Alevilik Avusturya`da resmen tanındı, ancak Alevi toplumunda büyük bir tartışma başladı. Tanınma başvurusu reddedilen AABF ile tanınmayı sağlayan VAKB arasında Aleviliğin İslam`la olan bağlantısı arasında görüş farklılıkları mevcut.
Avusturya`da yaşayan Aleviler, resmi olarak tanınma konusunda başlayan tartışmada ikiye ayrıldılar. Tanınma sürecine bir arada başlayan Alevi sivil toplum örgütleri arasında anlaşmazlık çıkınca, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Viyana Alevi Kültür Birliği (VAKB) Aleviliğin tanınması başvurularını ayrı ayrı yaptı. VAKB tarafından yapılan başvuru ile Alevilik resmen tanınırken, Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu`nun başvuru ise reddedildi. Federasyonun başvurusunun mahkeme süreci devam ederken, her iki sivil toplum örgütünün ayrılık konusunda görüşlerini aldık. Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Çankaya, sorularımızı cevaplandırırken, devlet tarafından resmen tanınan Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu`nun Basın Szcüsü Ertürk Maral da devam eden süreci okuyucularımız için değerlendirdi. Kısa adı AABF olan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Çankaya, Alevi STK`ları arasında yaşanan görüş ayrılığını gazetemize anlatırken, sert eleştirilerde bulundu.
- Aleviliğin tanınması sürecinde bir ayrılık yaşandı. Kısaca süreci değerlendirir misiniz?
Mehmet Ali Çankaya: Bizler aslında Aleviliğin Avusturya`da resmen tanınması için bütün Alevi STK`larıyla bir araya geldik. İnancımızın resmi statü kazanması ortak hedefimizdi. Bu süreç işlerken Viyana Alevi Kültür Birliği (VAKB) yöneticileri bizden habersiz gidip bakanlıktaki birime tanınma başvurusunu yapmışlar. Bizim başvurumuz onlardan sonra olduğu için ve içerik olarak hemen hemen aynı olduğu için bize ret kararı geldi Fakat mahkeme süreci devam ediyor ve yakın gelecekte bu tür inanç başvurularının hepsinin kabul edileceğini söylemek istiyorum.
- Aranızdaki ayrılığın sebebi ne idi?
Mehmet Ali Çankaya: Aramızdaki en büyük ayrılık konusu şöyle. Bizler, yani AABF Aleviliğin kendine özgü bir inanç olarak tanınması amacındaydık. VAKB ise, Aleviliğin İslam`ın içinde bir inanç olmasından yanaydı. Bizler tabii ki İslam`ı reddetmiyoruz, ama Aleviliğin İslam`dan aldıklarının yanında farklı yönleri de var ve bu nedenle kendine has bir inanç olsun istedik. Diğer arkadaşlar ise dediğim gibi Aleviliği adeta İslam içinde bir mezhep olarak tanıtma amacındaydılar. Biz buna karşı çıktık. Alevi İslam İnanç Toplumu denilmesi gelecekte Alevi gençlerin asimile olmasına neden olacaktı. Bu nedenle karşı çıktık. Aleviler, tarih boyunca İslam oldukları için değil, Alevi oldukları için ezildiler. Bizim inancımızı bu şekilde tanımlamak gelecek nesillerimizin asimile olmasının önünü açacaktı.
- Yani yeni bir dini inanış olarak mı tanınmak istediniz?
Mehmet Ali Çankaya: Yeni bir din demek doğru olmaz, ama kendine özgü bir inanç toplumu olarak tanınmak istiyoruz. Aleviler de İslam`a ait öğeler olmasına karşın, başka dinlerden de öğeler vardır. Yani diğer arkadaşlarla aramızdaki en büyük ayrılık bu idi. Bu da ayrışmamıza neden oldu. VAKB bünyesindeki arkadaşlar Alevi İslam İnanç Toplumu adı altında tanınma ile aslında IIDZ Başkanı Ahmed Rusznak`ın, Avusturya diyaneti olarak da bilinen İGG`nin tekelini kırma politikasına alet oldular. Yani VAKB Alevilerin Alevi İslam İnanç Toplumu adı altında tanınması ile, İGG aslında İslam`ı resmi anlamda temsil eden tek kuruluş olma özelliğini kaybetti. Tabi Ahmed Rusznak`ın burada helal sertifikası verme hesapları da var. Bizim tanınma başvurumuzun önündeki engellerin de yakın zamanda kalkacağına inanıyorum. Ayrıca şunu belirtmek isterim ki, Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu, Avusturya`daki Aleviler arasında tanınmaya rağmen yeterli ilgiyi görmemiştir. Aleviler kendilerini Alevi olarak görmek istiyorlar. Alevi İslam İnanç Toplumu, isimlerinden dolayı tepki alıyorlar ve resmi belgelerinde artık bu ismi çok küçük harflerle kullanıyorlar. Öte yandan benim ve bir kaç arkadaşım hakkında bu arkadaşlar savcılığa ve Anayasayı Koruma Dairesine suç duyurusunda bulunmuşlar. Bizlerin tehlikeli insanlar olduğunu söylemişler ve kurumumuzun kapatılmasını talep etmişler. Amaçları tabii ki tek kalıp Alevileri temsil eden tek kurum olmak.
Maral`dan cevaplar
Aleviliği resmen tanınan Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu Eğitim ve Alevilik derslerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Türkçe Basın Sözcüsü Ertürk Maral ise, tanınmanın tarihçesini ve aradaki ayrılık ile ilgili Mehmet Ali Çankaya`nın eleştirilerine cevap verdi.
- Aleviliğin tanınması sürecini ve AABF ile aranızda yaşanan düşünce farkını kısaca anlatabilir misiniz?
Ertürk Maral: 2001 yılından itibaren Avusturya`da yasal inanç toplumu olarak tanınmak için başvuru yapılması için,kurucusu olduğumuz AABF yönetimine teklif verdik. Çünkü bizler AABF yönetim kurulunda değildik. Her genel kurulda bu konuyu gündeme getirdik. Okullarda çocuklarımızın Alevilik dersleri alabilmeleri için yasal tanınmanın zorunluydu, bunu da bir an önce gerçekleştirmemiz gerekmekteydi. Her nedense 2008 yılının sonuna kadar boşu boşuna beklendi. Oysa bizim 2001 yılından itibaren hazırlıklarımız vardı. Viyana örgütü olarak bu tarihten itibaren birkaç kez bakanlık inançlar dairesi ile görüşmüştük. Nihayetinde 2008 yılında başvuruda bulunma kararını aldırabildik. Başvuru için bir komisyon kurulmasına karşı çıktılar. Uzun tartışmalar neticesinde komisyon kurulabildi. Başvuru tüzüğünü birlikte hazırladık. Ben de bu komisyonun üyesiydim. İnancın tanımı konusunda bir türlü anlaşamadık. Kurum adı ayrı bir tartışma konusuydu. İnanç kumrunun başında kimin olacağı diğer bir tartışma konusuydu. Diğer maddeler hepimizin ortak görüşü olarak yer aldı. Bizler Aleviliğin İslam`ın Batıni yorumu olduğunu savunurken, bu arkadaşlarımız, Aleviliğin İslam kökenli, ancak zaman içerisinde İslam`dan ayrılmış, bağımsız bir din olduğunu savunuyorlardı. Bu nedenle kuracakları cemiyetin adını da Alevitische Religionsgesellschaft in Österreich, yani Avusturya Alevi Din Cemiyeti olarak koymak istiyorlardı. Aleviliğin ayrı bir din olduğu savının bizlerce kabul edilmesi mümkün değildi. Viyana`da Alevi İnanç Önderleri Kurultayı`nı topladık. Dedelerimiz orada Alevilik tanımı yaptılar. Bu tanımı başvuru tüzüğümüzde inancımızın tanımı olarak içeri verdik. İnanç toplumunun başkanının bizler Alevi inanç önderleri olması gerektiğini söylüyorduk. Çünkü bu kurum bir kültür derneği değil, inanç kurumuydu. O arkadaşlarımız inanç kurumu olması özelliğini bir türlü kavrayamadılar. Herkesin İnanç Toplumu başkanı olabileceğini savundular.
Bu çelişkilerimizi yaptığımız temsilciler meclisi toplantılarında çözemedik. Avusturya genelinde İnanç Önderleri Kurultayı`nda çözelim önerimiz de reddedildi. Bu nedenle 23 Mart 2009 tarihinde ayrı başvuru yapmak zorunda kaldık. Çünkü Aleviliği ayrı bir din olarak gösterme hakkımız yoktu. Buna kararı verecekler dedelerimizdi. Onlar da anılan kurultayda kararını verdiler. Ayrıca bu tanım gerek Türkiye gerekse Balkanlarda yaşayan Bektaşi babalarınca da kabul edildi. Başvurumuz Avusturya İslam Cemaati`nin İslam`ı tek kendisinin temsil etmesi yollu itirazlarına istinaden reddedildi. Bu red kararını Anayasa Mahkemesi`ne taşıdık. Orada yaptığımız itirazımız haklı bulundu. 16 Aralık 2010 tarihinde elimize geçen kabul kararıyla, Avusturya`da tanınan yasal inanç toplumu olarak yerimizi aldık. Alevilik Avusturya`da böylece yasal güvenceye kavuştu.
- Alevi toplumu nasıl karşıladı resmi tanınmayı?
Ertürk Maral: Bu tanınmayı Alevi toplumu büyük bir sevinçle karşıladı. Yolumuza uygun olarak kurbanlar keserek kutladı. Bu tanınmayla birlikte Alevilik yasal güvenceye kavuştuğu gibi, cem evlerimiz, kilise, sinagog ve camiyle aynı yasal statüye kavuştu. Alevilerin ibadethanesi olarak cem evi tanınmış oldu. Okullarda çocuklarımız inanç hanelerini Alevi olarak değiştirme hakkına kavuştu. Dünyada ilkdefa Muharrem Matemimizin son günü olan Aşure Günü okullarda resmi tatil oldu. Şimdi sırada Alevilik dersleri var. Bunun sağlanması için Avusturya nüfusunun yüzde 0,2`sinin yani 16 bin kişinin beyanı gerekmekte. Bu sayıya ulaşmamıza az kaldı. Bu sayıya bir-iki ay içinde ulaşılacak. Böylece okullarda Alevilik dersleri başlayabilecek. Ayrıca herkes inanç hanesine Alevi yazdıracak. Alevilik dersleri verebilmek için yasal olarak tanınmak gerekmekte. Yasal tanınmamız var. Yasal olarak tanınmamış kurumların bu hakkı yok. Federasyonun başvurusunun reddine ilişkin Anayasa Mahkemesi`ne yaptıkları itirazın da reddedildiğini öğrendik. O arkadaşlarımızı, zaten aramızda büyük bir fark yok diyorlarsa, inanç önderlerimizin yaptığı Alevilik tanımını kabul ediyorlarsa, katkılarını vermeye davet ediyoruz. Bu çağrımızı tanınmamızın hemen akabinde de yaptık. Bugün gene yapıyoruz. İnanç toplumu olarak kapımız, kendisini Alevi gören herkese açıktır. İstemleri varsa onları da elbette konuşuruz. Bakın Sünni cemaat bir çok gruptan oluştuğu halde, Sünnilik derslerini veren kurum bir tane. Onların başardığını bizlerin başarmaması için bir neden yok. Arkadaşlarımızla ayrılığımız Aleviliğin konumlandırılması konusundadır. Alevilik derslerinde Aleviliğin yolveerkanı anlatılacaktır. Bizler aldığımız bu hakla başka bir federasyon kurmadık. Alevilerin İnanç Toplumu`nu oluşturduk. Yapacakları kültürel etkinliklerini gene federasyon olarak ya da bağımsız dernekler olarak yapabilirler. İslam sözünü tartışma konusu eden arkadaşlarımızın hepsinin inanç hanesinde İslam yazdığını, yolumuzun kurucuları Hz. Muhammet ve Hz. Ali`nin dinlerinin İslam olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz.
Kısaca önümüzdeki süreçte Alevilik derslerine başlamak ve üniversitede kürsü almak çalışmalarını yapmaktayız. İkisi de çok iyi ilerleme kaydetti. Yetiştirebilirsek önümüzdeki güz döneminde Alevilik kürsüsünü alacağız. Alevilik derslerine başlama prosedürünün beyanların veriliş tarihinden itibaren tam olarak ne kadar süreceğini bilemiyorum. Ancak 1 yıl içerisinde gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.
Ayrıca bizler hakkında bu kurum Cem Vakfı`na bağlı vs. yolun da yanlış propoganda yapıyorlar. Bu doğru değil. Bizim bağlı olduğumuz tek bir kurum yok. İnanç Toplumu olarak doğru yapılan şeyler konusunda kurum ayrımı yapmaksızın desteklerimizi iletiyoruz. Biz Avusturya yasalarınca tanınan Avusturya Alevilerinin yasal inanç kurumuyuz.
02.05.2012
Kaynak: postgazetesi.com
Alevilerin tanınma sancısı
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Pir Zöhre Ana
Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler