"Din" Allah'ın nebisi ve kitabı aracılığıyla insanlara bildirdiği "kutsal bilgisi" olarak anlatılmıştır.
Buna göre yaradana inanan herkesin bir dini olmak zorundadır.
Burada ilk aklıma takılan: yaradan tek olduğuna göre insanlara neden farklı "din"ler indirilmiştir.
Yoksa "din" yaradanın değil de kulun yapılandırdığı bir sistem olabilir mi?
Hristiyanlık ve Müslümanlık incelendiğinde bir sonuca ulaşabiliriz diye düşünüyorum.
HRİSTİYANLIK:
Hz. İsa yaşadığı dönemde Allah'ın bir ışığı olarak insanlara gelen bir evliyadır.
Verileriyle "insanlık" değerlerini savunmuş, haksızlığın karşısında olmuş bu duruşuyla Roma kralının tepkisini çekmiştir.
Kral, papazın fetvasıyla Hz. İsa'yı çarmıha gerdirerek katletmiştir.
Halkın tepkisinden çekindiklerinden papazı dağa kaçırarak saklamışlardır.
Bir süre sonra papaz "Noel Baba" olarak insanların içine geri dönmüştür.
Bu gün Hristiyanlıkta Hz.İsa'nın katili, "Noel Baba" olarak aziz mertebesinde görülmektedir. Papazlar adına kiliseler yapılmakta, yine bu papazlar aracılığıyla günahlar af ettirilmektedir. Bilindiği gibi İznik Konsülü toplanarak "İncil" yazıp topluma İsa Mesihin kutsal kitabı olarak sunmuşlardır.
Fakat Hristiyanlık "kutsal" bir "din" olmak adına Hz. İsa'nın adını, Meryem Ana'nın adını kullanmaktadır.
]MÜSLÜMANLIK:[/color]
Mekke'de doğan Hz. Muhammed insanlara Allah'ın bir ışığı olarak gelmiş insanlığı, "insanlık yolu"nu verileriyle ispat etmiştir.
Hz. Muhammed ve Hz. Ali'nin doğruluğunu, kerametlerini hazmedemeyenler binbir türlü hile ile Ehlibeyt'e her kötülüğü yapmışlardır.
Hz. Hüseyin'i katlederek Kuranı Kerimi yok etmeye çalışmışlardır.
Ehlibeyt'i katlederek halifeliği kurarak saltanata oturmuşlardır.
Hz. İsa'nın katili papaz'a "Aziz Noel Baba" dendiği gibi Ehlibeyt katillerine de Hz. Muaviye denmiştir. Zulüm saltanatları "asrı saadet" olarak yutturulmuştur.
Hz. Ali'yi katlettikleri halde dördüncü halife sırasında göstererek kendileriyle eşitlemeye çalışmışlardır.
Yası Matemin yerine Ramazan'ı, imamların yerine hocaları, cem evleri yerine camiyi, gerçek Kuran yerine Osman Mushafı'nı koyarak "din" kurmuşlardır.
Bu "din"e kutsallık katmak için de Hz. Muhammed'in adını kullanmışlardır.
Gerçekte ise Muhammed- Ali yolu "Alevilik İnancı" olarak devam etmiştir.
Ancak bu gerçekleri bildiren evliyalarımız daima "din" dışı olmakla, kafir olmakla itham edilerek yok edilmiştir.
]Çünkü uydurulan "din"in yaşaması ancak "gerçeğin" yok edilmesiyle mümkün olacaktır.[/color]
Sonuç olarak söylemek istediğim noktaya gelmiş bulunuyorum.
Bu gün yeryüzünde yaşayan "Hristiyanlık" Hz. İsa'nın yolu olmadığı gibi,
Şeriat olarak dayatılan "Emevi dini" de "Muhammed- Ali Yolu" değildir.
İslam tarihi boyunca "din"cilerin daima Alevilik ve Alevilerle sorunu olmasının nedeni budur.
Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı devleti "din"i bir yönetim aracı olarak kullanmışlardır.
]Aleviler'in yaşadığı haksızlıkların, dışlamanın, ayrımcılığın temelinde, insanlar tarafından uydurulan "din iktidarının" devamı için "gerçeğin" ezilmek istenmesidir.[/color]
Alevilik inancı ve din
Alevilik inancı ve din
Alevilik inancı ve din
Doğan Abi gerçekten çok güzel bir konuya değinmişsin. Söylediklerine ben de aynen katılıyorum.
Bu gün din diye insanlara yutturulan yalan yanlış tabular, Artık insanları öyle içinden çıkmaz bir hale getirmiştir ki, Allah’ın insanlar huzur bulsun, birlik beraberlik içinde kardeşçe ayrım yapmadan yaşasın diye O Peygamberleri ve de her dönemde bir evliya yollamış, Ancak insanlar kolay olanı, yani işine geldiği gibi yalan, yanlış, uydurma bir takım gerici fikirlerle inancını yaşamayı seçmiştir…
] Sonuç; Savaşlar, cinayetler, kıyımlar, işkenceler, açlıklar, yokluklar, zulmler, felaketler, vs…
]
[COLOR=#339966] Eğer ki bugün ki dinler orjinaldir diyen varsa önce bana dünyanın şu anda içinde bulunduğu çıkmazı açıklaması lazım. Nerde dine en çok sarılan millet varsa, nerde kitaba en çok sarılan millet varsa bütün pislikler o milletlerin içinde çıkıyor. Nedendir acaba?[B] [/B]
Bu gün din diye insanlara yutturulan yalan yanlış tabular, Artık insanları öyle içinden çıkmaz bir hale getirmiştir ki, Allah’ın insanlar huzur bulsun, birlik beraberlik içinde kardeşçe ayrım yapmadan yaşasın diye O Peygamberleri ve de her dönemde bir evliya yollamış, Ancak insanlar kolay olanı, yani işine geldiği gibi yalan, yanlış, uydurma bir takım gerici fikirlerle inancını yaşamayı seçmiştir…
] Sonuç; Savaşlar, cinayetler, kıyımlar, işkenceler, açlıklar, yokluklar, zulmler, felaketler, vs…
]
[COLOR=#339966] Eğer ki bugün ki dinler orjinaldir diyen varsa önce bana dünyanın şu anda içinde bulunduğu çıkmazı açıklaması lazım. Nerde dine en çok sarılan millet varsa, nerde kitaba en çok sarılan millet varsa bütün pislikler o milletlerin içinde çıkıyor. Nedendir acaba?[B] [/B]
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Alevilik inancı ve din
Alıntı: Değerli dostlar,
dün bir etkinlikte Sevgili Metin Karataş ile birlikte idik. Lavaboya gitmek için aşağıya indiğimizde Bağcılar Cem evinde abdest alma yerlerini gördük ve de Metin Karataş dernek yönetimine bununla ilgili tepki gösterdi ve siz yakında bunun yanına minare de dikersiniz dedi...
Kendisine bu konuda hak vermedim dersem yalan olur. Bir sunni benzerliği yaratmaya çalışıldığı apaçık ortada.. Kaldıki bir alevi olarak bizim abdestimizin nasıl olduğuda ne olduğuda bellidir.
Bir siteden alıntı yaptığım cümlelerden abdest- namaz gibi inançtan kaynaklanan sorumluluklara itiraz edilmektedir.
Bu itirazın önemli bir gerekçesi de (sünni benzerliği) olarak gösterilmektedir.
Bu cümleleri okuyunca gerçekten de Alevi toplumunun dine olan reaksiyonunun büyük olduğunu görüyoruz.
Çünkü tek taraflı yani sadece sünni değerlere göre algılamak bunun dışında bir bakış açısı tanımamak, tarih ve yol bilgisine sahip olmamak inancımızı ötelememize neden oluyor.
Oysa yolumuzun gerçeği olan abdest ve namaz bize Hz. Ali'den mirastır.
Abdest ve namazı kabul etmemek Ali'siz Alevilikten farksızdır.
Hz. Ali'nin ve Ehlibeytin katlinden sonra inancımızın gerçek yönlerini silmeye yönelik benzer fakat sahte ibadetler icat edenler bizim Ebu Bekir- Ömer- Osman diye bildiğimiz halifelerdir.
O halde gerçek şudur:
Sünni inançlarının bizim inançlarımıza benzerliğinden söz edilebilir.
Namazda şehit ettikleri Hz. Ali'nin kıldığı namazı değil bu gün camilerde icra edilen namazı icat etmişlerdir.
Ehlibeyt abdestini değil bu gün camilerde icra edilen abdesti icat etmişlerdir.
Ehlibeyt'in yası matem orucu yerine ise Ramazan orucunu icat etmişlerdir.
Sünni ibadet ritüellerinin taklit olduğu gayet açık değil mi?
Din olarak dayatılan Emevi şeriatına karşı olmakta haklıyız.
Ama bu, inancımızın olmadığı, inancımızdan kaynaklanan ibadetlerimizin olmadığı anlamına gelmez.
İşte, gençlerimizin "din"e bakışı ile "Alevi inancı"na bakışı arasındaki bu farkı görmeleri gerekir diye düşünüyorum.
Alevi inancına bağlı ve bu inancın gereklerini [color=SeaGreenZöhre Ana'nın mürşitliğinde [/color]yaşatan insanların kaygısı "din"darlık değildir.
Biz Alevi inancının gerçek Hak yolu olduğuna inanıyor ve "inancımıza" sahip çıkıyoruz.
"Muhammed- Ali Yolu" denilen bu yüce inancımızda abdest, namaz ve oruç vardır.
Kaynağı da muhammed- Ali, Hasan- Hüseyin ve Ehlibeyt'tir.
İbadetimize sahip çıkmak "sünni benzerliği yaratmak" değildir.
Hak olan Muhammed- Ali yolunu yaşatmaktır.
"İnançsız insan, ibadetsiz inanç olmaz."
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 09/04/2009, 12:47, Düzenleyen: Dogan.
Alevilik inancı ve din
Bugün Hz Ali nin namaz üstünde şehit olduğunu kabul etmeyen alevi yoktur. Hatta bazılarıda şöyle söyler." Hz Ali namaz kılarken şehit edildiği için namaz kılmıyoruz." diyerek kendini temize çıkardıklarını sanarlar. Pirim namazı öğretmeden önce bizlerde namaz kılmazdık. Neden namaz kılmıyorsunuz sorusuna herkez kendince bir cevap verirdi. Ben , namazı neden kılmadığımı hep şöyle söylerdim ;
Ehlibeyt'i tek tek şehit ettikten sonra bizim Ehlibeyt'i temsil eden olmadığı için hangi imamın arkasından namaz kılacaktıkki. Namaza durmadan önce nedeniyor. Uydum imama, imam kim Muaviye'nin düzenini devam ettiren din adamı. Neden ben imama uyayım ki . O imamın bağlı bulunduğu düzen benim Ehlibeyt'ime kıymadılarmı. "Ben ehlibeyt'e kıyan zihniyetin imamına uymam" derdim.
Şimdi pirimin öğrettiği namazı , abdesti başıma taç ederim.
Muhammet Alinin yolu, bu yol da abdestsiz, namazsız gidilmez.
Ehlibeyt'i tek tek şehit ettikten sonra bizim Ehlibeyt'i temsil eden olmadığı için hangi imamın arkasından namaz kılacaktıkki. Namaza durmadan önce nedeniyor. Uydum imama, imam kim Muaviye'nin düzenini devam ettiren din adamı. Neden ben imama uyayım ki . O imamın bağlı bulunduğu düzen benim Ehlibeyt'ime kıymadılarmı. "Ben ehlibeyt'e kıyan zihniyetin imamına uymam" derdim.
Şimdi pirimin öğrettiği namazı , abdesti başıma taç ederim.
Muhammet Alinin yolu, bu yol da abdestsiz, namazsız gidilmez.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi