You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevilik Nasıl Doğdu? Hz.Ali Alevi miydi?

Alevilik Nasıl Doğdu? Hz.Ali Alevi miydi?

Senior Member
Alevilik Nasıl Doğdu? Hz.Ali Alevi miydi?
kazım inan yazdı:Baştan başayalım. Kaygusuzun tanımı ile Zöhre Ana'nın tanımı aynı olsaydı. Bu gün Aleviler namaz kılar, Hacca gierdi. oldumu peki? olmadı. Evliya dediğin şey nedir sence? Bence gerçekleri gören farkında olandır. ]Sen görmüs müsün kişi evliya olurda toplum ona sırt döner?

Zöhre Ana Ali'nin kendisiyse İzmir'de 200.000 Alevi halkı ellerinden alınmış hakları için birraya gelmişken neden halkının savunuculuğunu yapadı. Medem mucizeleri var. Mucizeyede gerek yok biz sizin önderininiz sizin hakkınızı savunuyoruz deseydi? Neredeydi zöhre Ana ne iş yapıyordu açıklayın.

Senin tarihe bakışın ters Yunan tarihi yanlış, Arap tarihi değiştirilmiş, Araştırmacılar yalan söylüyor kim gerçekleri söylüyor? Eğer ki bir toplumda herkes yalancı birtek ben gerçeğim diyorsan bence sen yalancısın.

Bizim Alimiz bize yeter. Ekstra bir Arap Ali'ye gerek yok. Bizim yolumuzda, kökenimizde, dinimizde, dilimizde bu toprakta. Hacı Bektaş " Ne ararsan kendinde ara" diyor. Ne işin var Arabistanda, Kerbelada, Taklamantan çölünde.

]Hararet hardadır sacda değil
]Keramet baştadır taçta değil
Ne ararsan kendide ara
]Kudüste, Mekkede, Hacda değil.

Sorunuzu başka bir üyeye yöneltmişsiniz ancak ben cevap verme gereği hissettim, hani, sormuşsunuz ya "sen hiç gördün mü kişi evliya olur da toplum ona sırt döner mi" diye ben gördüm;

Mesela Pir Sultan Abdal'ı gördüm , ömrünü insanlığa adayan, Ali yoluna adayan bir Pir hınzır paşa'nın itleri tarafından asılmaya götürülürken Pir Sultan Abdal'ın arkasında bir tek ailesi vardı, darağacında Pir Sultan'ı taşlayan insanlık değil miydi sırtını dönen? biz gördük , siz görmediniz mi?

Başka bir kesit sunalım, Seyit Nesimi'nin derisi lime lime sökülürken hangi vefalı insanlık vardı arkasında? Bu pirler mi evliya değildi yoksa bu insanlık değil miydi sırtını dönen yahut sırtını dönenler insan mı değildi???Hangisidir cevabı?

Hangi evliyanın, ermişin, pirin arkasında yığınlar olmuş da Zöhre Ana'nın arkasında bütün insanlığın niyazını bekliyorsunuz?Keşke olsa ancak her evliya gelir, ilmini yayar, ancak o bu dünyadan göç ettikten sonra kıymeti bilinir tıpkı Pir Sultan Abdal darağacında asıldıktan sonra insanlığın ona secde ettiği gibi...

Hangi alevi mitinginden bahsediyorsunuz, hani şu muharrem ayında başbakanı ve güruhunu iftara davet edenlerin düzenlediği miting mi???Bence siz sorunu Pir Zöhre Ana'da arayacağınıza bir avuç bulgura, makarnaya onurunu satışa çıkaran; rahat bir makam uğruna inancını masaya yatıran; davasını unutup asimile olmaya yüz tutan inanç sahiplerini ve önderlerini sorgulayın, inanın çok daha geçerli cevaplar bulacaksınız.İşte Pir Zöhre Ana bütün bu onursuzluklar yaşanmasın , balık baştan kokmasın diye mücadele veriyor , yargılama yapmadan önce birazcık bizleri tanımaya ve anlamaya çalışın...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Posting Freak
Alevilik Nasıl Doğdu? Hz.Ali Alevi miydi?
[quote=kazım inan]Baştan başayalım. Kaygusuzun tanımı ile Zöhre Ana'nın tanımı aynı olsaydı. Bu gün Aleviler namaz kılar, Hacca gierdi. oldumu peki? olmadı. Evliya dediğin şey nedir sence? Bence gerçekleri gören farkında olandır. Sen görmüs müsün kişi evliya olurda toplum ona sırt döner?

