[COLOR="DimGray"]
İngiltere'de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları kredisi sınırsız çek defterleri vardır. Ingiliz devleti hakimlerine o kadar güvenir.
Birgün hakimin biri bir bankaya gidip 1.000.000 poundluk bir çek bozdurmak istediğini söylemiş. Tabii ortalık birbirine girmiş. Banka yöneticileri en üst makamdan onay almadan bu kadar parayı veremeyeceklerini söyleyip hemen İçişleri Bakanlığı'na, Adalet Bakanlığı'na ve başbakanlığa telefon etmişler. Ancak aradıkları her yerden gelen cevap aynıymış: ÖDEYIN!
Gel gelelim bankada o kadar nakit yokmuş. Hakimden ertesi gün gelmesi rica edilmiş. Ertesi gün para bir bavul içinde hazırmış.
Aradan birkaç gün geçmiş. Hakim çıkagelmiş. Parayı bankaya geri vermek istiyormuş. Banka yönetimi şaşırıp kalmış. Hemen Adalet Bakanlığı'nı aramışlar. Derhal bakanlık müfettişleri devreye girmiş ve hakime hareketinin sebebini sormuşlar. Hakim "Kraliçe nin hükümeti bize gerçekten bu kadar güveniyor mu? Onu sınadım." cevabını vermiş.
Raporlar bakanlığa iletilmiş ve aynı gün hakim azledilmiş. Adalet Bakanlığı hakime gönderdiği yazıda gerekçeyi şöyle açıklamış:
"Kraliçe hükümetinin saygın bir hakimi, devletine güvenmiyor ve onu sınıyorsa, devlet ona asla güvenmez."
Güven çok ince bir çizgidir. Onu kalınlaştırarak kırılmasını engelleyen tek şey, 'iki taraflı' olmasıdır.
Ayfer'in Bloğu
Konu Sahibi / Yazar
AYFER
Kategori / Forum
Üye Blogları (Günlükler)
Yorumlar / Cevaplar
614
Okunma / Görüntüleme
107550
Ayfer'in Bloğu
.|»DÏ
ЯgÏ
ĞAÑÑÅ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[COLOR="Pink"]
Masal bu ya günlerden birgün, kırlangıçın biri bir adama aşık olmuş. Tüm cesaretini toplayıp camına konmuş. Küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş TIK,TIK,TIK...
Adam çok meşgulmüş. Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç, kırlangıç tüm cesaretini toplayarak şirin gagasını açmış ve;
- Hey adam seni seviyorum, nedenini niçinini sorma lütfen pencereyi aç ve beni içeri al, ben sana dost olurum, hiç canını sıkmam. Bak soğuklar da başladı, yoksa güneye göç etmek zorunda kalırım. Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım, pişman olmazsın seni eğlendiririm yalnızlığını paylaşırım, demiş.
Bazıları gerçekten duymayı sevmezmiş. Üstelik bu yalnızlık meselesi daha da canını sıkmış adamın. Pek bir sinirlenmiş, düpedüz kovmuş kırlangıcı... Aradan zaman geçmiş adam önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş ne kadar aptalım beklenmedik bir anda karşıma çıkan dostluk fırsatını teptim diye düşünmüş.
Pişman bir şekilde sıcakların gelmesini ve kırlangıcın geri dönmesini beklemeye başlamış. Ve yaz gelmiş tüm güneye göç eden kırlangıçlar dönmeye başlamış. Ama adamınki ortalarda yokmuş... Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş adam. Kırlangıç yokmuş. Sonunda bir bilge kişiye danışmış olanları anlatmış. Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki;
- Kırlangıçların ömrü altı aydır!
Masal bu ya günlerden birgün, kırlangıçın biri bir adama aşık olmuş. Tüm cesaretini toplayıp camına konmuş. Küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş TIK,TIK,TIK...
Adam çok meşgulmüş. Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç, kırlangıç tüm cesaretini toplayarak şirin gagasını açmış ve;
- Hey adam seni seviyorum, nedenini niçinini sorma lütfen pencereyi aç ve beni içeri al, ben sana dost olurum, hiç canını sıkmam. Bak soğuklar da başladı, yoksa güneye göç etmek zorunda kalırım. Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım, pişman olmazsın seni eğlendiririm yalnızlığını paylaşırım, demiş.
Bazıları gerçekten duymayı sevmezmiş. Üstelik bu yalnızlık meselesi daha da canını sıkmış adamın. Pek bir sinirlenmiş, düpedüz kovmuş kırlangıcı... Aradan zaman geçmiş adam önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş ne kadar aptalım beklenmedik bir anda karşıma çıkan dostluk fırsatını teptim diye düşünmüş.
Pişman bir şekilde sıcakların gelmesini ve kırlangıcın geri dönmesini beklemeye başlamış. Ve yaz gelmiş tüm güneye göç eden kırlangıçlar dönmeye başlamış. Ama adamınki ortalarda yokmuş... Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş adam. Kırlangıç yokmuş. Sonunda bir bilge kişiye danışmış olanları anlatmış. Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki;
- Kırlangıçların ömrü altı aydır!
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
.|»DÏ
ЯgÏ
ĞAÑÑÅ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[COLOR="DeepSkyBlue"]
Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki ...
Karşındakını kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki ...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik degil
Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra
üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için
dönmesini
durdurmuyor.
Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz
Bilmelisin ki ...
Iki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri
anlamına
gelmez.(Dikkat)
Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki ...
Karşındakını kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki ...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik degil
Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra
üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için
dönmesini
durdurmuyor.
Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz
Bilmelisin ki ...
Iki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri
anlamına
gelmez.(Dikkat)
Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
.|»DÏ
ЯgÏ
ĞAÑÑÅ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[FONT="Lucida Sans Unicode"][COLOR="Indigo"Ne zaman günaydın desem doğan güne
Arasam gözlerini
Yoksun.
Ne zaman hasret şarkıları yansa yüreğimde
Pencereme konan kuşlar ağlasa
Yoksun.
Kırılsa yüreğim sensizlikten
Yapıştırsam kırıklarımı acımasın canın diye
Yoksun
Birlikte olduğumuz zamanları öyle özledimki bebeğim
Öylesine besledim büyüttümki özlemini
Artık taşıyamaz oldum
Ezildim eğildim büküldüm işte.
Tutsan artık ellerimden
Uzaklara esse hasret , sarmasa beni
Kalbime değse bakışların
Gözlerin gözlerime değse
Ellerin ellerime
Bir kerecik başım omuzundayken
Günaydın desek doğan geceye..
Penceremdeki kuşlar ağlamasın artık diye.
Arasam gözlerini
Yoksun.
Ne zaman hasret şarkıları yansa yüreğimde
Pencereme konan kuşlar ağlasa
Yoksun.
Kırılsa yüreğim sensizlikten
Yapıştırsam kırıklarımı acımasın canın diye
Yoksun
Birlikte olduğumuz zamanları öyle özledimki bebeğim
Öylesine besledim büyüttümki özlemini
Artık taşıyamaz oldum
Ezildim eğildim büküldüm işte.
Tutsan artık ellerimden
Uzaklara esse hasret , sarmasa beni
Kalbime değse bakışların
Gözlerin gözlerime değse
Ellerin ellerime
Bir kerecik başım omuzundayken
Günaydın desek doğan geceye..
Penceremdeki kuşlar ağlamasın artık diye.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
.|»DÏ
ЯgÏ
ĞAÑÑÅ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
Belki ben masalların
Mutlu sonların etkisindeydim haLa
İşte bu yüzden bıçak sırtLarına emanetti bu yÜREK
Aslında yaLANLarın aslı oLANLarın farkındaydım elbET
Ama görmezden geldim bilen bilir acıtır insanı gerçek.....
Mutlu sonların etkisindeydim haLa
İşte bu yüzden bıçak sırtLarına emanetti bu yÜREK
Aslında yaLANLarın aslı oLANLarın farkındaydım elbET
Ama görmezden geldim bilen bilir acıtır insanı gerçek.....
[COLOR="DeepSkyBlue"]
Küçücük odamda o kadar büyükki dünya
Kaybolup gidiyorum karanlığa doğru
Bir arayış var yüregimde
Bir çift kanat çırpınıyor sanki
Ne aradığını bilmeyen bir çift kanat
kaybolmuş birşeyler var bulamadığım adını koyamadığım
Ama bir seyler var ne zaman bitecek bu bosluk ne zaman sona erecek bu arayış
ve ne zaman bulacağım gercek olan doğruyu
Belkide aradığım beni bulacak imkansız ama canım
Kaç kere daha kırılacak bul kalp
Kac gece daha ağlayacak gözlerim kac kez daha kaybolcağım bu boşlukta
Kaç kez daha sensiz uyancam
Yüzümdeki tebessüm sadece dudaklarıma ait artık
Gözlerim gülmüyor gülemiyor
Aynaya baktıgım her gün yorgun bir yüz karşlıyor beni
Beni yüregim bulamıyor bir türlü
Güneş çoktan doğmus yine kara bulutlar var üzerimde
öğlesine anlamsızki şu an
Telefonlar sessiz sokak lambaları sönük
Şu an nefesin kimin teninde
Kurturmalıyım canımıyakan her seyden
Kaybolup gidiyorum karanlığa doğru
Bir arayış var yüregimde
Bir çift kanat çırpınıyor sanki
Ne aradığını bilmeyen bir çift kanat
kaybolmuş birşeyler var bulamadığım adını koyamadığım
Ama bir seyler var ne zaman bitecek bu bosluk ne zaman sona erecek bu arayış
ve ne zaman bulacağım gercek olan doğruyu
Belkide aradığım beni bulacak imkansız ama canım
Kaç kere daha kırılacak bul kalp
Kac gece daha ağlayacak gözlerim kac kez daha kaybolcağım bu boşlukta
Kaç kez daha sensiz uyancam
Yüzümdeki tebessüm sadece dudaklarıma ait artık
Gözlerim gülmüyor gülemiyor
Aynaya baktıgım her gün yorgun bir yüz karşlıyor beni
Beni yüregim bulamıyor bir türlü
Güneş çoktan doğmus yine kara bulutlar var üzerimde
öğlesine anlamsızki şu an
Telefonlar sessiz sokak lambaları sönük
Şu an nefesin kimin teninde
Kurturmalıyım canımıyakan her seyden
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
.|»DÏ
ЯgÏ
ĞAÑÑÅ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[COLOR="DeepSkyBlue"]
Sizin Hiç Anneniz Öldü mü? Benim Öldü..
Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
bak mevsim umut mevsimi
papatya mevsimi, gül mevsimi
mevsim bahar
dağlar kar
suların coşup taştığı zamandır...
Kalk yarasına merhem olduğum kalk
ben geldim uyan da bir bak
yatma öyle sessiz, öyle nefessiz n’olur yatma öyle çaresiz aç gözlerini yaşadığını bileyim gülersen güleyim ağlarsan gözyaşını sileyim oynat kirpiklerini bulutlar uçsun gözlerinde bahar yağmurları yıkasın saçlarını ölmek gerekiyorsa ben öleyim...
Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
ben geldim uyan da bak
kime bu nazın, kime bu küsün
bu inat niye
konuş benimle, Allah aşkına konuş
yatma öyle sessiz, öyle nefessiz kurban olduğum bir ses ver, bir nefes yaşadığını bileyim...
Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
ben geldim uyan da bir bak
saklandığımız kovuklarda
şidetli yağmurlar yağsın yine
rüzgarlar essin, fırtınalar kopsun, şimşekler çaksın koynuna al beni, sarıl sımsıkı başımı göğsüne yaslayayım yeneyim bütün korkularımı ve sen beni hiç bırakma, bıkma n''olur
Koynuna al yine,
sarıl sımsıkı üşüyorum
korkuyorum yıldızlar uykuya yattığında
tut elimden güneşe götür beni
saçları sümbül anam, yanağı gül anam
sayki, küçük bir çocuğum daha hiç büyümedim şimdi ben ne yaparım, nereye giderim kime gösteririm kanayan dizlerimi...
