You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk`e sövmek - Mehmet ŞENER

Atatürk`e sövmek - Mehmet ŞENER

Posting Freak
Atatürk`e sövmek - Mehmet ŞENER
Bu ülkenin basını ve bir kısım aydınları, ne yazık ki konjonktüre göre pozisyon alıyor...

Misal; iktidarda apoletliler var ise, bizim acar basınımızın basma kalıp manşetleri bellidir:

"Laiklik elden gidiyor!"

"Mürteciler gem`i azıya aldı!"

Öncesi bir yana, sadece şu 28 Şubat Süreci bile başlı başına bir utanç tablosudur. O günlerin hükümran komutanı ve "süreç"in baş mimarı Çevik Bir, bizzat gazete manşetlerini belirler, hangi yazarların üstünün çizilmesi gerektiğini hükmederdi!

O günlerde, basınımız için "muteber" olmanın yolu, egemenlerin dümen suyuna girmekten geçerdi.

Kim ne kadar apolet cilalar, kim ne kadar haki renk önünde eğilirse, o denli "kıymetli" olurdu.

Başörtüsüne saldırmak, dindar insanları aşağılamak, cami ve medreseye hakaret etmek, sermayeyi renklere ayırmak, bürokratları sakal ve bıyık tıraşına göre tasnif etmek, ne yazık ki basınımızın rutin işlerindendi...

Sonra dönem değişti, devir döndü.

Bu kez iktidarda apoletliler yerine, "sivil"ler vardı ve artık apoletli olmak "tu kaka" olmuştu.

Birileri medyaya "emir" verdi mi vermedi mi bilmiyorum fakat bir kısım medya durumdan öyle bir vaziyet çıkardı ki, başladılar koro halinde Atatürk`e hakaret etmeye!

Sığındıkları liman şu:

"Atatürk eleştirilemez mi, Atatürk mukaddes mi, Atatürk ilahi bir varlık mı?"

Ve daha nice hezeyan...

İşin erbabı insanlar avazları çıktığınca bağırıp durdu:

"Hayır. Atatürk ne kutsal bir varlık, ne de eleştirilerden münezzeh bir kişi"

Sözlerini kimseye dinletemediler.

Ok yaydan çıkmıştı nasılsa...

Hedef belliydi:

Atatürk`e hakaret, Atatürk`le ilgili akla ziyan iddiaları sanki gerçekmiş gibi televizyon ekranlarından anlatmak!

Kaç zamandır izliyoruz. Tetikçi oldukları her hallerinden belli kimi ucuz insanlar o televizyon senin bu televizyon benim koşup duruyorlar.

Söyledikleri ne tarihi gerçeklerle örtüşüyor, ne de ilmi bir sıfat taşıyor.

Olsun...

Mademki kameralar üzerlerine çevrilmiş ve mademki zırvaları prim yapıyor, o halde salla gitsin:

"Atatürk diktatördü" türündeki yakıştırmalar, hakaretlerin en hafif olanı...…

Atatürk`ü eleştirmekle, Atatürk`e hakaret etmeyi birbirine karıştıran bu ilim fukarası meczuplar, gem`i azıya aldılar.

Ciddi ilim insanları tenezzül edip bunlara cevap vermedikçe, o meczuplar da "doğru yol"da olduklarına inanıyorlar!

Öyle bir anlatıyorlar ki...

Atatürk şu kısa ömründe, sadece ve sadece muhaliflerini öldürtmüş, başkalarının eşlerine sarkmış, günün her saati içip durmuş, kendisinden başkasının fikrine itibar etmemiş, ha bire başkalarından çocuk peydahlamış!

El insaf...

Bir insanın haysiyetli ve adil olması için illa da bir kanun mu gerekiyor?…

Atatürk, elbette ki bir "kutsal" veya "dokunulmaz" değildir.

O`nun arkasına sığınarak türlü herzeler yiyenlere bakarak, "Atatürk budur" demek kadar, izan ve insaf yoksunu ne olabilir?

Dün, "mürteciler" bahanesiyle, dindara ve mukaddesata hakaret edenler ne kadar zalim, çirkin ve bir o kadar da riyakardıysalar bugün de, birilerinden alkış alırız umuduyla yalan ve yanlış bilgilerle Atatürk`e saldıranlar o kadar alçaktırlar.

Atatürk`ü eleştirmek ayrı, Atatürk`e hakaret etmek ayrı şeydir.

Bu ülkede Atatürk`ü eleştiren onlarca eser neşredildi.

Mustafa Müftüoğlu`nun "Yalan Söyleyen Tarih Utansın" adlı, tamamen şehir efsaneleriyle dolu cilt cilt kitapları bile bu ülkede seneler boyu satılıp durdu.

Vaktiyle O`na "Gardırop Devrimcisi" diyenler, bugün Ergenekon sanığı olarak Silivri`de gün dolduruyor.

Televizyonları izlerken tiksiniyorum.

Çünkü aynı ekranlarda on küsur yıl önce de cemaatlere, tarikatlara ve dindar insanlara küfür yağdırılıyordu, şimdi de Atatürk`e ve Atatürk`ü sevenlere...…

Bu ülke ne zaman normalleşecek ve bu ülke ciddi anlamda ne zaman demokrasiye inanacak?

Dün bankaları hortumlayanlar için, "…hırsız var hırsız" diye bağırdığınızda, anında cevap buluyordunuz:

"Kimseye Atatürk`e ve laikliğe dil uzattırmayız"

Ne kadar yanlış, pis ve aşağılık bir durumdu.

Bugün de tersi bir anlayış dayatılıyor.

Bendeniz dün Atatürk`ün arkasına sığınarak ülkeyi soyanlara da isyan ediyordum, bugün de Atatürk`e söverek yükselmek isteyen cücelere karşıyım.

Adam Kürtçü, adam her devrin yalakası, adam ilkesiz ve omurgasız...…

Adam hacıyatmaz...

Lakin aynı adam bugün televizyonlarda Atatürk`e sövdükçe ekranlarda büyüdükçe büyüyor!

Tiksiniyorum...

Bu adamın Çevik Bir`den ne farkı var?

O, kendi gibi düşünmeyenleri Kızılay`da kazığa oturtmakla tehdit ediyordu, bu adam da Atatürk`e sövmeyenin vatandaşlıktan atılmasını istiyor!

Türk basını ve bazı aydınlar için ne aşağılık bir durum:

Ya dine söveceksin, ya da Atatürk`e!

Bir anlamı olacağını sanmıyorum, lakin bu sütundan işte deklere ediyorum:

Bendeniz, Elhamdülillah Müslümanım... Ve ben Atatürk`ü seviyorum.

Şayet bu suç ise, ben bu "suç"u ömrümün sonuna kadar işleyeceğim.

Vicdanen de müsterihim...

Zira bugün sütre arkasına sığınarak Atatürk`e hakaret eden alçakların bazılarının dün nasıl postal yaladıklarını bizzat gördüm. Ve o gün sırf onlara itiraz ettiğim için DGM`de yargılandım.

Pişman değilim...

Bugün de üç paralık çıkarları uğruna Atatürk`e sövenlere itiraz ediyorum.

Hay hay...

Atatürk`ü eleştirelim, ama Atatürk`e sövmek eleştiri değil ki...

11 Kasım 2011
Kaynak: Yazar Mehmet ENER-Atatrk`e svmek...
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Atatürk`e sövmek - Mehmet ŞENER
Atatürk'e dil uzatmanın dayanılmaz hafifliği....

Atatürk gibi bir yiğit geldi cihana ,O'na buldular binbir bahane...

Bir gün bağıra bağıra arayacaksınız, yalvaracaksınız yetiş Ya Mustafa Kemal diye.

Atatürk rahatlığı batıyor size, herkes her istediğini,ibadetini yapabiliyor, sokaklarda düşman askerlerinin size dönmüş namluları yok, kadınlar düşman askerlerinin tecavüz korkusuyla yaşamıyor, sahipsiz bebekler doğmuyor, sokaklarda dolaşırken ölüm korkusu yaşamıyorsunuz ama ATATÜRK'E dil uzatmaya gelince,dayanılmaz bir hafiflik oluyor üzerinizde...
Allah, bu ülkeden ATATÜRK aydınlığını mahrum bırakmasın...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Senior Member
Atatürk`e sövmek - Mehmet ŞENER
Atatürk'ü sevmeyenler, O nun düşüncelerine, fikirlerine , inkılaplarına, Cumhuriyeti'ne sahip çıkmayanlar,Ata'yı sıradan bir insanmış gibi gören ve sosyete takılanlar bir gün boğazlarına zincirler takıldığında HAYKIRACAKLAR, Mustafa Kemal'in değerini o zaman anlayacaklar.
Şimdi tuzları kuru. Fakat bu değerlere ve O'nun vermiş olduğu güzelliklere sahip çıkmak için inşallah geç kalmış olmazlar. Bıraksınlar ATATÜRK'ü eleştirmeyi, ATA'yı tüm dünya ulusları kabul etmiş, İlim İrfan sahibi olduğunu, mucizetlerini onlar bile anlamışlar. tek sorun bizim bakar körlerimizde ve O'nu kabul edemeyen örümcek beyinlerde.


GÖZÜM ÜZERİNİZDE !


İktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
[Resim: ata_imza.gif]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.