Zöhre Ana Ali'nin kendisiyse İzmir'de 200.000 Alevi halkı ellerinden alınmış hakları için birraya gelmişken neden halkının savunuculuğunu yapadı. Medem mucizeleri var. Mucizeyede gerek yok biz sizin önderininiz sizin hakkınızı savunuyoruz deseydi? Neredeydi zöhre Ana ne iş yapıyordu açıklayın.

Senin tarihe bakışın ters Yunan tarihi yanlış, Arap tarihi değiştirilmiş, Araştırmacılar yalan söylüyor kim gerçekleri söylüyor? Eğer ki bir toplumda herkes yalancı birtek ben gerçeğim diyorsan bence sen yalancısın.

Bizim Alimiz bize yeter. Ekstra bir Arap Ali'ye gerek yok. Bizim yolumuzda, kökenimizde, dinimizde, dilimizde bu toprakta. Hacı Bektaş " Ne ararsan kendinde ara" diyor. Ne işin var Arabistanda, Kerbelada, Taklamantan çölünde.

QUOTE]

Neden Zöhre Ana önderlik yapmıyor insanları peşine takmıyor? Fazla uzağa gitmeye gerek yok arkadaşım. Seni ele alalım mesela. Bizler başından beri Zöhre Ana'dan bir sürü bilgi vermemize rağmen bırak bütün alevileri de sen gelip Zöhre Ana'nın peşine takıldın mı? Takıldın da Zöhre Ana mı seni ateistliğe terketti? Onun için mantıklı olmak lazım. Kimse kimseyi zorla bir yerlere götürüp önderlik etmezler. Önce bir kendin gelip yola saygını vereceksin ki O yolun sahibi de sana sahip çıksın. Zaten bugün Alevilerin iki yakası bir araya gelmiyorsa bunun tek sebebi gelmiş geçmiş evliyalara her defasında sırt çevirmelerindendir...

Öyle olmasaydı mesela bugün sizin bir piriniz veya insanı kamiliniz olurdu değil mi? Ama nedir? Sizin derdiniz pir veya insanı kamil mi? Hayır. Yanlızca Yol üzerinden nemalanmak...

Evliya olup da insanlar sırt dönmeselerdi zaten her dönemde tekrar tekrar bir evliyanın gelmesine gerek kalmazdı. Aynı şekilde bugün her kes bir tarafı kendine yol edinmezdi...

Bizim gerçeklerimiz yaşayan gerçeklerdir. Bizler geçmişte ne olduğu belirsiz insanlar tarafından yazılıp çizilmiş uyduruk bilgilerle hareket etmiyoruz. yalan söyleyenler yalancı kaynaklardan beslenenlerdir...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
Alevilik Nasıl Doğdu? Hz.Ali Alevi miydi?
kazım inan yazdı:Baştan başayalım. Kaygusuzun tanımı ile Zöhre Ana'nın tanımı aynı olsaydı. Bu gün Aleviler namaz kılar, Hacca gierdi. oldumu peki? olmadı. Evliya dediğin şey nedir sence? Bence gerçekleri gören farkında olandır. Sen görmüs müsün kişi evliya olurda toplum ona sırt döner?

Zöhre Ana Ali'nin kendisiyse İzmir'de 200.000 Alevi halkı ellerinden alınmış hakları için birraya gelmişken neden halkının savunuculuğunu yapmadı. Medem mucizeleri var. Mucizeyede gerek yok biz sizin önderininiz sizin hakkınızı savunuyoruz deseydi? Neredeydi zöhre Ana ne iş yapıyordu açıklayın.

Senin tarihe bakışın ters Yunan tarihi yanlış, Arap tarihi değiştirilmiş, Araştırmacılar yalan söylüyor kim gerçekleri söylüyor? Eğer ki bir toplumda herkes yalancı birtek ben gerçeğim diyorsan bence sen yalancısın.

Bizim Alimiz bize yeter. Ekstra bir Arap Ali'ye gerek yok. Bizim yolumuzda, kökenimizde, dinimizde, dilimizde bu toprakta. Hacı Bektaş " Ne ararsan kendinde ara" diyor. Ne işin var Arabistanda, Kerbelada, Taklamantan çölünde.

Hararet hardadır sacda değil
Keramet baştadır taçta değil
Ne ararsan kendide ara
Kudüste, Mekkede, Hacda değil ].

Sen gördün mü evliya olana halkın sırtını döndüğünü, hangi zamanda yaşadın ve hangi evliyayı gördün mesela Pir Sultan'ı, Nesimi'yi, Mansur'u , Mevlana'yı, Bektaşi Sultan'ı, Hz. Ali, Hz.Üseyin, Hz.Hasan'ı gördün mü?

Pir Sultanı asan , Nesimi'yi yüzen, Mansur'u pastırma gibi ezen, Mevlana'ya yakışıksız yakıştırmalar yapan, Bektaşi Sultan'ı öldürmek için kafasına löğ taşı atan, yılanlı kuyu hazırlayan, Hz.Ali'yi hançerleyen, Hz.Üseyin'in mübarek başını kesen, Hz.Hasan'ı zehirleyen halk'tan değil miydi?

Sen evliyanın peşinden gitmeye üşeniyorsun ama evliyadan da beklentin olabiliyor.

Sizin ALi'niz hangi ALi , haşa 3 harfli olan Ali mi yoksa kendi cenazesini kendi taşıyan, devesi ve tabutu da kendisi olan , Araplardan olmayan ama sıfatı arap olan Ali mi ?

Bizim ALi'miz arap sıfatı taşıyan , arap benden ama ben arap'tan değilim diyen , Allah'ın aslanı, cihan varolmadan varolan, cihan varoldukça varolacak olan ŞAH'lar ve Mertler Şahı , Şahımerdan Hz.ALi'dir.

Hünkar Hacı Bektaş ve diğer ulular Anadolu'ya nerden gelmiştir, onlar Horosan Pirleri diye geçmez mi , geçiyorsa Horosan nerededir , önce onu araştır ..

Pir Zöhre Ana'dan bir kaç nefes aktarıyorum...

Ali Ali can cana
Gir dediler meydanda
Bir donu aslan oldu
Hacı Bektaş postunda
.......

Has bahçeden gelmiş bülbülün sesi
Sahrada ötüyor nefesi Ali
Serçeşme gözünde Bektaşi Veli
Gördümki kirpikler umman Ali'ymiş
.....

Dört kitaba adın yazan
Binbir ismi arap olan
Arafat'ta tenin yuyan
Arap Ali, deve Ali, meydan Ali
......

Eğri dönmez doğru gele
binbir dondan haber vere
Yeşil postun meydanında
Bektaşi'yle tere gezem
......

Kitabı elinde kalemi görmez
Yazıyor Elif'i kimseler bilmez
Zöhre Ana konuşur sırrı veremez
Muhittin karşıda baktı gidiyo...

(yazım hataları varsa bana aittir)






Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Administrator
Alevilik Nasıl Doğdu? Hz.Ali Alevi miydi?
Bildiren Yaşayan Tek Ehlibeyt Evliyası Zöhre Ana

]"Yolumuz, Muhammet Ali yoludur.

]Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali, bu yolu nefesleriyle, ibadetleriyle insanlığa miras olarak bırakmışlardır.Gösterdikleri yolun kurallarını yerine getiren ve Kırklar Dergâhındaki ibadetlerini bu şekilde yapan, bütün derviş, ermiş kişiler vasıtasıyla da insanlık adına Muhammed Ali’nin gösterdiği güzellikleri bizlere aktaran ve mezhep olarak Alevilik mezhebini getiren, İmam Cafer adıyla bilinen evliyadır. (Toplumda bilinen ismi İmam Caferi Sadık’tır.)

]Muhammed-Ali mezhebi olarak bilinen Alevilik, ayrı bir mezhep olarak görülemez. Görülemeyeceği gibi de kimsenin, yolumuzu başka mezheplerle karşılaştırarak, kişisel sorunlarıyla dışlamaya, çamur atmaya hakkı yoktur. Yani bu yolu mezhep olarak görmek istemeyen bir takım insanlar, İslamiyet Dışı ve Müslümanlık adı altında yargılayarak kirletemez.

]Alevilik mezhep olarak ilk defa Mavya katliamıyla tahriklere ve bölüntülere uğradı. 1500 yıl önce başlamış olan bu tahrikler halen devam etmektedir.

]Ehlibeyt yolunu benimsetmemek için Muhammed – Ali evlatlarına, insanlığa yakışmayan akıl almaz eziyet ve zulümler yaparak Kerbela’yı tahriklere uğrattılar.

]Muhammed-Ali Oniki İmam canlarını bitirmek isteyen münafık ve fesatlar, Allah yoluna düşman olanlar, birçok iftira atarak; çıkar ve amaçlarına ulaşmak için o dönemde yaşayan insanları da parçalara böldüler, inançlarını zedeleyerek toplumda mezhep ayrılığına sebep oldular. İslamiyeti din göstererek Müslümanlık adı altında yapmadıkları çirkeflik kalmadı.

]Muhammed – Ali yolu, Allah’ın, bizlere ışık tutması için, Muhammed’i rehber, Ali’yi mürşit kapısı olarak bildirmesidir. İnsanlığın yolu, ilimdir. İlmin kapısı, Hacı Bektaşi Velimizin dediği gibi; ’Allah ışığı’dır. Bu ışığın sahibi de, bin bir dondan baş gösteren, insanlık sancağını çeken, bir ismiyle Hazreti Ali, bir ismiyle de Şahımerdan tanınan Allah’ın aslanıdır. Yolumuzun adı Müslümanlık değil insanlığa giden yoldur. Çünkü Allah birdir, Muhammed-Ali yolunda ikilik yoktur birlik vardır. Bizim sevgimiz, aşkımız, pirimiz, ışığımız, mürşit kapımız Hazreti Ali’dir. Ve Hak sancağını çeken bu canlardır.

]Bir insan nasıl doğduysa öyle olmalıdır. Sadece, büyük günahlarıyla Hakkın huzuruna vardığı zaman, mezhebinden değil kendi işlediği günahından sorulur.

]Bunu da ancak Allah’tan başka hiç kimse yargılayamaz. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan bizim gözümüz ve özümüzde insanların hepsi birdir. Sadece inançları farklı farklıdır. Bu durum içinde de Alevilik ne İslam dışı ne de bir felsefe olarak görülmelidir. Bilhassa Müslümanlıkla değil de iman ve Kuran aşkıyla ibadet ederek bağlanıp o yola yürüyebilmek için bir kul olarak layık olunabilinirse ne mutlu. Alevilik de bu kapsamda Muhammed – Ali yoludur. Bu yolu kimse kendine yakıştırarak kullanamaz. Çünkü Allah Muhammed Ali, Oniki İmam, Ehlibeyt inancıyla; Kırklar adıyla, mürşitlik yapan, Allah’ın ulu nazar ettiği canlardır. En büyük Allah mirası bunlara lütfedilmiştir.
]Muhammed’e Kuran, Hazreti Ali’ye Zülfikar gönderilmiştir.

]Aynı sözümüz olarak, kıskançlık yaparak, dünya saltanatına erişmek isteyenler, zalim zulümlük altında işkenceler yapıp, acılar çektirerek Muhammed – Ali soyunu ve onlara biat eden insanları, katliamlar sonucunda bitirmek ve yok etmek istemişlerdir ve tarihe de ne için yapıldığını bildirmemek için hiçbir şeyi açıklamadan, İslam ve Müslümanlığı ortaya sürerek amaçlarına ulaşmak için çabalamışlardır. Sonra da bu insanlar arasında bin bir türlü felaketler ortaya çıkarılarak mezhepler kullanılmıştır. İmam Cafer mezhebi Muhammed – Ali ışığı altında bu günlere kadar gelmiştir. Bu mezhep ismine ise, asırlardan beri İslam tarihinde yer vermemişlerdir. Ve her şehit düşen evliyanın, Muhammed torunlarının, Hazreti Ali’nin şehitlik tarihlerini değiştirmişlerdir. Bunlardan sonra gelen ve Hak tarafından yetişip yetiştirilen keramet sahiplerine (Hak âşıklarına ve maşuklarına) eziyetler yaparak, aynı acıları çektirerek gerçekleri yansıtmamış ve onları susturmaya çalışmışlardır.

]Fakat bu Gerçekler, isimleri dillerde, mucizetleri, kerametleri ve nefesleriyle her zaman bilindiler.

]Her birini kesip, asıp, yüzüp şehit ederek veya sürgüne yollayarak varlıklarını yok etmeye çalıştılar.
]Onların ışığını hiç bir zaman kimse söndüremez, sadece göç eden bedenleridir. Asla ruh ölmez, don (beden) değişir. Don değişenler, evliyalık mertebesinde insanlık adına ışık tutan yol gösteren, kerametleri ve ibadetleriyle öncülük yaparak gelen evliyalardır. Allah’ın insanlığa gönderdiği lütuflardır. Gerçekler, memleketin dört bir yanından yetişerek gelirler ve gayba gittikten sonra da, bunların soyundan gelenler ocakzade olarak bilinirler..."

]Hak şarabı içmiş olan evliyalar, ille de bir ocaktan gelmezler. Bir ocaktan da ikinci bir evliya gelmez. Ermişe yaş sorulmaz, baş sorulur. Erkek, kadın diye bir ayrım yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Çünkü veren, ilahi gücü büyük, Allah’tan okuyandır. Allah, evliyanın dilindedir. Onun ilim deryası, imanı, kuranı, Allah’tandır. Allah ilmi, evliyanın derya ummanıdır, Hak nefesini dilinden dökmesidir Hak’tan gelen Hak’tır ve derya ummandır.

]Türbe başı beklemekle, namazla, abdestle, oruçla, şekilciliklerle ve zahirdeki okumayla, kendi kendine şiir yazmakla, rüya gibi hayal âleminde yaşamakla, dedelik-babalık, şeyhlik – şıhlık yapmakla, tarikatlarda derviş olmaya çalışmakla, hiçbir inançla ve ibadetle kişi evliyalık mertebesine ulaşamaz. Evliyalarda şekilcilik aranmaz. Evliyanın ışığı, kerametleri ve gösterdiği mucizeleri Allah tarafından bildirilir ve gösterilir. Evliyadan, ’inandım veya inanmıyorum’ diyerek mucize bekleyen kişiler, geçmişte de aynı hataları yapanların durumuna düşerler. Öyle insanlar var ki ermiş canları bırakın, Allah’ı bile inkâr ediyorlar. Her insan kendinden sorumludur. Kimse kimsenin inancına karışamaz ama doğrulara da çamur atamaz.

]Ve geçmiş tarihlerde de olduğu gibi, her gelen ermiş kişiye karalamalar yapılmış, susturulmaya çalışılmıştır. Kimi insan, Allah’ın varlığını yok bilir, kimi insanlar da Allah için güzellikler yapar. Hakka ve halka yakışan hizmeti veren ve inancıyla, vicdanıyla insanlığa yürüyen bu insanlara da saygı duyulmalıdır.

]Muhammed – Ali yolunda evliyaları hiç bir kimse kendi şahsına kullanıp sahiplenemez. İnanan insan, Allah aşkıyla, onların yüzü-suyu hürmetine, himmetlerini isteyerek o yola yürümelidir. Muhammed-Ali, ’Bize hakikatleri inkâr eden değil, yolumuza yürüyen lazım’ demiştir.

]’Batın yolu’ dedikleri söz, Allah’ın gözle görülmeyen, sırlarına erilemeyen yoludur. Evliyalar da bu deryadan Hak şarabı içenlerdir. Onların Abu Kevser Irmağı gibi coşarak akmalarıdır.

]’Hak şarabı’nın manası ise, Allah’tan gelen ilim deryasından, elif sözlerini okuyarak dökmesidir. Bunun bir ismi de Kevser Şarabı denilen Allah’ın nefesleridir. Bu şarap, dem niyetine kullanılan şarap değildir. Bazı yörelerde, bazı insanların, Muhammed-Ali ibadetlerinde (Cemevlerinde) dolu, bade, dem adı altında verdikleri alkol, Allah demi olarak kabul edilemez. Alkol, sadece insanların kendi özel hayatlarındaki alışkanlıklarıdır. Bu alışkanlıklarını Hacı Bektaş Veli adıyla, inanç yollarına layık ederek kullanamazlar. Bu kesinlikle Hak demi değildir. Dem Allah’ın evliyaya verdiği nefesidir. Bu nefesleri de çoğu kişiler Duvazı İmam, beyit ve şiir olarak bilirler. Allah’ın bin bir isminden biri de Elif’tir ve bu sözleridir.

]Allah’la bütünleşmiş olan ermişlerin nefesleri bitmek tükenmek bilmez, bunların kitabı kalbi, dili kalemidir ve can gözleri açıktır, dört kapı kırk makam olarak bilinen ibadetleri, Kırklar ismini zikrederek coşup, Kırklar semahında, Allah semasına yükselerek, derya ummana dalıp, semah tutmalarıdır.

]’Semah’ , evliyanın Hak aşkıyla coşup, kolunu kanadını çırparak uğunmasıdır ve Kırklar katında en büyük ibadetten biridir. Çünkü Hak semasıdır. Bu kutsal ibadet, bir takım insanlar tarafından layık olmayan yerlerde, (mesela, eğlence yerlerinde, gösteri amaçlı, halk oyunlarına benzetilerek) uygulanmamalıdır. Semah, Muhammed – Ali yoluna yakışan bir ibadettir. Bu yola gönül veren insanların ibadet için toplandıkları yere de Cemevi denir.

]’Ermiş makamına serilen post’ ; o gerçeğin makamının yüceliğini, ışığını, gittiği yolların büyüklüğünü temsil ettiği için mucize ve kerametleriyle Muhammet Ali makamının her zaman keramet sahiplerince sahiplenilmesidir. Can gözü açılan ermişlerin önünde Allah Muhammet Ali, Onikiİmam, Ehlibeyt adına verilen bir saygıdır ve Allah için secdeye inilmesidir. Bu post niyazları ise gelmiş geçmiş keramet sahiplerinin makamlarının yüceliğinin kabul edilmesidir ve hak bilerek ona verilen bir saygıdır. Yer ve ayak öpme olarak değerlendirilemez. Bu güzelliği hak eden bir canın eli de öpülür. Muhammet Ali’den, Hacı Bektaş Veli’den bu günlere kadar gelen her ermişin evliyanın da makamı, saltanat koltuğu değil, Allah’ın verdiği bir post mekânıdır. Bu post makamlarının gerçek sahipleri de ermişlerdir.

]Batıl ise, hocalık, hacılık, şıhlık, şeyhlik, müritlik, el alıp-el vermeler, tekke ve türbe adı altında yürütülen bir yoldur. Ayrıca da muska, büyü, fal, medyumluk, üfürükçülük gibi boş işler de bunlarla alakalıdır. Bunların hiçbir zaman gerçek keramet gösteren ermişlerin yolunda yeri olamaz, hiçbir zaman da bunları savunanlar Hakikatten ilim alıp veremezler. Sadece inandıkları kişilerin kendi yazdıkları gibi kulaktan dolma aktarımlarla bugüne kadar gelinmiştir.

]Abdest ve namaz belli bir inanca ait değildir. Kimse kendisine mal edemez. Sadece Muhammed – Ali, Hak divanına durarak insanların doğru yola yürümeleri ve bütün kötülüklerden kendilerini uzak tutabilmeleri için, Hacı Bektaş-i Veli’nin dediği gibi, ’İnsanların eline, diline, beline sahip çıkarak’, Hakkın buyruğundan dışarı çıkmadan, yaşadığı müddetçe Allah’a söz vererek, divanında ibadetini yerine getirmesidir. Abdest ve namaz, Muhammed – Ali’nin, onlara gönül veren ve onların yolundan gitmek isteyen insanlara bıraktığı bir ışıktır, ibadettir. Gerçek ibadetlerden de insanlığa zarar gelmez.

]Hakikat yolundan gitmeyenlerin sonu karanlıktır.

]Her dönemde ve her toplumda olduğu gibi, bugünlerde de, gerçekleri ve gerçek yolları, yürümeden, kabullenemeden, gerçek yüzleri tanımadan, gerçeklerden alıntı yaparak, kendi birtakım önyargılarıyla, ’çamur atalım, izi kalsın’ gibi art niyetli yaklaşımlarla gerçekleri gördüğü halde, her zaman doğruları çarpıtarak, aktarmışlardır.

]Gerçekler, yalnızca gerçeklerden öğrenilir.

]Gerçekleri yalnızca gerçekler bildirir. O gerçekler de can gözü açık olan erenler, evliyalar, ermişlerdir.

Zöhre Ana olarak, insanlık adına her zaman güzellik, birlik beraberlikten yanayım. Hurafeye, ibadetin, dini inançların istismar edilmesine karşıyım. Allah’ın bana verdiği bir ışıktır. Sahtekârlık, yalancılık gibi amaçlarım asla olmamıştır, olamaz da’ İnsanlığa ait olan her yolda insanlara el uzatıp onların yanında oldum ve olmaya devam edeceğim. Ben, hiçbir zaman din, dil, ırk ayrımı yapmadım ve yapanların da daima karşısındayım. Dedelik ya da aileden, toplumdan, herhangi bir kişiden herhangi bir din eğitimi almadım, bu yolda kimseyi tanımadım, herhangi bir dede soyundan gelmiyorum.

]Rüya gibi hayal âleminde gezen insanlar gibi de gelmedim. İnsanlar beni farklı bakış açılarıyla değerlendirebilir. Bana önyargıyla yaklaşan insanlara ben önyargıyla yaklaşmam. Onlar hangi gözle görürse görsün ben önyargılı gözlerin gördüğü ve anlattıkları gibi değilim. Her zaman toplumun birlik ve beraberliğinin, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin, Türk Ordusunun, Laikliğin ve ona sahip çıkan insanların yanındayım. Devletimizin, milletimizin bütünlüğünü bozmaya ve onu parçalamaya çalışan insanların daima karşısındayım.

Ne mutlu ki bana Mustafa Kemal’e gönül vermişim’

Ne mutlu Mustafa Kemal’e gönül verenlere’


]Bütün dünya bilir Türk Ordusunu
]Egemenlik kurdum yurt ulusunu
]Dillerde söylenir Allah doğrusu
]Cihana getirdim barışı sulhu

]Gökyüzünde uçar turna katarı
]Türkiye unutma güzel Atanı
]Memleket kurtaran bunca vatanı
]Her gelen gerçeğe çamur atanı

Zöhre Ana, Allah’ın verdiği bitmez tükenmez bir derya ummandır, bilgilenmek ve aydınlanmak isteyen insanlara kapısı her zaman açıktır.

Zöhre Ana’nın deryasından bir damla nefesi:

]İnsan isen yola gel
]Bülbül isen güle gel
]İkilik yoktur bizde
]Kâfir isen dine gel

]Şüphe etme gel imana bizlere
]Batın haberini verem sizlere
]Gün biter bir anda vurun dizlere
]Dinle can kulakla bildirir Zöhre

]Üçler beşler dükkânından alanım
]Allah’ın yoluna pazar kuranım
Zöhre Ana donunda gelin olanım
]Kevser Elifinden ilim alanım

]Bezirgânsız kervan gitmez.
]Alisiz derviş ötmez.
]Gerçeksiz de ocak tütmez’

]Arı her çiçekten yapıyor balı
]O yeşil güneşte gördüm kırmızı alı
]Bu dünya fanidir boş göçer Salı
]Fatıma Zöhre Ana, sıfatı garı’

]Pir Zöhre Ana

Batından Zahire Yolumuz

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.