Allah birdir diyoruz aliyide allah görüyoruz bu nasıl bir çelişki ?
ALİ YOLUNA GİDERİM yazdı:yol ve gül arkadaşım sen şunu düşünemeyecek kadar kısa fikirlisin eğerki ben kim ne derse onun yoluna gitseydim şuan sizle bu tartışma içinde olmazdım ilk başlarda tm ali allahtır dedinize inanır yazmazdım bak ne kadar açık ve net bunu akıl edemiyorsun yenilgiye doymuyorsun
ayrıca 17 yaşında olmam az bilgi sahibi kişi anlamınamı gelir bazen bakıyorumda ne kadar düşünmeden konuşan boş konuşan insanlarla muhattap oluyorum diyorum emin olki çoğu 30 40 yaşındaki insandan daha fazla bu konu hakkında bilgim var çok gördüm ve görüyorum hiç bişey bilmeden ben aleviyim deyipte ot gibi yaşayan insanı git sen onu eleştir
ALİ YOLUNA GİDERİM yazdı:benimle konuşurken bil de konuş duyupta konuşma evliya ile ocakzaleri karıştırma önce git bir bak ocakzade kimdir nerden gelir diye bunları bilmiyosun sonrada bilmedin konuda bana ahkam kesiyosun ilk ocakzade peygamberimizin kızı hz.alinin karısı hz.fatıma anamızdır ocakzadeler ehlibeyt ve ona yakın soylardan gelirler her ocağın ayrı bir şifası vardır benim baba tarafı ocağı sulu derma kuru dermaya iyi gelir ana tarafıda ağrıya sızıya sırta bele iyi gelir kişiler ölmeden önce ellerini verirler ve şifaya hakka hizmet etmeye bir bakımdan devam ederler sanada az çok ocak ne demek anlattım bak benden daha başka konular öğreniyorsun sonrada ne biliyorsun diyosun oku öğren araştır sonra bildiğin konularda tartış
son olarak evet hakkın varlığı her el alana tabiki gözükmez eğerki gerçekten hak yolunda sağa sola sapmadan düzdüz yürüdüyse hakkın varlığına tanık olur evet bu mertebeye herkes eremez çünki çoğu kişi bu konuları önemsemiyor okumuyor araştırıp kafamsında yer edinmiyor ona göre yaşamıyor bile o yüzden herkes o mertebeye gelemez
Allah razı olsun senden çocuk bize ne kadar çok şey öğrettin böyle !.
Konuyla alâkalı olması bakımından bazı evrimini tamamlamış insanlardan şu soruya muhatap oluyoruz : Evliya olarak söylediğiniz Zöhre Ana hangi ocağa bağlı,kendisi ocakzade midir?
Soru tuzak soru tabii.
Ocaktan gelmeyen Evliya olamaz ! Cevabını yapıştırmaya hazır karşımızdaki.
Zöhre Ana kendisi ifade ediyor bunu herhangi bir ocaktan gelmediğini, ocakzade olmadığını,dini bir eğitim almadığını,söylediklerinin okuduklarının hiçbirini tarih,din kitaplarından okumadığını açıkca söylüyor.
Peki ben de şu soruyu sormak istiyorum?
Evliya mı ocakzadelerden gelir yoksa Ocakzadeler mi Evliyadan sonra gelir?
Cevabı gayet net,açık ve anlaşılır bence.
Hak şarabı içen,İlmin deryasında yetişen,insanlığa yol göstermek için gönderilen Evliyalar yaşadıkları dönemde ve sonrasında inançları ve ibadetleriyle topluma rehber olurlar. Bu yüce Evliyalar gayba girdikten sonra da bunların soyundan gelenler Ocakzade olarak bilinirler.
Sevgili arkadaşım okuyarak,araştırarak Hakkın varlığına tanıklık edilebileceğini söylüyorsun bu tamamen senin uydurduğun veya böyle inandığın ancak gerçekle âlâkası olmayan bir durum.
İnandığını söylediğin Pirimiz Zöhre Ana bak bu konuda ne söylüyor !..
"... Onların ışığını (Evliyalar) hiç bir zaman kimse söndüremez, sadece göç eden bedenleridir. Asla ruh ölmez, don (beden) değişir. Don değişenler, evliyalık mertebesinde insanlık adına ışık tutan yol gösteren, kerametleri ve ibadetleriyle öncülük yaparak gelen evliyalardır. Allah’ın insanlığa gönderdiği lütuflardır. Gerçekler, memleketin dört bir yanından yetişerek gelirler ve gayba gittikten sonra da, bunların soyundan gelenler ocakzade olarak bilinirler.
Hak şarabı içmiş olan evliyalar, ille de bir ocaktan gelmezler. Bir ocaktan da ikinci bir evliya gelmez. Ermişe yaş sorulmaz, baş sorulur. Erkek, kadın diye bir ayrım yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Çünkü veren, ilahi gücü büyük, Allah’tan okuyandır. Allah, evliyanın dilindedir. Onun ilim deryası, imanı, kuranı, Allah’tandır. Allah ilmi, evliyanın derya ummanıdır, Hak nefesini dilinden dökmesidir Hak’tan gelen Hak’tır ve derya ummandır.
Türbe başı beklemekle, namazla, abdestle, oruçla, şekilciliklerle ve zahirdeki okumayla, kendi kendine şiir yazmakla, rüya gibi hayal âleminde yaşamakla, dedelik-babalık, şeyhlik – şıhlık yapmakla, tarikatlarda derviş olmaya çalışmakla, hiçbir inançla ve ibadetle kişi evliyalık mertebesine ulaşamaz.
Evliyalarda şekilcilik aranmaz. Evliyanın ışığı, kerametleri ve gösterdiği mucizeleri Allah tarafından bildirilir ve gösterilir. Evliyadan, “inandım veya inanmıyorum” diyerek mucize bekleyen kişiler, geçmişte de aynı hataları yapanların durumuna düşerler. Öyle insanlar var ki ermiş canları bırakın, Allah’ı bile inkâr ediyorlar. Her insan kendinden sorumludur. Kimse kimsenin inancına karışamaz ama doğrulara da çamur atamaz.
Ve geçmiş tarihlerde de olduğu gibi, her gelen ermiş kişiye karalamalar yapılmış, susturulmaya çalışılmıştır. Kimi insan, Allah’ın varlığını yok bilir, kimi insanlar da Allah için güzellikler yapar. Hakka ve halka yakışan hizmeti veren ve inancıyla, vicdanıyla insanlığa yürüyen bu insanlara da saygı duyulmalıdır..." Alıntı:
Bâtından Zahire yolumuz
Evliyalara ve ocaklarına sonsuz saygım var bu yazdıklarımdan kimse yanlış anlamasın.
Benim derdim el aldım el verdim diyerek Alevilik yoluyla,inancıyla ve ibadetiyle ocağına yakışmayan hal ve hareketlerde bulunan ama söze geldi mi mangalda kül bırakmayan,Aleviliğin inanç ve ibadet yönünü bırakıp siyasal aleviliği ön plâna çıkaran ama bunu kişisel menfaatleri için yapan sahte ocakzadeleredir. Son dönemde bu ocakzadeler Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ümüze de olmadık iftiralar atarak,itibarsızlaştırma çabaları içine girdiklerini gözlemlemekteyim.
Bu yüzyılda hakikat Zöhre Ana'dır. Gerçekleri ancak ondan öğrenebiliriz.