You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"

Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"

Senior Member
Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"
Tanrım!
Bu dünyada "bale" diye bir sanat dalını yarattığın ve beni de bu sanat dalıyla tanıştırdığın için sana minnettarım...


P.I. TCHAIKOVSKY
Kuğu Gölü

Bale / 3 Perde

Dünya Prömiyeri
1877 Moskova

[Resim: b1zd3.jpg]


Cevaplayamayacağı sorulardan, düzensizliklerden, sorunlardan hoşlanmaz insan beyni. Hayattaki bütün soruları yanıtlamak, düzensizlikleri düzenlemek, sorunları çözmek ister. Bunları yapmak ise "mükemmelliğin" ta kendisidir... Bu anlamda insan, daima mükemmele ulaşmaya çalışır. İşte sanat, bu mükemmelliğe ulaşma ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bütün sanat dalları gibi bale de "mükemmel"in peşinden koşar. Onu hiçbir zaman yakalayamaz ama peşinden koşmayı da asla bırakmaz; ulaşmaya çalışır... Bunun için de "hayal kurar"...

Çaykovski mükemmelliğe hayal etmek yoluyla yaklaşılabileceği gerçeğini benim düşündüğüm kadar uzun düşünmüş müdür bilmemSmile ama bu gerçeği sezgileriyle bile olsa "çok iyi kavradığı" su götürmez bir gerçek...

Evet, kuğuların bir kraliçesinin olması, hatta (yakışıklı) bir prensin "kuğu bir kraliçeye" aşık olması tamamı ile bir "hayal"dir. Ancak bu hayalden yaratılan sanat eseri-Kuğu Gölü Balesi- kadın ve erkeğin zarafetinin, kadının erkeğe, erkeğin kadına ihtiyacının, aşkın, ruhani inceliğin, iyi ve kötünün anlatımında sanatın amacına yani "mükemmelliğe" çoktan ulaşmıştır!!!

Bale sanat dalını en iyi tanıtan eserlerden biridir "Kuğu Gölü"... Bestecisi Çaykovski'nin Rus ve aynı zamanda dünya bale sanatına kazandırdığı üç altın eserden -diğer ikisi; "Fındıkkıran" ve "Uyuyan güzel" baleleridir- de biridir aynı zamanda...

Kuğu Gölü Balesi bir çok özelliğiyle eşsiz bir baledir. Onu eşsizliğe taşıyan özelliklerinin bestesinin muhteşemliği dışındaki en önemli özelliği, konusunun zamanının ve tüm zamanların en "kendine özgü"(orjinal) konularından birisi olmasıdır. Bakınız Ankara Devlet Opera ve Balesi Yayınları'nın 2006-2007 sezonu 12 sayılı kitapçığında, kuğu gölünün bu özelliği ile ilgili neden bahsedilmiş:

"Öteki balelerin kahramanlarının bir köylü kızı ya da prenses gibi doğal kişiler olması yanında Kuğu Gölü'nün kahramanı karanlık gecelerin prensesidir. Bir büyü ya da hayal dünyasının yaratıcısıdır. Bir noktada balenin öyküsü; kızın delikanlıya kavuşması ve her ikisinin de kaybolmasıdır. O, büyücü Von Rohbart'ın hükmü altında gün batımıyla doğuşu arasında, kuşların en güzeli Kuğuların Kraliçesi'dir. O, gökyüzü ile su arasındaki dünyada yaşamaktadır. Normal dünyada ona sevgi yoktur. Ancak kendisini kurtaracak olan güçlü prensle karşılaşınca da alınyazısına karşı kendisini koruyamaz."

Eserin bir diğer özelliği de konusunun özgünlüğüne paralel olarak kareografik açıdan da özgün bir kareografiye sahip olmasıdır. Gerçi kareografi ilk sahnelendiği gibi kalmamış kareograflar tarafından farklı şekilde yeniden yorumlanmış olsa da, kareograflar özellikle kareograf Ivan tarafından yaratılan ve Kuğu Gölü'nün "peyaz" perdeleri diye anılan II. ve IV. perdedeki kareografiye dokunmamış, bu kareografi "özgünlüğüyle" Kuğu Gölü'nü "Kuğu Gölü" yapmaya yetmiştir...

