İDİL'den alıntı:- Alevilik Kur'ân'ın dışında ola*maz. Sünnetin zıddına anlaşıla*maz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlana*maz, Alevilik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dini emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur.
Alevilik; Kuran, farz, sünnet ve şeriata çok bağlı olan ]Sapık Hüseyin Üzmez[/color], Ali Kalkancı, Cüppeli Ahmet Hoca, Müslüm Gündüz, Kayıp trilyoncu ]Erbakan[/color], İşbirlikçi Fettullah, Hortumcu Kemal Unakıtan, Baron Dengir Mir Mehmet Fırat'ın mensubu olduğu dinin(!) dışında gerçek ve temiz olan bir yoldur.
Bu sorulara cevap veren "İslamiyet Editör" önce kendi cıngıldağını temizlesin. Aleviliği kategorize etmek, tanımlamak onun haddine kalmamış. [/size]
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
Konu Sahibi / Yazar
idil
Kategori / Forum
Tartışmalar
Yorumlar / Cevaplar
63
Okunma / Görüntüleme
34217
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
İdil yazdı:[align=center]Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
[/align]
- Alevilik Kur'ân'ın dışında ola*maz. Sünnetin zıddına anlaşıla*maz. Peygamber Efendimiz'in ya*şayışına ters şekilde yorumlana*maz, Alevilik'te namaz, oruç, hac, zekât gibi dini emirlerin hepsi de vardır ve mevcuttur. Aksini iddia edenler Aleviliği kendi maksatlarına âlet etmek isteyenler*dir. Onların oyununa gelinmemeli, Aleviliği İslâm'ın dışında göstermek isteyenlere itibar edilmemelidir...
Alevilik böyleyse bir diyeceğimiz olmaz. Din kardeşi anlayı*şı içinde bakarız kendilerine, hatta bir kısım kusur ve noksan*larını da görmezlikten geliriz. Çünkü hepimizde vardır kusur ve amel eksikleri...
]Alıntı.
Alevilik eğer böyleyse Müslümanlıkları kabul edilebilir denmiş. Ne yazık ki Alevilikle ilgili bir çok tanımlama var ve hal böyle olunca Alevilerin Müslümanlıkları dahi tartışılır hale gelmiş.
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
İdil yazdı:Ancak böyle değil de, alevilik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:
- Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihi olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir.
Kur'ân'ı kutsal kitabımız olarak esas alıyorlarsa, Kur'ân'ın mânâsının sünnette açıklandığını kabul ediyorlarsa, Resulüllah'ın ve Ehli Beytin yaşayışını örnek biliyorlarsa aramızda temelde ayrılık yok demektir. Diğer farklılıkları hoşgörmek mümkün olabilir.
[/B]
"Alevilik bazılarının iddia ettikleri gibi ise;..." diye devam edilmiş konu açıklanmaya. Şimdi arkadaşlar bazıları bu açıklamadaki esasları mı dile getiriyor Aleviliği tanımlarken önce onun aydınlanması gerekmekte."Namaz, oruç..." ile başlayan paragrafı tekrar okuyun.
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
]Müslümanlık sözkonusu olunca bu akl-ı evvellere birkaç soru sormanın farz olduğu kanaatini taşımaktan gurur duyuyorum
evvela müslümanlığın standardını iyi oluşturmak gerekiyor, çok çok derinlere dalmanın gereksiz olacağı kanaatinden yola çıkarak pratik birkaç olaydan bu kriterler günyüzüne çıkıyor zaten, nedir bunlar bir göz atalım:
]
]Müslümanlıkta ve aslen bütün dinlerde yasak olarak görülen belli başlı unsurlara bakıyoruz, hırsızlık, dolandırıcılık, iftira, yuva bozma, dedikodu, yalan,ırza geçme gibi unsurların yasaklandığı ve günah kabul edildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz, dönüyoruz şimdi malumun ilanı olaylara:
]
]-Adı: Hüseyin
] Soyadı: Üzmez
] Dini: İslam
] Suçu: Çocuk yaştaki bir kıza cinsel taciz
]
]-Adı: Dengir Mir Mehmet
] Soyadı: Fırat
] Dini: İslam
] Suçu: Hayali ihracat
]
]-Adı: Şaban
] Soyadı: Dişli
] Dini: İslam
] Suçu: Dolandırıcılık
]
]-Adı: Necmettin
] Soyadı: Erbakan
] Dini: İslam
] Suçu: Dolandırıcılık(kayıp trilyon)
]
]-Adı: Müslüm
] Soyadı: Gündüz
] Dini: İslam
] Suçu: Irza tecavüz (din istismarcılığı)
]
]-Adı: Veli
] Soyadı: Göçer
] Dini: İslam
] Suçu: kasıtlı olarak ölüme sebebiyet verme( 17 Ağustos depreminde deniz kumuyla yapıldığı tespit edilen ve yerle bir olan binaların müteahhiti)
]
]-Adı: Mehmet Ali
] Soyadı: Ağca
] Dini: İslam
] Suçu: Cinayet ( Abdi İpekçi'nin katili )
]
]Bu olayların failleri sadece gündemde olanlar geride kalanları yazmaya ne kalem ne sayfa yeter...şimdi islamiyeti şekilden ibaret gören örümcek beyinlilere farz olan soruyu sorma zamanı: Müslümanlıktan anladığınız her neyse, pratiği böyle birşey mi???Alevileri namaz kılmaz oruç tutmaz yıkanmaz zanneden bu şeriat ve zevk-ü sefa düşkünü sapkınların müslümanlıktan anladıkları ya da kendilerince yorumları böyle işte ve onların tabiriyle elbette aleviler böylesine bir müslüman olamaz...Müslümanlığın yolu önce adam olmaktan sonra Allahı'na yaraşır bir kul olmaktan geçer...Böylesine ahlaksızlıkların ve vicdansızlıkların müslümanlık şemsiyesi altında sunulduğu bir ortamda alevilerin müslümanlık derecelerini ölçmeye kalkan zırcahillerin aleviliği ve ehlibeyti ağzına almadan önce ağızlarını kırk kere suyla yıkamaları gerek...
