve Yasa başlıklı iki bölümden oluşan Yasa maddelerinin tümü bu bölümde verilmiştir.
Anılan eserde Cengiz Yasası’nın 10. maddesi aynen şöyledir:
“Madde 10: Ali Bek Talip Oğulları’ndan olan hiç kimse vergi ve haraca tabi tutulmayacaktır; keza dervişlerden, Al Kuran hafızlardan, fakihlerden, tabiplerden, ilim erbabından, münzevi hayat yaşayan ve kendini dualara vermiş ilim erbabından, müezzinlerden ve ölüleri yıkayanlardan vergi ve haraç alınmayacaktır.”
Ali Bek açıkça anlaşıldığı gibi, Hz. Ali’dir. Türkçe ifade edilen, “Ali Bek Talip oğlu” adının Arapça karşılığı “Hz. Ali bin Ebu Talip”dir. 13. yüzyıla ait bu yasanın insan şahsiyeti, inançları ve insan hakları açısından 21. yüzyıla, belki de ötesine hitap edebilecek yüksek bir anlayışı ifade eden, 11. ve 17. maddeleride aynen şöyledir:
Madde 11: Tüm dinlere (herhangi birine üstünlük tanımaksızın) eşit derecede saygı gösterilecektir. Bu Tanrı’nın hoşuna gider.
Madde 17: Herhangi bir mezhebe diğeri karşısında üstünlük tanımak, keza diğer kişilere hitap ederken (yüceltici) fahri ünvanlar kullanmak yasaklanmıştır; sultana ve diğer kişilere hitap edilirken, sadece adı kullanılacaktır.
Cengiz Han’ın Türkistan Türkleri tarafından kutsallaştırılmasına bir örnek de , Devlet Şah’ın naklettiği menkıbevi bir olaydır. Harezmşah Sultan Muhammed’in, Cengiz Han’la yaptığı savaşlarda her mağlup olması yüzünden, büyük oğlu Celaleddin babası Sultan’a şöyle bir soru yöneltir:
-“Sizin kahramanlığınız ve siyasetiniz alemce malumdur. Yirmi sene istediğiniz gibi bağımsız olarak İran’da hüküm sürdünüz. Şimdi de şu bir avuç dinsizden kaçıyorsun Müslümanlar’ı kafirlerin elinde rüsva ve perişan ediyorsun.”
Bu soru üzerine Sultan Muhammed’de şu cevabı verir:
-Ey oğul! Benim duyduğum şeyleri sen duymuyorsun.
Celalüddin bu nasıl söz dedi, Sultan devam etti;
- Muharebe saflarına yaklaştığım her zaman, bütün Ricalül-gayb’ın ban, “ Ey kafirler, fisku ficur çıkaranları öldürünüz.” Dediklerini duyuyorum. Gayri ihtiyari olarak bir korku, bir dehşet beni istila ediyor. Evlad, eğer beni bu konuda mazur görürsen yeridir. Din büyüklerinden ilahi sır keşfedenlerden (Eshab-ı kef) Cengiz Han’ın askerlerinin önünde Resulullah’ın ve Hızır Aleyhisselam’ın bulunduğu ve onlara rehberlik etmiş oldukları nakledilmiştir.
KAYNAKLAR:
Kızılbaş Türkler, Nihat Çetinkaya
982- Kandemir Dimitri, a.g.e c.1, s. 36
783- Bartold, W., Cengiz Han Mad, İslam Ans, c.3, s.91
784- Hoca Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet, Haz. ,Dr.Hayati Bice, Türkiye Diyanet Vakfı yay. ANKARA 1993, s.212
785- Esin,E, a.g.e, s.124
786- Esin,E, a.g.e, s.124
787- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, Oğuz Destanı, Enderun Yay, 2. Bas., İstanbul 1982, s. 108-109
788- Günaltay, Yakın Şark 4. Bölüm, 2. Baskı, Türk Tarih Kurumu Yay, Ankara 1987 s.630
789 Günaltay, İran Tarihi, c.1, Türk Tarih Kurum Yay, Ankara 1948 s.119
790- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, “Oğuz Destanı” s. 78
791- Togan, Umumi Türk Tarihine Giriş, s. 70
792- Togan, “Oğuz Destanı”, s. 84
793- Togan, Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidi, Moğollar, Çingiz ve Türkler, İstanbul 1941 s.27
794- Togan, a.g.e, s.7
795- Barthold, w. Cengiz Han mad. İslam Ans. , c.3, s.91
796- Roemer, R. Hans, Timurlular mad. İslam Ans. C.12/1 s.3
797- Mirorsky, V., Tüs, Mad, İslam Ans, c.12/2, s.127
798- Khora-Dovan, Dr. Erenjen, Çingis Khan kek Polkovodets ve Yega Nasiedie, Kulturno İstoriçeskiy Oçerk Mongolsky İmperii 12-14. vekov Almatı, KRAMDS Ahmet Yesevi Yayınevi, 1992, s.184-185 Birinci baskısı 1929’da Belgrad’ da yapılmıştır. Kitap’ta 13 bölüm ve 4 ek vardır. (Anılan eserden ilgili bölümü, çalışmamız için, Rusça’dan Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Türkolog Arif Dedeoğlu çevirdi.)
Cemal Canpolat
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)