You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Aleviler neden rencide oldu?

Aleviler neden rencide oldu?

Posting Freak
Aleviler neden rencide oldu?
GERİDE bıraktığımız referandum kampanyasının en önemli sonuçlarından biri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la Alevilerin ilişkisinde yaşanan kırılma oldu.

Sedat Ergin / Hürriyet

GERİDE bıraktığımız referandum kampanyasının en önemli sonuçlarından biri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la Alevilerin ilişkisinde yaşanan kırılma oldu.

Aslında başından itibaren sıkıntılı bir şekilde yürümüş olan bu ilişkinin referandumdan biraz daha hasar alarak çıktığını söylemek hata olmaz. Bunun gerisinde Başbakan Erdoğan’ın referandum kampanyası sırasında yaptığı bir dizi açıklama yatıyor.

ALEVİLER EBUSSUUD EFENDİ’YE NEDEN KIZGIN?

Bunlardan birincisi, Başbakan’ın 17 Ağustos tarihinde Çorum’da yaptığı mitingde tarihte bu ilden çıkmış önemli şahsiyetleri sıralarken “Çorum’un Ebusuud Efendisi’yle gurur duyduğunu” belirtmiş olması.

Sorun, 16 yüzyılda sarayda Kanuni ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde 30 yıl süreyle Şeyhülislam olarak görev yapmış olan dönemin en büyük din âlimlerinden Ebusuud Efendi’nin Alevilerin ortak hafızasında çok olumsuz bir yer tutması geliyor.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız şöyle diyor: “Bu zat verdiği fetvalarla Kızılbaş Alevilerin katledilmelerini helal saymış, bunlara karşı verilecek savaşı din uğruna verilen savaşların en büyüğü ilan etmiş, onları sapkın, dinsiz, imansız ve bozguncu olarak addetmiştir. O nedenle Aleviler Ebusuud Efendi’nin adını Muaviye, Yezit ve benzerlerinin arasına yazarlar.”

Başbakan Erdoğan’ın Çorum’da Ebusuud Efendi’yi Alevilere dönük bir referansla andığını hiç zannetmiyoruz. Ancak, bu nedenle yaşanan sorun, Türk toplumunda tarihten gelen büyük hassasiyetlerin nasıl bütün diriliğiyle sürmekte olduğunu ve devlet adamlarının tek bir cümlesinin bile ne gibi rahatsızlıklara yol açabileceğini gösteren örnek bir olay.

ERDOĞAN’IN ‘DEDELER’ GÖNDERMESİ RENCİDE ETTİ

İkinci neden, Başbakan’ın referandum kampanyası sırasında HSYK konusunda konuşurken de Alevilerin rencide olmasına yol açan bazı çıkışlar yapmış olmasıdır.

Bu konuşmalardan biri, 29 Ağustos 2010 tarihli Sincan konuşmasıdır. Erdoğan, Sincan’da HSYK değişikliğinin pek çok şeyin önünü açacağını belirtirken

“Artık dedelerden talimat alarak atama yapma dönemi bitiyor” demiştir.

Başbakan’ın bu sözleriyle, Aleviler için kutsal bir mertebe olan “dede” unvanına sahip eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın basına da yansıyan bazı telefon konuşmalarına atıf yaptığı aşikâr.

Erdoğan’ın burada Oktay’ın “dede” kimliğini vurgulaması, ifadesini genelleştirerek bütün dedelere gönderme yapması Alevi camiasında büyük bir rahatsızlığa yol açtı.

Erdoğan, ardından 5 Eylül’de Kazlıçeşme’de yaptığı konuşmada, ünlü “Minareler süngümüzdür” dizesinin geçtiği şiiri okuduğu için aldığı mahkûmiyet kararını değerlendirirken

“Artık yargı ideolojik davranmayacak. Bana davrandı. Çünkü ben bizzat bunun bedelini ödedim. Yargıtay’da maalesef belli bir mezhebi grup bu noktada öyle yaklaştı” diye konuştu.

Başbakan, bu açıklamasıyla çok açık ifadelerle aldığı mahkûmiyetinin kendisine mezhepsel saiklerle verildiğini, Aleviler tarafından cezalandırıldığını söylüyor. Her iki açıklaması yan yana getirildiğinde, Başbakan’ın referandum kampanyasında kendisini Alevilerle bir çatışma ekseninin karşı kutbunda konumlandırdığı söylenebilir.

Bu arada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kökeni de dolaylı bir şekilde referandum tartışmasının içine girmiştir. Erdoğan’ın yine Çorum konuşmasında “Neden göğsünü gere gere ben Dersimliyim diyemediğini anlamakta zorlanıyoruz. Niye bundan çekiniyorsun? Niye?” diye sorması bir anlamda kendisini köken açıklamaya davet eden bir beyandır. Nedense Erdoğan’ın Alevilerle ilgili bu gibi açıklamaları, Oral Çalışlar’ın Radikal’de kendisini “dışlayıcı”, “ayrımcı” ve “kökenci” olmakla suçlayan yazısı dışında basında da pek tepki görmemiştir.
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.