[COLOR="#000000"]Atatürk, Ali Fuat Paşa'yı çağırarak onunda Adana'da 4 Kasım 1918'de bir görüşme yapmıştır. "Adana mülakatı" diye bilinen bu görüşmede Atatürk, Ali Fuat Paşa'ya birkaç gündür Ahmet İzzet Paşa'yla yaptığı yazışmalardan söz etmiş, Mondros'un bozulmasından korkan hükümetin tereddüt içinde olduğunu belirtmiş, ancak Ahmet İzzet Paşa Hükümeti yerine kurulacak bir hükümetin bu kadar bir varlık bile gösteremeyeceğini anlatmıştır. Daha sonra da bu zor günlerde Anadolu'yu savunabilmek için birlikte hareket etmeyi ve ilk aşamada da İç ve Güney Anadolu'da "direniş yuvaları" oluşturmayı teklif etmiştir.
Ali Fuat Cebesoy, "Milli Mücadele Hatıraları" adlı anılarında bu görüşmeyi ayrıntılı olarak anlatmıştır. Şimdi Ali Fuat Paşa'ya kulak verelim:
"Vardığımız müşterek kanaat şu idi: İngilizler ve onları takip eden diğer İtilaf Devletleri mütareke filan dinlemeyecekler, emrivakilerle memleketimizi işgal edecekler. Türk ordusunun hudut boylarındaki kısımlarını esir almaya kalkışacaklar veyahut bunları memleket içine sokulmak zorunda bırakılarak terhisini sağlayacaklardı. Vatanımızı her türlü müdafaa ve mukavemet vasıta ve imkanlarından mahrum bıraktıktan sonra arzularını zorla ve baskı ile kabul ettireceklerdi. Musul'un işgali ve İskenderun hadisesi ve nihayet İngiliz mütareke heyetinin yersiz talepleri bunun açık birer delili idi. Padişah kendi tahtını düşünecekti.
Mustafa Kemal Paşa:
"Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve müdafaa etmesi, bizlerin de mümkün olduğu kadar yol göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır" dedi ve sonra aynı fikirde olup olmadığımı sordu.
"Aramızda tam bir mutabakat var Paşam" cevabını verdim. Evet, artık millet kendi hakkını kendisi arayacaktı. Pek memnun oldular. En mühim vazifenin şimdi bana düştüğünü, çünkü bu günlerde İngilizlerin bir baskısı neticesi olarak Yıldırım Ordular Grubu ile muhtemelen 7. Ordu karargahının lağvedileceğini, bu takdirde benim 20. Kolordu'nun başında kalacağımı ve bu sayede ilk müdafaa tedbirlerimi alabileceğimi hatırlattı. İlk mukavemet merkezini Kilikya'da kuracaktık. Aramızda hiçbir anlaşmazlık yoktu."
Görüldüğü gibi Atatürk, güvenip inandığı çocukluk ve cephe arkadaşı Ali Fuat Paşa'yı çağırıp ona açıkça "işgallere karşı direnişten" söz etmiş ve kurtuluşun ilk somut adımını Adana'da atmıştır.
Sinan MEYDAN, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, s. 56-57
Atatürk'ün Adana Mülakatı
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...
MUSTAFA ŞEREF,
KEMAL GURUR,
ATATÜRK ONURDUR...
Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
Pir Zöhre Ana
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...
MUSTAFA ŞEREF,
KEMAL GURUR,
ATATÜRK ONURDUR...
Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
Horasan köyünden geliyor pirim
Kırklar binasında var oldu yerim
Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
Pir Zöhre Ana