]Alevilik İntiharmı ediyor?
Yüzlerce yıldır amansız bir savaş yaşanıyor. Kanlı, canlı, sert, ödünsüz ve kararlı bir savaş?Evet savaş sözü ürkütücü ama sanırım var olma kavgasının ne denli şiddetli cereyan ettiğini anlatabilmek için bu sözcükten daha isabetli bir başka ifade mevcut değil? Tevile gerek yok; kelimenin tam anlamıyla bir savaş bu !
Peki bu savaş neyin ve kimin savaşı ?
Zahiri sığlığa karşı batıni enginliğin, katılığa karşı hilmin, uhrevi cennet vaadiyle dünyayı zindana çevirenlerle dünyayı cennetleştirmek isteyenlerin, dini Arap kültürüne hapsedenlerle yetmiş iki millete bir nazarla bakmayı savunanların, renksiz, zevksiz, müziksiz kuru ibadetçilerle, aşkla yoğrulmuş, vecdle karılmış, raks ve ezgi ile ruhların coştuğu, kutlu ve kutsal bir tapınmayı seçenlerin, muhayyel ve insandan uzak bir Tanrı inancını savunanlarla Tanrı?yı şah damarında hissedenlerin, onu ruhunda, gönlünde ve kalbinde duyumsayarak ?tıpkı insan eyleyenlerin ? savaşıdır bu savaş?
Bilerek yada bilmeyerek karanlığa hizmet etmeyi seçenlerle, ? bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır? diyenlerin savaşı?
Ana dilinde ibadet etme özgürlüğünü yaşayanlarla, öz dilimize kilit vurmaya çalışanların savaşı?
Bu savaş; iyi ile iyi görünmeye çalışanın, aydınlık ile aydınlık görünmeye çalışanın savaşı?
Bu savaş; Muaviye?de, Yezit?te, Mervan?da temsil edilen zalimlikle; Hz. Ali?de, Hz. Hasan?da, Hz. Hüseyin?de vücud bulup mücessem hale gelen mazlumiyetin savaşı?
Bu savaş; Kuteybe hunharlığına karşı Horasanlı, Türkistanlı yitik Türkmen çocuklarının yarattığı asil bir direnişin savaşı?
Hasılı bu savaş; Hızır paşalarla Pir sultanların savaşıdır?
Tarihte zaman zaman kılıca, mızrağa, topa, tüfeğe de başvurulsa özünde teolojik bir savaştır bu savaş?
Günümüzde tümüyle teolojik bir kimliğe büründüğü de ortadadır.
Peki varılan nokta nedir ?
Hüznün, mazlumiyetin, gözyaşının, kederin fakat aynı zamanda asil bir direnişin, yiğitliğin, şerefin, erdemin de adı olan Alevilik, Kızılbaşlık nereye gidiyor ?
İnanç ve ritüelleri bir değişim, dönüşüm ve başkalaşıma mı zorlanıyor?
Yoksa bir kısım Alevilerin kendileri mi istiyor bu başkalaşımı ?!
Gönüllü asimilasyon mu söz konusu ?
Teslim oluş ve boyun eğiş?
Evet nereye gidiyor Kızılbaşlar, Aleviler?
Egemen din anlayışının temsilcileri ha bire yeni yeni giysiler biçiyorlar Aleviler ve Alevilik için?
Kimi diyor Alevilik tarikattır?
Eğer öyleyse bu tarikat hangi mezhebe bağlı ?!
Sünniliğe mi, Şiiliğe mi ?
Sünniler Sünniliğe, Şiiler Şiiliğe bağlıyor !
Bazı sözde Aleviler de bunu kabulleniyor.
Tarihsel gerçekleri, hüzün dolu yaşanmışlıkları inkar ederek hayasızca diyorlar ki;
? Aramızda fark yok; Allah?ımız bir, peygamberimiz bir, Kitabımız bir??
? Cami de bizim, cem evi de ??
? Ceme de giderim, beş vakit namaz da kılarım??
? Ramazan orucu da tutarım, Muharrem matemi ve orucu da tutarım??
Bilinmelidir ki bu söylemler; Aleviliğin katledilme söylemleridir. Bu söylemleri benimseyen sözde Aleviler, intihar etmeye karar vermiş Alevilerdir. Bu intihar yaşamdan değil Alevilikten intihardır?
Oysa o denli açık ve duru bir teolojik kimliğe sahiptir ki Alevilik; tevil yoluyla transforme edilmesi bile mümkün değildir.
En başta; ? Allah?ımız bir ?? söylemi bile yanlıştır. Bu söylem, popülist bir tavırdan başka hiçbir gerçekliği bulunmayan koskoca bir yalandır.
Muhayyel ve insandan uzak bir Tanrı inancını savunanlarla Tanrı?yı şah damarında hissedenlerin, onu ruhunda, gönlünde ve kalbinde duyumsayarak ?tıpkı insan eyleyenlerin ? Allah?ı bir olur mu hiç ?!
Varlıkları YOKTAN yarattığına inanılan bir Tanrı ile her şeyi kendi varlığından var ettiğine inanılan bir Tanrı aynı Tanrı olabilir mi ?!
Ne kadar kolay değil mi kitlelerin gönlünü okşamak !
Zira kitleler din ve inançları daha ziyade olgusal yönleriyle algılar ve yaşarlar.
Olgusal unsurları törpülenmiş yada geri plana atılmış inançlardan geriye ne kalır ki ?
Din ve inançlar arasındaki asıl farklılaşmanın ritüel ve simgelerde olduğunu bilenler bu olgusal yönü sinsice ve gizlice sansürleyerek değerler üzerinden ortaklıklar inşa edip muhalif dinsel yapıları egemen din anlayışı lehine başkalaştırmaya çalışmaktadırlar. Geniş kitleler soyut bir kavram olan Allah?ın dinsel ekollerce farklı biçimlerde düşünüldüğünü nerden bilsin ve nasıl anlasın ki ?!
Dediğim gibi onlar için asıl olan inançtaki olgusallıktır; ritüel ve simgelerdir.
Ritüelleri, simgeleri törpülenmiş, ikincilleştirilip asli olma vasıfları kazınmış inançlar, geniş kitleler nezdinde başkalaşıp dönüşerek yok olmaya mahkumdurlar.
Alevileri bekleyen ve günden güne güç kazanan gerçek tehlike işte budur !
Bir başka yalana daha temas edelim;
? Peygamberimiz bir, kitabımız bir??
Ne mümkün ?!
Miraç?ta Hakkın sesini Hz.Ali Sesi donunda duyan, Hakkın yüzünü Hz. Ali yüzü donunda gören, yoluna çıkan aslana yüzüğünü veren ve kırklar ceminde semah dönen Hz.Muhammed ile Sünni?nin, Şii?nin Muhammed?i aynı Muhammed mi ?
Ve yine;
Kadınların tanıklığını yarım gören, mirasta kadın erkek eşitliğini kabul etmeyen, muta nikahını içeren, dört eşliliğe izin veren Kur?an yorumu ile onu zaman üstü olması bakımından ve batıni açıdan ele alıp ahlaki yönüne ağırlık veren Alevi inancını aynı kitapta buluşturmaya çalışan yaklaşım ? kitabımız bir ?? diyerek hangi gerçeklerin üzerini örtmeye çalışıyor ?
Görmemek mümkün mü bu kurnazca asimilasyonu?
?Ceminiz güzel ve hoş bir ibadet ama namazın yerini tutamaz? diyenlere karşı,
?Cem evleri mistik mekanlardır ama camiler gibi ibadethane olarak görülemez ve camilere alternatif mekanlar şeklinde kabul edilemez? diyenlere karşı,
?İslam?da farz olan oruç Ramazan orucudur. Ramazan orucu dışındaki oruçlar nafile oruçtur; Muharrem orucu farz değildir. Ramazan orucunu tutmayan bir kimsenin Muharrem orucunu tutmasının bir anlamı yoktur? diyenlere karşı
Hem Hazreti Ali?yi sevdiklerini iddia edip hem de ?vahiy katibidir, peygamberin ashabındandır ? yalanına sarılarak Muaviye?ye hazret ünvanıyla sahip çıkanlara karşı,
Hz Hüseyin ile Yezit?in davası siyaset davasıydı diyerek zalimle mazlumu hayasızca eşitlemeye çalışanlara karşı,
Kızılbaşlık sancağı altında CEM olarak; semahlarla, deyişlerle, Telli Kur?an?la, Muharrem Matemiyle ve Eline, Diline, Beline sahip olma ilkesiyle Hak Muhammed Ali yolunu sürdürmeye and içenler hiçbir zaman baş eğmeyeceklerdir.
Düşenler olacaktır.
Teslim olup Hızır paşa rolüne bürünenler olacaktır.
Özüne yabancılaşıp mankurtlaşanlar olacaktır.
Ama Ehlibeyt yolu Hakka doğru akıp gidecek; Alevilik sürecektir.
Zira; Alevilik mazlumların insanlık adına yükselttikleri bir direnişin adıdır. Ta Hazreti İmam Ali?den, Kerbela şehidi İmam Hüseyin?den bu yana ezilenlerin asil kıyamıdır Alevilik?
Büyük ihtilalci Horasanlı Eba Müslim?in, Şeyh Bedrettin?in, Yunus?un, Pir Sultan Abdal?ın, ve Türkmen başbuğu Şah Hatai?nin tarihsel direnişinde halkımızın var oluş kavgası vardır.
Bu kavga olmasaydı biz de olmazdık?
Susardı dilimiz.
Silinirdi adımız tarihten?
Alevilik, onurumuzdur. Adımız, şanımızdır. Hak Muhammed Ali yoluna koyduğumuz baştır.
Alevilik, Hazreti İmam Hüseyin için döktüğümüz yaştır.
Kuşkusuz ikrarına sadık olan Aleviler, kendilerini intihara davet edenlere karşı yüksek bir onurla ?hayır!? diyeceklerdir.
Hak tanığımız olsun ki buna imanımız tamdır !
MUSTAFA CEMİL KILIÇ
![[Resim: 181tx4.gif]](http://img300.imageshack.us/img300/7210/181tx4.gif)
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
![[Resim: pirzhreana1.jpg]](http://img222.imageshack.us/img222/1764/pirzhreana1.jpg)