Uyan anam bak sümbül vakti, gül vakti
bin hayat tomurcuğu umuda kızarır dallarda usul, ağır, yorgun uyuyor bedenin ah ne kadarda güzelsin anam uyan kurban olduğum uyan da bir bak rüzgar vakti dağlarda, sevda vakti...
Tut elimden kırlara gidelim
beyaz papatyalar toplayayım sana
düşersen yalnız kalırım
gidersen öksüz
taşıyamaz yüreğimin ağrısını hiç bir beden...
Kalk Allah aşkına kalk
böyle yapayalnız boynu bükük koma beni
senin sıcaklığından ayrı, sevginden uzak kime koşarım, nasıl yaşarım böyle bir başıma teninin kokusunu özledim anne, sımsıcak nefesini yavrum diyen o nazlı yumuşacık sesini hadi uyan canyoldaşım, gözbebeğim sarı gülüm, altın kalplim, iyilik meleğim gözlerime acılar yağdıran kalk ki, yine türküler söyleyeyim sana
Ey dağlar taşlı dağlar
başı telaşlı dağlar
ben anamı yitirdim
gözlerim yaşlı dağlar
Bağların gülü kaldı
gamlı bülbülü kaldı
ah komşular komşular
ben annemi yitirdim
boynum bükülü kaldı
Kalk anam kalk Allah aşkına kalk
sensiz bu yürek nasıl dayanır
derdini kalem olup yazmaya, dil olup söylemeye sana sarılmayı özledim, nazlanıp darılmayı kanayan gözlerimde sızılar akıyor bak kırmızı yağmurlar yağıyor üzerime ıslanıyor sensiz kalan yanım hadi uyan yüreğini öptüğüm koma beni buralarda yalnız bırakıp gitme yıkılırım kahrolurum bir kez değil, her gün bin kez ölürüm...
Sarılki
kokun sinsin tenime anne
sevgin işlesin yüreğime
bu yalancı dünyada kimim varki senden başka gözlerimden öpecek, üstümü örtecek karanlık soğuk gecelerde...
Kalk anam Allah aşkına kalk
karanlık çöküyor bak goncagül sevinçler üstüne boynunu büküyor yaşam yaralı ceylanlar meliyor uzak dağbaşlarında turnalar da geçmiyor artık kalk Allah aşkına kalk sen bir maral ol, ben ceylan dağlar gökkuşağı olsun, ovalar seyran
Sarıl sımsıkı tenim ol, beni bırakma
tut ellerimi benimle ağla, benimle yan
benimle uyu, benimle uyan
birlikte çıkalım dağlara bak yayla zamanı ben munzur suyu olayım, sen teyran sen nisan ol, ben haziran...
ben küçük bir pınar, sen çağlayan
akıp gidelim koyun koyuna...
Sen yoksan kurur kurnalar
dereler susuz, koyunlar kuzusuz kalır
melemez bir daha ardından koyunlar
kan süzülür kirpiklerden yüreklere
keklikler de ötmez bir daha, turnalar da geçmez buralardan bir daha koşamam çayır kuşlarıyla, yarışamam deli sularla bastırıp göğsüme acılarımı küserim yaşama...
Kalk anam kalk Allah aşkına kalk
bulutlar da ağlıyor bak
kalk şiirler dizilsin yollara, türküler dizilsin eğilsin önünde kavak ağaçları, akakasyalar selama dursun çiçekler yaşamın adı sensin, senin adın yaşam düşersem omuzuna üşürsem yüreğine yaslanayım tut ellerimi sevinçlere yürüyellim anne nasıl taşıdıysan beni dokuz ay karnında ben sırtımda taşıyayım seni bir ömür...
.......
