You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu

Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu

Administrator
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
Erenlerin Şahı Pir Zöhre Ana'nın maddi ve manevi destekleri ile 15 Mart 2010 tarihinde Bektaşi Sultan'ın Hayatını anlatan bir tiyatro oyunu sergilenmiştir. Öncelikle Pirimiz Zöhre Ana'ya ve Tiyatroda emeği geçen tüm canlara teşekkür ederiz.

Fotoğrafları görmek için tıklayınız.

BEKTAŞİ SULTAN KİMDİR?

BEKTAŞİ SULTAN (TAPDUK EMRE)
Hacı Bektaş Veli’nin üç kardeş olduğunu ön sayfalarımızda bildirmiştik. Bunlar Babaları Veysel Karani anneleri Meryem Ana’dan doğmuşlardır. Büyük olan Hacı Mustafa Kemal’dir. İkinci Bektaşi, Üçüncü Veli’dir. Birinci yaşamlarında Görgöç Dağlarında şehit düşmüşlerdir.

İkinci yaşamında Bektaş olan evliya Horasan ilinden Bektaşi Veli ismini alarak tekrar dergah kurmak için Görgöç Köyüne Bektaşi ismi ile gelmiştir. Burada Ehlibeyt, Onikimamlar yolunu Anadolu yöresine eğitim vermek için mürşit olarak Ali’nin bir sıfatını Bektaşi Veli olarak kabul edilmiştir. Osmanlı döneminde İç Anadolu yöresinde dergahında yetiştirdiği insanları birer birer göndermiştir. Allah Muhammed Ali yolu her zaman evliyalar yüzü suyu hürmetine yöneltilmiştir. Bu yolun yüceliğini Bektaşi Veli isminde eline, beline, diline sahip olmayan insanlar hiçbir zaman bu yola layık değildir. Bu yolu kim savunuyorsa doğrulukla, her insanı insan bilerek, ikilik yapmadan din, dil, ırk ayrımı gözetmeden bir çatı altında beraberliği ve insan sevgisini aşılayarak birliğe bağlamalıdır. Bektaşi Veli’nin anlatmak istediği ve dergahta getirdiği kuralları buna sebeptir.

Tapduk Emre olarak ismini yayması Allah’ın yolu yücedir. Allah’a tapan onun ibadetlerini dört dörtlük yerine getirmesini, bütün insanları kötülükten korumasını sağlamak için yol göstermiştir. Bu ibadet Kırklar Cemi Kutsal bir ibadettir. Bu yolda insanlık dışındaki kendi çıkarları ve nefsi için yaşayan insanların yeri yoktur giremez ve kabul edilemez. Oysa geçmişteki Osmanlı Padişahlarından bu zamana kadar ard niyetli kişilerin attıkları iftira ve çamurları, kötülemek için söyledikleri mum söndü karı kız kelimeleri aşağılık duygusu, konuştukları lafların buna benzerlerinin hiçbir aslı yoktur. Bektaşi Veli Alevilikte kabul edilen onun getirdiği kurallara uyabilmek için çaba gösteren bir toplumdur. Birinci Ali ikinci Bektaş Veli olarak tapan, gönül veren içten inanan mürşit olarak şefaatini bekleyen insanlardır. Pirimiz Mürşidimizdir.

Ehlibeyt yolunda Oniki İmam sülalesi Muhammed Ali neslinden gelir. Taptuk Emre ismini almasının sebebi Allah’ın emri ve o zamanda o evliyaya görev verildiği için Emre ismini kullanılmıştır. Hem Bektaşi hem de Tapduk Emre ismi ile bu yolu tanıtmıştır.
Yunus Emre ile isimlerinin yakınlığı bundandır. Çünkü birinci yaşamında Bektaş’ın büyük kardeşi Hacı’nın oğlu Ali Ekber’dir. O dönemde iki yaşlarında şimdiki delikli taş dedikleri yerde oklanıp Kayseri Urumun askerleri tarafından öldürülmüştür.
İkinci yaşamında Sivas’ın Hubuyar köyünden Yunus olarak dünyaya gelmiş, Emre ismini de dedesi Hazreti Üseyin’den alarak Yunus Emre denmiştir.

Bu ismin sebebi Allah’ın deryası büyüktür İlmi su gibi aktığı için deryada balığı yutan Ali’dir. Sen bir Yunus balığı gibi Allah deryasında yüzensin. Tapduk Emre Bektaş’dır. Yunus Emre Ali Ekber’dir. Bektaş birinci yaşamda amcasıdır. İsimlerinin Emre olması bu sebeptendir. O dönemdeki insanlara ışık tutan Allah’ın Veliliğini yapan Bektaşi postunu tanıtan evliyalardır.

Ali Ekber ismi Hz. Üseyin’in oğlunun adıdır. Anneden dedesidir. Annesinin ismi ikinci Fatıma’dır. Dedesinin ismini almıştır. Bu Fatıma Kurtuluş Savaşında Kara Fatma bilinen omzunda mermi taşıyan kadındır. Mustafa Kemal’in birinci Hacı olarak yaşamındaki nişanıdır. Bu yaşamda Hacı ile Fatıma’nın oğlu Ali Ekber’dir. Bu dergahta yine aynı yaşam ile gelen Kadıncık Ana bilinen evliyada Bektaş’ın Annesi Meryem Ana’dır. Güzide Ana bilinen evliyanın bir ismi de Gülizar’dır. Bu evliyanın gerçek yaşamı Balım Sultan’ın kızı Hikmet Ana’dır. Tapduk Emre zamanında da Balım Sultan olarak yaşamıştır. Şimdiki Dut ağacının yanında yatan türbesinin Balık Sultan ismini almasının nedeni budur.

Bu evliyaların tekrar Tapduk Emre dergâhı ismi ile Muhammed Ali yolunu Bektaşilik altında Kırkların Cemini yürüterek görevlendirilmiştir. Her gelen Ermiş, dervişlerin Mürşit kapısı Hacı Bektaş Veli’dir. Hocaları da ŞahıMerdan Ali’dir. Zöhre Ana’nın açtığı kapıda Hacı Bektaş Veli’nin kapısıdır.

Yunus Emre’nin Eskişehir’deki türbesi üçüncü yaşamında Zekeriya Peygamber olarak gelmiştir. Orada kayıba girmesinin sebebi Peygamberlik sıfatında o zaman ki insanlara yüzmesi ile kerametini göstermiştir. Yinede Yunus Emre ismi ile kendinin adını orada da tanıtmıştır.

Yunus Emre olarak yaşadığı türbesi gerçek, Fırat suyuna gitmiştir. Birinci yaşamı Ali Ekber, şimdiki adı Hacı Bektaş eski adı Görgöç köyüdür.

İkinci türbesi Yunus olarak Fırat suyundadır. Üçüncü türbesi Eskişehir’de Zekeriya Peygamberdir. Yunus olarak bilinir. Dördüncü türbesi Fırat’a gittiği için yine şu anda su altında kalmıştır. Malatya’da Hasan Basri olarak bilinir. Beşinci türbesi Gaziantep’te Kara Baba olarak yaşamıştır. Antep baklavasının meşhurluğunu tanıtmıştır. İsmi Kara Baba olarak bilinir. Türbesi Antep’in içindedir. Altıncı türbesi Sivrihisar köyünün yakınlarında Seyid baba olarak yaşamıştır.

Bektaşi adında Tapduk Emre post üstünde oturduğu zamanlarda dergâh içinde hizmet vermek için gelen insanların kalbi kötü olarak hizmetlerini yaptıklarını kerameti ile açığa çıkararak ibret etmiştir. Bu efsanesi Bektaşi’nin çalındığı danasıdır.
Bir gün çok fakir bir talibi Pirinin postuna eğilerek niyaz edip bir dilek tutmuş. Pirim beni de el içine kat bana bir inek kısmet et bunun buzağını sana kurban edeyim demiş. Bu dileği kabul edilince ineğin buzağını getirip dergâhın önüne bağlamış. Dergâhtaki üç kişi, bu buzağıya göz koyarlar. Biraz büyüyünce çalmaya karar vermişler. Buzağıyı saklamışlar ve Pir’e gelip Pirim bugün dana dergâha gelmedi nerdedir diye sormuşlar. Üç gün üst üste aynı soruyu tekrarlamışlar. Ve sorularına Pir o dana dergâhın lokmasıdır onu kimse yiyemez diye cevap verince tekrar kurt kuş boğabilir biz arayalım mı derler. Pir yine aynı cevabı vererek o iki ayaklı kurtların elindedir onu yiyemezler dedi. Ve Bektaşi bizi bildi diyerek birbirlerinin gözüne baktılar. Evliyayı öldürmeye karar verdiler. Biz bundan böyle kurtuluruz diyerek bir gün yağmur yağmasını beklediler. Dam üstüne çıkarak Löğül taşını üstüne atmaya karar verdiler. Evliyanın sabah namazında kapıya çıkmasını beklediler. İkisi dama çıktı. Evliya bunları görmemiş gibi yaklaşınca biri işaret edip Löğül taşını atmasını önerdi taşı eliyle kaldırınca Tapduk çekildi ve taş işaret edenin başına düştü geberdi. O zaman Pir işaret parmağını kaldırarak kerametini ispat etti. Kendi taşını kafasına kendi düşürdü diyerek güldü. Diğer ikisi de damı löğlemek için görünmeye çalıştılar ama yapamadılar. Ve korkularından kaçmaya başladılar. Bu sefer bizi açığa çıkardı diyerek bugün pirimizin müsaadesi yoktur ziyaret kabul edilmiyor diye herkesi geri çevirdiler. Pirin sık sık gezdiği yola çukur kazdılar, içine bilerek beş tane yılan koydular. Gezerken çukura düşüp yılanların öldürmesini istediler. Ve kendileri köşelere gizlenip beklediler. Bektaşi çukur başına gelip yılanları görünce güldü her bir yılanın başını kaldırarak gizlenenlerin yerlerini işaretleri ile bildirdiler. Mübarek yılanların başına gelerek yılanları okşayarak çukura dörderdi. Kendi hiçbir şey bilmemiş gibi karşı tarafa geçip Hızırı bekledi. O anda bir atlı çıkarak ben Bektaşi Dergâhına gidiyorum yolu nere diye sordu o zaman hepsi birden Pirimizin desturu yoktur. Gidemezsin diye yol vermediler. Hızır karşıdan ses vererek bir kelime söyledi. Baba ben bir hırsız tuttum bırak diyom bırakmıyor gel diyom gelmiyor deyince Karşıda Bektaşi’yi görüyorlar. Bırakın gelsin deyince Bektaşi Veli’nin de kim olduğunu yine orda onlara bildiriyor.

Demek ki Hızır Bektaşi imiş Bektaş’da Hızır imiş diyerek suçlarını kabul ederek tuzaklarını başaramıyorlar. En sonunda dergâha gidelim özür dileyelim Pirimizden diyerek yüzleri kara olarak diz çöküp yalvarıyorlar. Pirim sen yücesin Sultanlığına sığınarak bizi affetmeni istiyoruz, bir daha nefisimize uyup böyle bir kötülük yapmayacağımıza söz veriyoruz deyip özür dilediler ve danayı dergâha bağladılar. Ve Pir gülerek bu yol hakikat yoludur ve o dana dergâhın lokmasıdır diyerek, onu kimse yiyemez demedim mi size iki ayaklı kurtlar çıkın dışarı diyerek azarladı. Ve her zaman Hacı Bektaş Veli’nin geçerli sözü eline, beline, diline sahip olmayan bu dergâhta payını alamaz dedi. Bu kelimesi bir insanın önce kendinde arayacağı doğruluğunu önermiş ve insanlığın nefsiyle mücadele etmesini bildirmiştir. Burada da nefsin bir yezid olduğunu vurgulamıştır.

Bu kelime topluma mal edilerek söylenmiştir. Yine burada vurgulamak istediği söz bir insan hangi toplumdan gelirse gelsin toplumu ile suçlanamaz kendi karaktersizliğinden insanlara açtığı zarardan ve Allah Muhammed Ali korkusu olmayan gerçekleri evliyaları saymayan büyük ve küçük saygısını sevgisini bilmeyen ibadetlerini Allah için kendi insanlığı için yapmayan her kötülükle başarırım diyen daima yanılmıştır. İşi rast gitmez ve Allah katında yeri olmayan kişilerdir.

KAYNAK: MEHTAPTAKİ ERENLER SYF.193-205 ZÖHRE ANA
Posting Freak
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
Pirimiz,ışığımız,Erenlerin Şahı Zöhre Ana'ma ve evlatlarına sonsuz niyazlarımızla....emeği geçenlere de teşekkürler...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Senior Member
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
Resimler icin tesekkürler. Emegi gecen bütün canlarin yüregine saglik. Dilerim Pirim hak defterine yazsin vede her sene tekraririni nasip etsin. Gerceklrin sahnelendigi oyunda Pirim heybetini Hünkar Haci Bektas Veli yi oynayan arkadasimiza öyle bi vermistiki buda hepimizi cok etkiledi. Emeklerinize saglik canlar.Allah Pirimizi vede ailesini basimizdan eksik etmesin.
. . . GECE GÜNDÜZ ZATEN CALISIYORSUNUZ;

CALISINIZ, HAKIKATI BÜTÜN CIHANA

TANITALIM. . .

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Member
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
emeginize yüreginize saglık
pirim tekrarını nasip ettsin
Posting Freak
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
Resimler için teşekkürler Ali abi... UnutuLmaz bir geceydi.. Emeyi geçen herkese tekrar tekrar teşekkürler.. Smile
Oku sen dervişim biter mi sesin,
Kainat Muhammed Mustafa pirim

Kerbela ilinde Zöhre Ana yerin,
Baktım ki postuna o da Ali'ymiş..

Zöhre ANA

Son Düzenleme: 28/03/2010, 00:48, Düzenleyen: *Başak*.
Posting Freak
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
[COLOR=teal]Öncelikle Bektaşi Sultanı canlandırmayı nasip eden Pirimize teşekkür ediyorum. Allah Pirimizi başımızdan eksik etmesin yolundan bu doğruluklardan ayrı koydurtmasın.
[COLOR=teal]Sonra bu canlandırmada emeği geçen bütün canları candan kutluyorum Pirim emeklerinizi Hak defterine yazsın tekrarını nasip etsin. Çok güzel olmuşdu herşey.
Resimler içinde ayrı teşekkür ederim Ali Hıdır abi.
[Resim: 181tx4.gif]
''Kuran İmanla Olur.
İman Aşkla Olur,
İnsanı Sevmekle Olur..''


Pir Zöhre Ana

Son Düzenleme: 29/03/2010, 16:42, Düzenleyen: idil.
Administrator
Bektaşi Sultan Tiyatro Oyunu
Fotoğrafların bana Ender abi iletti. Kendisine şahsım ve Ana'mı sevenler adına teşekkür ederim.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.