Emre01 yazdı:aslan 1404 kardeşim üslubunuzu düzeltmenizi rica edeyim zira benim sizin inançlarınız karşı bir terbiyesizliğim olmadı. Fikrimi ve inançlarımı belirttim sadece
Şahımmerdan kardeşim Hz.Ömer konusunda Pek konuşmak istemem çünkü bizde farklı sizde farklı tarihi bir kanıtı da yok bi işin Benim Derecesini Ãli bulduğum insanlar da bana Hz.Ali'yi de Hz.Ömer'i de Hz. Osman'ı Hz.Ebubekir Sıddık R.A'ı da Ayrılmaz bir bütün ve kardeşlik zinciri olarak anlatmışlardır. Kuranı Kerim Azim-u Şân da belirtilen "leküm diniküm veliyedin"(sizin dininiz size benim dinim bana) ayeti burda devreye giriyor aslında
Verdiğiniz cevaplar ve İyi niyetime göstermiş olduğunuz inanç için teşekkür edeyim ben de sizin sorularınızı cevaplayayım.
1-Cem sözcüğünün lugattaki karşılığı bir olmak bir araya gelmek şeklindedir ve Sunni inança esaslarında bu Camii'de cemaat(kökenlerin akrabalığına dikkat çekerim) olmak şekilinde de olabilir. Bir Mürşid-i Kâmil'in kapısında Mürid olup onun anlattıklarından diğer müridlerle birlikte feyz alma şeklinde de olabilir. (Ki bugün sahici Mürşid ne kadar kalmıştır orası biraz tartışma konusu) Hatta Her türlü manevi bir araya geliş, salih ameller doğrultusunda yapılan toplanmalar bizim için cem niteliğindedir. Yani bu ölçütlerde kendimize has ritüeller ve konseptler içerisinde biz de cem yaparız.
2-Hz.Muhammed (S.A.V) ,Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin efendimizin yasını hepimiz tutarız. Kendi adıma konuşayım onların Başından geçen olayları dinlediğimde gözlerimin dolduğunu dahi bilirim. Onların yasını tutmayan zaten Sünni'yim diyemez. Kendi farklı bir inancı vardır onun. Ya da bilgisizdir. Bilgilendirmelidir.
3-Kuranda Hülle Şu şekilde nakledilir. Allahın adıyla;
Bütün bunların ardından erkek, kadını boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle nikâhlanıncaya kadar ilk erkeğe helal olmaz. İkinci erkek kadını boşadığında, boşanan kadınla ilk erkek Allah'ın sınırlarını koruyabileceklerini düşünürlerse, birbirlerine dönmelerinde sakınca yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır ki, Allah bunları bilgi sahibi bir topluluğa açıklar.(Bakara 230. Ayet)
4- islamda kadının ikinci planda olduğunu düşünmüyorum. Fakat erkeğin Dominant bir etkisi olduğu aşikârdır. Bu etki tamamiyle kadını güvence altına almak adınadır. HaK ve özgürlükler açısından bakıldığında böyle bir durum söz konusu değildir. Bugün kadını toplumdan soyutlamaya çalışan üfürükçülerin mevcut olduğu her ne kadar doğru olsa da Asıl İslam kadını erkekle bir tutar. Hatta belki de kadını biraz daha asaletli-saf bir mertebe taşır ki onları kıymetlimiz olarak dile getirir.
5- Ramazan Museviler için de Kutsal bir öneme sahip olan Yom Kippur ile hem tarihsel olarak hem de uygulanış olarak parelellik gösteriyor diye biliyorum. Kaynak olarak kutsal kitap olarak soruyorsan. İncil Tevrat Talmud Zebur gibi kitaplar içerisinde derinlemesine bir araştırmam olmadı. Fakat dediğim gibi Musevilikte böyle bir uygulama olduğunu biliyorum sadece.
Hosgeldiniz Emre ,
Öncelikle şunu söylemeden geçemiyecegim. Uslubunuz ve cevaplama tekniğiniz için teşekkür ederim.
Bazı konularda fikir ayrılığı olsa bile dürüst cevap veriyorsunuz. Sizin dini konuda cahil bir insan olmadığınızı düşünüyorum.
Konu ile kapsamlı bir söz söylemek gerekirse ,
Din çok hassas bir konudur. İnsanları hem yola getirir. hem yoldan çıkarır.
Yola girmek ile çıkmak konusunda insanın mayasına kalmıştır.
Alevilik ve Sunnilik olayı ise ; Aynı peygambere inanmış iki farklı toplum. Bu konu ayrımcılık değildi görüş farkı olarak gündemde yer alıyor. Ancak çıkış nedenleri Kerbela ya kadar uzanır.
Toplum olarak şuan günümüz aleviliği ve sunniliği malesef gerçek islamiyeti temsil etmemektedir. Bunu üzülerek söylüyorum. Tarih hepimizi kandırmış. Ama gerçek olan birşey var ki. Allah peygamberlerine de kitaplarına da sahip çıkmış her dönemde evliyalar göndermiştir. Bu gelen evliyalar dünyayı elinde tutmuştur. Kimi kendini bildirmiş açıklamıştır, kimi bildirmeden görevini yerine getirmiştir. Bu dönemde yaşayan evliyamız Pir Zöhre Ana , Allah ın emanetlerini korumuş sahip çıkmıştır. İbatetlerimizi , yaşamlarımızı, davranışlarımızı, oturmamızı , ayakta nasıl durmamız gerektiğine kadar , aile içi saygıyı, büyüklerimizi , küçüklerimizi, erkekleri , kadınları tek tek bize gerçek olması gerektiği gibi anlatmıştır ve öğretmiştir.
Mikail in İblise söylediği gibi ; " senin yolundan giden seninle olsun , benim yolumdan giden benimle olsun " sözünde herkezin gittiği yol kendini bağlar, birgün hesap verecegi zaman kendi yaptıkların ile söylediklerin ile hesaba duracaksın. Şefaat verecek olan pirler bilir bize düşmez bu yargılamalar.
Ayrımcılık ile ilgili bir şeydaha söylemek isterim. Dedidim gibi Tarih bizi kandırdı , oyaladı , unutturdu. Kim olduğumuzu nerden geldiğimizi unuttuk. Çok şükür Allah ın gönderdiği Pir lerin ışığında kendimizi yolumuzu dinimizi imanımızı bulduk ve yaşıyoruz. Toplum olarak hem Aleviler hem Sunniler malesef kandırıldı kocaman yalanlar ve inkarlar ile.
Sunniye soruyorsun , Hz Muhammet peygamber olarak geldi Hz Ali kim ? bu Hz Ali sevgisi nerden geliyor Hz Ali yi Alllah yaptınız imaları gibi sorular ile karşılaşıyoruz.
Hz Ali nin kim olduğunu bilmek için Arı balı nasıl yapıyorsa arıya sorun biz bilmeyiz "Alinin sırrı arının sırrı " onu bir arıya sormasınızı tavsiye ediyorum.
Aleviye soruyoruz namaz, abdest yok niye ?
Benim abdestim alınmış namazım kılınmış diyor. ( Hz Ali namaz üstünde şehit edildiğini bildiği halde namazımız yok der)
Bunun gibi yazacağımız okadar çok şey var. Pirimizi tanımazdan önce biz bırakın ibadet etmeyi YAŞAMAMIŞIZ bile...

o zaman top yekün bir çoklarımız katli vacip olurdu. Üstelik bir de Sahih hadis vardır;![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)