evvela müslümanlığın standardını iyi oluşturmak gerekiyor, çok çok derinlere dalmanın gereksiz olacağı kanaatinden yola çıkarak pratik birkaç olaydan bu kriterler günyüzüne çıkıyor zaten, nedir bunlar bir göz atalım: ]
]Müslümanlıkta ve aslen bütün dinlerde yasak olarak görülen belli başlı unsurlara bakıyoruz, hırsızlık, dolandırıcılık, iftira, yuva bozma, dedikodu, yalan,ırza geçme gibi unsurların yasaklandığı ve günah kabul edildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz, dönüyoruz şimdi malumun ilanı olaylara:
]
]-Adı: Hüseyin
] Soyadı: Üzmez
] Dini: İslam
] Suçu: Çocuk yaştaki bir kıza cinsel taciz
]
]-Adı: Dengir Mir Mehmet
] Soyadı: Fırat
] Dini: İslam
] Suçu: Hayali ihracat
]
]-Adı: Şaban
] Soyadı: Dişli
] Dini: İslam
] Suçu: Dolandırıcılık
]
]-Adı: Necmettin
] Soyadı: Erbakan
] Dini: İslam
] Suçu: Dolandırıcılık(kayıp trilyon)
]
]-Adı: Müslüm
] Soyadı: Gündüz
] Dini: İslam
] Suçu: Irza tecavüz (din istismarcılığı)
]
]-Adı: Veli
] Soyadı: Göçer
] Dini: İslam
] Suçu: kasıtlı olarak ölüme sebebiyet verme( 17 Ağustos depreminde deniz kumuyla yapıldığı tespit edilen ve yerle bir olan binaların müteahhiti)
]
]-Adı: Mehmet Ali
] Soyadı: Ağca
] Dini: İslam
] Suçu: Cinayet ( Abdi İpekçi'nin katili )
]
]Bu olayların failleri sadece gündemde olanlar geride kalanları yazmaya ne kalem ne sayfa yeter...şimdi islamiyeti şekilden ibaret gören örümcek beyinlilere farz olan soruyu sorma zamanı: Müslümanlıktan anladığınız her neyse, pratiği böyle birşey mi???Alevileri namaz kılmaz oruç tutmaz yıkanmaz zanneden bu şeriat ve zevk-ü sefa düşkünü sapkınların müslümanlıktan anladıkları ya da kendilerince yorumları böyle işte ve onların tabiriyle elbette aleviler böylesine bir müslüman olamaz...Müslümanlığın yolu önce adam olmaktan sonra Allahı'na yaraşır bir kul olmaktan geçer...Böylesine ahlaksızlıkların ve vicdansızlıkların müslümanlık şemsiyesi altında sunulduğu bir ortamda alevilerin müslümanlık derecelerini ölçmeye kalkan zırcahillerin aleviliği ve ehlibeyti ağzına almadan önce ağızlarını kırk kere suyla yıkamaları gerek...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Son Düzenleme: 24/11/2008, 18:01, Düzenleyen: burcu.
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
İDİL'den Alıntı:
"Ancak böyle değil de, alevilik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:
- Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihi olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir. (sorularla İslamiyet editörü)"
Yukardaki kıssadan hisse şudur: Aleviler şeriatı kabul ediyorlarsa bir diyeceğimiz olamaz aksi halde "inkar" gelmiş olurlar bunun da hükmü "Katli vaciptir".
Yobaz, dincinin söylediği budur.
Onlara göre İslam "şeriat" demektir.
Fakat Aleviliğe göre İslam "İnsanlık" demektir.
İnsanlık; rol yapmaya dayalı, gösteriş ibadeti ile insanları kandırmaya dayanan bir şey değil, iyi, doğru, güzel ve "Hak" olanın yüceltildiği bir değerler sistemidir.
"İnsanlık" kavramına değer katan anlam Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve Zöhre Ana'nın bir ömür adadıkları erdemler bütünüdür.
"Halifelere hürmetsizlik" bile inkar için yeterli görülüyor şeriatçı softa tarafından.
Ömer, Osman ve Ebu Bekir'in Hz. Muhammed'in çocuklarına yaptığı zulümü neden görmezden geliyorsunuz. Bunu gündeme getirince neden "Onlar hesaplarını kendileri verirler." diye geçiştiriyorsunuz.
Çünkü onların kurduğu zulüm ve harem düzeni işinize geliyor da ondan.
Bu yüzden durmadan Hüseyin Üzmezler yetiştiriyorsunuz.
Bu yüzden her zaman pisliğiniz dört duvar arasından sokaklara taşıyor.
İbadetlerimize gelince:
Namaz.
Günde 3 vakit namazımız vardır.
Sabah
Öğlen
Akşam
Oruç:
Ehlibeytin yası matem oruçlarını tutarız.
10 Kasım- Atatürk'ün yası matemi.
15- 16 Aralık: Hz. Hasan'ın yası matemi.
18-19-20 Ocak. Hz. Ali'nin yası matemi.
26-27-28 Şubat: Hz. Muhammed (Hızır) yası matemi.
1-2-3 Mart: Eba Müslüm'ün yası matemi.
4- 15 Mart: Hz. Hüseyin'in yası matemi.
10-11 Mayıs: Hıdır- İlyas'ın yası matemi.
Hac:
Kabe'yi biz de hac biliriz.
Arabı zengin etmek için kurulan tezgaha pirim vermeyiz.
Yılın her hangi bir gününde yapılan Kabe ziyareti de hactır.
Gerçek hacılık şeklen yapılan bir ibadet değildir.
Zöhre Ana'nın cemine girenler, ikrar verenler gerçek hacı olanlardır.
Ziyaret edilen her türbe, Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'nin, Hasan ve Hüseyin'in makamlarını ziyaret etmek ve ehlibeytin tüm kutsal mekanlarını ziyaret etmek hac'tır.
Zekat:
Zekat'ın kelime karşılığı tam olarak "Vergi" demektir.
Hepimiz devletimize vergimizi veririz.
Yardımın ise ayı, zamanı olmaz.
Yardım her zaman insanlık borcudur.
"Zekat" Emevi devletinin halktan topladığı verginin adıdır.
Güsul( Boy Abdesti)
Yobazın Aleviliğe bakışını yansıtan bir örnek.
Sonrada kalkıp "Hoşgörmek"ten söz edebiliyor.
Biz boy abdestimizi her zaman alır, temizliğe son derece önem veririz.
Yası Matem oruçlarımızı tutarken de her zaman boy abdestimizi alırız.
Gemiciklerin pisliğini, baronların çirkefliğini, sapık Üzmez, Kalkancı ve Gündüzlerin lekesini temizlemek için kaç güsul gerekiyor merak ediyorum doğrusu.
Kuran:
Biz Kuranı hak kelamı biliriz.
Hz. Ali yazmış Hz. Muhammed okumuştur.
Kerbela'da Hz. Hüseyin'in katledilmesiyle yok edilmiştir.
Hz. Hüseyin'den sonra gelen Evliyalar, Maşuklar ve Pirler inananlarına Kuranı Kerimi okumuşlardır.
Piyasadaki Kuran Osman mushafı olup Arap emperyalizminin bir aracı haline gelmiştir. İslam aleminin bir çok mezheplere bölünmesi, yüzlerce tarikatlara ayrılması, çağdaşlığa kapalı bir toplum olması, Afgan yobazlığı, Arap taasupluğu, ana dilde ibadetin engellenmesi Kuranı Kerim olarak dayatılan Osman Mushafı yüzündendir.
Benim pirlerim; başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kuran için can cömertliğinde bulunmuşlardır. "Alevilik Hz. Hüseyin davasıdır.(Zöhre Ana)"
Bunun ne anlama geldiğini anlayanlar için Alevilik kuranın dışında bir inanç değildir.
Aksine Kuranın kendisidir Alevilik.
Sevgi ve Saygı:
[COLOR="red"]Sorularla İslamiyet Editöründen Alıntı:
"Resulüllahın damat ve kayınpederliğe layık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir."
(Hz. Ali ve ehlibeytin anlamı sadece bu kadar. Peygamberin damadı. Sıradan bir insan. Dördüncü halife.)
Böyle bir anlayışın Ali ve Ehlibeyt sevgisi olabilir mi? Ehlibeyt sevgisi ikircikli, çıkara dayalı ve net olmayan bir inanç Hz. Muhammed'in mirasına sahip çıkabilir mi?
Ebu Bekir, Ömer ve Osman Hz. Muhammed'in değer verdiği hiç bir şeye sahip çıkmadı.
İslamı öğrenmek isteyenler Hasan- Hüseyin ve Fatıma Zöhre'den daha çok peygamberin kaç eşli olduğu ile, ticaret erbabı olduğu ile uydurulmuş cihat savaşları ile karşılaştılar.
Bu temelde yükselen bir dinin sevgi ve saygısı da yapmacık ve sahtedir.
Gerçek sevgiyi sunanlar serçeşmenin başı Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve günümüzde Zöhre Ana'dır.
İslamı bilmeyenler, müslümanlıktan heberdar olmayanlar, insanlıktan nasibini almayanlar Aleviliği yargılayamazlar.
"Ancak böyle değil de, alevilik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:
- Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihi olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir. (sorularla İslamiyet editörü)"
Yukardaki kıssadan hisse şudur: Aleviler şeriatı kabul ediyorlarsa bir diyeceğimiz olamaz aksi halde "inkar" gelmiş olurlar bunun da hükmü "Katli vaciptir".
Yobaz, dincinin söylediği budur.
Onlara göre İslam "şeriat" demektir.
Fakat Aleviliğe göre İslam "İnsanlık" demektir.
İnsanlık; rol yapmaya dayalı, gösteriş ibadeti ile insanları kandırmaya dayanan bir şey değil, iyi, doğru, güzel ve "Hak" olanın yüceltildiği bir değerler sistemidir.
"İnsanlık" kavramına değer katan anlam Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve Zöhre Ana'nın bir ömür adadıkları erdemler bütünüdür.
"Halifelere hürmetsizlik" bile inkar için yeterli görülüyor şeriatçı softa tarafından.
Ömer, Osman ve Ebu Bekir'in Hz. Muhammed'in çocuklarına yaptığı zulümü neden görmezden geliyorsunuz. Bunu gündeme getirince neden "Onlar hesaplarını kendileri verirler." diye geçiştiriyorsunuz.
Çünkü onların kurduğu zulüm ve harem düzeni işinize geliyor da ondan.
Bu yüzden durmadan Hüseyin Üzmezler yetiştiriyorsunuz.
Bu yüzden her zaman pisliğiniz dört duvar arasından sokaklara taşıyor.
İbadetlerimize gelince:
Namaz.
Günde 3 vakit namazımız vardır.
Sabah
Öğlen
Akşam
Oruç:
Ehlibeytin yası matem oruçlarını tutarız.
10 Kasım- Atatürk'ün yası matemi.
15- 16 Aralık: Hz. Hasan'ın yası matemi.
18-19-20 Ocak. Hz. Ali'nin yası matemi.
26-27-28 Şubat: Hz. Muhammed (Hızır) yası matemi.
1-2-3 Mart: Eba Müslüm'ün yası matemi.
4- 15 Mart: Hz. Hüseyin'in yası matemi.
10-11 Mayıs: Hıdır- İlyas'ın yası matemi.
Hac:
Kabe'yi biz de hac biliriz.
Arabı zengin etmek için kurulan tezgaha pirim vermeyiz.
Yılın her hangi bir gününde yapılan Kabe ziyareti de hactır.
Gerçek hacılık şeklen yapılan bir ibadet değildir.
Zöhre Ana'nın cemine girenler, ikrar verenler gerçek hacı olanlardır.
Ziyaret edilen her türbe, Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'nin, Hasan ve Hüseyin'in makamlarını ziyaret etmek ve ehlibeytin tüm kutsal mekanlarını ziyaret etmek hac'tır.
Zekat:
Zekat'ın kelime karşılığı tam olarak "Vergi" demektir.
Hepimiz devletimize vergimizi veririz.
Yardımın ise ayı, zamanı olmaz.
Yardım her zaman insanlık borcudur.
"Zekat" Emevi devletinin halktan topladığı verginin adıdır.
Güsul( Boy Abdesti)
Yobazın Aleviliğe bakışını yansıtan bir örnek.
Sonrada kalkıp "Hoşgörmek"ten söz edebiliyor.
Biz boy abdestimizi her zaman alır, temizliğe son derece önem veririz.
Yası Matem oruçlarımızı tutarken de her zaman boy abdestimizi alırız.
Gemiciklerin pisliğini, baronların çirkefliğini, sapık Üzmez, Kalkancı ve Gündüzlerin lekesini temizlemek için kaç güsul gerekiyor merak ediyorum doğrusu.
Kuran:
Biz Kuranı hak kelamı biliriz.
Hz. Ali yazmış Hz. Muhammed okumuştur.
Kerbela'da Hz. Hüseyin'in katledilmesiyle yok edilmiştir.
Hz. Hüseyin'den sonra gelen Evliyalar, Maşuklar ve Pirler inananlarına Kuranı Kerimi okumuşlardır.
Piyasadaki Kuran Osman mushafı olup Arap emperyalizminin bir aracı haline gelmiştir. İslam aleminin bir çok mezheplere bölünmesi, yüzlerce tarikatlara ayrılması, çağdaşlığa kapalı bir toplum olması, Afgan yobazlığı, Arap taasupluğu, ana dilde ibadetin engellenmesi Kuranı Kerim olarak dayatılan Osman Mushafı yüzündendir.
Benim pirlerim; başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kuran için can cömertliğinde bulunmuşlardır. "Alevilik Hz. Hüseyin davasıdır.(Zöhre Ana)"
Bunun ne anlama geldiğini anlayanlar için Alevilik kuranın dışında bir inanç değildir.
Aksine Kuranın kendisidir Alevilik.
Sevgi ve Saygı:
[COLOR="red"]Sorularla İslamiyet Editöründen Alıntı:
"Resulüllahın damat ve kayınpederliğe layık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir."
(Hz. Ali ve ehlibeytin anlamı sadece bu kadar. Peygamberin damadı. Sıradan bir insan. Dördüncü halife.)
Böyle bir anlayışın Ali ve Ehlibeyt sevgisi olabilir mi? Ehlibeyt sevgisi ikircikli, çıkara dayalı ve net olmayan bir inanç Hz. Muhammed'in mirasına sahip çıkabilir mi?
Ebu Bekir, Ömer ve Osman Hz. Muhammed'in değer verdiği hiç bir şeye sahip çıkmadı.
İslamı öğrenmek isteyenler Hasan- Hüseyin ve Fatıma Zöhre'den daha çok peygamberin kaç eşli olduğu ile, ticaret erbabı olduğu ile uydurulmuş cihat savaşları ile karşılaştılar.
Bu temelde yükselen bir dinin sevgi ve saygısı da yapmacık ve sahtedir.
Gerçek sevgiyi sunanlar serçeşmenin başı Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve günümüzde Zöhre Ana'dır.
İslamı bilmeyenler, müslümanlıktan heberdar olmayanlar, insanlıktan nasibini almayanlar Aleviliği yargılayamazlar.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
İDİL'den Alıntı:
"Ancak böyle değil de, alevilik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:
- Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihi olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir. (sorularla İslamiyet editörü)"
Yukardaki kıssadan hisse şudur: Aleviler şeriatı kabul ediyorlarsa bir diyeceğimiz olamaz aksi halde "inkar" gelmiş olurlar bunun da hükmü "Katli vaciptir".
Yobaz, dincinin söylediği budur.
Onlara göre İslam "şeriat" demektir.
Fakat Aleviliğe göre İslam "İnsanlık" demektir.
İnsanlık; rol yapmaya dayalı, gösteriş ibadeti ile insanları kandırmaya dayanan bir şey değil, iyi, doğru, güzel ve "Hak" olanın yüceltildiği bir değerler sistemidir.
"İnsanlık" kavramına değer katan anlam Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve Zöhre Ana'nın bir ömür adadıkları erdemler bütünüdür.
"Halifelere hürmetsizlik" bile inkar için yeterli görülüyor şeriatçı softa tarafından.
Ömer, Osman ve Ebu Bekir'in Hz. Muhammed'in çocuklarına yaptığı zulümü neden görmezden geliyorsunuz. Bunu gündeme getirince neden "Onlar hesaplarını kendileri verirler." diye geçiştiriyorsunuz.
Çünkü onların kurduğu zulüm ve harem düzeni işinize geliyor da ondan.
Bu yüzden durmadan Hüseyin Üzmezler yetiştiriyorsunuz.
Bu yüzden her zaman pisliğiniz dört duvar arasından sokaklara taşıyor.
İbadetlerimize gelince:
Namaz.
Günde 3 vakit namazımız vardır.
Sabah
Öğlen
Akşam
Oruç:
Ehlibeytin yası matem oruçlarını tutarız.
10 Kasım- Atatürk'ün yası matemi.
15- 16 Aralık: Hz. Hasan'ın yası matemi.
18-19-20 Ocak. Hz. Ali'nin yası matemi.
26-27-28 Şubat: Hz. Muhammed (Hızır) yası matemi.
1-2-3 Mart: Eba Müslüm'ün yası matemi.
4- 15 Mart: Hz. Hüseyin'in yası matemi.
10-11 Mayıs: Hıdır- İlyas'ın yası matemi.
Hac:
Kabe'yi biz de hac biliriz.
Arabı zengin etmek için kurulan tezgaha pirim vermeyiz.
Yılın her hangi bir gününde yapılan Kabe ziyareti de hactır.
Gerçek hacılık şeklen yapılan bir ibadet değildir.
Zöhre Ana'nın cemine girenler, ikrar verenler gerçek hacı olanlardır.
Ziyaret edilen her türbe, Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'nin, Hasan ve Hüseyin'in makamlarını ziyaret etmek ve ehlibeytin tüm kutsal mekanlarını ziyaret etmek hac'tır.
Cem:
Cem ibadeti Ehlibeytin en yüce ibadetidir.
İnancımızın yolu ve temeli Ehlibeyttir.
Cem ibedeti post sahibi bir evliya tarafından yürütürlür.
Cem'de müsahip kardeşliği tesis olunur, diğer canlar pire ikrar vererek bundan böyle "İnsan" gibi yaşamaya söz verirler.
Kurban:
Muhammed-Ali Yolu'nun kutsal bir ibadeti olup İsmail Peygamber'den "Hakkın Emri" ile süren bir mirastır.
İnanan her Alevi'nin borcudur. Ortak kurban kesilmesi günahtır.
Zekat:
Zekat'ın kelime karşılığı tam olarak "Vergi" demektir.
Hepimiz devletimize vergimizi veririz.
Yardımın ise ayı, zamanı olmaz.
Yardım her zaman insanlık borcudur.
"Zekat" Emevi devletinin halktan topladığı verginin adıdır.
Güsul( Boy Abdesti)
Yobazın Aleviliğe bakışını yansıtan bir örnek.
Sonrada kalkıp "Hoşgörmek"ten söz edebiliyor.
Biz boy abdestimizi her zaman alır, temizliğe son derece önem veririz.
Yası Matem oruçlarımızı tutarken de her zaman boy abdestimizi alırız.
Gemiciklerin pisliğini, baronların çirkefliğini, sapık Üzmez, Kalkancı ve Gündüzlerin lekesini temizlemek için kaç güsul gerekiyor merak ediyorum doğrusu.
Kuran:
Biz Kuranı hak kelamı biliriz.
Hz. Ali yazmış Hz. Muhammed okumuştur.
Kerbela'da Hz. Hüseyin'in katledilmesiyle yok edilmiştir.
Hz. Hüseyin'den sonra gelen Evliyalar, Maşuklar ve Pirler inananlarına Kuranı Kerimi okumuşlardır.
Piyasadaki Kuran Osman mushafı olup Arap emperyalizminin bir aracı haline gelmiştir. İslam aleminin bir çok mezheplere bölünmesi, yüzlerce tarikatlara ayrılması, çağdaşlığa kapalı bir toplum olması, Afgan yobazlığı, Arap taasupluğu, ana dilde ibadetin engellenmesi Kuranı Kerim olarak dayatılan Osman Mushafı yüzündendir.
Benim pirlerim; başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kuran için can cömertliğinde bulunmuşlardır. "Alevilik Hz. Hüseyin davasıdır.(Zöhre Ana)"
Bunun ne anlama geldiğini anlayanlar için Alevilik kuranın dışında bir inanç değildir.
Aksine Kuranın kendisidir Alevilik.
Sevgi ve Saygı:
[COLOR="red"]Sorularla İslamiyet Editöründen Alıntı:
"Resulüllahın damat ve kayınpederliğe layık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir."
(Hz. Ali ve ehlibeytin anlamı sadece bu kadar. Peygamberin damadı. Sıradan bir insan. Dördüncü halife.)
Böyle bir anlayışın Ali ve Ehlibeyt sevgisi olabilir mi? Ehlibeyt sevgisi ikircikli, çıkara dayalı ve net olmayan bir inanç Hz. Muhammed'in mirasına sahip çıkabilir mi?
Ebu Bekir, Ömer ve Osman Hz. Muhammed'in değer verdiği hiç bir şeye sahip çıkmadı.
İslamı öğrenmek isteyenler Hasan- Hüseyin ve Fatıma Zöhre'den daha çok peygamberin kaç eşli olduğu ile, ticaret erbabı olduğu ile uydurulmuş cihat savaşları ile karşılaştılar.
Bu temelde yükselen bir dinin sevgi ve saygısı da yapmacık ve sahtedir.
Gerçek sevgiyi sunanlar serçeşmenin başı Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve günümüzde Zöhre Ana'dır.
İslamı bilmeyenler, müslümanlıktan heberdar olmayanlar, insanlıktan nasibini almayanlar Aleviliği yargılayamazlar.
"Ancak böyle değil de, alevilik bazılarının iddia ettikleri gibi ise... Yani:
- Namaz, oruç, zekât yoksa; ibadetlerini sadece bir kalb, gönül meselesi telâkki ediyor, beş vakit namazı inkarda bulu*nuyorlarsa: Resulüllah 'ın raşid halifelerine hürmetsizliği esas alıyor, bazı tarihi olayları günümüze taşıyarak düşmanlığı canlı tutmayı düşünüyorlarsa; bilhassa farz olan guslü kabul etmi*yor, cünüblükten sonra yıkanmayı uygun bulmuyorlarsa böyle insanlara müslüman demek mümkün değildir. (sorularla İslamiyet editörü)"
Yukardaki kıssadan hisse şudur: Aleviler şeriatı kabul ediyorlarsa bir diyeceğimiz olamaz aksi halde "inkar" gelmiş olurlar bunun da hükmü "Katli vaciptir".
Yobaz, dincinin söylediği budur.
Onlara göre İslam "şeriat" demektir.
Fakat Aleviliğe göre İslam "İnsanlık" demektir.
İnsanlık; rol yapmaya dayalı, gösteriş ibadeti ile insanları kandırmaya dayanan bir şey değil, iyi, doğru, güzel ve "Hak" olanın yüceltildiği bir değerler sistemidir.
"İnsanlık" kavramına değer katan anlam Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve Zöhre Ana'nın bir ömür adadıkları erdemler bütünüdür.
"Halifelere hürmetsizlik" bile inkar için yeterli görülüyor şeriatçı softa tarafından.
Ömer, Osman ve Ebu Bekir'in Hz. Muhammed'in çocuklarına yaptığı zulümü neden görmezden geliyorsunuz. Bunu gündeme getirince neden "Onlar hesaplarını kendileri verirler." diye geçiştiriyorsunuz.
Çünkü onların kurduğu zulüm ve harem düzeni işinize geliyor da ondan.
Bu yüzden durmadan Hüseyin Üzmezler yetiştiriyorsunuz.
Bu yüzden her zaman pisliğiniz dört duvar arasından sokaklara taşıyor.
İbadetlerimize gelince:
Namaz.
Günde 3 vakit namazımız vardır.
Sabah
Öğlen
Akşam
Oruç:
Ehlibeytin yası matem oruçlarını tutarız.
10 Kasım- Atatürk'ün yası matemi.
15- 16 Aralık: Hz. Hasan'ın yası matemi.
18-19-20 Ocak. Hz. Ali'nin yası matemi.
26-27-28 Şubat: Hz. Muhammed (Hızır) yası matemi.
1-2-3 Mart: Eba Müslüm'ün yası matemi.
4- 15 Mart: Hz. Hüseyin'in yası matemi.
10-11 Mayıs: Hıdır- İlyas'ın yası matemi.
Hac:
Kabe'yi biz de hac biliriz.
Arabı zengin etmek için kurulan tezgaha pirim vermeyiz.
Yılın her hangi bir gününde yapılan Kabe ziyareti de hactır.
Gerçek hacılık şeklen yapılan bir ibadet değildir.
Zöhre Ana'nın cemine girenler, ikrar verenler gerçek hacı olanlardır.
Ziyaret edilen her türbe, Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'nin, Hasan ve Hüseyin'in makamlarını ziyaret etmek ve ehlibeytin tüm kutsal mekanlarını ziyaret etmek hac'tır.
Cem:
Cem ibadeti Ehlibeytin en yüce ibadetidir.
İnancımızın yolu ve temeli Ehlibeyttir.
Cem ibedeti post sahibi bir evliya tarafından yürütürlür.
Cem'de müsahip kardeşliği tesis olunur, diğer canlar pire ikrar vererek bundan böyle "İnsan" gibi yaşamaya söz verirler.
Kurban:
Muhammed-Ali Yolu'nun kutsal bir ibadeti olup İsmail Peygamber'den "Hakkın Emri" ile süren bir mirastır.
İnanan her Alevi'nin borcudur. Ortak kurban kesilmesi günahtır.
Zekat:
Zekat'ın kelime karşılığı tam olarak "Vergi" demektir.
Hepimiz devletimize vergimizi veririz.
Yardımın ise ayı, zamanı olmaz.
Yardım her zaman insanlık borcudur.
"Zekat" Emevi devletinin halktan topladığı verginin adıdır.
Güsul( Boy Abdesti)
Yobazın Aleviliğe bakışını yansıtan bir örnek.
Sonrada kalkıp "Hoşgörmek"ten söz edebiliyor.
Biz boy abdestimizi her zaman alır, temizliğe son derece önem veririz.
Yası Matem oruçlarımızı tutarken de her zaman boy abdestimizi alırız.
Gemiciklerin pisliğini, baronların çirkefliğini, sapık Üzmez, Kalkancı ve Gündüzlerin lekesini temizlemek için kaç güsul gerekiyor merak ediyorum doğrusu.
Kuran:
Biz Kuranı hak kelamı biliriz.
Hz. Ali yazmış Hz. Muhammed okumuştur.
Kerbela'da Hz. Hüseyin'in katledilmesiyle yok edilmiştir.
Hz. Hüseyin'den sonra gelen Evliyalar, Maşuklar ve Pirler inananlarına Kuranı Kerimi okumuşlardır.
Piyasadaki Kuran Osman mushafı olup Arap emperyalizminin bir aracı haline gelmiştir. İslam aleminin bir çok mezheplere bölünmesi, yüzlerce tarikatlara ayrılması, çağdaşlığa kapalı bir toplum olması, Afgan yobazlığı, Arap taasupluğu, ana dilde ibadetin engellenmesi Kuranı Kerim olarak dayatılan Osman Mushafı yüzündendir.
Benim pirlerim; başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kuran için can cömertliğinde bulunmuşlardır. "Alevilik Hz. Hüseyin davasıdır.(Zöhre Ana)"
Bunun ne anlama geldiğini anlayanlar için Alevilik kuranın dışında bir inanç değildir.
Aksine Kuranın kendisidir Alevilik.
Sevgi ve Saygı:
[COLOR="red"]Sorularla İslamiyet Editöründen Alıntı:
"Resulüllahın damat ve kayınpederliğe layık bulduklarını sevmek ve saymak bizim görevimizdir."
(Hz. Ali ve ehlibeytin anlamı sadece bu kadar. Peygamberin damadı. Sıradan bir insan. Dördüncü halife.)
Böyle bir anlayışın Ali ve Ehlibeyt sevgisi olabilir mi? Ehlibeyt sevgisi ikircikli, çıkara dayalı ve net olmayan bir inanç Hz. Muhammed'in mirasına sahip çıkabilir mi?
Ebu Bekir, Ömer ve Osman Hz. Muhammed'in değer verdiği hiç bir şeye sahip çıkmadı.
İslamı öğrenmek isteyenler Hasan- Hüseyin ve Fatıma Zöhre'den daha çok peygamberin kaç eşli olduğu ile, ticaret erbabı olduğu ile uydurulmuş cihat savaşları ile karşılaştılar.
Bu temelde yükselen bir dinin sevgi ve saygısı da yapmacık ve sahtedir.
Gerçek sevgiyi sunanlar serçeşmenin başı Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal, Mustafa Kemal Atatürk ve günümüzde Zöhre Ana'dır.
İslamı bilmeyenler, müslümanlıktan heberdar olmayanlar, insanlıktan nasibini almayanlar Aleviliği yargılayamazlar.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Alevilere Müslüman diyebilir miyiz?
Bu aklıevvel vatandaşa göre biz Alevi değiliz.Bu şahsın yazısında tamamen bencillik ve islam dinini tekelinde tutma hırsını algıladım.
Bu ve bunun gibiler daha önceki cevaplarda isimleri mevcut.Kendilerini burjuva sınıfınden ilan ederek, diğer azınlıkları(onlara göre) tek bir formata sokup, Allah ve Peygamber'leride kirli emellerine alet ederek milleti kandırmaktır.
Alevilik tanımlamasına gelince: önce bu vatandaş kendi ile aynı görüşü paylaştığı hüseyin üzmezi bir düşünsün bütün islami kuralları yerine getiren biri olarak. Sonra da o pis pençelerini çeksinler Alevi vatandaşlarımızın üzerinden.
Çünkü bizim inancımızda müslüm gündüz,hüseyin üzmez gibi arsızlara yolunu yitirmiş sapkınlara yer yoktur.
Mevlana;Ne olursan ol gel demiş ama bu kadar da değil.
Bu ve bunun gibiler daha önceki cevaplarda isimleri mevcut.Kendilerini burjuva sınıfınden ilan ederek, diğer azınlıkları(onlara göre) tek bir formata sokup, Allah ve Peygamber'leride kirli emellerine alet ederek milleti kandırmaktır.
Alevilik tanımlamasına gelince: önce bu vatandaş kendi ile aynı görüşü paylaştığı hüseyin üzmezi bir düşünsün bütün islami kuralları yerine getiren biri olarak. Sonra da o pis pençelerini çeksinler Alevi vatandaşlarımızın üzerinden.
Çünkü bizim inancımızda müslüm gündüz,hüseyin üzmez gibi arsızlara yolunu yitirmiş sapkınlara yer yoktur.
Mevlana;Ne olursan ol gel demiş ama bu kadar da değil.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi