Mustafa Kemal Atatürk, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra, Padişah VI. Mehmet tarafından 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atandı. 19 Mayıs 1919'da Refet Bey (Bele), Kâzım Bey (Dirik), 'Ayıcı' Mehmet Arif Bey ve Hüsrev Bey (Gerede) ile birlikte Samsun'a çıktı. Burada Havza ve Amasya Genelgesi'ni yayınlayan ve Sivas ile Erzurum Kongresi'ni düzenleyen Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile Amasya Protokolü'nü imzalamıştır. Bu protokol üzerine Meclis-i Mebusan açılmıştır. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını daha yakından izleyebilmek için 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir.Ankara'ya gelmesinin nedenleri arasında buranın demiryolu ağına sahip olması, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmemiş olması, merkezi bir konumda bulunması ve Batı Cephesi'ne yakınlık gibi nedenler de etkili olmuştur. Meclis, 28 Ocak 1920'de oybirliği ile Misakımilli'yi kabul etmiştir. Bunun üzerine İstanbul işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de illere ve kolordu komutanlıklarına bir genelge göndermiş ve Ankara'da olağanüstü bir meclisin açılacağını duyurmuştur. Seçimlerin ardından 23 Nisan 1920'de TBMM açılmış ve hükümet kurulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı bu meclisten yönetilmiş, savaşın kazanılmasının ardından Lozan Antlaşması imzalanmış ve I. TBMM seçim kararı almış ve yerini II. TBMM'ye bırakmıştır. İnkılap Meclisi olarak da anılan bu meclis 13 Ekim 1923'te Ankara'yı başkent ilan etmiştir.
Ankara’nın Anadolu'da sürdürülmekte olan Kurtuluş Savaşı’nın merkezi olarak seçilmesinde ve sonrasında ise başkent olarak belirlenmesinde etkili olan bazı önemli sebepler vardır. Bu sebepleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
â Ankara ve çevre halkının Heyet-i Temsiliye’ye gösterdiği sıcak ve yakın ilgi ile birlikte Milli Mücadele’ye vermiş olduğu olağanüstü destek.
â Ankara’da doğal olarak meydana gelen Kuva-yı Milliye ruhunun Milli Mücadele’yi ateşleyen ve şekillendiren bir güç olması ve bunun Ankara’yı Milli Mücadele’de bir sembol haline getirmesi.
â Ankara’nın jeopolitik, stratejik ve coğrafi konumunun uygun olması, Anadolu’nun tam ortasında yer alması ve bu yönüyle güvenli olması, etrafının dağlarla çevrili olmasının İşgal edilmesini zorlaştırması.
â Ankara’nın, Anadolu’nun tam kalbinde olmasının yanında Batı Cephesi’ne de yakın olması. Batı Anadolu’dan ve İstanbul’dan gelen demir yollarının Ankara’ya kadar ulaşması, Bundan dolayı ulaşım ve haberleşme imkânının daha kolay olması.
â Ankara’nın daha önceden işgale uğramamış olması.
â Ankara’nın İstanbul’a yakın olması. Bu sayede İstanbul’daki gelişmeleri daha yakından takip etme imkânına sahip olması.
â Son zamanlarda bilhassa halk arasında İstanbul’un siyasal ve toplumsal çevresine karşı duyulan güvensizliğin iyiden iyiye artmış olması.
![[Resim: baskent.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/yukle/img/baskent.jpg)
forumdas.com
ataturkinkilaplari.com
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)