You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Cem vakfı başkanı doğan: "aleviler isterse namaz da kılar"

Cem vakfı başkanı doğan: "aleviler isterse namaz da kılar"

Administrator
Cem vakfı başkanı doğan: "aleviler isterse namaz da kılar"
Ankara Tuzluçayır’da temeli atılan ‘Aynı bahçe içinde cami-cemevi’ ile ilgili konuşan Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'dan dikkat çeken mesajlar...

Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, Fethullah Gülen ile ortak projesi 'Aynı bahçe içinde cami-cemevi' hakkında yaptığı açıklamalarda, "Aleviler isterse namaz da kılar. Bunun asimilasyonla ilgisi olamaz." ifadesine yer verdi.

İşte Doğan'ın, Milliyet'ten Defne Samyeli'ne yaptığı o açıklamalar:

Namaza giden Alevi var’

Uygulama nasıl olacak Ankara’daki bahçede?

- Bir kapıdan giriyorsunuz. 4 bin küsür metre kare yer. 4 bin metrenin içerisinde caminin de cemevinin de büyüklükleri çok sınırlı. 350’şer metre kare. İsteyen cemevine isteyen camiye gidiyor.

Cemevine ibadet için gelen kadınlar nispeten daha rahat kıyafetler-sözgelimi-kısa kollu bluzlar ile geldiğinde cami avlusundaki erkek grubunun tepki vereceğini düşünebilir miyiz? Cemevinden yükselecek bir saz sesi camiden duyulursa sıkıntı olur mu?

- Bence olmayacaktır çünkü oradaki dini önderlerin telkin yeteneğine bağlı bu. Herhalde orada birtakım elemanlar tayin edilirken o hassasiyetler göz önünde bulundurulacak.

Siz bunu asimile olmak olarak yorumlar mısınız?

- Hayır. Ben kiliseye de gidiyorum. Kiliseye gittiğim zaman bir mum alıp yakıyorum. İzzeddin Doğan Hıristiyan mı olmuş oluyor ki bu durumda. Aleviler isterse namaz da kılar. Bunun asimilasyonla ilgisi olamaz. Namaz dediğiniz, tanrının önüne çıkmaktır çıplak. Af dilemek. Arınma olayıdır. Kuran-ı Kerim’de Tanrı demiyor mu ki ‘Yeryüzünün tümünü sana mescid olarak yarattım’. Yani Kuran’da cami değil, mescit kelimesi var.

‘TC. mahkûm olmasın’

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile cami-cemevi temel atma töreninde görüştünüz. AİHM davalarının sonuçlanmasını bekliyorlar Alevi sorununda belirgin bir adım atmak için. Öyle mi?

- Gibi. Ben T.C.’nin mahkûm olmasını istemiyorum. Uluslararası kesimde çok önemlidir insan haklarından dolayı bir hükümetin mahkumiyet giymesi. Her tarafta karşınıza çıkartırlar. Onun için de ‘Biz istemiyoruz ama siz ısrarla mahkum olmak istiyorsunuz. Bize davaları geri çekme şansı bırakmıyorsunuz,’ dedim. O da ‘Hocam, biz davaları kaybedersek kazanacağız aslında’ dedi.

Bekir Bozdağ mı diyor bunu?

- Evet. Sıcak bir ortamdı, o anda çay falan içiyorduk ondan dolayı mı söyledi, belki de espri yapmıştır. Ama politikaları açısından şaşırtıcı değil. Orada kaybetmiş olacaklar. Kamuoyuna dönüp diyecekler ki, ‘E ne yapalım. Şeriatın kestiği parmak acımaz’.

Ve bunun karşılığında size ne gibi haklar tanınacağını düşünüyorsunuz?

- Şimdi, özel bir hak istediğimiz yok. Anayasa’nın 10’uncu maddesi var ya, din dil ırk cinsi ne olursa olsun, yurttaşların eşit olması gerektiğine ilişkin. O işletilsin. Bu devletin üzerine bina edildiği temel hüküm.

Genel bütçeden payını almalı Aleviler de. Her inanç grubu almalı bence payını. Cemevlerinin statüsünün tanınması, sonra bu cemevlerini kim yönetecek, oraya gelen insanlara kim İslam’ı anlatacak, onların özlük haklarının garanti altına alınması lazım. Alevi dedeleri, Bektaşi, Mevlevi dedeleri. Haklarını vermek gerekir.

‘Kürt ve Alevi sorununu yeni anayasa çözmeli’

‘Akil adamlar’ toplantılarında sizin varlığınız dolayısıyla Alevi sorunu kendine yer buldu mu?

- Akil adamlar olayı çok ilginç şeyler ortaya koydu. Bizde genel kanaat neydi, silah kullanılması, acıların yaşanması ve asıl Kürt sorunu. Ama Alevilik kimsenin aklında değildi. Oysa gidilen her yerde ortaya bir gerçek çıktı: Yeni anayasa eğer hem Kürt hem de Alevi sorununa çözüm getirmezse Türkiye’ye barış getirilemez. Yoksa Türkiye’nin altını üstüne getirirler.

Nasıl getirirler? Sosyal huzursuzluk dolayısıyla mı?

Sadece huzursuzluk değil. Türkiye sürekli olarak büyük güçlerin ilgi alanında olmaya devam ediyor. Alevilere siz de devlet kurun siz de silaha sarılın diyenler yok mu? ‘Biz size gerekli dersleri verelim, örgütleyelim’ diyenler?

Var mı?


- Olmaz mı? Bu olaylar uluslararası adalet divanının önünde senelerce tartışıldı. ABD’nin Kosta Rika’da, Honduras’ta, Nikaragua’da yapmış olduğu müdahaleler sonrasında. Büyük ülkeler uygun ortam ve kitleyi bulduğunda kendi çıkarları için bunları yapar. Kendi ülkemizde görüyoruz, kaydığını, gözümüzün önünde... Olacak olan nedir, hadi eyvallah arkadaş seninle uğraşamam deyip başka bir ülkede yaşamak.

Hiç düşünüyor musunuz?

- Kendime yediremiyorum. Yoksa düşünmüyor değilim.

Devami...
Administrator
Cem vakfı başkanı doğan: "aleviler isterse namaz da kılar"
Alıntı:]Cemevine ibadet için gelen kadınlar nispeten daha rahat kıyafetler-sözgelimi-kısa kollu bluzlar ile geldiğinde cami avlusundaki erkek grubunun tepki vereceğini düşünebilir miyiz? Cemevinden yükselecek bir saz sesi camiden duyulursa sıkıntı olur mu?

İzzettin "dede" rüya aleminde mi yaşıyorsun sen ?..

Bu toplumun hoşgörü değeri o kadar aşağıda önyargılar o kadar fazla ki Alevilerin orada rahat edeceğini asla düşünmüyorum. Keza Sünniler için de geçerli bu durum.

Yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. Önyargının ne durumda olduğunu görmemiz için...

Bir bilgisayarcı arkadaşa eski bir monitörü satmak için gittim. İçeride, daha sonradan Vaiz olduğunu öğrendiğim bir adam oturuyordu.

-Ne kadar olur dedim bilgisayarcı arkadaşa ?
-20 TL dedi Smile
-Vaiz arkadaş kenardan atıldı !
-Camimize hediye et Smile
-Ben birşey demedim
-Bilgisayarcı arkadaşa takılarak fiyatın düşüklüğü ile ilgili espri yaptım
-Vaiz, camiye hediye et diye devam ediyor bu arada
-Ben, Hayır dedim.
-Neyse bilgisayarcı arkadaşa monitörü bıraktım ve dükkandan çıktım
-Vaiz arkadaş dükkandan çıkarak bana "gülerek" seslendi : " Hoca, o zaman cenazeni camiden değil cemevinden kaldırırsın"
-Ben de "gülerek" : "Allah nasip ederse, inşallah " dedim.

Düşünebiliyor musunuz , bir monitörü hediye etmedim diye Alevi olduğumu bilmeden beni tehdit ediyor, Aleviliğin temel ibadethanesi olan Cemevini aklı sıra aşağılıyor ve yok sayıyor.

Toplum bu halde.

Mürşit Zöhre Ana'mın yıllar yıllar evvel söyledikleri bugün yaşanıyor ve herkes bilsin ki "Cadı Avı" başladı. Herkesin kapısını bir şekilde çalacak.

Alevilerin içinde bulunduğu durum gerçekten içler acısı !..

Hızır Paşa bizi berdar etmeden,
Açılın kapılar Şah'a gidelim,
Siyaset günleri gelip çatmadan,
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Bunda bilmeyeni bildirirler mi
Eli bağlı namaz kıldırırlar mı
Yoksa Şah diyeni öldürürler mi
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
Üstümüzde bite davacı otlar
Ölüm allah emri ya eziyetler
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Her nereye baksam yolum dumandır
Pirim bana küfür etse imandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Sağlıklı mı ola dostun illeri
Karşıda görünen tozlu yolları
Şah'tan elçi gelmiş dem bülbülleri
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Güzel Şah'ım çıktı m'ola köşküne
Can dayanmaz gayretine müşkine
Seni beni Yaradan'ın aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Kapısı yok bacasından bakarım
Gözlerimden hasret yaşı dökerim
Şah'a giden bir bezirgan tutarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

Pir Sultan Abdal'ım güzel şah canım
Ağlamaktır benim demim devranım
Arşta melek yerde çeşm-i efgânım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.

PİR SULTAN ABDAL

Administrator
Cem vakfı başkanı doğan: "aleviler isterse namaz da kılar"
Alevileri temsil eden önemli kurumların ne halde oldukları görmemiz açısından dün yazdığım mesajı burada yeniden paylaşmak istiyorum.
Alevilerin içinde bulunduğu durum gerçekten içler acısı !..

http://www.zohreanaforum.com/sercesme-ta...suyor.html

Alıntı: ]Sevgili Murat058, size katılıyorum. Bir olmalıyız, iri olmalıyız ve diri olmalıyız. Kim istemez ki böyle bir bütünlüğü, dayanışmayı ve böyle bir bütünlükten ortaya çıkacak olan gücü... Hepimizin istediği bu zaten...
]

]Burada arkadaşlarımın vurguladıkları ve tepkisel yaklaştıkları konu Alevi toplumunu temsil etmekle yükümlü olan Alevi derneklerinin bu yetiye ne kadar sahip oldukları konusunda yaşadıkları kötü tecrübeler, sözler ve uygulamalardır.
]

]Benim dikkatimi çeken ve Türkiye'de Alevi kurumları arasında söz sahibi olan iki derneği örnek olarak vermek isterim. Bunlardan birincisi Cem Vakfı diğeri ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneğidir.
]

]Cem Vakfı; 1995 yılında yılında Süleyman Demirel'in Alevilerin Kürtleşmesini engellemek için önayak olup İzzettin Doğan "dedeye" kurdurduğu bir Alevi yapılanmasıdır. CEM Vakfı derken birçok Alevi CEM'i ibadetimizin adı olarak düşünür ki öyle değildir. Açılımı; Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezidir. Söylemlerinde Atatürkçüdür ama Atatürk'ün resimlerini cemevlerinden kaldıran bir Atatürkçüdür. Selçukludan Osmanlı'ya kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerde yaşayan, baskıdan, zulümden ancak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet ile kurtulan Aleviler olarak Atatürk'e bu şekilde borcunu ödemiş bir Alevi vakfıdır... Cem Vakfının en önemli özelliği devletin benimsetmek istediği "Aleviliğin " sözcüsü konumunda sağ siyasi partilerin ve sermayenin uşaklığını yapmasıdır. Devletin bize biçtiği kefeni giydirme görevini üstlenen bir Alevi vakfının Anadolu Alevi inancına sahip insanlara kazandıracağı nasıl bir haktan bahsedebiliriz? .. Alevi dedelerinin Diyanet'e bağlı olarak kurulacak olan Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığına bağlı çalışmasını isteyen yine bu vakıf ve başkanıdır. Amaç nedir peki? Amaç, alevi toplumunun zihinlerini tek bir merkezden hem de Sünni Hanefi merkezli bir yapıdan denetlemek ve yönlendirmektir . Bu başkanlıkta çalışacak olan dedelere maaş bağlanması işin "resmi" rüşvet kısmıdır !.. Söylendiği gibi her ocakzade dede'ye maaş bağlanmayacak sadece Din hizmetlerinde çalışıp , devletin yeni aleviliğini anlatan, öğreten dedelere bağlanacaktır.. . Cem vakfının Ankara Mamak Tuzluçayır'da Cami Cemevi projesi bardağı taşıran son damladır. Ülkeyi kapalı kapılar arkasında yöneten "dini" Sünni bir cemaatin %100 desteğiyle içiçe cami ve cemevi yapılması Hınzır rolüne üstlenen bu vakıf başkanının son tangosuydu. Muaviye'ye hazretlik ünvanı veren, Alevileri Müslüman olarak görmeyen bir cemaatin Alevilere cemevi ve aşaevi yaptırmasını kabul edecek kadar "onurlu" olan bu vakfı ve başkanını kınıyorum. Medya'yı hergün işi gereği sıkı takip eden biri olarak biliyorum ki Alevilerin bu kesimi dışında destek veren yok !..
]