Aşağıda devlet opera ve balesi genel müdürlüğü web sitesinden edinilen bilgiyi bulabilirsiniz.

Karakterler:
Odile/Odette
Prens Siegfired
Kraliçe
Von Rothbarte
Şut
PrensinHocası
Pas De Quatre

1.PERDE
1.TABLO
Sarayın bahçesinde prens Stegfried’in doğum günü kutlamaktadır. Ana kraliçe de törene katılarak oğluna altın yaylı bir tüfek armağan eder ve bir gün sonra onuruna vereceği baloda,evleneceği kızı seçmesi gerektiğini söyler. Prens henüz evliliğe hazır olmamasına rağmen bu duruma boyun eğmek zorunda kalır.daha sonra tüm köylüler Prensin onuruna dans ederler.
Gün batarken konuklar dağılır ve prens yalnız kalır. Soytarı, Presi eğlendirmek için göle,ava gitmeyi teklif eder.

2.TABLO
Avlanmak için göle doğru gelen Prens görülür. Tam o sırada beliren bir kuğu, Prense adının prens Odette, olduğunu söyler. Odette, büyücü Rothbart’ın kuğu şekline soktuğu kızlardan biridir. Büyünün bozulması ise, ancak bir erkeğin bu kızlardan birisine aşık olup aşkına yemin ederek sözünden dönmemesi ile gerçekleşebilecektir. Gizlendiği yerden çıkan acımasız büyücü Rothbart, Prensi yok etmek ister, ama Odette yalvararak bu duruma engel olur.
Daha sonra kuğular dans ederek Prens ile Odette’in aşkına eşlik ederler. Gün doğmak üzeredir, göle geri dönmek üzere olan kuğular veda ederek ayrılırlar.

2.PERDE
Sarayın balo salonunda, saraylılar ve konuklar Prensin doğum gününü kutlamak için toplanmışlardır. Prens, kendisine tanıtılan kızlardan birini seçmek durumundadır. Ancak aklı fikri sevgilisi Odette’de olduğu için gönülsüzdür.
Balo, birden davetsiz gelen iki konukla karışır. Bunlar, baron kılığına girmiş büyücü Rothbart ile Odette’in yüzünü kullanan kızı Odile’dir. Prens, Odile’in sevdiği kız Odette olduğunu zannederek çok sevinir. Uzaklardan kuğu Odette’in yalvaran görüntüsü belirir. Fakat Odille’in büyüsüne kapılmış Prens, hiçbir şey görmemektedir.Rothbart, zaferi kazanmış bir tavırla, kızını göstererek , Prensten onu sevdiğine dair yemin etmesini ister. Tabii çok geçmeden büyücü ve kızı Odile, Prensin sevgilisi Odette’e ihaneti ile alay ederler. Şaşırtıcı gerçeği öğrenmesi ve o sırada Odette’nin tekrar beliren görüntüsü, Prensi çok üzer.

3.PERDE
Aynı gece, göl kıyısında ihanete uğrayan güzel Odette, ölümü arzulamaktadır. Kuğular onu teselli ederken, birden çıkan fırtına ile Odette’i arayan Prens görülür. Bağışlanması için yalvarmaktadır. Bu sırada büyücü Rothbart karşılarına çıkar ve Prense ettiği yemini hatırlatarak kızı Odile’le evlenmesini ister. Gün doğmak üzere olduğundan Odette ğöle dönmek zorundadır.Odette’i yitirmek istemeyen Prens, büyücü ile kavgaya tutuşur ve sevgisinden aldığı güçle onu öldürür. Rothbart’ın ölümü ile gölün üzerindeki büyü kalkar ve kuğular birer genç kız olur. Prens Siegffried ve Prenses Odette mutluluğa doğru yürürler.
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Senior Member
Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"
Muhteşem!!!

Tek kelimeyle "muhteşem bir eser", "muhteşem bir yorum"!!!

Sahnelenmeye başlamadan önce, balenin konusunu okumuştum yalnız oyun başlama zamanının yaklaştığından olsa gerek oyuncularla ilgili bölüme göz atmamıştım.Sahneye ilk adım attığı andan itibaren izleyicinin gözlerini üzerinden alamadığı baş balet olan Bahri Gürcan'ı önce "Avrupa'da yetişmiş", "yabancı" bir balet zannettim. Karaktere öyle hakim bir hali vardı ki... Mükemmel mimikler, mükemmel jestler, çoğu tiyatrocunun dahi erişemeyeceği kadar mükemmel bir vücut dili!!! Öyle ki, daha önce "Kuğu Gölü"nü hayatında hiç izlememiş olan bana sahneye girdiği ilk andan itibaren "prens" olduğunu anlatabildi...

Benim gözümde Bahri Gürcan'ın oyunculuğu kadar olmasa da yine çok iyi bir oyunculuğa sahip olan bir diğer oyuncu da balenin ikinci başrol oyuncusu Almula Ersoy idi. Oynaması gereken iyi ve kötü karakteri ardarda öyle yeterli uyguladı ki, başlangıçta o iki karakterin aynı balerin tarafından uygulandığını kavrayamadım.

Bu iki başrol oyuncusu dışında, büyücü Von Rohbarte rolündeki Oliver Spence de yine çoğu tiyatrocunun dahi ulaşamayacağı mimik ve jest kontrolü, role konsantrasyonu, role uyumu itibariyle harikalar yarattı!!! Sanki, Bahri Gürcan gibi, oynamamıştı da KONUŞMUŞTU!!!

Kuğu Gölü, oyuncularının mükemmelliği haricinde, mükemmel bir dekora, kostüm tasarımına ve ışıklandırmaya da sahipti. Işıklandırma seyirciye öyle bir görsel şölen yaşattı ki, yanımda oturan, öğretmenleri tarafından zorla getirildikleri belli olanSmile ve en çok da konuyu önceden okumadıkları için çok sıkıldıklarını düşündüğüm ilkokul çocuklarının dikkatini bile yer yer oyuna toplamayı başardı...

1. Perde, 2. Tablo'daki prensin kuğu gölündeki kuğularla karşılaşması esnasında sergilenen "Kuğu Gölü"nü "Kuğu Gölü" yapan figürleri bıkmadan usanmadan tekrar tekrar tekrar seyredebilirim...

2. Perde'de sarayın balo salonunda, prensin doğum gününü kutlamak amaçlı oynanan farklı kültürlerden (ispanyol, rus, vb. halk oyunlarının figürlerinin sergilendiği) oyunların da izleyiciye en az kuğu gölündeki kuğuların figürleri kadar "sanatsal doyumluluk" yaşattığını düşünmekteyim.

Virtüözlerin ustalığı, dekor, kostüm, ışık bütünlüğü, kareografinin güzelliği ve besteyle harika uyumluluğu, oyuncuların yetenekleri ve emekleriyle birleşince, sanat severler için Ankara'nın gözbebeği olan "Opera Sahnesinde" yine harikalar yaratıldı!!!

Dünya çapında kaliteli işler yapan kostümcüsünden oyuncusuna opera sahnesinin tüm çalışanlarıyla ama özellikle de bu eşsiz Türk sanatçılarımızla gurur duyuyorum...



Bütün bunları yazarken ve bu sanatçılarla dolu dolu gurur duyarken şu soru geliyor aklıma ve sormadan edemiyorum:


Peki, bu "gurur duyduğum sanatçılar"ı gerek televizyonda, gerek gazetelerde görebiliyor, isimlerini duyabiliyor muyum?


Biryerlerini açarak televizyonlarda, gazetelerde, radyolarda yer işgal eden, zaman alanlara haketmedikleri "sanatçı" ünvanını kolayca verirken, bir yerde karşılaştığımızda peşlerinden koşarken; imza almaya, bir fotoğraf çektirmeye çalışırken; virtüözünden baletine yıllarca emek veren bu kişilere "hakettikleri", "sanatçı" ünvanını veriyor, onları biryerlerde gördüğümüzde bırakın imza almayı, fotoğraf çektirmeyi; onları farkebiliyor muyuz?

Yıllarca emek ve zaman harcayarak çoktan hakettikleri "sanatçı değerini", onlara verebiliyor muyuz?

Hayır...
Oysa,

İşte gerçek sanatçılar...

İşte gerçek sanat...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Son Düzenleme: 27/04/2008, 18:21, Düzenleyen: Bilim.
Senior Member
Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"
Bilim yazdı:
Tanrım!

Bu dünyada "bale" diye bir sanat dalını yarattığın ve beni de bu sanat dalıyla tanıştırdığın için sana minnettarım...


P.I. TCHAIKOVSKY
Kuğu Gölü

Bale / 3 Perde

Dünya Prömiyeri
1877 Moskova

[Resim: www.zohreanaforum.com]


Cevaplayamayacağı sorulardan, düzensizliklerden, sorunlardan hoşlanmaz insan beyni. Hayattaki bütün soruları yanıtlamak, düzensizlikleri düzenlemek, sorunları çözmek ister. Bunları yapmak ise "mükemmelliğin" ta kendisidir... Bu anlamda insan, daima mükemmele ulaşmaya çalışır. İşte sanat, bu mükemmelliğe ulaşma ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bütün sanat dalları gibi bale de "mükemmel"in peşinden koşar. Onu hiçbir zaman yakalayamaz ama peşinden koşmayı da asla bırakmaz; ulaşmaya çalışır... Bunun için de "hayal kurar"...

Çaykovski mükemmelliğe hayal etmek yoluyla yaklaşılabileceği gerçeğini benim düşündüğüm kadar uzun düşünmüş müdür bilmemSmile ama bu gerçeği sezgileriyle bile olsa "çok iyi kavradığı" su götürmez bir gerçek...

Evet, kuğuların bir kraliçesinin olması, hatta (yakışıklı) bir prensin "kuğu bir kraliçeye" aşık olması tamamı ile bir "hayal"dir. Ancak bu hayalden yaratılan sanat eseri-Kuğu Gölü Balesi- kadın ve erkeğin zarafetinin, kadının erkeğe, erkeğin kadına ihtiyacının, aşkın, ruhani inceliğin, iyi ve kötünün anlatımında sanatın amacına yani "mükemmelliğe" çoktan ulaşmıştır!!!

Bale sanat dalını en iyi tanıtan eserlerden biridir "Kuğu Gölü"... Bestecisi Çaykovski'nin Rus ve aynı zamanda dünya bale sanatına kazandırdığı üç altın eserden -diğer ikisi; "Fındıkkıran" ve "Uyuyan güzel" baleleridir- de biridir aynı zamanda...

Kuğu Gölü Balesi bir çok özelliğiyle eşsiz bir baledir. Onu eşsizliğe taşıyan özelliklerinin bestesinin muhteşemliği dışındaki en önemli özelliği, konusunun zamanının ve tüm zamanların en "kendine özgü"(orjinal) konularından birisi olmasıdır. Bakınız Ankara Devlet Opera ve Balesi Yayınları'nın 2006-2007 sezonu 12 sayılı kitapçığında, kuğu gölünün bu özelliği ile ilgili neden bahsedilmiş:

"Öteki balelerin kahramanlarının bir köylü kızı ya da prenses gibi doğal kişiler olması yanında Kuğu Gölü'nün kahramanı karanlık gecelerin prensesidir. Bir büyü ya da hayal dünyasının yaratıcısıdır. Bir noktada balenin öyküsü; kızın delikanlıya kavuşması ve her ikisinin de kaybolmasıdır. O, büyücü Von Rohbart'ın hükmü altında gün batımıyla doğuşu arasında, kuşların en güzeli Kuğuların Kraliçesi'dir. O, gökyüzü ile su arasındaki dünyada yaşamaktadır. Normal dünyada ona sevgi yoktur. Ancak kendisini kurtaracak olan güçlü prensle karşılaşınca da alınyazısına karşı kendisini koruyamaz."

Eserin bir diğer özelliği de konusunun özgünlüğüne paralel olarak kareografik açıdan da özgün bir kareografiye sahip olmasıdır. Gerçi kareografi ilk sahnelendiği gibi kalmamış kareograflar tarafından farklı şekilde yeniden yorumlanmış olsa da, kareograflar özellikle kareograf Ivan tarafından yaratılan ve Kuğu Gölü'nün "peyaz" perdeleri diye anılan II. ve IV. perdedeki kareografiye dokunmamış, bu kareografi "özgünlüğüyle" Kuğu Gölü'nü "Kuğu Gölü" yapmaya yetmiştir...

Aşağıda devlet opera ve balesi genel müdürlüğü web sitesinden edinilen bilgiyi bulabilirsiniz.

Karakterler:
Odile/Odette
Prens Siegfired
Kraliçe
Von Rothbarte
Şut
PrensinHocası
Pas De Quatre

1.PERDE
1.TABLO
Sarayın bahçesinde prens Stegfried’in doğum günü kutlamaktadır. Ana kraliçe de törene katılarak oğluna altın yaylı bir tüfek armağan eder ve bir gün sonra onuruna vereceği baloda,evleneceği kızı seçmesi gerektiğini söyler. Prens henüz evliliğe hazır olmamasına rağmen bu duruma boyun eğmek zorunda kalır.daha sonra tüm köylüler Prensin onuruna dans ederler.
Gün batarken konuklar dağılır ve prens yalnız kalır. Soytarı, Presi eğlendirmek için göle,ava gitmeyi teklif eder.

2.TABLO
Avlanmak için göle doğru gelen Prens görülür. Tam o sırada beliren bir kuğu, Prense adının prens Odette, olduğunu söyler. Odette, büyücü Rothbart’ın kuğu şekline soktuğu kızlardan biridir. Büyünün bozulması ise, ancak bir erkeğin bu kızlardan birisine aşık olup aşkına yemin ederek sözünden dönmemesi ile gerçekleşebilecektir. Gizlendiği yerden çıkan acımasız büyücü Rothbart, Prensi yok etmek ister, ama Odette yalvararak bu duruma engel olur.
Daha sonra kuğular dans ederek Prens ile Odette’in aşkına eşlik ederler. Gün doğmak üzeredir, göle geri dönmek üzere olan kuğular veda ederek ayrılırlar.

2.PERDE
Sarayın balo salonunda, saraylılar ve konuklar Prensin doğum gününü kutlamak için toplanmışlardır. Prens, kendisine tanıtılan kızlardan birini seçmek durumundadır. Ancak aklı fikri sevgilisi Odette’de olduğu için gönülsüzdür.
Balo, birden davetsiz gelen iki konukla karışır. Bunlar, baron kılığına girmiş büyücü Rothbart ile Odette’in yüzünü kullanan kızı Odile’dir. Prens, Odile’in sevdiği kız Odette olduğunu zannederek çok sevinir. Uzaklardan kuğu Odette’in yalvaran görüntüsü belirir. Fakat Odille’in büyüsüne kapılmış Prens, hiçbir şey görmemektedir.Rothbart, zaferi kazanmış bir tavırla, kızını göstererek , Prensten onu sevdiğine dair yemin etmesini ister. Tabii çok geçmeden büyücü ve kızı Odile, Prensin sevgilisi Odette’e ihaneti ile alay ederler. Şaşırtıcı gerçeği öğrenmesi ve o sırada Odette’nin tekrar beliren görüntüsü, Prensi çok üzer.

3.PERDE
Aynı gece, göl kıyısında ihanete uğrayan güzel Odette, ölümü arzulamaktadır. Kuğular onu teselli ederken, birden çıkan fırtına ile Odette’i arayan Prens görülür. Bağışlanması için yalvarmaktadır. Bu sırada büyücü Rothbart karşılarına çıkar ve Prense ettiği yemini hatırlatarak kızı Odile’le evlenmesini ister. Gün doğmak üzere olduğundan Odette ğöle dönmek zorundadır.Odette’i yitirmek istemeyen Prens, büyücü ile kavgaya tutuşur ve sevgisinden aldığı güçle onu öldürür. Rothbart’ın ölümü ile gölün üzerindeki büyü kalkar ve kuğular birer genç kız olur. Prens Siegffried ve Prenses Odette mutluluğa doğru yürürler.

Gözlemlediğin eseri okadar güzel bir dille anlatmışsın ki abartısız,hoş ve sade bir dille.

Açıkcası Bale ye karşı hiçbir ilgim yoktur(izlemek adına, sadece kuğu gölü balesi olarak biliyordum fakat sahnelenen eserin konusunu bilmediğim için de bende bir ilgisizlik olmuş olabilir)fakat senin bu anlatımından sonra bu güzel sanatla tanışmayı çok istiyorum...Smile
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana...
Administrator
Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"
sevgili Bilim paylaşımın için teşekkürler..

gerçekten okumak zevkliydi.

eminim izlemesi daha da zevklidir...
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Senior Member
Baleyi en güzel tanıtan eserlerden birisi: "Kuğu Gölü Balesi"
Gülay yazdı:Gözlemlediğin eseri okadar güzel bir dille anlatmışsın ki abartısız,hoş ve sade bir dille.

Açıkcası Bale ye karşı hiçbir ilgim yoktur(izlemek adına, sadece kuğu gölü balesi olarak biliyordum fakat sahnelenen eserin konusunu bilmediğim için de bende bir ilgisizlik olmuş olabilir)fakat senin bu anlatımından sonra bu güzel sanatla tanışmayı çok istiyorum...Smile

Sevgili Gülay,

Öyle tatlısın ki...

Yazımı okumana çok sevindim, hele ki beğenmene...

Haklısın...Senin de değindiğin gibi baleye hatta operaya, resime, heykele ya da bunun gibi bir çok sanat dalına ilgisiz, kimi zaman isteksiz kalışımızın temel sebebi o sanat dalını yeterince tanımamamız, yazılan, yaratılan eserin konusunu bilmeyişimiz....

Yoksa neden daha hayatında bir kere bile bale eseri görmemiş ya da örneğin "Kuğu Gölü"nü seyretmemiş olan biri "bale" ya da "Kuğu Gölü" denilince yüzünü ekşitirken, defalarca beleye gitmiş "Kuğu Gölü"nü bir çok kez seyretmiş olmasına rağmen bir diğeri, ayda bir ya da iki kez yapılan gösterimine bilet bulabilmek için bilet satışa çıkmadan saatler önce kuyruğa girip beklemeyi tercih edebiliyor?

Dedeme göre boş boş bağıran bir adam(Pavarotti), kimilerine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından sayılabiliyor...Smile

Neden?

Çünkü her sanat dalı kendine göre bir kurallar bütününden oluşuyor. En önemlisi de her sanat dalının bir "bakış açısı"na sahip olması... Biz insanlar, farklı sanat dallarının bakış açılarından bakmayı öğrenip onların bakış açılarından baktıkça, dünyaya olan bakış açımız da genişliyor... Bakış açımızı genişletmekse öyle büyük bir güç ki, insana trafikte vara yoğa korna çalmamayı, sarı ışık yandığında "Aman kırmızı ışık geliyor!" diye daha da fazla gaza basmak yerine, "Ya kırmızı ışıksa?" diye düşünüp frene basmayı öğretiyor...

İşte bu nedenle, hiç tanımadan yermek ya da uzak durmak yerine, dünyada hangi sanat dalı varsa onu tanımayı seçmeliyiz; onu anlamayı, bir de onun bakış açısından dünyaya bakmayı öğrenmeliyiz... Belki böylece kazandığımız "hoşgörü" ile insani olmayan özelliklerimizi de insani olmaya çevirebiliriz...

Sevgili Gülay,
Benim de çevremde baleyle ilgilenen hiç kimse yoktu. Ama hayatımda gittiğim ilk bale eseri olan "Çalıkuşu Balesi"ni izlediğimden beri vazgeçemeyeceğim bir sanat dalı bale...
Sana eşlik etmeyi isterdim bir "Kuğu Gölü" eserinde, ancak maalesef bu yıl sahnelenen son "Kuğu Gölü" eserinde bulunabilmişim ben de...Sad İnşallah bir dahaki seneye gideriz birlikte...

Ayrıca "Kuğu Gölü"ne ilgi duyan sen ve ben değilmişiz sadece... Şans eseri minik Zeynep'in annesi ile de kafeteryada karşılaştık o gece... Smile

Gülay'cım,
Sana gönülden sevgilerle...Smile

Not: özellikle yabancı bale eserlerin konusunu önceden okuyarak seyretmeye gitmelisin bence...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.