Tanrım!
Bu dünyada "bale" diye bir sanat dalını yarattığın ve beni de bu sanat dalıyla tanıştırdığın için sana minnettarım...
Bu dünyada "bale" diye bir sanat dalını yarattığın ve beni de bu sanat dalıyla tanıştırdığın için sana minnettarım...
P.I. TCHAIKOVSKY
Kuğu Gölü
Kuğu Gölü
Bale / 3 Perde
Dünya Prömiyeri
1877 Moskova
1877 Moskova
![[Resim: b1zd3.jpg]](http://img91.imageshack.us/img91/9583/b1zd3.jpg)
Cevaplayamayacağı sorulardan, düzensizliklerden, sorunlardan hoşlanmaz insan beyni. Hayattaki bütün soruları yanıtlamak, düzensizlikleri düzenlemek, sorunları çözmek ister. Bunları yapmak ise "mükemmelliğin" ta kendisidir... Bu anlamda insan, daima mükemmele ulaşmaya çalışır. İşte sanat, bu mükemmelliğe ulaşma ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bütün sanat dalları gibi bale de "mükemmel"in peşinden koşar. Onu hiçbir zaman yakalayamaz ama peşinden koşmayı da asla bırakmaz; ulaşmaya çalışır... Bunun için de "hayal kurar"...
Çaykovski mükemmelliğe hayal etmek yoluyla yaklaşılabileceği gerçeğini benim düşündüğüm kadar uzun düşünmüş müdür bilmem
ama bu gerçeği sezgileriyle bile olsa "çok iyi kavradığı" su götürmez bir gerçek...Evet, kuğuların bir kraliçesinin olması, hatta (yakışıklı) bir prensin "kuğu bir kraliçeye" aşık olması tamamı ile bir "hayal"dir. Ancak bu hayalden yaratılan sanat eseri-Kuğu Gölü Balesi- kadın ve erkeğin zarafetinin, kadının erkeğe, erkeğin kadına ihtiyacının, aşkın, ruhani inceliğin, iyi ve kötünün anlatımında sanatın amacına yani "mükemmelliğe" çoktan ulaşmıştır!!!
Bale sanat dalını en iyi tanıtan eserlerden biridir "Kuğu Gölü"... Bestecisi Çaykovski'nin Rus ve aynı zamanda dünya bale sanatına kazandırdığı üç altın eserden -diğer ikisi; "Fındıkkıran" ve "Uyuyan güzel" baleleridir- de biridir aynı zamanda...
Kuğu Gölü Balesi bir çok özelliğiyle eşsiz bir baledir. Onu eşsizliğe taşıyan özelliklerinin bestesinin muhteşemliği dışındaki en önemli özelliği, konusunun zamanının ve tüm zamanların en "kendine özgü"(orjinal) konularından birisi olmasıdır. Bakınız Ankara Devlet Opera ve Balesi Yayınları'nın 2006-2007 sezonu 12 sayılı kitapçığında, kuğu gölünün bu özelliği ile ilgili neden bahsedilmiş:
"Öteki balelerin kahramanlarının bir köylü kızı ya da prenses gibi doğal kişiler olması yanında Kuğu Gölü'nün kahramanı karanlık gecelerin prensesidir. Bir büyü ya da hayal dünyasının yaratıcısıdır. Bir noktada balenin öyküsü; kızın delikanlıya kavuşması ve her ikisinin de kaybolmasıdır. O, büyücü Von Rohbart'ın hükmü altında gün batımıyla doğuşu arasında, kuşların en güzeli Kuğuların Kraliçesi'dir. O, gökyüzü ile su arasındaki dünyada yaşamaktadır. Normal dünyada ona sevgi yoktur. Ancak kendisini kurtaracak olan güçlü prensle karşılaşınca da alınyazısına karşı kendisini koruyamaz."
Eserin bir diğer özelliği de konusunun özgünlüğüne paralel olarak kareografik açıdan da özgün bir kareografiye sahip olmasıdır. Gerçi kareografi ilk sahnelendiği gibi kalmamış kareograflar tarafından farklı şekilde yeniden yorumlanmış olsa da, kareograflar özellikle kareograf Ivan tarafından yaratılan ve Kuğu Gölü'nün "peyaz" perdeleri diye anılan II. ve IV. perdedeki kareografiye dokunmamış, bu kareografi "özgünlüğüyle" Kuğu Gölü'nü "Kuğu Gölü" yapmaya yetmiştir...
Aşağıda devlet opera ve balesi genel müdürlüğü web sitesinden edinilen bilgiyi bulabilirsiniz.
Karakterler:
Odile/Odette
Prens Siegfired
Kraliçe
Von Rothbarte
Şut
PrensinHocası
Pas De Quatre
Odile/Odette
Prens Siegfired
Kraliçe
Von Rothbarte
Şut
PrensinHocası
Pas De Quatre
1.PERDE
1.TABLO
Sarayın bahçesinde prens Stegfried’in doğum günü kutlamaktadır. Ana kraliçe de törene katılarak oğluna altın yaylı bir tüfek armağan eder ve bir gün sonra onuruna vereceği baloda,evleneceği kızı seçmesi gerektiğini söyler. Prens henüz evliliğe hazır olmamasına rağmen bu duruma boyun eğmek zorunda kalır.daha sonra tüm köylüler Prensin onuruna dans ederler.
Gün batarken konuklar dağılır ve prens yalnız kalır. Soytarı, Presi eğlendirmek için göle,ava gitmeyi teklif eder.
2.TABLO
Avlanmak için göle doğru gelen Prens görülür. Tam o sırada beliren bir kuğu, Prense adının prens Odette, olduğunu söyler. Odette, büyücü Rothbart’ın kuğu şekline soktuğu kızlardan biridir. Büyünün bozulması ise, ancak bir erkeğin bu kızlardan birisine aşık olup aşkına yemin ederek sözünden dönmemesi ile gerçekleşebilecektir. Gizlendiği yerden çıkan acımasız büyücü Rothbart, Prensi yok etmek ister, ama Odette yalvararak bu duruma engel olur.
Daha sonra kuğular dans ederek Prens ile Odette’in aşkına eşlik ederler. Gün doğmak üzeredir, göle geri dönmek üzere olan kuğular veda ederek ayrılırlar.
2.PERDE
Sarayın balo salonunda, saraylılar ve konuklar Prensin doğum gününü kutlamak için toplanmışlardır. Prens, kendisine tanıtılan kızlardan birini seçmek durumundadır. Ancak aklı fikri sevgilisi Odette’de olduğu için gönülsüzdür.
Balo, birden davetsiz gelen iki konukla karışır. Bunlar, baron kılığına girmiş büyücü Rothbart ile Odette’in yüzünü kullanan kızı Odile’dir. Prens, Odile’in sevdiği kız Odette olduğunu zannederek çok sevinir. Uzaklardan kuğu Odette’in yalvaran görüntüsü belirir. Fakat Odille’in büyüsüne kapılmış Prens, hiçbir şey görmemektedir.Rothbart, zaferi kazanmış bir tavırla, kızını göstererek , Prensten onu sevdiğine dair yemin etmesini ister. Tabii çok geçmeden büyücü ve kızı Odile, Prensin sevgilisi Odette’e ihaneti ile alay ederler. Şaşırtıcı gerçeği öğrenmesi ve o sırada Odette’nin tekrar beliren görüntüsü, Prensi çok üzer.
3.PERDE
Aynı gece, göl kıyısında ihanete uğrayan güzel Odette, ölümü arzulamaktadır. Kuğular onu teselli ederken, birden çıkan fırtına ile Odette’i arayan Prens görülür. Bağışlanması için yalvarmaktadır. Bu sırada büyücü Rothbart karşılarına çıkar ve Prense ettiği yemini hatırlatarak kızı Odile’le evlenmesini ister. Gün doğmak üzere olduğundan Odette ğöle dönmek zorundadır.Odette’i yitirmek istemeyen Prens, büyücü ile kavgaya tutuşur ve sevgisinden aldığı güçle onu öldürür. Rothbart’ın ölümü ile gölün üzerindeki büyü kalkar ve kuğular birer genç kız olur. Prens Siegffried ve Prenses Odette mutluluğa doğru yürürler.
İnşallah bir dahaki seneye gideriz birlikte...