You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?

Anket Alevi - Sünni Evliliklerini Doğru Buluyor musunuz???

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
Evet, doğru buluyorum... 10 (6.85%)
Hayır, doğru bulmuyorum.... 115 (78.77%)
Problem değil, olabilir de, olmayabilir de... 21 (14.38%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 146 (100%)

Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?

Cezalı Üye
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
Hamdullah Çelebi Dede'nin Kadıya karşı savunmasında güzel bir kısım geçer.

Alıntı:Müftü: Şeyh Efendi, duymuşuz şu sapıklığınız devam etmektedir:. “Dinimiz akıl dini” dermişsiniz. Dinimiz akıl dini olsaydı inanmayı imanın şartı kabul etmezdik. Siz hiç düşünüp akıl etmez misiniz de dinimize iftira edersiniz?

İkincisi, Ehlisünnet âlimleri, evliyaları kabul etmiştir ki dinde akıl İslam’a uyacaktır. Akıl dinidir diye kabul edemeyiz. Dinde değişikliği kabul edemeyiz. Duymuşuz siz bazı dini umdeleri değiştirerek, akla uydurmaya çalışarak küfürde kararlı olurmuşsunuz.

Dinimiz akıl dini olaydı iman öne alınmazdı, çünkü o şeye öyle inanacaksın iman dinidir. Aklan bir şeyi düşünemezsiniz. Neyin dine uyduğuna bakar öyle kabul edersiniz. Dini o şeye uyduramazsınız. Ya inanırsın ya küfürde kalırsın. Küfrü kâfirin katli vaciptir.

Cevap: Efendim Kadı Hazretleri, sizin Ehli Sünnet yolunuz kıyas-ı fıkha dayanır. Biz Müslümanlar İslam dinini akıl yoluyla evvelden beri uygulamaktayızdır. Buna böyle inanıyorum. İnanmasam da önüne geçmem mümkün değildir.

Allah kitabında, “aklınızı kullanın” buyurur Akıl sahiplerine hitap eden Kuran’da akıl edenlere çok pay vardır. Emr-i hitap vardır.

Dinde aklı kullanmak, dinde akılla fetva vermek, biz Müslümanlarda evvelden beri gelmektedir.

Ehli Sünnet bilginleri ise kıyas-ı fıkh ile dini fetva-i şerifler vermişler. Kıyas-ı fıkhı dine uygulamak bu zamanımız da meydana çıkmamıştır. 1250 seneden beri devam etmiş gelmiştir. Sünnet vel cemaat ehli kıyasla fetva verirler. Bizim Müslümanlar akılla fetva verirler. Bu vebalı şahsıma yüklemeniz Allah’tan reva değildir.

4 kitabın manası BİRdir.

"İlk Basta Danıştık Vicdanımıza Gerçekler Yoluna Girdık Uyandık"

Derviş, nazarımda "ben çok kitap okudum bak neler de biliyorum" kişiler asla değillerdir. Derviş olan vicdan sahibir.

"Dünyayı yaratan vicdan sendedir"

Kur'an bir manidir. Her şey bir manidier. Maniden maksat ise manadır. Manilere takılmamalı, arkasındaki batını bilmeli. Sebebini bilmeyip sonucuna takılırsak Veli Baba'nın da değişiyle "makam-ı şeriat" dan başka yol göremeyiz.

İslam ilk geldiğinde müslümanlar "arapça" ibadet yapıyordu ama biz şimdi Türkçe yapıyoruz. Neden? Çünkü ibadetin "anlanması" nın makbul olduğu bilincine erişmişiz. Yani maksadın Arapça, Türkçe...değil ibadette "muhabbeti" bulmak olduğunu anlamışız.

Biliyorum ki "düşkünlük" cezası verilir, "el" ile evlenene. Ancak artık yıl 2010. Sunni insanların "tamamı" "biz ehlibeyt sevmeyiz" insanlar değiller. Hatta, nasıl ki birçok alevi olduğunu söyleyen insanın alevilik hakkındaki bilinci az ise sunnilerin de o şekilde bilinci az.

Zaten bir alevi "ne güzelde ehlibeyti katletmişler" mantığındaki bir insanla evlenmez. Evlenirse düşkündür!

Ya da "Çocuğum olursa cemevine göndermem, sizin de inançlarınıza saygı duymam" şeklinde bir insanla da evlenmez, evlenirse düşkündür.

Alıntı:Eğer ki çiftler arasında çatışma çıkmayacaksa, birisi diğerine uyum sağlayıyorsa, denilecek yoktur.

Bu sözüm sadece "alevi-sunni" için değil "müslüman-hristiyan" içinde geçerlidir.

Bakınız, bir yerin altını çiziyorum "uyum sağlıyorsa"

"Ehli beyti ne güzel katletmişler, alevileri de hiç sevmem, çocuğum olsa kesinlikle alevi olmasına izin vermem" diyen bir insan bir aleviye uyum sağlayabilir mi? Hayır.

Bakınız, "domuz yemek" dinimizce yasaktır. Ancak aç kalırsan yiyebilirsin. Demek ki insanın içinde bulunduğu şartları en iyi o şartların içinde bulunan insan bilir

"İncinme, incitme!"

O yüzden ki "evlenemez! bitti, ne durumda olursa olsun, evlenemez!" biçimindeki bir görüş "zahitlik!" idir.

Şimdi bu son yorumum "kişisel" bir yorum gibi gelebilir ancak "genel" bir yorumdur. İncitmek istemem kimseyi...

Bugün cemevlerimizde "yezid sunniller" mi deniyor yoksa "kardeşlerimiz" mi deniyor? Ha tabi, aranızda "bizim tek murşidimiz Zöhre Anadır" diyenleriniz var, onlara soruyorum! Sizin için sunniler yezit midir?

Eğer ki halen nazarımızda "sunni" denen toplumun tamamı yezid ise bu insanları cemevlerimizde lanetle anmamız gerekir! Artık yol 2010 olmuş, bu insanları "kardeş" diye anıyoruz, sonrada dönüp "bunlarlarla evlenirseniz düşkün olursunuz". Her sunni bir mi? Her sunninin beynin örümce ağlı mı olmak zorunda?

İnsanları "alevi,sunni,hristiyan,yahudi..." gibi ayıran zihniyet bizden uzaktır. Bizde ikiliğe yer yoktur. "Yaradılanı sevdik yaratadan ötürü".

"Zalim ile masum" vardır. Zalim ise insanlıktan hatta hayvanlıktan bile aşağıdır. Vicdan sahibi masum ise "insandır". Bundan ötürü diyorum ki "insan, insan ile evlenebilir"
Son Düzenleme: 15/03/2010, 19:08, Düzenleyen: Heyder.
Posting Freak
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
Alıntı:Biliyorum ki "düşkünlük" cezası verilir, "el" ile evlenene. Ancak artık yıl 2010 .

1- Artık yıl 2010: Sivas'ın hesabı soruldu mu? Yurt dışında yaşayan katiller cezasını çekti mi? Madımak oteli talebimiz doğrultusunda müze yapıldı mı?
2- Artık yıl 2010: Cem evleri ibadethane olarak kabul edildi mi? Cümbüş evi diyenler özür diledi mi?
3- Artık yıl 2010: Ülkemizde şeriat tehlikesi bitti mi? Atatürk cumhuriyeti güvence altında mı?
4- Artık yıl 2010: Devletimiz Alevilik inancına uygun yasalar çıkardı mı? Alevilik açılımında "yol" kaygısı mı öne çıktı "yal" paylaşımı mı?
5- Artık yıl 2010: Alevi köylerine cami ve imam dayatması bitti mi?
6- Artık yıl 2010: Türk ordusundaki Alevi subaylara yapılan zulüm son buldu mu?
7- Artık yıl 2010: Aleviler bir çatı altında toplanabildi mi? Tüm Aleviler ibadette ve inançta birlik sağladı mı?
8- Artık yıl 2010: Türkiye'deki dinci, şeriatçı, cumhuriyet düşmanı tüm tarikat yuvaları kapatıldı mı?
9- Artık yıl 2010: Camilerde, Ehlibeyt'in başına gelen katliamlar anlatılıyor mu? Hz. Ali, Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan'ın Kerbela'da katledilmesinin nedenleri üzerinde duruluyor mu?
10- Artık yıl 2010: Dinci kafirlerin peygamberimize attığı iftiralar son buldu mu? "Hz. Ali ölünce arkasında 9 dul bıraktı." iftirasında vaz geçildi mi?
11- Artık yıl 2010: Karakollarda ve hapishanelerde yatan masum yazarlar, profesörler, gazeteciler aklandı mı?
12- Artık yıl 2010: Gerçeğin sesi olan ve 30 senedir gözümüzün önünde yüzlerce kerametine şahit olduğumuz yaşayan tek pir olan Zöhre Ana'yı Aleviler sahiplendi mi?
On iki imam aşkına 12 soru sordum. Cevabınız yoksa şu gerçeği bir kenara yazın:
Kerbela'dan beri değişen hiç bir şey yok.
Ama biz Atamızın emanet ettiği bu cumhuriyette birlik ve beraberlik, insanlık ve kardeşlik ideallerini, sergilenen her türlü zulme rağmen yaşatmaya devam ediyoruz. Muhammed- Ali Yolu'nda ayırdım yapmadan Laik Cumhuriyetin onurlu yurttaşları olarak 72 milyona bir nazarla bakıyoruz.
Herkesin inancına ve ibadetine saygı duyuyoruz.
Benim için hiç kimse sünnü veya yezit değildir.
Din, dil, ırk, mezhep ayrımcılığı çıkarı uğruna, insan eliyle yaratılan düşmanlıklardır.
Allah katında bunların hiç bir hükmü yoktur. Biz pirimizden böyle öğrendik.
Ancak, Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarına, insanlık ve Alevilik düşmanlarına, şeriat ve tarikat hevesli AB ve ABD muhiplerine, inançsız ateistlere, Allah- Muhammed- Ali düşmanlarına saygı duymamız beklenemez.

"İnançsız insan olmaz, ibadetsiz inanç olmaz." Zöhre Ana

İnanç ve ibadetimizin gereği olarak Alevi- sünni, Alevi- Hristiyan vb. evliliklerinin sonucunun yol düşkünlüğü olduğunu biliyoruz. Böyle inanıyoruz.
İnancımızı, paşa gönlümüze, günlük ihtiyaçlarımıza göre bükerek asimile edilmesini doğru bulmuyoruz.
Eşi sünni, annesi veya babası sünni olan insanlarımıza yuvalarında huzur diliyoruz. Aile birliklerinin daim olmasını diliyoruz. Allah işlerini rast getirsin, yuvalarına bereket versin, çocuklarına hayırlı devletler, hayırlı kısmetler versin.
Benim muradım hiç değilse bundan sonra gençlerimiz yoluna uygun yaşasınlar.
Yüce bir yol olan Aleviliği benimseyerek; yaşatsınlar.
Buna "zahitlik" değil "Muhammed- Ali Yolu"na saygı denir.
Bu sözlerim öğrenmek niyetinde olanlara bir anlam ifade eder, niyet yoksa davul zurna da az.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 21/03/2010, 14:05, Düzenleyen: Dogan.
Posting Freak
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
Heyder yazdı:Derviş, nazarımda "ben çok kitap okudum bak neler de biliyorum" kişiler asla değillerdir. Derviş olan vicdan sahibir.


Kur'an bir manidir. Her şey bir manidier. Maniden maksat ise manadır.

Bu sözüm sadece "alevi-sunni" için değil "müslüman-hristiyan" içinde geçerlidir.

Bakınız, bir yerin altını çiziyorum "uyum sağlıyorsa"

"Ehli beyti ne güzel katletmişler, alevileri de hiç sevmem, çocuğum olsa kesinlikle alevi olmasına izin vermem" diyen bir insan bir aleviye uyum sağlayabilir mi? Hayır.

O yüzden ki "evlenemez! bitti, ne durumda olursa olsun, evlenemez!" biçimindeki bir görüş "zahitlik!" idir.

