Cami ve Cemevi Yaptırma Derneği Başkanı Ali İhsan Kartal (altta ortada) ile imam Ali Rıza Güvenkaya, ilçelerinde Alevi ve Sünnilerin yıllardır aynı binada hoşgörü içinde ibadetlerini yerine getirdiğini söylüyor.
Fatsa'da 14 yıl önce kurulan 'Hazreti Ali Camii ve Cemevi', bir katında aşevi, bir katında cemevi, bir katında cami olarak hizmette. Caminin imamı da imam hatipli bir Alevi
ORDU - Fatsa’da 1996 yılında açılan Hazreti Ali Cami ve Cemevi 14 yıldır altlı üstlü hizmet veriyor. Alt katta cem törenleri yapılırken üst katta cemaat namaz kılıyor. Cami imamı Ali Rıza Güvenkaya, Ramazan ayı nedeniyle teravi namazlarının öncesi ve sonrasında vatandaşların kendi arasındaki sohbetlerinin, kaynaşmanın en güzel örneği olduğunu söyledi.
Ordu’nun Fatsa ilçesindeki 100 haneli Fatih Mahallesi’nde 1995 yılında ‘Cemevi ve Cami Yaptırma Derneği’ kuruldu. Bir hayırsever tarafından bağışlanan 174 metrekare arsaya alt katı aşevi, ikinci katı cemevi ve üçüncü katı cami olarak inşa edildi. Bir yılda tamamlanan Hazreti Ali Camii ve Cemevi hizmete açıldı.
Aleviler ve Sünniler bir arada ibadetlerini sürdürerek yıllardır herkese hoşgörü, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Cemevi ve Cami Yaptırma Derneği Başkanı Ali İhsan Kartal, “İsteyen camiye isteyen cemevine rahatlıkla gidebiliyor. Her türlü dini törenlerimizi herkes kendi inancına göre yapıp yaşayabiliyor. Cenazelerimizi de buradan kaldırıyoruz. Beraber bugüne kadar yaşadık, bundan sonra da yaşayacağız” dedi.
Alevi kökenli olan cami imamı Ali Rıza Güvenkaya da burada yapılan binanın çok anlamlı olduğunu dile getirdi:
“Ben de bu camianın içinden geldiğim için bu töreleri çok iyi biliyorum. Diyanet görevlisi olarak başka bir ilde görev yapıyordum. Buradaki vatandaşlar beni tercih ettiler. Tercihen buraya geldim. Hiçbir cemaat ayrımı yapmadan birlikte beraberce bu işi yürütüyoruz. Cemaat de bundan çok memnun. ‘Gelin canlar bir olalım, diri olalım’ sözü burada yaşanıyor. Şimdi ramazan ayı başlıyor. Teravi namazlarının öncesi ve sonrasında vatandaşların kendi arasındaki sohbetleri de kaynaşmanın en güzel örneği oluyor.”
Fatsa İlçe Müftüsü Şener Yılmaz, cami imamı Güvenkaya’nın imam hatip mezunu olduğunu söyledi. Yılmaz, “Kendisi Sünni gibi yetiştirilmiş ve imam hatip mezunudur. İmamlık yapabilecek bilgi ve eğitime sahiptir. Bu eğitimi de almıştır. Orada hem Aleviler hem de Sünniler hoşgörü içerisinde ibadetlerini sürdürüyor” dedi.
Altı cemevi, üstü cami
Konu Sahibi / Yazar
zümre
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
7
Okunma / Görüntüleme
4483
Altı cemevi, üstü cami
Altı cemevi, üstü cami
Alevi kökenli de ne demek asimilasyonu nasıl da şirinleştiriyorlar ;ama yine de güzel hiç cemevi olmamasından iyidir hele ki küçük bir yere göre güzel bir durum
Altı cemevi, üstü cami
zümre yazdı:Cami ve Cemevi Yaptırma Derneği Başkanı Ali İhsan Kartal (altta ortada) ile imam Ali Rıza Güvenkaya, ilçelerinde Alevi ve Sünnilerin yıllardır aynı binada hoşgörü içinde ibadetlerini yerine getirdiğini söylüyor.Bir kat daha çıksalardı da orada da bir kilise açsalardı ben ozaman derdim iyi bir kaynaşma var. Bu çalışmaAleviliğe namazkıldırmanın ön çalışmasıdır. Hiç hoşgörü gibi gösterilmesin madem o kadar hoşgörülüler bize ve ibadetimize karışmasınlar yeter. Ama nedense böyle olunca onların işine gelmiyor. Ey benim uyuyan halkım bunca uyku yeter bize..!
Fatsa'da 14 yıl önce kurulan 'Hazreti Ali Camii ve Cemevi', bir katında aşevi, bir katında cemevi, bir katında cami olarak hizmette. Caminin imamı da imam hatipli bir Alevi
ORDU - Fatsa’da 1996 yılında açılan Hazreti Ali Cami ve Cemevi 14 yıldır altlı üstlü hizmet veriyor. Alt katta cem törenleri yapılırken üst katta cemaat namaz kılıyor. Cami imamı Ali Rıza Güvenkaya, Ramazan ayı nedeniyle teravi namazlarının öncesi ve sonrasında vatandaşların kendi arasındaki sohbetlerinin, kaynaşmanın en güzel örneği olduğunu söyledi.
Ordu’nun Fatsa ilçesindeki 100 haneli Fatih Mahallesi’nde 1995 yılında ‘Cemevi ve Cami Yaptırma Derneği’ kuruldu. Bir hayırsever tarafından bağışlanan 174 metrekare arsaya alt katı aşevi, ikinci katı cemevi ve üçüncü katı cami olarak inşa edildi. Bir yılda tamamlanan Hazreti Ali Camii ve Cemevi hizmete açıldı.
Aleviler ve Sünniler bir arada ibadetlerini sürdürerek yıllardır herkese hoşgörü, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Cemevi ve Cami Yaptırma Derneği Başkanı Ali İhsan Kartal, “İsteyen camiye isteyen cemevine rahatlıkla gidebiliyor. Her türlü dini törenlerimizi herkes kendi inancına göre yapıp yaşayabiliyor. Cenazelerimizi de buradan kaldırıyoruz. Beraber bugüne kadar yaşadık, bundan sonra da yaşayacağız” dedi.
Alevi kökenli olan cami imamı Ali Rıza Güvenkaya da burada yapılan binanın çok anlamlı olduğunu dile getirdi:
“Ben de bu camianın içinden geldiğim için bu töreleri çok iyi biliyorum. Diyanet görevlisi olarak başka bir ilde görev yapıyordum. Buradaki vatandaşlar beni tercih ettiler. Tercihen buraya geldim. Hiçbir cemaat ayrımı yapmadan birlikte beraberce bu işi yürütüyoruz. Cemaat de bundan çok memnun. ‘Gelin canlar bir olalım, diri olalım’ sözü burada yaşanıyor. Şimdi ramazan ayı başlıyor. Teravi namazlarının öncesi ve sonrasında vatandaşların kendi arasındaki sohbetleri de kaynaşmanın en güzel örneği oluyor.”
Fatsa İlçe Müftüsü Şener Yılmaz, cami imamı Güvenkaya’nın imam hatip mezunu olduğunu söyledi. Yılmaz, “Kendisi Sünni gibi yetiştirilmiş ve imam hatip mezunudur. İmamlık yapabilecek bilgi ve eğitime sahiptir. Bu eğitimi de almıştır. Orada hem Aleviler hem de Sünniler hoşgörü içerisinde ibadetlerini sürdürüyor” dedi.
Altı cemevi, üstü cami
Alıntı:Bir kat daha çıksalardı da orada da bir kilise açsalardı ben ozaman derdim iyi bir kaynaşma var. Bu çalışmaAleviliğ e namazkıldırmanı n ön çalışmasıdır. Hiç hoşgörü gibi gösterilmesin madem o kadar hoşgörülüler bize ve ibadetimize karışmasınlar yeter. Ama nedense böyle olunca onların işine gelmiyor. Ey benim uyuyan halkım bunca uyku yeter bize..!
Sizin ibadetlerinizin temeli nerden geliyor bu soruyu gerçek anlamda kendinize sordunuz mu ?
Muhamed -Ali inancında ibadetler bu gerçeklerden kalmıştır.
Namaz , sunni inanışta olan namaz gibi değildir.
Bu ibadet Pirlerimizden bizlere miras kalmıştır.
Semahlar gibi,yas-ı matem ve cemler gibi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Altı cemevi, üstü cami
Alirengi yazdı:Sizin ibadetlerinizin temeli nerden geliyor bu soruyu gerçek anlamda kendinize sordunuz mu ?
Muhamed -Ali inancında ibadetler bu gerçeklerden kalmıştır.
Namaz , sunni inanışta olan namaz gibi değildir.
Bu ibadet Pirlerimizden bizlere miras kalmıştır.
Semahlar gibi,yas-ı matem ve cemler gibi.
Kendime sodum önderlerimin görüşlerinden faydalandım ben de önderlerim gibi düşümüyorum ibadetimizin temeli evrenden geliyor bütün evren kendi diliyle Yaradana Semaha durmuşken biz neden durmayalım?
Altı cemevi, üstü cami
kazım inan yazdı:Kendime sodum önderlerimin görüşlerinden faydalandım ben de önderlerim gibi düşümüyorum ibadetimizin temeli evrenden geliyor bütün evren kendi diliyle Yaradana Semaha durmuşken biz neden durmayalım?
Ben de size soruyorum haşa Allah'ı inkar ediyorsunuz peki semahı kim için dönüyorsunuz,bize anlatabilirmisiniz?
Evren dediğiniz şey,nasıl olmuş da kendi kendine yaratılmış,nasıl bir düzen içinde hareket ediyor, güneş ve ay nasıl oluyorda milyonlarca yıldır aynı zamanda doğar aynı zamanda batar, çiçekler nasıl oluyorda kendiliğinden açar,insan nasıl zuhur eder,nasıl olurda mevsimler düzenli olarak değişir birde bunu açıklarsanız çok seviniriz.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Altı cemevi, üstü cami
alikulu yazdı:Ben de size soruyorum haşa Allah'ı inkar ediyorsunuz peki semahı kim için dönüyorsunuz,bize anlatabilirmisiniz?Allahı inkar etmiyorum aksine onu tanımamızı istiyorum. Bu dünyaya zembille inmedik tabiki bizi biri yaratmış olmalı. İnsan kendini kendi vasıtasıyla bilir. Demek biz varız, bizim gibi nice yaşamlar var kainatta neden mi sadece biz belki doğal bir felakette yokolabiliriz devamlılığı kim sağlayacak. Bu dünya kaç defa doldu boşaldı. Demek bir şey tekrardan oluşmasını sağlıyor bu şey Yaradandır, Tanrıdır, Allahtır ne derseniz deyin Alevi inancında bu tam olarak açıklanmıştır. Biz olmayan bir şeyden değil aksine temel dört öğenin buluşmasından yaşam ortaya çıkmıştır Alevilikte Allah bütün kainatın ortak birliğidir. Bu sistem en küçük atomdan tutun da yıldız ve gezegenlerin sistemine kadar benzer özellikler taşır. ondan dolayı insan da bir evrendir. Bu birliktelik ancak evrenle bütünleşmeyle olur bunun da yolu semahtır.
Evren dediğiniz şey,nasıl olmuş da kendi kendine yaratılmış,nasıl bir düzen içinde hareket ediyor, güneş ve ay nasıl oluyorda milyonlarca yıldır aynı zamanda doğar aynı zamanda batar, çiçekler nasıl oluyorda kendiliğinden açar,insan nasıl zuhur eder,nasıl olurda mevsimler düzenli olarak değişir birde bunu açıklarsanız çok seviniriz.
]Dört kitabın manasını
]Okudum hadım etim
]Işığa gelince gördüm
]Bir uzun hece imiş
]
] ( Yunus Emre )
Yaradan bütün varlıkları tam olarak yaratmıştır anca bunlardan tam olmayan insandır.İnsana da kendi yolnu bulması yani Allah'a ulaşması için akıl vermiştir İnsan Yaradanı anlamak için basamak basamak olgunlaşması gerekir dünya maddiyatından sıyrılıp, kendi ve Yaradan ikiliğinden kurtulup sadece Hak olan kalıncaya kadar sürer sonra kişi sadece hakk'ı dörür. Bu tezahür gerek bitkide,gerk suda evrendeki her şeyde vardır kişi artık O dur O dediimiz şey bütün kainatın kendisidir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi