Bir Lokma Ekmek
Karlar henüz erimeye başlamıştı. Çukur olan yerler de su birikmişti. Sokaklar çamur içindeydi.
Ayağında ki ayakkabının büyük olması yetmiyormuş gibi bir de su geçiriyordu.
Üşüyordu ayağı.
Morarmıştı bekli de soğuktan.
Üzerinde sadece bir kazak vardı. İçin de yırtık eski bir atlet..
Pantolonu da inceydi. Bacakları hep üşüyordu zaten.
Yüzü kir içindeydi. Kirli yüz de o mavi gözler o kadar belli oluyordu ki.
Bir çift mavi göz. Karanlıkta bile seçiliyordu.
Ümitsiz bakan, soğuk bakan, aç bakan, halsiz bir çift mavi göz…
Karnı çok açtı. 2 gün önce komşuları çorba getirmişti. Biraz suluydu ama olsun doyurmuştu karnını…
Yolun kenarından yürümeye çalışıyordu. Ayakları sırılsıklamdı. İyice ıslanmasınlar diye dikkat
ediyordu.
Fırının önünden geçiyordu. İçeriden mis gibi ekmek kokusu geliyordu.
Kokuyu burnundan ciğerlerine kadar çekti.
Çöp kovası gözüne ilişti. Kapağını açıp içini eşelemeye başladı. Kovanın yanında ki kediler
nasiplerini çoktan almışlardı. Kova da çok fazla bir şey kalmamıştı.
Ekmek kokusu ne kadar güzel diye düşündü.
İçeride kimseler görünmüyordu.
Gecenin bir yarısı kimse görmez nasıl olsa.
Hırsızlık çok kötü biliyordu ama…
Hem sadece bir ekmek ne olacak ki.
Çok fazla pahalı da değildi nasıl olsa.
Hırsızlık ucuz pahalı diye ayrılmıyordu ki.
Biliyordu ama.
Kapı açıktı içeride mutlaka birileri vardı ama hiç ses duyulmuyordu.
Sessiz davransa belki kimbilir.
İçeri süzüldü sessizce raftaki ekmeğin birisini aldı.
Sıcacıktı. Isınmayı düşündü yemeden önce.
Ekmeği eline alıp göğsüne bastırdı iki eliyle.
Şimdiden ısınmıştı bile yüzüne tebessüm yayılmıştı…
Hemen kaçmalı uzaklaşmalıydı.
Arkasını döndü. Adımını attı. Tam koşmaya karar vermişti ki
Hışımla bir el tarafından silkelendi.
Ne olduğunu anlamadan sırtının ortasına bir yumruk yedi.
Ekmeği bırakmadı yine.
Her tarafı hamur içinde iri bir adam yumruklarını indirmeye başlamıştı bile.
“Şu ekmeği yiyebilseydim”
Sadece bunu düşünüyordu.
Adam sadece kafasına değil her tarafına vuruyordu.
Yerde yuvarlanırken tek düşüncesi ekmeğini korumaktı.
Çamur olmamalıyı. Sıcacıktı hala.
İnen bir darbe ile elindeki ekmek çamura düştü.
Adam bir tekme daha savurdu ve gitti.
Mavi gözlü çocuk yerde çamura batmış ekmekten bir tane ısırdı.
Çamur du ama olsun hala sıcacıktı.
Bir kere daha ısırdı.
Kan akıyordu burnundan kaşından kafasından kanlar akıyordu.
Eline çamurdan görünmeyen ekmeğini aldı. Yüzündeki kanları kazağına silmeye başladı.
Sırılsıklam olmuştu.
Üşüyordu.
Ekmekte soğumuştu.
Kalkıp yürümeye çalıştı.
Bir iki adım attı yürüyemedi.
Yıkık bir duvar vardı ileride onun yanına gitmeye çalıştı.
Dizlerinin üstünde süründü.
Duvarın dibine geldi sırtını duvara yasladı.
.
Gökyüzüne baktı.
Gece sessizdi. Yıldızlar pırıl pırıldı.
Ekmeği bırakıp elini açmak istedi.
Yalvarır gibi.
Dua eder gibi.
Yapmadı tekrar ekmeği eline aldı
Elindeki ekmekten bir kere daha ısırdı.
Çiğneyemedi. Yutkunamadı.
Sıkıca sarıldı ekmeğe.
Sıcacıktı hala.
Bütün vücudunu sıcaklık kapladı.
Isınmıştı.
Ekmeği tekrar çiğnemeye çalıştı.
Çiğneyemedi, yutkunamadı…
Ertesi gün buldular onu.
Mavi gözleri hala pırılpırıldı.
Gülümsemiyordu.
Gözlerini kapadılar.
Ama…
Elinden ekmeği alamadılar …..
Bir Lokma Ekmek (Güzide)
Konu Sahibi / Yazar
güzide
Kategori / Forum
Üye Blogları (Günlükler)
Yorumlar / Cevaplar
7
Okunma / Görüntüleme
4116
Bir Lokma Ekmek (Güzide)
Bir Lokma Ekmek (Güzide)
allahım sana şükür bir lokma ekmegine şükür
bu hikayeyi okuyunca dahada anladım ekmegin kıymetini
bu hikayeyi okuyunca dahada anladım ekmegin kıymetini
Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
Atatürk
Atatürk
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi