You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar

Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar

Member
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
İnsanlar intihar etmesin diye piyasaya sürmediğim şarkılarım var


Hürriyet gazetesinden Ayşe Arman yeni albümü çıkan Yıldız Tilbe ile konuştu. Söyleşiyi paylaşıyoruz:

Kendinden memnun musun?

Genel olarak evet. Kişisel memnuniyetsizliklerim var tabii, ’Az ye!’ diyorum, çok yiyorum, ’Beş tane iç şu mereti!’ diyorum daha fazla içiyorum. Ama onun dışında kendimle barışığım’

Üzerine giydirilen imaja itirazın var mı?
Benim üstüme hiçbir imaj giydirilmez ki! Durmaz çünkü. Akar gider. İmaj-mimaj sökmez bana’

Peki bütün potansiyelini yansıttığını düşünüyor musun?
[/BNerdeee? Tabii ki yansıtamıyorum.

[BNeler yapmak isterdin?
Kendime daha hakim olmayı isterdim. Ama işte olmuyor. Sonuçta Türkiyeliyiz. Biraz kendini salmışlık var.

Bu kadar çok sevilmeyi neye bağlıyorsun?
[/BNeye bağlayacağım? Şarkılarıma. O şarkılar insanlarla aramda köprü. Hep öyledir ya, birine âşık oluruz, bir kaset koyarız. Sevindiğimiz [COLOR=#004c89]zaman onunla dans ederiz, üzüldüğümüz zaman onunla ağlarız. Benim şarkılarım biraz öyle şarkılar olduğu için beni, kendilerinden görüyorlar. Geçen gün yolda biri diyor ki, ’Ben senin şarkılarınla neler yaşadım biliyor musun?’ Nereden bileceğim! Ama o âşıkken, acı çekerken beni dinliyor. Çünkü o duyguyu çıkarıp koymuşum önüne. Evli bir adam âşık mesela, gizli aşk yaşıyor, içi yanıyor’ Kaç kadın söyleyebilir ki? Ben söyleyince hepsinin dili oluyorum. Ben, insanların ortak diliyim.
[B]Ben seni damardan ’gerçek’ buluyorum. İnsanın dudağını uçuklatacak kadar ’çıplak’ duruyorsun herkesin önünde...
Ya sorma, biraz kontrolsüzüm’
Biraz? Nasıl bu kadar çıplak kalabiliyorsun?
Çünkü böyle rahat edebiliyorum. Yapamıyorum öbür türlü. Kontrolle bir yere kadar gidebiliyorum. Bir sınır var ondan sonra, hoşçakaaal. Nasıl geliyorsa içimden öyle yaşıyorum. Beni Allah koruyor.

ANNEM 'YILDIZ TİLBE' OLDUĞUMU GÖREMEDİ
Geriye dönelim’ Tunceli’den İzmir’e göç eden ailenin hikâyesine’
Annem Tuncelili, babam Ağrılı. Adana’da karşılaşmışlar. Oradan da İzmir’e gelmişler, biz olmuşuz’ Ben kendimi İzmirli sayarım. Ama bir taraftan da Türkiyeli’yim. Hem doğuyum hem batıyım.
Altı çocuklu yoksul bir ailede büyümek yaratıcılığı zorlamak açısından şans mı, şanssızlık mı?

Şans tabii. Yokluk, insanı tırmalamaya zorlar. Her şeyin varsa, niye uğraşacaksın ki? Yine dünyaya gelsem yine aynı annenin, babanın çocuğu olmak isterdim.

Gözünü kapattığında en çok hangi zamanlar aklına geliyor?
Bayramlar. Annem bir aşure yapardı, bir ay önceden bilmem kaç mahalle öteden gelir, tencerelerini kapının önüne bırakırlardı, eli o kadar lezzetliydi. Kazanla yapar, herkese dağıtırdı. Bayramlarda da baklava yapardı. Sabahları biz altı kardeş sıraya girerdik, annemle babamın elini öperdik. En ufak bendim. Çok özledim onları. 22’imde annemi, 34’ümde de babamı kaybettim.

Annen neden vefat etti?
Altı çocuk büyütmüş, emekçi bir kadındı. Yorulmuştu.Hayat yormuştu onu. 57 yaşında öldü. Yıldız Tilbe olduğumu görmedi. Oysa çok istediği bir şeydi. Anne tarafımla baba tarafımın hiç alakası yoktur. Baba tarafımın hepsi kapalı. Anne tarafımsa açık. Anne tarafım Alevi, açık görüşlü, baba tarafımsa hepsi kara çarşaflı. Anne tarafımda bir aydınlık var. Aleviler öyledir hayatım. Annem de öyleydi. Hep şarkı söyledim ben. O da beni destekledi. Bütün teyze kızlarım saz çalıp söyler. Bana da bulaştı tabii’
Diğer beş kardeşin ne oldu?

Biri yurtdışında. İkisi İstanbul’da. Biri İzmit’te. Biri İzmir’de. Hepsiyle görüşüyorum.

17 YAŞINDA ANNE OLDUM

Bir dönem evlere temizliğe gittiğin yazıldı çizildi, öyle mi?
O yalan. Çocuk bakıcılığı yaptım, temizlikçi diye yazdılar. Önemli değil. Gündelikçilik de yapmış olabilirdim. Ne fark eder ki.
İyi çocuk bakar mısın bari?
Yok canım. Ben bir tane doğurdum. Annem dedi ki ’İkinciyi doğurma! Sen bakamazsın!’ Gerçekten kızıma ailem baktı. Ben 17 yaşında doğurdum. Annem bana ’doğurmuş kız’ derdi. Kadın olmamıştım, çocuktum henüz’
HER ŞEY GECEKONDUDA BAŞLADI
Bu kadar damardan yazabilme yeteneği nereden geliyor?
Her şey yaradılış.
Senin sinir uçların mı açık?
Doğrudur. Ben hassasım. O da iyi bir şey değil. Ama işte her şey, galiba olması gerektiği gibi. Demek ki şarkıcı olmam gerekiyormuş.
Şarkıcı olmanın hikâyesi nedir?
Çocukluğumdan başlıyor. Biz gecekonduda oturuyorduk. Mahallemizde elektrik yoktu. Televizyon izleyeceğim diye akşamları 4-5 mahalle öteye gidiyordum. Sonra da geceleri eve dönerken korkudan ödüm patlıyordu. Var gücümle bağıra bağıra şarkı söylüyordum. Duyan ışığını yakıyordu. Sonunda annem çıkıyordu, ’Gel gel, bağırma, herkesi uyandıracaksın!’ diyordu. İşte şarkıcılık aşkı böyle başladı. Sonra mahalle düğünlerinde söylemeye başladım. Ablalarım plak dinliyordu, onların dinlediği şarkıları ezberliyordum. Yani bu, çocukluğumdan beri yaptığım bir şey aslında. Sonra evlendim, ekonomik durumumuz kötüydü, tek yapabildiğim şey bu, ’Bari şarkıcı olayım!’ dedim.
Evlenme hikâyen büyük aşk mı?
Yok ya, çocukluk işte. Kaçtım, üç yıl evli kaldım. Sonra boşandım. Pek büyük bir aşk değilmiş demek ki. Baskı vardı üzerimde, belki ondan evlendim. Mesela mini etek giyemiyordum. Bir yere gidemiyordum. Evlenince zannediyorsun ki, özgür olacaksın. Annem diyordu ki, ’Evlen, kocan götürsün. Evlen, kocan giydirsin!’ ’Evleneyim o zaman!’ dedim. Ama işte, evdeki hesap çarşıya uymadı. Ayrıldım, kızımla İstanbul’a geldim. Sezen’e vokalistlik yaptım dokuz ay. Sonra Kapkara’da başladım çalışmaya. İki yıl orada çalıştım tek başıma.
Sezen, seni İzmir’de izliyor değil mi?
Evet. İzmir’de çalıştığım yere gelmişti. Sesimi dinledi, beğendi, davet etti. O kadar hayranıydım ki, kızımın adını Sezen koymuşum. Hayır mı diyecektim ona? Tabii ki hemen İstanbul’a kapağı attım.
ORTA 1’DEN TERKİM
Bunca yıl, gürültüde kaynayıp gitmedin. Hep bir şekilde var olmayı becerdin’
Çünkü ben hep olduğum gibi durdum.
Eğitim?
Orta 1’den terkim. Bana tokat atan bir öğretmen yüzünden okulu bıraktım. Kulağımın zarı patlıyordu neredeyse. Nefret ettim okuldan. Oysa çok seviyordum. Düşüyordum, dizlerim kanıyordu, yine gidiyordum. Liseliler tuvalette sigara içiyordu. Onlar çıktı, ben ellerimi yıkıyordum, ben içiyorum sandı. İçmiyordum halbuki o zaman. O tokat yüzünden bir daha gitmedim.
Sen bir tarafın filozof gibi’
Çok okurum ondan.


DERİN OLMAK HER ZAMAN İYİ DEĞİL
Sen hep mi derindin?
Belki de. Ama derin olmak her zaman iyi bir şey değildir. Babam derin bir adamdı, annem de öyle. Hep aşk içindelerdi...
Senin annen-babanın ilişkisi gibi bir ilişkin oldu mu?
Hepsi öyle başladı, hiçbiri öyle çıkmadı. Bundan sonra da olmaz!
[BNeden?
[/B]E sanmıyorum artık, sanacak yerlerim yok. Yani bitti. Kızım artık her şeyim. Torunum da oldu. E tamamdır. Ben, kızımı 17’mde doğurdum. Olgun olamadım hiçbir zaman. Bir şey olduğunda, elim ayağım titredi. O ağlardı ben onu kapıp sokağa koşardım, ’Bu niye ağlıyor? Bir şey mi var’ diye.
Onda da müzik geni var mı?
İzin vermedim bu aleme girmesine. Daha düzgün, daha sıradan bir hayatı olsun istedim ki yaşadığını anlayabilmesin. Benim gibi yıllarını orada, burada heba etmesin. Bir evi, düzeni olsun’
Senin evin düzeni olmadı mı?
Var ama başka türlü oldu benim için her şey. Zor bir hayattı.
Senin bize bu duyguları iletebilmen için belki de öyle yaşaman gerekiyordu. Biz çok memnunuz ama bunun bedeli ağır mı oluyor insana?
Ben böyle olmalıymışım demek ki. Ben, aldatılmalıymışım. Ben, sevdiğimde ulaşamamalıymışım demek ki bu şarkıları yazabileyim.
HAYAT, GERÇEKLE HAYAL ARASI BİR ŞEY
Sen, kızın Sezen’in adını, Sezen’i tanımadan mı koydun?

Tabii ki. Ben Sezen’i çok seviyordum. O beni tanımazken, ben ona âşıktım. Gene çok severim.
Yine aynı şeyi soruyorum onca damardan şarkının sözleri nereden çıkıyor? Yaşanan hayat acılarından mı, yoksa hayal gücü mü?
İkisi de. Hayal gücü de var. Zaten hayat, gerçekle hayal arası bir şey. Mesela yaşıyorsun hayatı, yaşadıklarının ölçüsünde de sana nasıl bir yol açıyorsa oradan hayallerin geliyor. Olumluysa, olumlu hayaller kuruyorsun, değilse olumsuz hayaller kuruyorsun.
Şarkı sözlerinde duygu sömürüsü yaptığını iddia edenlere verdiğin cevap ne?
Yok ya, hepsi gerçek onların. Bazıları o kadar gerçek ki söylemiyorum. İnsanlar intihar etmesin diye piyasaya sürmediğim şarkılarım var. Hep attım onları. Âşık olduğum dönem yazmıştım. Ağır duygular, kavramlar. Baktım, ben dayanamıyorum. E gençler var. 14-15 yaşında. Deli yaşıyorlar. Onlara iyi gelmez diye attım.
EVLI ADAMA ÂŞIK OLDUM, KANSER OLDUM
Boyun eğmeyen, dikine çıkan, eğilip bükülmeyen, dürüst, net, dobra delikanlı kadın. Bu tanımlar hoşuna gidiyor mu?
Kimin gitmez?
Gerçekten söylendiği kadar filtresiz misin?
[/BNet olmaya çalışıyorum. Açık olmaya çalışıyorum. Çünkü o zaman rahat edebiliyorum. Benim annem hâle giderdi. Ki hâlde kadın göremezsin. 100 kiloluk çuvalları sırtıyla indirirdi. Hayatı boyunca yalnızdı annem. Mesela bizim mahallede, akşam olunca kadınlar böyle köşe başında otururlardı. Biri örgü örer, öteki çay getirir filan. Annem hiç girmezdi aralarına. Böyle yetiştik. Her işini kendi yapmaya çalışan erkek gibi bir kadındı annem. Babam da yiğit bir adamdı. Ben de kendi kendine yeten bir kadın oldum. Annem mesela aç kalırdı, kimseden bir şey istemezdi. Yemeğini, yağsız tuzsuz yapar yerdi. Bir komşudan bir dirhem tuz istemezdi annem. Öyle bir kadındı. Kimsenin dedikodusunu duyamazdın annemden.
[B]Adı neydi annenin?
Altun. Ama herkes ona ’Hanım Abla’ derdi. Çünkü babam, Hanım diye hitap ederdi ona.
Yıldız senin gerçek adın mı?
Gerçek adım soyadım. Adımla soyadımı çok yakıştırıyorum, hep uzun uzun harfleri.
Bir dönem kanserle de boğuştun’
Evet, boğuştum. Âşık oldum hayatım, köpek gibi. Adam evli çıktı, benim değildi. Çok üzüldüm. Ölüyordum. Şaka değil! Onu düşündüğüm zaman içimde bir şey vardı büyüyordu, hissediyordum. Bir gittim hasta çıktım, iyi mi? Hastaneye yattım, düşünmemeye çalıştım, attım attım o içimdeki kötü şeyi elimden geldiğince. Sonra adamı unuttum, rahatladım Allah’ıma bin şükür. Âşık oldum mu, çok derin yaşıyorum aşkı. Yine öyle sevebilirim. Ama kimseyi öyle sevmek istemiyorum.
BOYU DEVRİLSİN!
Adam n’aptı peki?
Boyu devrilesice, n’apacak? Evine döndü her evli erkek gibi. Evli erkekler, bekâr erkeklerden daha cüretkar ve cesaretli kadınlara karşı. Ve daha yalancılar’ Adam hem sevgilisini mahvediyor hem karısını... Sonra hiç bir şey olmamış gibi evine dönüyor.
15 YILDIR HAYATIMDA KİMSE YOK
Peki sen aşk defterini n’aptın, kapatmışsın gibi konuşuyorsun’
Babam öldüğünden beri kimse yok. 89’dan beri hiç kimse girmedi hayatıma.
Nasıl yani? 15 yıldır mı?
Evet. Alıştım da.
Hayat geçer mi böyle?
Tanıdıklarım diyor ki, ’Çüklü Ayşe gibi bakma!’ Artık nasıl bakıyorsam’ Cilve yok, işve yok. Sibel Can’a bayılıyorum her yerinden cilve akıyor kadının. Öyle olamadım hiçbir zaman. Yapamıyorum. Unuttum bazı şeyleri. Kilitledim. Ruhen çok istiyorum. Babam gibi bir adam arıyorum. Nerede öyle saf’ Yok ki.
Genç sevgili yapsan?
Ay uğraşamam, meme mi vereceğim? Bu saatten sonra sinirlendirir beni genç. Olgun olması beni anlaması lazım’
Yaşlı da seni sıkar’
Yaşlı değil de aklı başında ne bileyim Allah bilir gene de’
SADIK BİR KÖPEĞİMDİR
Sen eğlenceli de bir kadınsın değil mi?
Aslında hoşumdur. Vallahi’ Sadık bir köpeğimdir.
Senin bir adamı aldattığın olmaz mı?
Delirdin mi? Bak bacaklarıma’ Sedef dolu. 15 yaşımdaki ilk aşkımdan kaldı bu yaralarım, hâlâ geçmedi. Beni terk ettiği için çıktı.
Biri için kanser oldun. Öbürü için sedef çıkarttın. Başka?
(Gülüyor) Artık sevmeyeceğim!!!
İNANÇSIZLAR DA INANÇLI ONLAR DA İNANMADIKLARINA INANIYOR
Bütün erkeklerde sence ihanet etme potansiyeli var mı?
Allah’tan korkmayan her erkekte var. Allah’tan korkuyorsa, ihanet etmiyor. Ama Allah’tan korkmuyorsa, o zaman kadından da korkmuyor!
Peki bunca yıl bu kadar derin duygular, farklı ruh halleri dünyasında gezinmek yorucu ve yıpratıcı değil mi?
Her balığın indiği bir derinlik var ya, ben de böyleyim işte. Allah beni bu duruma göre yaratmış.
Çok mu inançlısın sen?
İnanç bir gerçeklik. İnançsızlar da, inanmadıklarına inanıyorlar. O da bir inanç yani. İnançsız hiçbir şey olmaz. İnançsızlığın bile inanca ihtiyacı var.
ADAM, AYNADA KENDINE FAZLA BAKSA DELİRİRİM!
49’sun. 100’ün yarısına bir kala. Nasıl bakıyorsun hayata?
İnsanoğlu acayip. 25’ken kendimi 100 yaşında gibi hissediyordum. Ama şimdi içimdeki rüzgâr daha genç. Ne acı’ Dışım ihtiyarlıyor, içim gençleşiyor.
Artık nasıl bir kadınsın?
Daha olgun oluyor insan. Korkuların azalıyor. 10 yıl önce beni intihara sürükleyecek şeyler, şimdi o kadar önemli değil. Daha sağlam basıyorum yere.
Peki bir sürü yakıştırma yapılıyor. Edith Piaf, Amy Winehouse, kadın Ahmet Kaya, Aysel Gürel’
[/BNe münasebet hiçbiriyle alakam yok. Yıldız Tilbe'yim ben! Herkesten bir tane var.
[B]Sen insanlarda sanki böyle uçurumlarda gezinen bir kadın hissi uyandırıyorsun’

O doğru bak, öyleyim.
15 yıldır hayatında biri yokken nasıl üretken oluyorsun?
Yüzmeyi bildikten sonra, hayatında biri olması gerekmiyor ki, sen o duyguları biliyorsun, yazıyorsun o şarkıları’ Ama hayatında biri varken daha derine gidebiliyorsun, fark o’
Aşksız kalmak koymuyor mu sana?
Oluyorum ara sıra âşık. Ama platonik. Fakat çok kıskancım. Birini beğeniyorum diyelim uzaktan. Adamın onu beğendiğimden haberi bile yok. Ben ise, onun beni aldatma ihtimali üzerine, onu öldürme planları kurmaya başlıyorum. Düşün yani! Normal olmadığım kesin!
Aldatmayla neyi kast ediyorsun?
Başkasına bakma da benim için aldatma. Hatta, aynada kendine fazla baksa delilirim!
E korkutursun sen erkekleri o zaman...
Öyle oluyor maalesef. Bana ancak benim gibi biri lazım, o da yok.
Sen hiç terapiye falan gittin mi?
Ben üç kere Balıklı Rum’a, iki kere Lape’ye yattım yavrum. Ama akıllı çıktım Allah’a bir şükür!
Sen hiç terapiye gittin mi? Ne diyor terapistler bunları anlatınca?
Terapistle böyle konuşmuyorum tabii. Kucağımda bir kutu mendil ağlıyorum. Zaten artık terapiyede gitmiyorum. Ne anlatacağım terapiste? Ne diyeceğim? Ya da o bana ne yapabilir? Ne der de beni sakinleştirir? İnsan, yalnız şu hayatta. Kim olursa olsun, derdi ne olursa olsun, kendi başına halletmek zorunda.
YALNIZ DEĞİLİM SAHİBİM ALLAH
Babam ölürken, hasta yatağında dedim ki, ’Baba sen gidersen biz ne yapacağız? Sen bizi kime bırakıp gidiyorsun?’ ’Kızım, sahibiniz Allah’tır!’ dedi. Evet, haklıydı. Benim sahibim Allah. sahipsiz değilim yani. Yalnızmışım gibi görünüyorum ama benim görünmeyen ordularım var’
KÖTÜ KALPLİ OLMAK ÇOK KOLAY
Senin için iyi kalpli olmak mı önemli?
Evet. Çünkü kötü kalpli olmak çok kolay. İstesem tak diye olurum. İçimde o da var. İyi kalpli olmak daha zor. Daha çok çaba sarf etmek gerekiyor.
Bir şeyi akıldan istemekle, kalpten istemek arasında ne fark var?
Kalp, doğrudan gideceği yere gidiyor. Ama akıl dolaşıyor. Her yere uğruyor, kalp öyle değil. İşin içinee akıl girdi mi, o iş bulanıyor. Tamam, akıl kurtarıcı bir şey ama kalp daha önemli. Mesela Allah, yere göre sığmıyor ama insanın kalbine sığıyor! Kalp sonsuz bir şey ama akıl bir yere kadar.
İKİMİZ DE SARHOŞTUK...
’Delikanlım’, Uzay Heparı için miydi?,
Asla öyle bir şey yok’
Ama üzerine öyle yapıştı kaldı’
Ay kaldı ki ne kaldı! Allah rahmet eylesin. Olacak iş değil ya. Geçen gün Zeynep Tunuslu’yu gördüm, onunla da konuştuk. ’Ay’ dedim, ’Bir kere, ikimiz de sarhoştuk, bir b.k yedik, üstümüze yapıştı kaldı’’
[BNe dedi Zeynep?
[/B]Hiçbir şey, ne diyecek. Güldü geçti...
Peki bütün o Sezen’le kavgalar, Aysel Gürel’le dalaşmalar’ Uzay’la ilgili değil miydi?
Yok öyle bir şey. Bir şeyler oldu bittiyse de orada kaldı.
Kavga-mavga olmadı yani?
Yok hiçbir zaman kavga etmedik.
EN GÜZEL ÇİRKİN BENİM
Peki ’Sezen benim!’ diye bağırdın mı mikrofonda gerçekten?
Olur mu öyle bir şey? Ay ne korkunç şeyler ya! Yazıklar olsun bunu söyleyenlere. Ne münasebet!
Peki ’En güzel çirkin’ benim dediğin oldu mu?
Bak o doğru! Onu, Aykut Işıklar’a söylemiştim zamanında. ’Karasın kurusun’ demişti, ’Burnun da eğri...’ filan. Ben de gülüp, ’O zaman, en güzel çirkin benim!’ demiştim’
DANS ETMEK DEDİĞİN, SALLANMAK DEĞİL Mİ?
Senin dans etmene de bayılıyorum. Daha doğrusu edememene’
Dans dediğin, sallanmak değil mi sonuçta? Vücudun, müziğe göre devinmesi. Ben de onu yapıyorum.
Bazen uymadığı oluyor ama müziğe’
Yok ben uyuyorum. Benim vücudum orada enstrüman oluyor, ben ritmi bedenimle yakalıyorum. Yakalayamayan sizsiniz!

Radikal
Son Düzenleme: 03/08/2015, 02:23, Düzenleyen: alevikoyleri.
Member
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
Toplumun çıkmaza girdiği her dönemde toplumu çıkmazdan kurtaracak, önünü aydınlatacak aydınlara,düşünürlere ihtiyaç duyulur. Alevi toplumu içinden çıkarak Türkiye'ye mâl olmuş yüzlerce Alevi ünlüler, Alevi Sanatçılar ve Alevi düşünür aydınlar var. Bu aydınların derhal ivedilikle topluma rehber olması ve kaos ortamına sürüklenen topluma ışık olmasını bekliyoruz.

Bugünlerde Alevi toplumu üzerinde oynana kirli oyunlara ve kirli tezgahlara en üst seviyeden yani ünlülerden tepki verilmesi gerekir. Daha dün Alevi dernekleri bu konuda güzel bir adım attılar ve bu oyunlara alet olmayacaklarını ve Yezide biat etmeyeceklerini deklare ettiler. Bu canlara ünlülerin de destek vermesi ve bu haklı tepkilerin toplum tarafından bilinmesi çok ta güzel sonuçlar doğurur diye düşünüyorum.
Administrator
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
Yavuz Bingöl: Onlar solcu ise ben Fidel Castro'yum

Son zamanlarda açıklamalarıyla çokça eleştirilen Yavuz Bingöl, ’Ben bir gece yatıp sabah AK Partili kalkmış değilim. Bütün Cumhurbaşkanları nezdinde söylüyorum benim o makama saygım var. Ayrıca Sayın Tayyip Bey’in de siyasi kariyerine saygım sonsuz. Bugün bu arkadaşlar marjinal kanallarda solcu olarak geçiniyorsa ben de Fidel Castro’yum'' dedi.

Milliyet Gazetesi'nden Ali Eyüboğlu'nun sorularını yanıtlayan Yavuz Bingöl, şunları söyledi:

- Cumhurbaşkanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN’la samimiyetin nedeniyle belli bir kesim cephe almış durumda size. ATV ve TRT dışındaki kanalların bir dışlaması söz konusu mu sizi?
Hayır... Örneğin şu anda dizimizin reytinglerinin çok iyi olmaması nedeniyle son bir ayda 3 - 4 yapımcı ve kanaldan teklif aldım. Aynı zamanda isteseydim başka şeyler de olurdu, ama ben kendimi bilen bir insanım. Bu süreci profesyonel anlamda çok iyi yönetemediğimi düşününenler olabilir, ama vicdanen baş başa kalma, dostumu düşmanımı tanıma, susmaktaki soyluluk adına doğru bir davranış içinde olduğumu düşünüyorum. En azından bu süreçle ilgili.

TAYYİP BEY’E SAYGIM SONSUZ
-Cumhurbaşkanı’yla samimiyetin belli çevreler tarafından acayip eleştirildi. İnfaz bile ettiler seni diyebiliriz. Birincisi bu işlerini olumlu ya da olumsuz yönde etkiledi mi?
Önce onu söyleyeyim; ben bir gece yatıp sabah AK Partili kalkmış değilim. Bütün Cumhurbaşkanları nezdinde söylüyorum benim o makama saygım var. Ayrıca Sayın Tayyip Bey’in de siyasi kariyerine saygım sonsuz.
Bir röportajda söylediğim şey bilerek, isteyerek art niyetli şekilde kullanıldı. Öyle anlaşıldı. İnsan hata yaptığı zaman geçerli olan nedir? Özür değil midir? İlk gün yanlış anlaşıldığım için özür dilememe rağmen, bu linç kültürüne devam ettiler. Benim bu konuda vicdanım çok rahat. Siyasi röportaj olarak ilki değildi bu.

CUMHURBAŞKANI İLE BARIŞ SÜRECİNDE BİR ÇOK KEZ GÖRÜŞTÜK
Daha önce de Ak Parti’nin icraatlerine ilişkin beğendiğim ve beğenmediğim yönlerini anlattığım birçok röportaj vardı. Nedense bundaki bir cümleyi farklı bir noktaya çektiler. Ama insanların çoğu benim ne demek istediğimi biliyor Allah’tan.
Özellikle Gezi’den sonra toplumun siyah - beyaz diye ikiye ayrılmasından çok rahatsız olduğum için o röportajı vermiştim. Deyim yerindeyse gri bölgedeki insanların yaşama hakkı, fikir beyan etme hakkı yok mu diye düşüncelerimi anlatmıştım. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı’yla ilk kez de bir araya gelmedim. Barış sürecinde birçok kez görüştük. Öykü de ben de bu konuda özellikle ailem, kız kardeşim, annem ve kızım çok üzüldüğü için artık bir şey söylemek istemiyorum. Ne demek istediğimi bildikleri halde bu şekilde ağır hakaretler, tehditler ve küfürler ettikleri için gönlüm kırıldı.

BENİ EN ÇOK ÜZEN DOST DİYE DÜŞÜNDÜĞÜM İNSANLARIN BENİ YALNIZ BIRAKMALARI
Bu ülkede 30 yıla yakındır müzik yapıyorum. Binin üzerinde konser verdim. Barışın ve kardeşliğin altını çizmediğim tek konserim yoktur. Beni en çok üzen, dost diye düşündüğüm insanların ve ailemden birkaç ferdin beni yalnız bırakmaları.
Oysa barış, kardeşlik ve dayanışma adına yaptığım onlarca güzel şey var, onların dillendirilmesini isterdim. Belki bu da iyi oldu bu süreçte gerçekleri görmem adına.

ONLAR SOLCU İSE BEN FIDEL CASTRO'YUM
90’lı yılların karanlık günlerinde sokak ortalarında faili meçhuller varken gazeteler bombalanırken, Sapanca - Adapazarı - İstanbul üçgeninde insanlar infaz edilirken, milyon dolarlarla bazı gazetelerde genel yayın yönetmenliği yapanlar, Kürt sorunuyla ilgili tek satır yazmazken alanlardaydım ve barış adına onlarca konser verdim. Hatta Samsun konse- rindeki konuşmam nedeniyle DGM’de yargılandım. bugün bu arkadaşlar marjinal kanallarda solcu olarak geçiniyorsa ben de Fidel Castro’yum.

ENİNDE SONUNDA BARIŞ KAZANACAK
Bizim kuşağımız acı ve gözyaşının içine doğdu. Onun içinde büyüdük.
30 yılı aşkın süredir yaptığım etkinlik ve konserlerde barışın ve kardeşliğin altını çizmemden daha doğal ne olabilir! Bu ülkede Türk veya Kürt fark etmez. Ölen her genç bizim. 10 yıldır barış sürecini tabir yerindeyse kaşıkla tünel kazarak sürdürmeye çalıştık. Ama bir anda açtığımız barış tüneline dozerler girip yok etti.
Üç yıldır bir şehit gelmemesi veya dağda bir Kürt gencinin ölmemesinden daha önemli neyi var bu ülkenin? Bizi asla 90’lı yılların karanlığına geri döndüremeyecekler. Eninde sonunda kazanan barış için savaşanlar olacak.

hurriyet.com.tr
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
Bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim Yavuz Bingöl !..

Bizim kültürümüzde biat yoktur. Siz istediğinizle elbette görüşebilirsiniz, aranızı iyi tutabilirsiniz ama bu kişi eğer Aleviliği zahiri düşüncesi ile yorumlayıp farklı zamanlarda Alevi değerlerine örneğin cemevine "Cümbüş evi, Ucube " diyen bir kişi ise durman lazım orada. Alevi olman bunu gerektiriyor. Senin dost zannetmediklerin senin gerçek dostların peşlerini bırakma !..
Administrator
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
Alevi ünlüler-Alevi ünlüler 2015-Alevi ünlüler listesi



ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Member
Alevi Ünlüler, Alevi Sanatçılar
Alevi ünlüler-Alevi ünlüler 2015

Türk Halk Müziği sanatçılarının büyük çoğunluğu Alevi Bektaşi geleneğinden gelen sanatçılar. Ancak bize illa Alevi değil insan lazım ! Sünni sanatçılarımızı da büyük bir keyifle dinliyoruz. Tabi çok merak edildiği için sanırsam arkadaşlar da bundan dolayı açmışlar konuyu. O kadar işe yaramaz sözüm ona Alevi sanatçı var ki burada isimlerini yazmak bile istemiyorum. Umarım yollarına layık insanlar olurlar...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.