Ah! nazlı anam
uzansam
dokunabilir miyim? yüreğindeki incinmişliklere durdurabilir miyim? zamanı gözlerinin içindeki yaşları öpebilir miyim?
anlayabilir miyim? yaşamı ve ölümü
anlatabilir miyim? acının dayanılmazlığını yaşamın umursamazlığını kim dinler beni...
Ey benim dağ dağ kalbime gömdüğüm nazlım benki, düşleri ıssız nehirlere akan o küçük çocuğum daha kar yağıyor, rüzgar uğultuları dışarda al sıcaklığına sar beni, üşüyorum ya gece, gecede üşür mü anne kimsesiz kalınca bırakıp gitme n’olur .........
Ben başımı nasıl taşlara çalmazım dağlar oy gözyaşımı nasıl çaylara salmazım dağlar oy ah komşular komşular hele deyin ya ben nasıl, ya ben nasıl ağlamazım dağlar oy...
Sizin hiç anneniz öldü mü? Benim öldü! ...
Sizin Hiç Anneniz Öldü mü? Benim Öldü..
Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
bak mevsim umut mevsimi
papatya mevsimi, gül mevsimi
mevsim bahar
dağlar kar
suların coşup taştığı zamandır...
Kalk yarasına merhem olduğum kalk
ben geldim uyan da bir bak
yatma öyle sessiz, öyle nefessiz n’olur yatma öyle çaresiz aç gözlerini yaşadığını bileyim gülersen güleyim ağlarsan gözyaşını sileyim oynat kirpiklerini bulutlar uçsun gözlerinde bahar yağmurları yıkasın saçlarını ölmek gerekiyorsa ben öleyim...
Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
ben geldim uyan da bak
kime bu nazın, kime bu küsün
bu inat niye
konuş benimle, Allah aşkına konuş
yatma öyle sessiz, öyle nefessiz kurban olduğum bir ses ver, bir nefes yaşadığını bileyim...
Kalk anam kalk, Allah aşkına kalk
ben geldim uyan da bir bak
saklandığımız kovuklarda
şidetli yağmurlar yağsın yine
rüzgarlar essin, fırtınalar kopsun, şimşekler çaksın koynuna al beni, sarıl sımsıkı başımı göğsüne yaslayayım yeneyim bütün korkularımı ve sen beni hiç bırakma, bıkma n''olur
Koynuna al yine,
sarıl sımsıkı üşüyorum
korkuyorum yıldızlar uykuya yattığında
tut elimden güneşe götür beni
saçları sümbül anam, yanağı gül anam
sayki, küçük bir çocuğum daha hiç büyümedim şimdi ben ne yaparım, nereye giderim kime gösteririm kanayan dizlerimi...
Uyan anam bak sümbül vakti, gül vakti
bin hayat tomurcuğu umuda kızarır dallarda usul, ağır, yorgun uyuyor bedenin ah ne kadarda güzelsin anam uyan kurban olduğum uyan da bir bak rüzgar vakti dağlarda, sevda vakti...
Tut elimden kırlara gidelim
beyaz papatyalar toplayayım sana
düşersen yalnız kalırım
gidersen öksüz
taşıyamaz yüreğimin ağrısını hiç bir beden...
Kalk Allah aşkına kalk
böyle yapayalnız boynu bükük koma beni
senin sıcaklığından ayrı, sevginden uzak kime koşarım, nasıl yaşarım böyle bir başıma teninin kokusunu özledim anne, sımsıcak nefesini yavrum diyen o nazlı yumuşacık sesini hadi uyan canyoldaşım, gözbebeğim sarı gülüm, altın kalplim, iyilik meleğim gözlerime acılar yağdıran kalk ki, yine türküler söyleyeyim sana
Ey dağlar taşlı dağlar
başı telaşlı dağlar
ben anamı yitirdim
gözlerim yaşlı dağlar
Bağların gülü kaldı
gamlı bülbülü kaldı
ah komşular komşular
ben annemi yitirdim
boynum bükülü kaldı
Kalk anam kalk Allah aşkına kalk
sensiz bu yürek nasıl dayanır
derdini kalem olup yazmaya, dil olup söylemeye sana sarılmayı özledim, nazlanıp darılmayı kanayan gözlerimde sızılar akıyor bak kırmızı yağmurlar yağıyor üzerime ıslanıyor sensiz kalan yanım hadi uyan yüreğini öptüğüm koma beni buralarda yalnız bırakıp gitme yıkılırım kahrolurum bir kez değil, her gün bin kez ölürüm...
Sarılki
kokun sinsin tenime anne
sevgin işlesin yüreğime
bu yalancı dünyada kimim varki senden başka gözlerimden öpecek, üstümü örtecek karanlık soğuk gecelerde...
Kalk anam Allah aşkına kalk
karanlık çöküyor bak goncagül sevinçler üstüne boynunu büküyor yaşam yaralı ceylanlar meliyor uzak dağbaşlarında turnalar da geçmiyor artık kalk Allah aşkına kalk sen bir maral ol, ben ceylan dağlar gökkuşağı olsun, ovalar seyran
Sarıl sımsıkı tenim ol, beni bırakma
tut ellerimi benimle ağla, benimle yan
benimle uyu, benimle uyan
birlikte çıkalım dağlara bak yayla zamanı ben munzur suyu olayım, sen teyran sen nisan ol, ben haziran...
ben küçük bir pınar, sen çağlayan
akıp gidelim koyun koyuna...
Sen yoksan kurur kurnalar
dereler susuz, koyunlar kuzusuz kalır
melemez bir daha ardından koyunlar
kan süzülür kirpiklerden yüreklere
keklikler de ötmez bir daha, turnalar da geçmez buralardan bir daha koşamam çayır kuşlarıyla, yarışamam deli sularla bastırıp göğsüme acılarımı küserim yaşama...
Kalk anam kalk Allah aşkına kalk
bulutlar da ağlıyor bak
kalk şiirler dizilsin yollara, türküler dizilsin eğilsin önünde kavak ağaçları, akakasyalar selama dursun çiçekler yaşamın adı sensin, senin adın yaşam düşersem omuzuna üşürsem yüreğine yaslanayım tut ellerimi sevinçlere yürüyellim anne nasıl taşıdıysan beni dokuz ay karnında ben sırtımda taşıyayım seni bir ömür...
.......
Ah! nazlı anam
uzansam
dokunabilir miyim? yüreğindeki incinmişliklere durdurabilir miyim? zamanı gözlerinin içindeki yaşları öpebilir miyim?
anlayabilir miyim? yaşamı ve ölümü
anlatabilir miyim? acının dayanılmazlığını yaşamın umursamazlığını kim dinler beni...
Ey benim dağ dağ kalbime gömdüğüm nazlım benki, düşleri ıssız nehirlere akan o küçük çocuğum daha kar yağıyor, rüzgar uğultuları dışarda al sıcaklığına sar beni, üşüyorum ya gece, gecede üşür mü anne kimsesiz kalınca bırakıp gitme n’olur .........
Ben başımı nasıl taşlara çalmazım dağlar oy gözyaşımı nasıl çaylara salmazım dağlar oy ah komşular komşular hele deyin ya ben nasıl, ya ben nasıl ağlamazım dağlar oy...
Sizin hiç anneniz öldü mü? Benim öldü! ...
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
.|»DÏ
ЯgÏ
ĞAÑÑÅ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
Bekliyorum ben de sabırla.
Bazen, ellerimi göğe açıp dualarla.
Bazen içip içip dünyaya kafa tutan isyanlarımla.
Seni bekliyorum yalnızca.
Bildiğim, artık sadece yapmam gerekenin bu olduğu.
Bildiğim, başka bir yol deneyince ruhumun yorulduğu.
Elimde biletim, içimde susturamadığım beklentilerimle, havaalanında, tren garında, otobüs durağında, vapur iskelesinde kayıp bir yolcu gibiyim.
Söylesene nereye gitmeliyim?
Kime kızmalıyım?
Kime gücenmeliyim?
Yoksa senden ilelebet vaz mı geçmeliyim?
Beklemek son birkaç asırdır tek ezberim.
Bazen, kardan önünü görmeyen ya da yağmurun dövdüğü veyahut sardunyaların güneşe güldüğü penceremin ardında duruyorum bilinçsizce. Boşluğa takılıp soruyorum kendime, "Mevsimler bile değişirken kaderim niye değişmiyor?" diye.
Kimi zaman yüzüm sırılsıklam, kimi zaman gözlerimin içinde yüzen yakamozlarla bakıyorum yola
Kapımın önünde buluşanlar, yokuşta yorulup soluklananlar, annesinin çekiştirdiği çocuklar, babasının omzundan sağa sola kıkırdayan minik kızlar, evlere servis yapan garsonlar, postacılar, sucular...
İçerde hayat nasıl durmuşsa, dışarıda devam ediyor. İnadına.
Öyle bir batıl inanç ki gelecek olman. Ama bekliyorum işte.
Falcılar kahve telvesinde seni arıyor. Ben sokaktaki gölgelerde, ayak seslerinde...
Gelmiyorsun yine.
Ama caymıyorum senden. Koymuyorum yerine yeni birilerini. Sevemiyorum sana ait olmayan başka gözleri.
Tarot kartlarında, kahve fincanlarında izini sürmekteyim.
Yılmadan, yıkılmadan, utanmadan ve korkmadan.
Gözüm yolda, kulağım merdivenlerdeki en ufak hışırtıda. Zavallı kadıncağız. Çok defa göz göze geldim ev sahibimin şaşkın suratıyla. Yarım ağız bir "nasılsınız" deyip, havadan sudan sohbet edip örttüm kapıyı yüzüne. Yaktım bir sigara daha. Tünedim yine cama.
Kanımla, kemiğimle, dişimle, tırnağımla dik durmaya çalışarak yolunu gözledim bir gece daha. Elbette zor. Tabi ki ölmek kadar kolay ve çabucak değil bilinmezlik.
Acı veriyor. Ağrıdan sızıdan yataklara düşürüyor elbet.
Boynumu büküp, elimi ayağımı, soluğumu kesiyor ama katlanıyorum işte.
Öldürmeyen her şey güçlendiriyor en nihayetinde.
Bir gün geleceksin biliyorum. Ama hangi ışıkta, hangi mevsimde, hangi şarkıda onu çözemiyorum.
O vakte kadar geçen her saniye öfkemi üçe beşe katlıyor. Hüznümü bilmem kaç misli artırıyor. "Artık gelse de ne değişir" diyorum; "İnanacak mıyım sanki her sözüne?"
Senden nefret etmek için milyon tane sebebim varken, ben seni sevmem için gerekenleri ayıklıyorum içlerinden.
Bitmiyor umut, bitmiyor sevda.
Geceleri görünce seni rüyamda "Tamam" diyorum "İşte bir işaret daha".
Toplayıp tüm ipuçlarını koyuyorum yastığımın altına.
Ne olur, zahmet olmazsa eğer, bu gece de girer misin rüyama?
[COLOR="DeepSkyBlue"] kaç seni seviyorumları heba ettim söylenecek kaç söz bıraktım geride... Şimdi sadece bakıyorum arkasından, nelerimiz kalmış yarıda... Sen Gittin!! ama ben konusamadım... Şimdi yanar durur yüreğim söndüremedim.. Lanet olası keskeleri atmısken bı tarafa şimdi kaç keşkeler yer aldı hayatımda.... keşkee son defaa doyasıyaa soyleseydımmm ''''seni seviyorumm'''' dıyebılseydım soyleyemedım!!
SEVMEK İÇİN MÜCADELE EDİN.. DAHA ERKEN ERKEN DERKEN BİDE BAKMISINIZZ KAYIP GITMISS AVUCLARINIZDAN.. ZAMANA BIRAKMAYIN HIC BISEYI ZAMAN BIZIM ICIN YASANMAMIS KAYIPTIR....!!!
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi