You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[Resim: dostluk4jc7na1.jpg]
[Resim: w356.png]
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[Resim: dostluk10013nx9.jpg]
[Resim: w568.png]
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
İyilik ve Kötülük
Yasli kizilderili reisi kulubesinin önünde torunuyla oturmus, az ötede birbirleriyle bogusup duran iki kurt köpegini izliyorlardi. Köpeklerden biri beyaz, digeri ise siyahti.
Çocuk kulübeyi korumak için bir köpegin yeterli oldugunu düsünüyor, ikinci köpege neden ihtiyaç oldugunu ve renklerinin neden illa siyah ve beyaz oldugunu anlamak istiyordu.
Dedesine merakla sordu. Yasli reis bilgece gülümsemeyle torununun sirtini sivazladi.
-``Onlar`` dedi, ``benim için iki simgedir evlat.``
-``Neyin simgesi`` diye sordu çocuk.
-``Iyiligin ve kötülügün simgesi. Iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onlari seyrettikçe ben hep bunu düsünürüm. Onun için yanimdalar onlar.``
Çocuk; ``mücadele varsa kazanan da olmali``
diye düsündü ve bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi;
-Peki, dedi. ``Sence hangisi kazanir bu mücadeleyi?``
Yasli reis, derin bir gülümsemeyle bakti torununa.
-Hangisi mi evlat?
-Ben hangisini daha iyi beslersem!
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Son Düzenleme: 02/12/2008, 18:25, Düzenleyen: AYFER.
Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[COLOR="black"]Kavak Ağacı İle Mor Menekşenin Dostluğu
Gözlerini yeni açmıştı dünyaya, ilk gördüğü kocaman bir kütüktü. Allah Allah bu da ne önümde diye, sesli sesli düşünürken..
Ben kavak ağacıyım. Gövdem uzanır göklere. Kimsenin göremeyeceği yerleri görürüm. Dallarıma kuşlar konar saatlerce şarkılar söyler bana.
Bu seste nerden geldi diye sordu mor menekşe. Çevresinde kendisine arkadaşlık edecek çiçek yoktu. Başını çevirip yukarıya da bakamıyordu.
-Kim o benimle konuşan, yoksa kütük mü?
-Ben kavak ağacı, kütük dediğin benim gövdem.
-Aaaa öyle mi.. Nasıl canım sıkılıyordu bir bilsen. Burası neresi? Bana benzer arkadaşımda yok. Hep çevrem kütük dolu.
-Kütük olur mu mor menekşe! Burası orman ben de hayret ettim senin burda olmana. Menekşeler kırlarda olur. Ama inan seni seyretmek ne güzel. Renklerin bir harika. Sana çevreni tanıtayım. Bu ormanda her türlü ağaç var.
-Keşke ben de sizin gibi kavak ağacı olsaydım. Burda hiçbirşey göremiyorum. Canım sıkılıyor.
Bütün gününü oflarla geçirmişti mor menekşe. Kavak ağacı bile bunalmıştı mor menekşenin oflarından. Güneş batmaya yüz tutmuştu. Ben ne yapacağım nasıl vakit geçireceğim derken uykuya daldı mor menekşe. Kökünden yemyeşil bir sarmaşık olarak hiç durmadan büyüyordu.
Kavak ağacının gövdesine sarılmaya başlamıştı bile. Mutluydu sevinçliydi.
-Bak kavak ağacı yükseliyorum diyor çığlıklar atıyordu. Çığlık attıkça yükseliyor sıkı sıkı sarılıyordu kavak ağacına.
-Bir yandan etrafı seyrediyor bir yandan da etrafı seyretmek ne güzel diye bağırıyordu. En uca geldiğinde, kavak ağacıyla alay edercesine;
-Bak sen yıllarca ancak çıkabilmişsin bu yüksekliğe.. Ya ben, bir saat içinde senin kadar büyüdüm.
-Kavak ağacı aldırmamıştı menekşenin bu sözüne, üstelik gür sesiyle bir kahkaha savurmuştu.
-Menekşe inatçıydı. Yine kavak ağacını sinir edercesine, kıskanıyorsun biliyorum kıskanıyorsun.
Birden gözlerini açtı.
-Off yaa rüyadaymışım. Ama olsun yine de harikaydı. neler görmedim ki.

-Günaydın kavak ağacı, senİ görmek ne güzel.
-Teşekkürler mor menekşe, rahat uyudun mu?
-Uyumazmıyım rüyamda bir sarmaşıktım ve sana sarılıp, en yukarılara çıktım. En ufak ayrıntısına kadar sevinçle gördüğü rüyayı, kavak ağacına anlatmaya başladı. Menekşenin mutlulukla anlattıkları, kavak ağacının da hoşuna gitmişti. Senelerdir diğer ağaçlarla konuşacak birşeyleri kalmamıştı.
Birden irkildi mor menekşe. Karşıdan kocaman bir karga sallana sallana kendine doğru geliyordu.
-Dur nereye gidiyorsun? Üzerimden mi geçeceksin. Dikkat et. Heyyyy duymuyormusun beni, Sağırmısın karga.
Başı havada dimdik yürüyen karga, sesin geldiği yere baktı. Mor menekşeyi görünce, sesin ondan geldiğini anladı.
-Ne diyorsun ufacık boyunla. Ben seni yiyeyimde aklın başına gelsin.
-Yemek mi.. Beni yiyip ne yapacaksın. Midene dokunurum ben.
-Olsun sinirlendirdin sabah sabah beni.
-Ben sana birşey demedim ki, dikkat etmeni beni incitmemeni söyledim.
-Evet bu sinirle seni mideme indireceğim. Ben güzel olan herşeyden nefret ederim. Çünki biliyorum ki ben, çok çirkinim. Sesim ise felaket. Herzaman güzel bir şarkı söyliyeyim diyorum olmuyor. Gakkk gakkkk.
-Yaa olurmu karga, sen çok güzelsin. Harika siyah tüylerin var. Üstelik çok şirinsin
Yenme korkusu sinirini bozmuştu mor menekşenin. Ağlamamak için zor tutuyordu kendini. Bir an önce kavak ağacının olanları görmesini ve kargaya müdahale etmesini istiyordu.
kavak ağacı ise dalmış gitmişti uzaklara.. Aşağıda olanları duymuyordu bile. Başka çarem yok en iyisi bağırayım da kavak ağacı duysun beni, diye düşündü. Tam bağıracak sesinin çıkmadığını gördü. korkudan donup kalmıştı sanki. Son bir gayretle bir kere daha bağırdı.
Bu sefer Kavak ağacı;
-Aşağıda neler oluyor? Söylesene mor menekşe?
Aşağıya bakmasıyla kargayı gördü.
-Ne işin var senin burda? Çabuk git yoksa dallarımla seni paramparça edeceğim.
Korkmuştu karga,
-İyi iyi gidiyorum. Zaten menekşeyi yesem ne olacak şaka yaptım. Biraz eğlenmek istedim.
Aslında korkudan nasıl kaçacağını şaşırmıştı karga.
Sinirleri bozulan mor menekşe, hüngür hüngür ağlamaya başladı.
-Benim ne işim var bu ormanda.
-Öyle deme bak benim gibi, bir sürü arkadaşın var. Sana zarar verdirirmiyiz hiç.
Mor menekşenin yüreği sevinçle dolmuştu. Sana ve tüm ağaçlara teşekkür ederim. Sizler olmasanız ben ne yapardım yalnız tek başıma.
-Bizler hep seninleyiz üzme kendini artık.
-Teşekkürler kavak ağacı.
Geçen zaman hergünün bir aynısıydı. Canı sıkılsa da kavak ağacına belli etmemeye çalışıyordu. Çünki o ve diğer ağaçlar kol kanat germişlerdi menekşeye.

Aradan bir hafta geçmişti. Sabah gün ışığıyla uyanmıştı mor menekşe. Mahmur gözleriyle etrafa bakındı. Bir de ne görsün yanında bir menekşe daha.. Çığlık üstüne çığlık atıyordu mor menekşe. Çığlık seslerini duyan ağaçlar, menekşenin sevincine ortak oluyordu. Artık yanımda konuşabileceğim bir arkadaşım var. Yaşasın diye bağırıyordu.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[COLOR="black"]İki Dost
İki Dost
Eli yine telefona gitti.Dayanamıyordu.Aramak istiyor,eskisi gibi konuşmak,gülmek istiyordu.Hem de çok istiyordu.Ama maalesef bu imkansızdı.İmkansız olduğunu da biliyordu fakat yine de istiyordu işte.

Çünkü O;canından çok sevdiği,kimseyle paylaşamadığı şeyleri onunla paylaşıp;”dostum” dediği,yeri geldiğin de “kardeşim” dediği insandı.Böyle bir insanla küs durmak o kadar zordu ki O`nun için..
Biliyordu.Ne Kübra unutabilirdi Merve`nin dediklerini..Ne de Merve unutabilirdi Kübra`nın dediklerini.

“İkimizde kırıldık birbirmize.İkimiz de parçaladık kalplerimizi hem de tamiri olmayacak bir şekilde.
Belki istenmeden söylenmiş sözlerdi ama söylenmişti işte.Mantığım bunu kabul edemiyordu,kalbim her ne kadar `hadi` desede.
Tam bir hafta oldu küs duralı.Olsun alışacağım.Mecburum .Artık ne eskisi gibi oluruz,nede normal iki arkadaş gibi.En iyisi hiç konuşmamak,görüşmemek.Bizde bizim için en iyisini yapıyoruz.Görüşmüyoruz..
Artık daraldım düşüncelerden.Madem ki artık dostum dediğim insan hayatım da yok.O zaman kendime gelmeliyomArtık bırakmalıyım düşünmeyi,atmalıyım beynimden düşünceleri.
Dışarı çıkıp hava almak iyi gelir bana(her ne kadar dışarıda gezmeyi sevmesemde)Dışarı çıkıp hava alsam iyi olur!Tekrar görüşürüzSmile”
Noktasını koydu ve kapattı günlüğü.

Dışarı çıkmak için hazırlandı.
Kendini o kadar yalnız hissediyordu ki son çare olarak kendini dışarı atmakta buldu.Sonunda çıkabildi dışarı.Önce havayı çekti içine.Kıştı ama bugün güneş vardı.Çok ısıtmasa da yine görünüm güzeldi.İçi açıldı,fakat hala aklı Merve`deydi.

Aslında kavga sebepsizdi.Eğer dinleseydi Merve Kübra`yı bu kavga çıkmayacaktı.Ama dinlememişti işte ve bu haldeydiler.

Merve`nin de aslında Kübra`dan bir farkı yoktu.Aynı durumdaydı.Bir haftadır O`da sürekli Kübra`yı ve kavgayı düşünüyordu.Huyları da aynıydı hemen hemen fakat Merve biraz daha fevriydi her konuda.İşte kavga dabu yüzden çıkmadı mı?Düşündü Merve ..Neler olmuştu.Dialoglarını hatırlamaya çalıştı.Biraz hatırlıyordu.Kübra O`na :`benim hakkımda söylenenleri duydun mu?`
Merve:`Evet`
Kübra:`Peki gelip neden bana söylemedin.Yoksa sende mi denilenleri tasdikledin.Sen de mi benim o yazılı da kopya çektiğimi düşünüyorsun.`
Merve:`ne diyorsun yhaa sen .. Git yha..Herşeyi demek zorunda mıyım sana?`
Kübra:`unutma biz birbirimize Dost diyoruz.Kardeşim diyoruz`
Merve:Ne diyorsun yha.Git yha,git allah aşkına`
Böyle başlayıp en ağır laflarla bitmişti.
Merve hatırladıkça daha da kötü oluyordu.Halbu ki orada :”`hayır senin üzülmemen için söylemedim.`demem yeterliydi.Ama öyle deyince Kübra aklım başımdan gitti.”düşüceleri iyice bunalttı O`nu ve O`da kendini Dışarı attı.
Merve`yle Kübraların evleri yakındı.İki yol vardı birbirlerine giden yol.İkisi de saatlerce yürüdü,düşüdü,yürüdü,düşündü.İkisi de farklı yollardan yürüyordu.Karşılaşmaları zordu.Fakat ikiside farkında olmadan birbirlerinin evlerinin önüne geldiler.

Merve Kübra`nın Evinin penceresine bakıyordu.Kübra`da Merve`nin evinin penceresine bakıyordu.İkiside uzun uzun baktı ve birden akıllarına birbirlerine hediye ettikleri şu söz geldi :
“Arkadaş ilk kavga da silip atar.
Dost hemen arar..”
İkisi de o günü hayal ediyordu..
Merve o sözü bir yerde okumuş.Ertesi gün okula gelir gelmez Kübra`ya söylemişti.Ve o gün birbirlerine söz vermişlerdi “kavgamız ne olursa olsun arayacağız birbirimizi”diye.

İkisi de o günü,o sözü hatırlayıp cesaretlendi.Hem arama da değildi yanına gelmişti.
“Hemen gidip özür dileyeceğim” dedi kendi kendine Merve.Kapıya doğru gitti.O kadar heyecanlanmıştı ki elinin titremesinin geçmesini bekledi.Bir müddet bekledi ve sonra derin nefes alarak zile bastı.Heyecanla bekledi,bekledi.Tekrar bastı ve tekrar bekledi.Tam o sırada bir ses duydu.
“pardon acaba kimi aramıştınız?”
Bu ses tanıdıktı.Bu Kübra`nın sesiydi.Merve yavaş yavaş Kübra`ya doğru döndü.Gözleri dolmuştu ikisininde.İkisi de bir müddet durdu.Ve sonun da dayanamayıp ikiside sımsıkı sarıldı birbirlerine.Hem ağladılar hem sarıldılar.
İkisi de o kadar mutluydular ki anlatılmaz yaşanır türdendi ..

Merve tabi şaşkındı.Kübra`ya:”Sen nereye gitmiştin?”
Kübra:”Sana..”
Merve daha çok şaşırmıştı:”Nasıl yhaa”
Kübra anlatmaya başladı:”Bende senin zile basıp açılmayınca sinirlendim.Daha çok kızdım sana.Sonra daha fazla dışarıda durmamak için koşarak eve geldim.Fazlasıyla havamı aldım hesabı.Sonra bir de baktım ki Sen.Zile basmıştın bekliyordun.Ne kadar sinirleneceğini tahmin ettiğim için ikinci bekleyişin de seslendim sana..”

Olayı anlattı ikisi de bu tevafukluğa hem şaşırıyorlardı,hem de seviniyorlardı.Tekrar sarıldılar birbirlerine ve birlikte tekrar sözlerini verdiler:”Arkadaş ilk kavga da silip atar..Dost hemen arar!Biz dostuz..Kavgamız da hemen arayalım.”
dediler ve son olarak:”SöZ” verip birbirlerine Kübra`nın evine çıktılar.

Bir hafta o kadar zor geçmişti ki onlar için acısını çıkartmak için o gün Merve ailesinden izin alıp Kübra`da kaldı..

O gün ikisi de tekrar anladılar;birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini ve gerçekten dost olduklarını
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[FONT="Times New Roman"] [B][COLOR="YellowGreen"]Kalp Susarsa Can Böyle Acır

Ne bir nefes yaralarıma nede bir yudum ilaç lazım , varlığının dolu günleri şimdilerde yokluğunun
sancılarıyla kavrulmakta.


Sana dair öyle çok birikmişliklerim var ki , ne dokunabildim nede sana uzatabildim ellerimi...


Ne senden vazgeçebildim nede seninle olabildim..


Gittim tıpkı senin gibi.Arkama baksaydım eğer , yüzünde senin için yarattığım dünyaya yenilirdi bu
kalbim.Bakamadım , yapamadım sustum ve gittim.


Sana geride ne kaldı biliyormusun ? Bir gün değil bin gün çekeceğin acılar.
Tıpkı ben gibi , tıpkı benim yanıp kavrulan yüreğim gibi.


Gözlerim sevdalı umutlarda sevdiğim bir umuttun içimde onuda aldım elinden.


Şimdide ben senin dünyanı elinden alıyorum.Hesapsızca , acımasızca tıpkı senin bana yaptığın o gün
gibi..Asla unutmadım kalbime attığın bıçak yaralarını bak yaralarım halen kanıyor dokundukça , kabuk
bile bağlamadan hep kanıyorlar çünkü sen en çok canımı acıtandın.En çok içimi sızlatandın.


Beni bana bırakmıştın şimdi bende seni sana bırakıyorum ve gidiyorum. Acılar kalbimde ,acılar
benimle.. Elbet bir gün geçmez denen sızılar geçer , zaman dedikleri şey yarama ilaç olur , elbet
bir gün sensiz bir sabaha uyandığımda içimden çıkmış gitmiş olursun...


Ve elbet bir gün vicdanınla baş başa kaldığında o soğuk akşamlarda , o ayaz sabahlarında arayacağın
suçlunun SEN olduğunu anladığında ben senden ve herşeyden çoktan gitmiş olurum..


Kalbimi eline verdim sen hiç acımadan yaktın şimdi bende seni ateşe veriyorum sevgili...


Ne ödeyecek bedelim kaldı nede senin uğruna adayacak bişeyim.Git ve kendine senin gibi istediğin bi
dünya kur ama lütfen benim yalnızlığıma dokunma.
'' Kalbimin sustuğu yerde canımı bundan daha fazla acıtmana izin vermiyorum artık.''
[/B]
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
.|»DυЯgυИAтєŞ«|. ( Ayfer'in Bloğu )
[FONT="Times New Roman"][FONT="Times New Roman"][COLOR="Purple"]Hoş geldin ölüm
Buyur otur Saklımız kalmadı..
Dök eteklerinden taşları..
Ben bir rüzgarım..Özgürlük rüzgarı..
Bir yürekten bir yüreğe Taşırım umutları..
Ben bir dağ seliyim..Yıkarım duvarları..
Yükselir kentten Çorba kokuları..
Ben bir denizim...
Hırçın..
Dalgalı...
Ölüm nedir bilmeden Döverim kıyıları...
Bütün dostlar uyanık Şafağı karşılıyor...
Yan hücre kapıyı çalıyor...
Kalk gidelim sıradakini bekletmeyelim....
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.