You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Atatürk barışın mimarıydı

Atatürk barışın mimarıydı

Administrator
Atatürk barışın mimarıydı
[COLOR=#141823]][Resim: arap.jpg]

Osmanlı İmparatorluğu'nun kaybettiği topraklar üzerinde bağımsız veya mandaterliği kabullenmiş 13 Devlet kuruldu.

İhânetler, vefasızlıklar, ahlâka dayalı siyasetlerin reddinde olan nice olaylar içinde...

Atatürk, bunların hepsini olmamış saydı ve dört yanımızda kurulan bu yeni devletlerle dostluğu başardı...

Öyle örnekler verdi ki güç inanılır...

Mekke Şerifi Hüseyin, 1916’da devletine yani Osmanlı’ya isyan etmiş, Hicaz, Irak, Suriye ve Filistin’in, kaybına temel sebeblerden birisi olmuştu:

Üç oğlundan biri Ürdün, biri Irak, biri Hicaz’ın başına gelmişti. Mustafa Kemal Kolordu, Ordu, daha sonra da Yıldırım Ordular Grubu Kumandanı olarak onlarla dövüşmüştü.

Onları ve Balkanlıları, Birinci Dünya Harbinde savaştıklarımızı hiçbir şey olmamışçasına HEPSİNİ Ankara’da karşıladı.

Ne ölçüde İbret ve hatta karşıdakiler için yüz kızartıcı olaylara sahne olmuş olsa dahi, geçmişin unutulmasının, kin yollarının açılmamasının, devlet ve milletlerin huzuru için gerekiyorsa aynı safta yer almanın akıl-mantık yolu olduğunu ispatladı. Sadabât Paktı’yla İran-Irak-Afganistan’ı aynı safta topladı.

Yunanistan-Yugoslavya-Romanyayla Balkan Antantı’na rehberlik etti "Yurtta Sulh-Cihanda Sulh" dedi.

Hem zafer ilâhı, hem barış mimârı olabilmek...

ATATÜRK’de ikisi de vardı.

Cemal Kutay
]

[COLOR=#141823]][COLOR=#9197A3]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Atatürk barışın mimarıydı
’En uzakta sandığımız bir olayın bize bir gün dokunmayacağını bilemeyiz. Bunun için insanoğlunun hepsini bir gövde ve bir ulusu bunun organı saymak gerekir. Bir gövdenin parmağının ucundaki acıdan öteki bütün organlar etkilenir. Dünyanın filân yerinde bir rahatsızlık varsa, bana ne dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Olay ne kadar uzak olursa olsun bu ilkeden şaşmamak gerekir, işte bu düşünüş, insanları, ulusları ve hükümetleri bencillikten kurtarır’
(1937)
---------------------------------------------------------------------
İnsanları mutlu edecek tek vasıta, onları birbilerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir. Dünyanın barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktır.
(1931)
---------------------------------------------------------------------
’Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’
Tarih:.../.../....
---------------------------------------------------------------------
’Uluslararası herhangi bir problemimizi barış vasıtaları ile halletmeyi aramak bizim menfaat ve düşüncemize uyan bir yoldur. Bu yol dışında bir teklif karşısında kalmamak içindir ki güvenlik prensibine ve onun araçlarına önem veriyoruz’
Tarih:.../.../....
---------------------------------------------------------------------
’Türkiye’nin güvenliğini amaç tutan, hiç bir ulusun aleyhine olmayan bir barış istikameti bizim düsturumuz olacaktır’
Tarih:.../.../....
---------------------------------------------------------------------
’Ben gerçek biçimde barış isterim. Son taarruzu yapmağa isteğim yoktu. Fakat Yunanlıları Anadolu’dan kovmak için başka çıkar yol bulamadım. Zaferde gösterdiğimiz ölçülük, Yunanlıların yıkıcılıkları ile çelişmektedir, İngiliz milletinin de artık Türkiye ile ticaret ve dostluk ilişkilerine gireceğine güveniyorum.’
(26 Eylül 1922’de Daily Mail gazetesinin İzmir’deki muhabirine verdiği demeç)
---------------------------------------------------------------------
’Dünyada milletler bir apartmanın sakinleri gibi kabul edilir. Eğer bir apartman, sakinlerinden bazıları tarafından ateşe verilirse, diğerlerinin yangının etkisinden kurtulmasına imkân yoktur’
(1935)
---------------------------------------------------------------------
’Dış politikamızda barış ve iyi ilişkiler amacı içtenlikle izlenmektedir. Umarım ki uluslararası ilişkilerde, dostluklara gerçekten bağlı olan ve hiç bir ulusun karşısında bulunmayan açık ve sağlıklı tutumumuz gittikçe daha iyi anlaşılmaktadır.’
(1930-TBMM açılışında)
---------------------------------------------------------------------
’Karşılıklı güven ve esenlik, bütün dünya uluslarının üzerinde titremesi gereken bir mutluluk ilkesidir. Ancak bu ilke bütün uluslar için gerçekleşmedikçe genel bir barışma sağlamaktan çok, sömürülmek istenen bir takım uluslara karşı bir takım güçlü ulusların yeni davranış ve ayrıcalıklar kazanmasını sağlamak niteliğinde görülse yeridir. Hele uluslararası silah alışverişinin bir takım ulusların denetimi altında tutulmasını sağlayacak tedbirlerin alınması bu kuşkuyu artırmaktadır’
(TBMM-1 Kasım 1925)
---------------------------------------------------------------------
’Barış ulusları refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. Memleketimizi her gün daha çok kuvvetlendirmek, her türlü ihtimallere karşı koyacak bir halde bulundurmak ve dünya olaylarının bütün safhalarını büyük bir uyanıklık içinde izlemek, barışsever siyasetimizin dayanacağı esasların başlangıcıdır’
Tarih:.../.../....
---------------------------------------------------------------------
’Behemehal şu veya bu sebeple milleti harbe sürüklemek taraftarı değilim, Harp zaruri ve hayati olmalıdır.’
Tarih:.../.../....
---------------------------------------------------------------------
’Esaslı ıslahat ve gelişme içinde bulunan bir memleketin, hem kendisine hem çevresine barış ve huzuru cidden arzu etmesinden daha kolay izah olunabilecek bir keyfiyet olmaz. Bu samimi arzudan esinlenen dış politikamızda memleketin dokunulmazlığını, güvenliğini, vatandaşların haklarını herhangi bir tecavüze karşı bizzat savunabilmek kudreti de özellikle gözde tuttuğumuz bir noktadır’
(1928)
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.