Bu başlık altında tartışalım
Pirimiz Zöhre Ana'nın mekanı Ehlibeyt ocağıdır bizler için. Beklediğiniz için sinirleriniz bozulmuş ve pekte Objektif olmayan ve bana göre doğru olmayan şeyler söylemişsiniz.
Konu Hakan bey'den açıldığı için ilk oradan başlayacağım. Hakan bey, on yıllardır tanıdığım bir büyüğüm. Gelen misafirlere "bre zındık" diyecek bir kişi değildir. Bu kelimeyi O'ndan ancak tiyatro sahnesinde duyabiliriz

Bacak bacak üstüne atmayın, bina içinde sigara içmeyin der, Zöhre Ana ile ilgili bilgi verir,herkese yardımcı olur ama o kelimeyi kullanmaz çünkü yaptığı görevin bilince olan bir kişidir.
Eşik ve kapı öpenler hakkın yeryüzünde sesini duyuran, yolunu yürüten bir Ehlibeyt evliyasının eşiğini ve postunu öpüyorlar. Mekke ve Medine'ye gidenler neyi öpüyor biliyor musunuz? Kabe'ye bir parmağını dokundurmak için birbirini ezen "Şarlatanlara" ne diyeceksiniz? Siz bir menfaat için gelmişiniz alıp gidecek yolculardansınız eyvallah buna, orasını siz bilirsiniz ama geldiğiniz kapıyı haşa "hacı hoca" kapısı gibi düşünmeyin. Zöhre Ana'nın mekanını bir devlet dairesi gibi de düşünmeyin. Orada sıramatik yok, orada torpil yok haşa. Belki onlarca defa Zöhre Ana'mı görmeden Ankara'dan dönmüşümdür, değil 6 sabahın 7 sinden geceye kadar o güzelim Ehlibeyt mekanında beklediğimi bilirim. Benim gibi bu yola gönül veren ve uzaklardan gidip gelen onlarca yoldaşım aynı durumları yaşadılar. Ama hiç birimiz bahane aramadık, orada hizmet eden canlara sataşmadık. Çünkü gittiğimiz kapının, diz çöküp postuna niyaz verdiğimiz varlığın kim olduğunu, nereden geldiğini,misyonunu biliyorduk. Bence siz de bilin. Hak kapısında açık aranmaz, açık arayan önce kendisine baksın. Sizi biz bilmeyiz ama sizi yaratan herşeyi bilir, gün gelir künyenizi ortaya döker.
"Yapılan ticaretin" diyerek neyin algısını yarattığınızın farkındayız ! Bu zihniyetle hiç bire varmazsınız ve hiç bir kapıyı da açamazsınız.
Zöhre Ana'nın mekanında kermes alanı var orada yiyecek ve hediyelik eşyalar satılır ki yüzdeyüz toplumun faydalandığı yapının giderleri karşılansın. Hangicemevine giderseniz gidin oralarda da aynı durum sözkonusudur. Misal Üsküdar'da Karacaahmet Sultan, Göztepe'de Şah Kulu Sultan türbeleri.
Siz ne harcama yaptıysanız söyleyin ücretini neyse geri ödeyelim hediyemiz olsun.
Yüzlerce defa gitmişimdir cemevlerine. Cemevlerinde çay,bisküvit,boncuk,Uluların fotoğrafı satılıyor diye b ugüne kadar hiç bir Allah'ın kulunun ağzından ELEŞTİRİ duymadım !!! Neden duymadım biliyor musunuz? Çünkü her aklı başında,mantıklı insan bilir ki oradan elde edilen üç beş kuruş Cemevinin ihtiyaçlarına, Cemevinin okuttuğu gençlere, yapılan faaliyetlere harcanır. Onda da gözü olan varsa artık Allah'a haval ediyorum...
SÖYLEDİNİZ, UYARDINIZ ARTIK HERKES KERMES ALANINDAKİ ÇAY BARDAKLARININ, PESKÜVETLERİN FARKINA VARMIŞTIR !..
O GİZLİ TİCARETİ ORTAYA ÇIKARDIĞINIZ İÇİN KENDİNİZLE NE KADAR GURUR DUYSANIZ AZDIR

Aman yarabbi ne günlere kaldık.
Ehlibeyt kapısında nasıl davranılır öğrenmek için Hak dervişi Yunus Emre'nin, Pirimiz Taptuk Emre'nin dergahında nasıl yaşadığını ve nasıl davrandığını gelin hep beraber okuyalım okuyalım da hamlığımız gitsin, günü birlik menfaatler için, "it" nefislerimiz için değil hak için, Muhammed Ali yolu için, Ehlibeyt için bu kapılara gidip gelelim...