Alıntı:
Aleviler müslüman olduğundan sual dolaylı olarak Müslümanlıkta abdest var mıdır manasına gelmektedir. Elbette ve elbette, Alevi müslümanlar dahi aynı diğer sünni müslüman kişiler gibi farz olan ibadetlerinden önce ameli meshebinin gerektirdiği haller göz önünde bulundurularak uygun olan abdesti alıp, ibadetini yapmaktadır.
Hünkar Hacı Bektaş Hazretleri Makalat adlı önemli eserinde şöyle demiştir:
“O halde şimdi , insan suya yaramalı, su abdeste yaramalı, abdest namaza yaramalı. Allah’a ulaşmak için namaz lazım. Nitekim noksanlıklardan münezzeh olan Allah buyurur; her sıradan insan beni anmaya layık değildir. Her vücut bana ibadet edemez. Her sıradan ibadet de benim marifetimi bilmeye yaramaz.”
Aynı Makalat eserinde 4 kapı 40 makam bahsinde, 1. kapı Şeriat’ın 3. Makam’ında aynen şu cümleler geçmektedir;
“Üçüncü makam zekattır, oruçtur. Gücü yetince hacca gitmektir ve yine Allah yolunda savaşmaktır. Cünüplükten temizlenmektir. Yine allah’ın sözüdür. Namazı kıl ve zekatı ver. Ramazan ayında oruç tut. V eyoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi genel bi rseferbelik olduğu zaman cihad…“
Abdestin farz, sünnet ve âdâbını bu şekilde gördükten sonra, tertip ve usûlüne uygun bir abdesti nasıl alacağımızı görelim:
* Abdest almaya niyetlendikten sonra, Eûzü – Besmele çekilerek eller bileklere kadar yıkanır. Parmakta yüzük varsa, bu arada kımıldatılır, altına suyun geçmesi sağlanır.
* Üç defa sağ avuca su doldurularak bu su ile ağız çalkalanır. Abdeste başlamadan önce dişler misvak ve fırça ile temizlenmemiş ise, ağza su verme işlemi sırasında parmaklarla dişler ovulabilir.
* Bundan sonra üç defa sağ el ile burna su çekilir, sol el ile de etrafı rahatsız etmiyecek şekilde sümkürüp temizlenir.
* İki avuca su alınarak üç defa yüzün her tarafı yıkanır.
* Dirseklerle birlikte, önce sağ kol, sonra sol kol üçer defa yıkanır.
* Eller ıslatılıp sağ elin içi ile başın ön kısmına meshedilir.
* Başın meshinden sonra elde kalan yaşlık ile veya el yeniden ıslatılarak kulak ve boyun da meshedilir.
* Önce sağ ayak, sonra da sol ayak topuklarla birlikte üçer kere iyice yıkanır. Parmak aralarına su geçirtilir. Gerek abdest sırasında, gerekse abdestten sonra, abdest dualarının okunması çok sevablıdır.
Gusul Abdesti Nasıl Alınır
Guslü dar ve geniş zamanda olmak üzere iki türlü almak mümkündür:
1 – Suyun azlığı, soğukluğu, vaktin müsaadesizliği gibi hallerde, acele olarak yapılan gusülde evvelâ ön ve arka taraftaki kirler giderilir. Sonra üç defa ağıza, üç defa buruna su çekilerek içlerinde kuru yer kalmaması te`min edilir. Bundan sonra da baştan, sağ ve sol omuzlardan dökülen su ile bedenin tamamı yıkanıp ıslatılır. Kuru yer kalmadığı anda, gusül yapılmış olur. Bu, dar ve sıkışık anlarda ve sadece guslün farzları yerine getirilerek yapılan gusüldür.
2 – Müsait zaman ve mekânda yapılan gusülde ise, yine edeb yerleri yıkandıktan sonra, evvelâ, namaz abdesti gibi güzelce bir abdest alınır. Önce baştan, daha sonra ise sağ ve sol omuzlardan sıra ile üçer defa su dökülür. Her döküşte bedenin tamamı bir güzel ovalanır, mânevi kirlerin yanında maddi kirlerden de temizlenmeye çalışılır. Bu arada vücutta iğne ucu kadar kuru yer kalmamasına itina gösterilir. En sonunda da, kirli suların döküldüğü yere basan ayaklar, son olarak tekrar yıkanıp çıkılır. Guslün her iki halinde de, şart ve farz olanı ağız ve burun içi ile bedenin tamamında kuru yer kalmamasıdır. Bu yapıldıktan sonra, gusül yerine getirilmiş, mânevi ve maddi temizliğe kavuşulmuş olunur.
Alıntı
orularlaalevilik.com