]
[url=http://www.gundem.be/photcat/photos/006/p_00606_o.jpg][/url] Günün birinde uzaklarda bir köyde çocuğu doğmadan kocası ölmüş ve tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Gelincik vefalıdır. Kadının yanından bir an bile ayrılmaz.
Her ne kadar evcil bir hayvan olsamasa da zamanla oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar Tek başına tüm zorluklara göğüs görmek ve yavrusuna bakmak zorundadır.
Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığınada olsa evden ayrılmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yanlız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür.
Anne çıldırmışcasına Gelinciğe saldırır ve oracıkta hayvanı öldürür.
Tam osırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir. Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.
Einstein´in söylediği rivayet edilen bir söz var:
"Insanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor"
Her şeye ön yargılı ve taraflı olarak yaklaşanlara atfolunur.....
Bir Gelincik hikayesi...
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk