Alıntı:
Aysun ÇOBANOĞLU
Türk Halk Kültürünün önemli bir bölümünü oluşturan “âşıklık geleneği” nin temsilcisi olan ‘âşık’ 16. yüzyıl başından itibaren görülen şair tipidir. Ãşık şiiri ise; sevdadan, hasrete, kahramanlıktan, toplumsal konulara kadar uzanan ve genellikle hece vezniyle söylenen (yazılan)manzum eserlerdir.
Ãşık, geleneksel olarak rüyasında bir güzelin ya da pirin elinden bade içer ve sonrasında saz çalma, deyiş söyleme yeteneğini kazanır. Bir ustanın yanında yetişir. Şiirlerinde kullanmak üzere bir “mahlas”alır. Bu isimi, ya kendi seçmiştir, ya ustası tarafından uygun görülmüştür, ya da rüyasında bade içerken söylenmiştir. İlk olarak sazı eşliğinde usta malı şiirler söyler. Bu alanda bilgi ve becerilerini geliştirdiğinde ise kendi şiirlerini söylemeye başlar.
Bu geleneği, koşulları nedeniyle (gezginci olma, kahvelerde, âşık meclislerinde bulunma) yalnız erkeklerin temsil ettiği gibi bir ön yargı olsa da halk hikâyelerinde, türkülerde, özellikle ağıtlarda, ninnilerde ve manilerde kadının sesi duyulmaktadır. Ama kadınlar toplumsal baskılar nedeniyle hep geri planda, bir sır perdesinin arkasında kalmışlar, duygularını ifade ettikleri manzum eserlerde adlarını kullanıp haykıramamışlardır. Toplum yapısı buna izin vermemiştir. Kadının adının ortalıkta gezmesi yakışıksız görülmüştür. Bu nedenle kadın âşıkların verdikleri eserler ‘anonim’ olarak kayıtlara geçmiştir. Tahir olmak ayıp sayılmamış ama Zöhre olmak çoğu zaman ayıp sayılmıştır.
Günümüzde ise sayıları çok olmasa da kadın âşıklar, duygu ve düşüncelerini dile getirdikleri deyişlere imza atabilmektedirler. Erkek âşıklar gibi şiirlerinin son kıtalarına isimlerini yazabilmektedirler. Acısını, kahrını, özlemini dile getiren kadın, sevincini, mutluluğunu da türkülerin satırlarına dökmesini bilmiştir.
Geçmişten günümüze kadar gelen Ãşıklık Geleneği içinde tespit edilen kadın âşıklarımızın bazıları şunlardır;
Güzide Ana (17.y.y)
Şehrubanu Bacı (Üsküp-Ölümü 1803)
Adile Sultan (II. Sultan Mahmut’un kızı. 1825-1898 yılları arasında yaşamış.)
Ayşe Berk (1833-1919- Ãşık Serderi’nin kızı-Şarkışla)
Sakine Hatun (1840-Eskişehir)
Useyla Bacı (?-?)
Münire Bacı (1852-1912 İstanbul)
Gülsüm Ana (1853-1928)
Şeref Bacı (1854-Kasımpaşa)
İhsan Raif (1877-Beyrut)
Ãşık İkbal Bacı (1886-İstanbul)
Konyalı Emine Hanım (1860-Ãşık Şem-i’nin torunu)
Adanalı Hasibe (1860-Adana)
Ãşık Meryem Bacı (1863-Antakya)
Sabire Bacı (?-?)
Banu Hanım (1863-Çankırı)
Hatçe Bacı (1865-Mora)
Arife Bacı (1868-1917-Revhan doğumlu)
Emine Beyza Bacı (?-İzmir)
Sıtmalı Hörü (?-Kars)
Konyalı Şerife (1869-Konya)
Zehra Bacı (1870-İstanbul)
Remziye Bacı (1883-Filebe)
Necmiye Bacı (1885-İzmir)
Seher Bacı (1885-İzmir)
Remziye Bacı (1890-İzmir)
Ãşık Mümine Bacı (1892-Erzurum)
Kul Latife (1892-Maraş)
Ãşık Döne (1893-1992-Eğirdir)
Fatma Oflaz (Aşık Derdiment-1894-Sıvas)
Şah Sultan (Malatya-?)
Yeter Bibi (1900-Kayseri)
Fadikli (Fatma Çekirdek- 1901-Zara)
Ãşık Fatma (1906-1984- Manavgat)
Deli Anakız (1907-Erzurum)
Ayşe Kadın (1909-Denizli)
Hacı Lütfiye Hanım (1912-Konya)
Ak Elif (1913-1991- Eğirdir)
Eşe Kadın (1921-Dinar)
Döne Sultan (1925-Eskişehir)
Dikmenli Aşık Emine Şener (1925-Malatya)
Adviye Anabacı (1930-Silistre)
Nevruza Bacı (1931-Tokat-Aşık Kul Semai’nin eşi)
Ãşık Aslı Bacı (1935-Afyon)
Güllüşah Bacı ( ?-Uşak)
Hatuni (Hatun Sungur-1938-Sıvas)
Emiş Bacı (1939-Sıvas)
Ayşe Çağlayan (1939-Adana)
Türmen Kızı(Sıdıka Yüksel-1940-Malatya)
Aşık Azme Bacı (1942-Şarkışla-Azime Tinni)
Ãşık Şahsenem (1945-Sarıkamış)
Hafize Fidan (1943-Eskişehir)
Kul Elif (1945-Sıvas)
Zonguldaklı Engin Bacı (1947-Zonguldak)
Aşık Sarıcakız (1948- Eskişehir)
Tuncelili Emiş Bacı (1950-Tunceli)
Aslıhan Çetin (1951-Çorum)
Mah Turna (1951-Diyarbakır)
Ãşık Nurşah (1954-Eskişehir)
Arife Doğan (1954-Sıvas)
Hülya Yıldırım (1956-Şarkışla)
Ãşık Fatma Taşkaya (1957-Adana-Ãşık Feymani’nin eşi,Ãşık Delidolu’nun kızı)
Zöhre Ana (1957-Yozgat)
Gülseren Kambur (1960-Gümüşhane)
Gülseren Kılıç (1960-Tunceli)
Şinaz Sezer (1961-Erzincan)
Ozan Diyari (1962-Yozgat)
Dursune Bacı (1962- Sıvas)
Döndü Doğan (1962-Çorum)
İpek Bayrak (1963-Erzincan)
Ozan Destegül (1964-Sıvas)
Mihrumah (1964-Urfa)
Gürcü Doğan (1972-Tokat)
Yayla İşleyen (1975-Tokat)
Ve daha niceleri...
Ãşık, geleneksel olarak rüyasında bir güzelin ya da pirin elinden bade içer ve sonrasında saz çalma, deyiş söyleme yeteneğini kazanır. Bir ustanın yanında yetişir. Şiirlerinde kullanmak üzere bir “mahlas”alır. Bu isimi, ya kendi seçmiştir, ya ustası tarafından uygun görülmüştür, ya da rüyasında bade içerken söylenmiştir. İlk olarak sazı eşliğinde usta malı şiirler söyler. Bu alanda bilgi ve becerilerini geliştirdiğinde ise kendi şiirlerini söylemeye başlar.
Bu geleneği, koşulları nedeniyle (gezginci olma, kahvelerde, âşık meclislerinde bulunma) yalnız erkeklerin temsil ettiği gibi bir ön yargı olsa da halk hikâyelerinde, türkülerde, özellikle ağıtlarda, ninnilerde ve manilerde kadının sesi duyulmaktadır. Ama kadınlar toplumsal baskılar nedeniyle hep geri planda, bir sır perdesinin arkasında kalmışlar, duygularını ifade ettikleri manzum eserlerde adlarını kullanıp haykıramamışlardır. Toplum yapısı buna izin vermemiştir. Kadının adının ortalıkta gezmesi yakışıksız görülmüştür. Bu nedenle kadın âşıkların verdikleri eserler ‘anonim’ olarak kayıtlara geçmiştir. Tahir olmak ayıp sayılmamış ama Zöhre olmak çoğu zaman ayıp sayılmıştır.
Günümüzde ise sayıları çok olmasa da kadın âşıklar, duygu ve düşüncelerini dile getirdikleri deyişlere imza atabilmektedirler. Erkek âşıklar gibi şiirlerinin son kıtalarına isimlerini yazabilmektedirler. Acısını, kahrını, özlemini dile getiren kadın, sevincini, mutluluğunu da türkülerin satırlarına dökmesini bilmiştir.
Geçmişten günümüze kadar gelen Ãşıklık Geleneği içinde tespit edilen kadın âşıklarımızın bazıları şunlardır;
Güzide Ana (17.y.y)
Şehrubanu Bacı (Üsküp-Ölümü 1803)
Adile Sultan (II. Sultan Mahmut’un kızı. 1825-1898 yılları arasında yaşamış.)
Ayşe Berk (1833-1919- Ãşık Serderi’nin kızı-Şarkışla)
Sakine Hatun (1840-Eskişehir)
Useyla Bacı (?-?)
Münire Bacı (1852-1912 İstanbul)
Gülsüm Ana (1853-1928)
Şeref Bacı (1854-Kasımpaşa)
İhsan Raif (1877-Beyrut)
Ãşık İkbal Bacı (1886-İstanbul)
Konyalı Emine Hanım (1860-Ãşık Şem-i’nin torunu)
Adanalı Hasibe (1860-Adana)
Ãşık Meryem Bacı (1863-Antakya)
Sabire Bacı (?-?)
Banu Hanım (1863-Çankırı)
Hatçe Bacı (1865-Mora)
Arife Bacı (1868-1917-Revhan doğumlu)
Emine Beyza Bacı (?-İzmir)
Sıtmalı Hörü (?-Kars)
Konyalı Şerife (1869-Konya)
Zehra Bacı (1870-İstanbul)
Remziye Bacı (1883-Filebe)
Necmiye Bacı (1885-İzmir)
Seher Bacı (1885-İzmir)
Remziye Bacı (1890-İzmir)
Ãşık Mümine Bacı (1892-Erzurum)
Kul Latife (1892-Maraş)
Ãşık Döne (1893-1992-Eğirdir)
Fatma Oflaz (Aşık Derdiment-1894-Sıvas)
Şah Sultan (Malatya-?)
Yeter Bibi (1900-Kayseri)
Fadikli (Fatma Çekirdek- 1901-Zara)
Ãşık Fatma (1906-1984- Manavgat)
Deli Anakız (1907-Erzurum)
Ayşe Kadın (1909-Denizli)
Hacı Lütfiye Hanım (1912-Konya)
Ak Elif (1913-1991- Eğirdir)
Eşe Kadın (1921-Dinar)
Döne Sultan (1925-Eskişehir)
Dikmenli Aşık Emine Şener (1925-Malatya)
Adviye Anabacı (1930-Silistre)
Nevruza Bacı (1931-Tokat-Aşık Kul Semai’nin eşi)
Ãşık Aslı Bacı (1935-Afyon)
Güllüşah Bacı ( ?-Uşak)
Hatuni (Hatun Sungur-1938-Sıvas)
Emiş Bacı (1939-Sıvas)
Ayşe Çağlayan (1939-Adana)
Türmen Kızı(Sıdıka Yüksel-1940-Malatya)
Aşık Azme Bacı (1942-Şarkışla-Azime Tinni)
Ãşık Şahsenem (1945-Sarıkamış)
Hafize Fidan (1943-Eskişehir)
Kul Elif (1945-Sıvas)
Zonguldaklı Engin Bacı (1947-Zonguldak)
Aşık Sarıcakız (1948- Eskişehir)
Tuncelili Emiş Bacı (1950-Tunceli)
Aslıhan Çetin (1951-Çorum)
Mah Turna (1951-Diyarbakır)
Ãşık Nurşah (1954-Eskişehir)
Arife Doğan (1954-Sıvas)
Hülya Yıldırım (1956-Şarkışla)
Ãşık Fatma Taşkaya (1957-Adana-Ãşık Feymani’nin eşi,Ãşık Delidolu’nun kızı)
Zöhre Ana (1957-Yozgat)
Gülseren Kambur (1960-Gümüşhane)
Gülseren Kılıç (1960-Tunceli)
Şinaz Sezer (1961-Erzincan)
Ozan Diyari (1962-Yozgat)
Dursune Bacı (1962- Sıvas)
Döndü Doğan (1962-Çorum)
İpek Bayrak (1963-Erzincan)
Ozan Destegül (1964-Sıvas)
Mihrumah (1964-Urfa)
Gürcü Doğan (1972-Tokat)
Yayla İşleyen (1975-Tokat)
Ve daha niceleri...