You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Bilim Adamları Biyografileri

Bilim Adamları Biyografileri

Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
Broglie bir Fransız soylusunun ikinci oğluydu. Adını Normandiya'nın küçük bir kasabasından alan Broglie ailesinden 17. yüzyıldan beri yüksek rütbeli subaylar politikacılar ve diplomatlar yetişmiştir. Louis de Broglie ağabeyi Maurice gibi bilim adamlığını meslek seçerek ailesinin bu geleneğini bozdu. Paris'deki aile malikhanesinde iyi donatılmış bir laboratuvar kuran Maurice de bir fizikçiydi.
Ve atom çekirdeği üzerindeki deneysel çalışmalara önemli katkıları oldu. Louis fırsat buldukça ağabeyinin çalışmalarına katılıyordu ama ona çekici gelen yalnızca fiziğin kavramsal yönü idi. Kendisini bir deneyciden yada mühendisten çok salt kuramcı genel ve felsefi görüşleri özellikle çok seven biri diye tanımlar. I. Dünya savaşı sırasında fiziğin pek az ilgilendiği teknik yönleriyle ilgili bir göreve getirildi.
Broglie'nin atom fiziğinin sırları yani bilimin çözülmemiş kavramsal problemleri diye adlandırdığı konuya ilgisi Alman fizikcileri Max Planck Albert Einstein 'in çalışmalarına ilşkin olarak ağabeyinden öğrendiği bilgilerden doğdu ama fiziği meslek olarak seçmesi uzun zaman sonra oldu. 1909'da Sorbonne'da tarih öğrenimini tamaladıktan sonra başladığı kuramsal fizik öğrenimini 1913'te bitirdi. Görevlendirildiği Fransız tarihini araştırma projesinden şiddetli bir fikir ayrılığından sonra çekildi. Ve doktora aaai için fiziğe ilişkin bir konu seçti.
1924'te sunduğu doktora aaainde Broglie bilim dergilerinde daha önce yayınlanmış olan çığır açıcı elektron dalgaları kuramını geliştirdi. Atom boyutlarındaki maddenin dalga özelliklerine sahip olabileceği düşüncesinin temeli Albert Einstein'in 20 yıl önce yapmış olduğu bir öneride yatıyordu. Einstein burada kısa dalga boylu ışığın kimi koşullar altında sanki parçacıklardan oluşmuş gibi davrandığının gözlenebileceğini öne sürmüştü. Bu düşünce 1923 'te doğrulandı. Ama ışığın ikili niteliği Broglie'nin maddeye böyle bir ikilik düşüncesi yüklemesiyle birlikte bilim çevrelerinin onayını kazanmaya başlamıştı.
Broglie'nin bu önerisi atomdaki elektronların devinimine ilişkin hesapların ortaya çıkardığı bir soruya yanıt getirdi. Deneyler elektronlerın çekirdek çevresinde devinmekte olması gerektiğini ama belirlenemeyen nedenlerden ötürü bu devinimde kimi kısıtlamaların bulunduğunu gösteriyordu. Broglie'nin dalga özellikli elektron düşüncesi bu kısıtlamaların açıklanabilmesine olanak sağladı. Çekirdekteki yükün belirlediği sınırlar içinde kalmak durumunda olan bir dalganın sahip olabileceği biçimde belirlenmiş olacak ve atom sınırlarına uyamayan biçimdeki bir dalga kendi kendisiyle girişime uğrayarak yok olacaktı. 1923'te Broglie bu görüşü ortaya attığında parçacık özellikleri iyice belirlenmiş olan elektronun kimi koşullar altında dalga gibi davranabileceğini gösteren hiçbir kanıt yoktu.
Doktora aaainin bir kopyası raslantı sonucu Albert Einstein'in eline geçti. aaai çoşkuyla karşılayan Einstein Broglie 'nin çalışmasının önemini açıkca vurguladı ayrıca bu çalışmayı daha da geliştirdi. Böylece Avusturya'lı fizikçi Erwin Schrödinger bir varsayım olarak ileri sürülen bu dalgalardan haberdar oldu ve bu temeller üzerinde bir matematiksel sistemi ileride fiziğin temel araçlarından birini oluşturacak olan dalga mekaniğini kurdu.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
Vikipedi özgür ansiklopedi


Norveçli kâşif

Doğum tarihi: 16 Temmuz 1872
Doğum yeri: Borge Østfold Norveç
Ölüm tarihi: 18 Haziran 1930 (55 yaşında)
Ölüm yeri: Bjørnøya Svalbard Norveç
Roald Engelbregt Gravning Amundsen (1872-1928) Güney Kutbu'na ulaşan ve Kuzeybatı Geçidi'ni aşan ilk denizci olan Norveçli bir kaşiftir. Arkadaşları arasında Viking lakabıyla tanınıyordu.
1893'te bir fok gemisinde denizciliğe başlayan Amundsen dünyanın çeşitli kıyılarında dolaştı değişik gemicilik teknikleri buharlı gemiler ve bilimsel denizcilik yöntemleri konusunda uzmanlaştı. Kuzey Kutbu'nun kaşifi Nansen'in de yüreklendirmesiyle Atlas Okyanusu'nu Büyük Okyanus'a bağlayan deniz yolunu bulmayı aklına koydu. İlk denemeleri başarılı sonuçlar verdi ve iki okyanusu birbirine bağlayan deniz yolunun varlığı kesinlik kazandı. Daha önce geçilememiş olan Kuzeybatı Geçidi'nin baştan sona kadar gemiyle aşılabileceğini gösteren ilk gemici oldu.
Aslında amacı Kuzey Kutbu'nu keşfetmekti; ama Frederick Cook ve Robert Peary 1909'da Kuzey Kutbu'na gidince o da 1910'da yolunu Güney Kutbu'na çevirdi. Bu kez de güney için yarış başladı. Amundsen 20 Kasım 1911'de dört kişilik ekibi ve 150 köpekle yola çıktı; ancak yolda erzakları bitince köpeklerin bir kısmını yemeleri gerekti. Amundsen ve ekibi 14 Kasım' da Robert Falcon Scott'tan 35 gün önce Güney Kutbu'na vardı.
Amundsen 16 Haziran 1928'de kaza geçiren arkadaşı Nobile'yi aramak amacıyla Kuzey Kutbu'na uçtu. Kendisinden bir daha haber alınamadı. Kuzey Buz Denizi'ne düştüğü sanılıyor.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
MsXLabs.org & Temel Britannica


Ünlü İngiliz kutup kâşifi Robert Falcon Scott 12 yaşındayken İngiliz donanmasına katıldı. Küçüklüğünden beri Güney Kutbu'nu keşfet*meyi çok isteyen Scott 1897'de üsteğmen olduktan sonra 1901-04 yıllarında Discovery gemisinin komutanı olarak Antarktika'ya bir keşif gezisine çıktı. Ocak 1902'de Ross Denizi'ne ulaştı. Bilim adamları gözlemlerde bulu*nurken Scott büyük buz kütlelerinin üzerin*den güneye doğru uzun bir kızak yolculuğu düzenledi Scott'ın yol arkadaşları daha sonra güney magnetik kutbunu keşfedecek olan Ernest Shackleton ile doktor doğa bilimci ve sanatçı Edward Wilson'du bu'nu çevreleyen büyük buzulu keşfettikten sonra kendilerinden önce gelen*lerden biraz daha güneye indiler. Yiyecekleri azalmaya başlayınca üslerine geri döndüler. Scott ayrıca yere bağlı bir araştırma balonuy*la ilk kez havadan gözlemlerde bulundu. 3.000 metrelik Ferrar Buzulu'na çıktı; iki denizciyle birlikte 59 günde kızakla 1.000 kilometrenin üzerinde yol aldı. Başarılı geçen seferde haritalar yapıldı ve keşiflerin yanı sıra bilimsel çalışmalar yürütüldü.
Eylül 1904'te İngiltere'ye dönen Scott ulu*sal bir kahraman olarak karşılandı ve rütbesi yükseltildi. Tarihsel Discovery gemisi bugün İskoçya'nın Dundee limanında görülebilir.
Scott ne zamandır tasarladığı yeni sefere Terra Nova adlı bir balina gemisiyle çıktı ve 1911'in başlarında Ross Adası kıyısında 11 arkadaşıyla bir üs kurdu. Antarktika'da kışın başlangıcı olan nisan gelmeden önce yiyecek ve yakıt depoladılar. Kutup seferi 1 Kasım'da başladı. Ekipte köpeklerin çektiği kızaklar*dan başka motorlu kızaklar ve midilliler de bulunuyordu. Ama birkaç gün sonra motorlar bozuldu. Hava koşullarına dayanamayan mi*dilliler öldü. Köpekleri de üsse geri gönder*mek zorunda kaldılar. Havanın aşırı soğuklu*ğu ve tipi yüzünden sefer birkaç kez ertelendi. Ekipten yedi kişi üsse döndü. Scott kalan dört arkadaşıyla birlikte çektiği kızakla keşfin kutupta noktalanacak son aşamasını ger*çekleştirmek kararlılığıyla 4 Ocak 1912'de yeniden yola çıktı. Buz gibi soğuk rüzgâra karşı yürüdükleri için ilerlemekte güçlük çeki*yorlardı.
16 Ocak günü kutba birkaç kilometre kala bir Norveç bayrağı ve köpek izleri gördüler sonraki gün de kutba ulaştılar. Ne var ki Norveçli Roald Amundsen kutba onlardan bir aydan fazla bir zaman önce ulaşmıştı Düş kırıklığına uğrayarak geri döndüler; kuzeye doğru uzun ve zorlu bir yolculuk başladı. En yakın depodan yaklaşık 1.150 km üslerinden ise 1.400 km uzaktaydı*lar. Hava gittikçe kötüleşiyordu. Yiyecekleri azalmıştı ve donma tehlikesiyle karşı karşıyaydılar.
Bir ay sonra en yakın depoya bir günlük yürüyüş uzaklığındaki bir yerde son kez kamp kurdular. Korkunç bir tipi vardı. Yakıtları ve yiyecekleri tükenmişti. 29 Mart'ta gerçekleşe*cek acı son yaklaşırken Scott günlüğüne şunları yazıyordu:

"Dört gündür çadırdan dışarı çıkamadık. Fırtına çevremizde uğulduyor. Güçsüzüz yazmak zor ama kendi adıma bu sefere çıktığıma pişman değilim."

Scott günlüğüne son satırları 29 Mart günü yazdı:
"Sonuna kadar dayanacağız ama gücü*müz gittikçe tükeniyor sonumuz yakın görünüyor.. Ne yazık ki daha fazla yazamaya*cağım."

12 Kasım günü üsten gelen bir araştırma grubu onların donmuş cesetlerini Scott'ın mektuplarını ve günlüğünü buldu. Scott'ın ilk kutup gezisini anlattığı The Voyage of the "Discovery" (Discovery'nin Yolculuğu) 1905'te yayımlandı. Ölümünden sonra yayım*lanan Scott's Last Expedition (Scott'ın Son Seferi) ise günlüğünü ve gezi notlarını içeri*yordu. Scott'ın anısını yaşatmak için Londra' da Scott Kutup Araştırmaları Enstitüsü ku*rulmuştur.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
Yuri Alekseyeviç Gagarin 9 Mart 1934 yılında doğdu. Sovyet kozmonot 1961 yılında uzaya çıkan ve dünyanın çevresini turlayan ilk insan.
Yuri Gagarin Gzhatsk yakınlarındaki Kluşino`da 9 Mart 1934 tarihinde dünyaya geldi (bu kasabanın adı 1968`de Gagarin olarak değiştirildi). Annesi ve babası kolektif bir çiftlikte çalışıyordu. Yuri dört çocuktan üçüncüsüydü özellikle ablası Yuri`yle yakından ilgilendi. Sovyetler Birliği`ndeki milyonlarca aile gibi Gagarin ailesi de İkinci Dünya Savaşı`ndan kötü biçimde etkilendi. İki abisi 1943`te Almanya`ya götürüldü ve savaş bitene kadar geri dönemediler. Hocaları Gagarin`i zeki ve çalışkan fakat biraz da yaramaz bir çocuk olarak tanımlardı. Matematik hocası savaş esnasında Kızıl Ordu Hava Kuvvetleri`nde uçmuştu bunun da Gagarin üstünde büyük bir etki bıraktığı söylenir.
Bir dökümhanede çıraklığa başlayan Gagarin daha sonra Saratov`da bulunan yüksek teknik okuluna seçildi. Oradayken "Hava Kulübü"`ne girdi ve küçük uçaklarla uçmayı öğrendi. Bir hobi olarak başladığı bu iş zamanla hayatının önemli bir bölümünü kaplamaya başladı. 1955`de okulunu tamamladı ve bir pilot okulunda savaş uçağı eğitimi almaya başladı. Orada 1957 yılında evleneceği Valentina Goryacheva ile tanıştı. Eğitimden sonra hava şartlarının kötü olduğu Norveç sınırında bir bölgeye atandı. Yetişkin biri olduğunda boyu 1575 cm civarındaydı.
Uzay Yarışının başlangıç döneminde Sovyetler kozmonot adaylarını belirlemek için geniş bir tarama programı başlatmışlardı. 20 kozmonot ile Sovyet uzay programına seçilen Gagarin bütün testleri başarıyla atlattı. En sonunda gene yetenekli ve başarılı bir kozmonot olan German Titov ile Yuri Gagarin arasında bir tercih yapılacaktı Yuri Gagarin seçildi. Bu seçimde soğuk Titov`un aksine Yuri`nin güler yüzlü ve cana yakın bir karakterinin olması ve sade bir çocukluk sürmesinin önemli olduğu söylenir.
12 Nisan 1961 tarihinde Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu. Uzaygemisinin adı Vostok 1 idi. Uluslarası medyaya göre Gagarin uzayda "Burada Tanrı falan göremiyorum." demişti. Ancak uzay uçuşu sırasında dünya ile yaptığı konuşmaların yayımlanan metninde böyle bir cümle yer almaz. Gagarin daha yörüngedeyken rütbesi TASS tarafından yükseltildi. Sovyet otoritelerine göre rütbe değişimin hemen yapılmasının sebebi Gagarin`in iniş sırasında ölebileceğini düşünmeleriydi. Ama bu gerçekleşmedi ve Gagarin dünyaya çok ünlü biri olarak döndü. Sovyetler Birliği Komünist Partisi`ni "bütün başarılarımızın düzenleyicisi" olarak övdü. Dönemin lideri Nikita Kruşçev de Gagarin`in ününden ve başarısından korkarak onu kendine politik bir rakip olarak düşünmeye başladı.
Gagarin dünya çapında ün kazanmış biri ve Sovyet başarısının sembolü olarak dünyayı dolaşmaya başladı popülaritesini de kontrol edebiliyordu. Fakat kısa bir süre sonra alkol bağımlısı oldu 1961`de Kırım`da genç bir hemşireyle maceraya atıldı. 1962`de kendini toparlayarak kozmonot yetiştirme merkezinde çalışmaya başladı.
Kurumun antrenör vekili olma sürecinde Gagarin savaş uçağı pilotu olmayı yeniden hak kazanması gerekti. 27 Mart 1968`de MiG-15 model uçağıyla rutin bir deneme sürüşü sırasında eğitmeniyle birlikte hayatını kaybetti. Kazaya neyin sebep olduğu bilinemedi 1986 yılında bir soruşturmada Su-11 model bir uçağın yol açtığı türbülansın kazaya yol açtığı söylendi. Aynı zamanda hava koşulları da kötüydü. Başka bir söylenti de Gagarin`in sarhoş olduğudur oysa ki bu doğru değildir çünkü uçuştan önce iki testten geçmiştir ve yapılan araştırmalarda alkol veya uyuşturucu izine rastlanmamıştır. Yeni bir teori de pilot kabininin yanlışlıkla açıldığı ve bir anda güçlenen hava dolaşımı yüzünden uçağın kontrolünü Gagarin`in kaybettiğidir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
3 Aralık 1924 yılında ABD'de Philadelphia'da doğan Backus 1954'de bilgisayarların sürekli olarak yeniden programlanmasına karşı (Formula Translator) Fortran'ı geliştirmişti. Önce tıp ardından da mühendislik eğitimi alan Backus çok sayıda bilimsel ödülün de sahibiydi. Backus 1991 yılında emekli olmuştu.
Fortran programlama dilini geliştiren ve çağdaş yazılım dünyasına giden yolu açan bilgisayar dünyasının öncülerinden John Backus yaşamını yitirdi. IBM şirketine göre John Backus ABD'nin Oregon eyaletindeki Ashland'de 17 Mart 2007 cumartesi günü 82 yaşında öldü.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
Uppsala da Doğan ve calısmalarını bu kentte gerceklestiren isveçli fizikçi ve astronom anders celsius 1730 da uppsala universitesinde astronomi profösoru oldu.

Yapımi 1740 ta tamamlanan uppsala gozlemevini kurarak yasamının son 4 yılında orada çalıstı.biri dünyanın gunese uzaklıgının hesaplamasına yarayan yeni bir yonteme öburu dünyanın biçimini saptamaya yonelik iki astronomi kitabı yazdı.dünyanın kutuplarda hafifce basık olduğunu gözem yoluyla bulan ilk bilimadamlarından biri oldu.

Celsius günümüzde kendi adını tasıyan sıcaklık olceğinin bulucusu olarak tanınır.sanigrat olarakta adlandırılan bu ölçek dünyanın her yanında özellikle bilimsel olcümlerde kullanılır.daha once kullanılan sıcaklık olceğini Danzigli bir alman fizikçi olan daniel fahrenheit 1714 te geliştirmişti.

Çalısmalarını daha cok hollandada yürüten fahrenheit ın adıyla anılan bu olcek suyun donma noktasını 32F kaynama noktasını 212F olarak gosterir.Celcius 1742 de farklı bir sıcaklık olceği geliştirdi.sıcaklık aralığını 10 esit parcaya boldu.aslında celcius buzun erime noktasını 100 suyun kaynama noktasını 0 olarak kabul etmişti.

Daha sonra 0 ile 100 u yer değiştirdi.baslangıcta bu olceğe yüz adım anlamındaki latince centum gradus tan gelen santigrat ölçeği demişti.ama 1948 de toplanan uluslararası konfreansta adını bulucusunun adı olan celsius la değiştirdiler.celsius derecesi C olarak adlandırılır.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Bilim Adamları Biyografileri
[Resim: hawkingxa4.jpg]

İngiliz evrenbilimci Hawking sekiz yaşındayken[Resim: 3.gif] kuzey Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. Onbir yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti.

Hawking'in babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın[Resim: 3.gif] o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik okumaya başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi.

Hawking daha sonra Kozmoloji (Evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı[Resim: 3.gif] daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu. 1973'de Astronomi Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Hawking Uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti.

Hawking[Resim: 3.gif] evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucuda karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını[Resim: 3.gif] fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Stephen Hawking 1960'ların başında tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz hastalığına yakalandı. 21 yaşındayken Charcot (ALS) hastalığı tanısı kondu. Motor nöronların zamanla yüzde aaaaenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık[Resim: 3.gif] Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim adamı[Resim: 3.gif] 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için[Resim: 3.gif] koltuğuna yerleştirilmiş[Resim: 3.gif] yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla[Resim: 3.gif] bugün yaşayan bilim adamları arasında dünyada en çok tanınan isimdir. Kitapları[Resim: 3.gif] 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi'ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. Hawking[Resim: 3.gif] hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de[Resim: 3.gif] dünyanın büyük bir felaket ile karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmiş[Resim: 3.gif] bu önerisiyle de ilahiyat profesörü Y. Nuri Öztürk tarafından Dabbetü’l–Arz yani kıyameti haber veren yaratık olarak nitelendirilmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı[Resim: 3.gif] Hawking'e asıl şöhreti getirmişti. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”[Resim: 3.gif] “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar[Resim: 3.gif] bizleri çoğu kez gerçeklerin kurmacadan daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna[Resim: 3.gif] süper kütle çekiminden süpersimetriye[Resim: 3.gif] kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap[Resim: 3.gif] Einstein’in “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor. Okur[Resim: 3.gif] kitabı bir bilimsel eser olarak algılayabileceği gibi[Resim: 3.gif] rahatlıkla bir bilim–kurgu romanı gibi de değerlendirebilir. Hawking'in “karmaşık önermeleri günlük yaşamdan çekip aldığı analojilerle resmetme becerisi” buna imkan tanımaktadır.

Stephen Hawking[Resim: 3.gif] Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982'de CBE ile ödüllendirilmiş[Resim: 3.gif] bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society'nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi (N.A.S.) ) üyesidir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.