]Pir Sultan Abdal Kültür Derneğine baktığımızda bu dernek; Aleviliğin inançsal sorunları ile ilgili doğrudan bir hedef gözetmemektedir . Bunun yerine esas amaçlarının demokratikleşme , laiklik, temel hak ve özgürlükler, halkların kardeşliği gibi konularda sosyal ,kültürel çalışmalar yapmak gibi amaçlara ağırlık vermektedir. Derneğin genel görüşü Aleviliğin; Hititlere, Sümerlere, Mezopotamya'ya, Ermeni, Hıristiyan, Bizans ve Anadolu'da yaşamış ,medeniyet kurmuş kültürlerin bir bileşkesi olarak meydana gelmesidir. Bu inanç mozaiği bu arkadaşlara göre Şaman, Zerdüşt, Mani gibi çok tanrılı dinlerin etkilerini taşımaktadır. Cem vakfının "Alevi İslâm" anlayışı yani Aleviliğin İslam içi bir mezhep olduğu görüşü, Pir Sultan Abdal derneğinde tam tersi bir anlayışa kendini bırakır. Bu dernek Aleviliğin islam ile farklılıklarını ortaya koymak ve Aleviliğin İslam dışı bir inanç olduğunu vurgulamak için paneller, konferanslar düzenler. Pir Sultan Abdal derneğinin isim vermeyeceğim ama bazı şubelerinde bulunma fırsatım oldu. Bu yapılarda istisnasız olarak gözlemlediğim şu ki Alevi İnanç ve ibadetleri gözardı edilmektedir. Hele ki Mustafa Kemal Atatürk'ü düşman olarak görmeleri şahsım adına beni bu mekanlardan soğutmuş ve terketmeme neden olmuştur. Aleviliğin siyasi, kültürel boyutu elbette olması gerekir ama yalnış paradigmalarla yalnış hedeflerle Alevilik adına bir adım atılamadığını ve atılamayacağını şahsi fikrim olarak söylemek istiyorum. Yüce Pir Sultan Abdal haşa bir devrimci, asi değildir !.. Yüce Pir, Hakkın nuruyla bezediği , Hz.Üseyin postuna oturan, inancıyla, ibadetiyle, topluma örnek olan, Ehlibeyt sancağı çeken bir şahsiyetti. Bugün bu derneğin gençleri Pir Sultan Abdal'dan önce Ernesto Che Guevara'yı , Lev Troçki'yi rehber ediniyorlar. Bunun sorumlusu olarak bu gençleri görmüyorum. Sorunun nedeni derneğin yapılanmasıdır, amaçlarıdır bana göre tabii !..
]

]Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin bir dönem genel başkanlığını yapan Kazım Genç'in; PKK'nın yayın organı Roj TV'ye konuk olarak katıldığını biliyorum. Alevilik adına, Pir Sultan Abdal'ın yaşam biçimini örnek alarak kurulan bu Alevi derneğinin silah, kadın, insan kaçakcısı Pkk terör örgütü ile ne gibi bir bağlantısı olabilir ve neden terör örgütünün yayın organına çıkarak Türkiye aleyhine söylemlerde bulunur ? Evet, ülkemizi eleştirebiliriz ki zaten sonuna kadar yapıyoruz bunu. Ama bu eleştirileri ülkeyi bölmek ve yıkmak için yemin etmiş, emperyalist devletlerin güdümünde kurulan silahlı bir terör örgütünün televizyonunda yaptığınızda o zaman kimse kusura bakmasın ne benim ne de diğer Alevilerin bu konuda safiyane bir düşünce içerisinde olamayız.
]

]Aşağıda bazı Alevi Dernek ve Vakıf Başkanlarının düşünceleri ve siyasi alt yapıları hakkında bilgi paylaşıyorum. Alevilerin kimin ellerine kaldığını, Alevilerin nasıl yönlendirildiği ni göstermesi bakımından ibretliktir bana göre !..
]

]Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun Cami Cemevi projesi ile ilgili olarak : "Önemli olan binalardan ziyade gönüllerin iç içe olmasıdır. Fethullah Gülen çok sevdiğim biri ve yakın dostluğum var."
]

]Türkmen Alevi Bektaşi Derneği Genel Başkanı Özdemir Özdemir, AA muhabirine, projeye destek verdiklerini belirterek, "Fethullah Hoca'nın uzattığı samimi, dost eli, düşman eli değil. Bir cemaati temsil eden bir fikir ve ilim adamının, din büyüğünün Türkiye'de yaşayan Alevi yurttaşlara karşı uzattığı el, protestolarla geri çevrilmemeli" dedi.
]

]Başkanlığını eski Gaziantep AKP İl Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Hortoğlu'nun yaptığı Anadolu Alevi-Bektaşi Federasyonudur ve bu "Alevi" yapısı da Cemaatin yeni projesine destek vermektedir. Vermeyip te ne yapsın o koltuğa şans eseri veya Alevilik yolunda yıllardır verdiği hizmetlerin karşılığı olarak mı oturdu ?..
]

]Sevgili Murat058, Alevilik yıkık duvarlar üzerindedir. Alevi adı altında yapılanan dernek, vakıf, federasyon gibi kurumların ne halde olduklarını umarım anlatabilmişimd ir. Siz hâlâ gelin canlar bir olalım diyorsanız ben de diyorum ki kiminle can olalım ?
]

]Cem Vakfı ile mi
]Pir Sultan Abdal Derneği ile mi
]Dünya Ehlibeyt Vakfı ile mi
]Türkmen Alevi Bektaşi Derneği ile mi
]Anadolu Alevi-Bektaşi Federasyonu ile mi ?
]

]Aşk ile..
Posting Freak
Cem vakfı başkanı doğan: "aleviler isterse namaz da kılar"
Camiye giden para nereye doğru yol alacaktı acaba oda soru işareti..İnsanları zorla yardım etmeye zorlayan, etmedikleri zaman onların vicdanını rahatsız edecek cümleler kurarak, eninde sonunda o parayı onlardan koparan insanlar oluşturduğu topluluğun "din" adı altında hangi ibadeti yaparsa yapsın kabul olacağını sanmıyorum.. Camiye yapılacak yardımla bir aça, bir yoksula, bir müşkül durumda olan garibana yardım edileceğinimi sanıyorsunuz yada aklı başında insanların buna inanacak kadar salak olduğunu mu sanıyorlar acaba? Cem evlerine yapılan bağışları dillerine dolayan "bu zihniyette ki toplulukların" yaptıkları şey nedir acaba?

Bir insanın gönlünden kopmuyarak verilen para, yardımın ne kendine ne yardım ettiği kişiye, kuruluşa bir faydası olmuyacağını akıl edemiyen vaize sormak lazım; insanları böyle yönlendirmek sonra da aklı sıra cemevini küçümsüyormuş gibi karşısında ki insanı sindirmeye çalışmak insanlara nasıl bir örnek teşkil ediyor... Camileriniz sizin olsun, bizlere Ali'nin evleri yeter...
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.