Anılar....
"Afyonkarahisar'ın hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, geceleyin Mustafa Kemal'in çadırına getirilmişti. Bunlardan birisi, muzaffer generalin doğup büyümüş olduğu Selanik'ten gelmişti. Yüz, kendisine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediğinden kim olduklarını ve rütbelerini sormaya başlamıştı.
- Binbaşı mısınız?
- Hayır.
- Albay mı?
- Hayır.
- Korgeneral mi?
- Hayır.
- Peki nesiniz?
- Ben mareşal ve Türk orduları başkomutanıyım!
Şaşkınlıktan ağzı açık kalan yunanlı kekeledi:
- Bir başkomutanın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması işitilmiş değil!.."
General Sherril
-
"Cumhuriyetin ilanından sonra uluslararası bir resepsiyon veriliyor İstanbul'da. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri orada.
Resepsiyon çok iyi ilerliyor fakat bir İngiliz ataşesi ki aynı zamanda binbaşıdır davet boyunca Atatürk'e ters ters bakıyor ve tavır takınıyor.
Atatürk yaverini yolluyor git sor bakalım neymis derdi diye.
Bir süre sonra yaver geliyor ve diyor ki:
- Paşam sordum kendisine bu ters tavrın sebebini diyor ki Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale'de babamı öldürmüştür.
...ve Atatürk de yaverine şu muhtesem cevabı veriyor:
- Sor bakalım babasının Çanakkale de ne işi varmış."
]Alıntıdır...
ZÖHRE ANA PİRİMİZ
YOLUNDAYIZ HEPİMİZ...
GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...
( PİR ZÖHRE ANA )
![[Resim: pirzhreana1.jpg]](http://img222.imageshack.us/img222/1764/pirzhreana1.jpg)