1500 yıl önce Hz. Hüseyin'in katlinden sonra Muhammed- Ali yoluna bağlı insanlar her yıl Hz. Hüseyin'in yası matem orucunu tutmuşlar orucun bitiminde Hz. Hüseyin aşkına kurbanlarını keserek can lokması olarak sunmuşlardır. Ayrıca aynı sofraya gerçekler -evliyalar- yanında "Has Aş" olan Aşure çorbasını da sunmuşlardır.
Yası matemden sonra kesilen kurban:
"Ya Hüseyin sen hak yolunda başını feda ettin. Biz can cömertliğinde bulunamıyoruz. Bunun yerine kurbanlarımızı kabul et." anlamında kesilmektedir.
Has Aş "Aşure" ise:
Allah bir daha Ehlibeyt acısı göstermesin sevenlerin sayanların ağızları tatlansın." denerek lokma edilmekte, Ehlibeyt muhabbeti eşliğinde abdestli ve dualı olarak aynı sofrada paylaşılmaktadır.
[B]Aşurenin kapı kapı dağıtılması günahtır. [/B]
Aşure'ye yüklenen anlamlar Muaviye yolundaki mollaların gerçek ibadetlerin izini silmek için uydurdukları yanlış bir icraatıdır.
Alevilik, Muhammed- Ali yoludur. Bu yol; Ebu Bekir, Ömer, Osman ve ardılları tarafından silinmeye çalışılmıştır. Toplumdan koparamadıkları Aşure ve Kurban gibi ibadetlerin de zamanını ve gerekçelerini değiştirerek Ehlibeyt'le olan bağını silmek istemişlerdir. Bu amaç uğrunda, kendi zalimliklerini de gizleyecek şekilde uyduruk tarih yazmışlar, altın karşılığı hadis, ayet ve kitap yazdırmışlar, bu ihsanlardan faydalanmak isteyen bir molla sınıfı böylece oluşturulmuştur .
Aleviliği ve inanç kaynaklarını öğrenmek için başvurulan kaynaklar ne yazık ki bunların yazdığı kaynaklardır.
Aleviler ise dönem dönem gelen pirlerin, mürşitlerin ışığında sır edilmek istenen gerçekleri öğrenmişler ve yoluna, inancına bağlılıkları günümüze kadar sürmüştür.
Eskiden molla, derebeyi, sadrazam ve padişahlara karşı verilen ve can cömertliğinde bulunarak yolunu ispat etme mücadelesi artık günümüzde kandırılmış Alevi kimlikli yolunu yitirmiş insanlara karşı da verilmektedir.
Alevi inanç esaslarına yapılan saldırıların amacı budur. Aleviliğin içini boşaltarak onu siyasete alet etmek ve Alevileri siyasi mücadelede militan yapmak.
Bu karmaşa ve bulanıklık aslında akla-kara gibi çözümünü de içinde barındırmaktadır.
Çözüm Zöhre Ana'da birleşmektir. Aleviliği onun gerçek öğretisiyle yaşamaktır. Aleviliğe inanç olarak sahip çıkmaktır. O zaman Alevi toplumu şaşılıktan ve bulanıklıktan kurtulacaktır. Bilgisi, inancı, ibadeti açık ve net olan toplumdan o zaman doğru kararlar çıkacaktır.
Pirim Zöhre Ana'nın aydınlık yolunda ; bir olalım , diri olalım, insan olalım, güçlü olalım.
Kaynak: Aşura Tatlısı mı, Aşure Çorbası mı?
Aşura Tatlısımı, Aşure Çorbasımı?
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Tartışmalar
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
5550
Aşura Tatlısımı, Aşure Çorbasımı?
Aşura Tatlısımı, Aşure Çorbasımı?
Aşura Tatlısımı, Aşure Çorbasımı?
Pirimiz Zöhre Ana'nın , bir nefesinde dediği gibi " Erenler lokması Aşure aşı"
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi