]"Küçük beyinli insanlar kişileri, büyük beyinli insanlar fikirleri tartışırlar"
Gelişmiş toplumlarda dahi insanların fikirleri, görüşleri ve başarıları tartışılıp, incelenir ve de bunun üzerinde nasıl bir başarılı toplum oluştururuz diye bilimsel araştırmalar yapılır...
Gelişmemiş yobaz toplumlarda ise daha çok açıkları aranır bulunamasa çamur atılır ve toplumun gözünden düşürmek için karalamaya çalışılır .
Siyasette kullanılan çok meşhur bir taktik vardır. Bugün bunu akp ve yandaşları da çok iyi başarıyorlar. Nedir o?
]"Yalanlarınla ikna etmeye çalış, İkna edemiyorsan akıllarını karıştır."
Bu taktik sonucunda cumhuriyet tarihinden bu yana yobaz dinciler sırf Atatürk'ü milletin gözünden düşürmek için bir sürü yalan iftiralar söyleyip, aynı zamanda da yazıp çizmişlerdir...
Atatürk'ü, çaldı, çırptı, yandaşlarını zengin etti. Saltanat sürdü diye eleştiremiyorlar, çünkü eserleri ortada,o zor dönemi yaşayan insanlardan halen hayatta olup gerçekleri anlatanlar var. Bütün halk şahit olmuş, kimse inanmaz. Bu durumda ne yapacaklar, kafaları karıştıracaklar. Nasıl olacak? yalan tarih yazarak...
İşte Atatürk içki içmiş de, kadınlarla olmuşta, üvey babası varmış da, ömer isminde kardeşi de varmış da, Annesi iki kere evlenmiş de. falan filan...
Yukarda da dikkat edin üvey babası diye bir uyduruk yalan bilgi geçiyor. Ayrıca Atatürk'ün evi gösteriliyor. Bunlar siyasette kime ne kazandıracak acaba merak ediyorum. Yani art niyetlikten başka bir şey değil. Bir çekememezlik söz konusu. Koskoca övdükleri müslüman diye tabir ettikleri osmanlı padişahları, şeriat da vardı, hilafet de vardı, İstedikleri her ortam da vardı. Ancak gelin görün o osmanlı yıkıldı...
Şimdi bunlar bunu kendine yediremiyorlar. Biz din kitap Allah, peygamber dediğimiz halde yıkıldık, dinsiz dediğimiz bir Atatürk çıktı bütün dünyaya meydan okudu, bir devlet millet kurdu. Üstelik de bunları yaparken de çalmadan, çırpmadan, yandaşlarını zengin etmeden, yanlızca halkına karşı dürüst bir şekilde hizmet etti ve gitti. Bütün dünya da ona saygı gösterdi...
Şimdi biz insanların yüzlerine dindarız diyerekten Atatürk gibi bir dört dörtlük, üstelikte dini kullanmadan başarıya ulaşmış bir insan varken nasıl bakacaz?
Ha ne yapacaz o zaman? Atatürk'ü karalayıp iftiralar atarak, gözden düşürüp, milletin kafalarını karıştıracaz. Biz yobazlar ancak Atatürk'ü gözden düşürebilirsek, kendimizi insanların gözünde yükseltebilecez diyorlar. Bunu da bir türlü başaramıyorlar. Onun için ne yapmak mı lazım? dini kullanıp iktidara gelip Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını ortadan kaldıralım. Yine kendi karanlık ortaçağ zihniyetimizi yerleştirelim diyorlar...
Bu dinci yobaz kesim aynı bir mikrobik virüs gibidir. Nasıl virüs insan bedenine yavaş yavaş yayılır da insanı yer bitirir sonunu getirir. Dikat edin ne zaman bu yobaz dinci zihniyetler bir toplumda hakimiyet sağlamışlar, o toplumun sonu hep hüsranla bitmiştir. ve yine dikkat edin tıpkı virüs gibi gizli içerden haince bir şekilde gizliden yapılanarak çoğalıp sonra başa bela oluyorlar. İnsan vücudunda hastalık oluşması için dışardan bir etki olması lazım. Bunları tetikleyen dış etki de emperyalist güçlerdir...
Bunlar dahi nedir, ilim irfan nedir bilmezler. Bunların ki saç kıl tüy, sarık, cübbe, şalvar, iki de Allahu ekber diyecek tamam. Başka marifet istemez. Bunların insan tanımı budur...
]Konuya gelelim. Atatürk daha önce de söylemiştim. Tahranda doğmuştur. Ailesi doğduktan sonra memuriyetlik görevi sebebiyle selaniğe gelip yerleşmişlerdir. Ancak Atatürk hiç bir zaman kendisi ile ilgili sırları açığa vurmamıştır. Dolayısıyla her kes Onu selanikte doğdu sanıyor. Annesi babası Ali Rıza bey'in ölümünden sonra hiç evlenmemiştir. Bunun dışında anlatılanlar koca bir yalan ve iftirdan öte bir şey değildir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 15/04/2010, 05:29, Düzenleyen: adgan.