You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Bektaşi Fıkraları

Bektaşi Fıkraları

Administrator
Bektaşi Fıkraları
Tags: bektaşi fıkraları dinle, bektaşi fıkraları kısa, bektaşi fıkraları pdf, bektaşi fıkraları facebook


Bektaşi Fıkraları

’Türk Edebiyatı’ içinde Bektaşi fıkralarının özel bir yeri vardır. Bektaşilerin dine yaklaşımı ’batini’ (sadece cümlenin doğrudan verdiği mana değil, bu sözcüklerin bir simge olarak kullanılması yoluyla, simgenin içinde saklı bulunan diğer anlamların da gündeme alınması batını özelliği meydana getirir) bakış açısıyla olduğu için dinin sadece ’dış yönü’nü görenler mizahi bir dille eleştirilmektedir.


Bektaşi fıkraları asla kimsenin yüzünü kızartacak fıkralar değildir. İnce, hiciv içeren fıkralardır.

Ancak bazen doğrudan birilerine kabaca takılma içeren fıkraları da sanki Bektaşi fıkrasıymış gibi takdim edebilmişlerdir, oysa bu tür fıkralar Bektaşiliğe iftira atmak için sonradan çıkarılmıştır.

Bektaşi fıkraları çoğu zaman yobazlıkla, bağnazlıkla, tutuculukla ilgili hicivler içerir.

Fakat bunları incitmeden, kimseyi aşağılamadan, gerekirse kendisiyle dalga geçerek yapar.

Ayrıca, Bektaşi fıkralarının temel özelliklerinden biri Bektaşi kimliğinin ’hazır cevaplığı’nı yansıtmasıdır.


Bir Örnek:
Bir hoca vaaz verirken ’Zina, içki, kumar arttı, ahlaksızlık yaygınlaştı, bu gidişle dünya alt üst olacak’ demiş.

Bektaşi de ’Ne biliyorsun, belki altı üstünden iyi çıkar!’ demiş.

[Alıntı]
Administrator
Bektaşi Fıkraları
HER ŞEY ALLAH'TAN

(Bir tren kazasının "Takdiri ilahi" , "Her şey Allah'tan" şeklindeki yaklaşımlarla açıklanmasını eleştiren birinin, guruptaki Avni Anıl'a ne düşündüğünü sorması üzerine, Avni Anıl'ın anlattığı fıkradır.)

Bektaşi'nin biri her gün kasabada 'Her şey Allah'tan', 'Her şey Allah'tan' diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri, yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan Bektaşi'ye arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplak atmış. Canı fena halde yanan Bektaşi'nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce;

-Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah'tandı.

-Tabii demiş Bektaşi, her şey Allah'tan da, ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum.
Administrator
Bektaşi Fıkraları
HANGİSİ SARI, HANGİSİ KIRMIZI

(İlhan Selçuk'un bir köşe yazısından alınmıştır.)

Bektaşi - ya da Alevi - iki öküzüyle tarlasını sürermiş; kırmızı öküz az yem yiyip, çok çalışırmış; sarı öküz lanet mi lanetmiş. Hem çok yermiş, hem tembelmiş. Bir gün öfkelenmiş Bektaşi:

-Ey Allahım! demiş, şu sarı öküzün canını al da kurtulayım...

Baba Erenler ertesi sabah ahıra girince ne görsün! Kırmızı öküz sizlere ömür, sarı lanet capacanlı... Dışardan bir çocuk çağırmış Bektaşi, öküzleri göstermiş:

-Ulan, demiş; bunların hangisi sarı, hangisi kırmızı? Çocuk göstermiş:

-Bu sarı, bu kırmızı! Bektaşi gözlerini göğe çevirmiş:

-İmanım, demiş; bacak kadar çocuk renkleri biliyor da, sen ayıramıyor musun?
Administrator
Bektaşi Fıkraları
ŞİMDİ YALNIZ KALDIM

Bektaşi dalıp gitmişti. Güzel ve sakin bir havada tanrıyla başbaşaydı. Belli ki tanrı ile halleşiyordu. Onun dalgınlığını izleyen, yakınındaki masada oturan merakla sordu:

-Dalmış gitmişsin, kimin kimsen yok mu, yalnızmısın?

Daldığı alemden ayrılmak zorunda kalan Bektaşi:

-Asıl şimdi yalnız kaldım.
Administrator
Bektaşi Fıkraları
İslam’ın Şartı
Sofu Bektaşi ye İslam'ın şartını sorar.

-Biridir. Der Bektaşi.

Sofu:

-Daha İslam'ın şartının 5 olduğunu bilmiyorsun, birde bilimden dem vuruyorsun. Deyince.

Bektaşi:

- İmanım, haç ve zekatı siz kaldırdınız, oruçla namazı da biz kaldırdık, geriye kelimeyi şahadetten başka ne kaldı ?.



Gömleğim Kurumasın Diye
Yılın birinde çok kuraklık olur. Köylüler bu yıl açlıktan kırılırız diye yakınırlar. Oradan geçen Bektaşi dervişini görünce, yağmur yağdırması için yardım isterler. Köylülerin üzüntüsünü gören Bektaşi, bir tas su ister ve gelen su ile gömleğini ıslayıp bir tasın üstüne serer. Az sonra kara bulutlar çöker şarıl şarıl yağmur yağmaya baslar.

Bunu gören köylüler:

- Sen Evliyalar Evliyasısın! Deyip, ayağına kapanırlar.

Bektaşi:

- Bu isin Evliyalığımla bir ilgisi yok, bu günlerde yukarıda ki ile aram biraz açık, gömleğim kurumasın diye yağdırıyor yağmuru.
Posting Freak
Bektaşi Fıkraları
KAYIK KÜÇÜK

Bektaşi kiraladığı kayık ile Eminönü’nden Üsküdar’a giderken, deniz dalgalanmaya, kayık sallanmaya başlar. Dalgaların, büyük bir fırtınanın başlangıcı olduğunu sezen Bektaşi’nin telaşlandığını gören kayıkçı:

-Ne korkuyorsun yolcu? Korkma. Allah büyüktür! Diye Bektaşi’yi sakinleştirmek ister.

Kayıkçının bu sözüne içerleyen Bektaşi şu yanıtı verir:

-Allah büyüktür amma, kayık küçük!
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.