Bugün cemevlerimizde "yezid sunniller" mi deniyor yoksa "kardeşlerimiz" mi deniyor? Ha tabi, aranızda "bizim tek murşidimiz Zöhre Anadır" diyenleriniz var, onlara soruyorum! Sizin için sunniler yezit midir?

Eğer ki halen nazarımızda "sunni" denen toplumun tamamı yezid ise bu insanları cemevlerimizde lanetle anmamız gerekir! Artık yol 2010 olmuş, bu insanları "kardeş" diye anıyoruz, sonrada dönüp "bunlarlarla evlenirseniz düşkün olursunuz". Her sunni bir mi? Her sunninin beynin örümce ağlı mı olmak zorunda?

İnsanları "alevi,sunni,hristiyan,yahudi..." gibi ayıran zihniyet bizden uzaktır. Bizde ikiliğe yer yoktur. "Yaradılanı sevdik yaratadan ötürü".

"Zalim ile masum" vardır. Zalim ise insanlıktan hatta hayvanlıktan bile aşağıdır. Vicdan sahibi masum ise "insandır". Bundan ötürü diyorum ki "insan, insan ile evlenebilir"


Sevgii Canlar,
Dervişlik kitap ve mektep okuyan değil, Hak aşkıyla gezen evliyalardır. Dervişlik sonradan olunmaz, Hak tarafından yazılıp, zaman zuhur edince kendini bildirmek suretiyle Ali'nin binbir sıfatından biri olarak ortaya çıkar ve Hak yolunda kendisini bildirir...

Dervişin kendini bildirmesi ilim, ışık ve kerametleriyle olur. Kur-an Allah'ın ilmi ışığı, kerametleri ve mucizeleridir...

Onun için Derviş'in kitabı Kur-an, okulu Batın alemi, Hocası Evliyaların şahı Hz. Ali'dir...

Bugün ki Derviş Zöhre Ana'dır. Pirimiz Zöhre Ana'nın gözünde bütün insanlar birdir. Buna delil olarak da bugün kendi kapısında bir sürü sünni kardeşlerimizin gönüllü olarak Ali kapısına hizmet edip, Zöhre Ana'yı Pir bilmeleri, ve de Zöhre Ana'nın öğrettiği Ehlibeyt ibadetlerini biz Alevi kardeşleriyle yanyana yapmalarıdır. Bu sünni kardeşlerimiz Alevi sünni evliliğinin olmayacağını bile bile Zöhre Ana'nın yolunda gitmekteler ve buna hiçbir şekilde itiraz etmemektedirler. Bu konuda tek itiraz çok gariptir ki yolunu bilmeyen Alevilerden daha çok gelmektedir. Bu çok üzücü doğrusu...

İnsanlar istedikten sonra her konuda birbirleriyle anlaşabilirler. Bu olması gereken bir olgudur. Ancak her insan anlaşabiliyor diye veya insan insanla evlenebilir şeklinde bir bakış açısı bence doğru bir bakış açısı değildir...

Sonuçta kadın da bir insandır, erkek de bir insandır. Peki o zaman insan insanla evlenebiliyor ise, kadınla kadın, erkekle erkek evlenebilir diyebilirmiyiz? Nitekim bu tür sapıkça evlilikler de yok değildir...

Ancak bu tür hastaca yaklaşımlar zannetmiyorum ki aklı selim düşünen insanlar tarafından kabul görsün...

Bir eşek hayvan olmasına rağmen, At da hayvan olmasına rağmen, birleştiklerinde katır doğmaktadır. Ve soyları ürememektedir...

Bir elma fidesi ile armut fidesini aşılayabilirmisiniz. Armut ağacından elma veya elma ağacında armut çıkarabiliyormusunuz. Sonuçta her ikisi de bitki...

İnsanlar da dünyaya geldiklerinde doğuştan kendilerine verilen bir takım genetik özellikler, renkler, fiziksel özellikler vs. vardır. Bu şekil bulundukları coğrafyanın da etkileriyle şekil olarak birbirinden ayrılmışlardır...

Bu gün bir çinli ile bir arap, bir zenci, bir avrupalı birbirinden farklı özellikler taşırlar. Yaratıcı olan Allah bile insanları birbiriyle aynı yaratmamışken onlara değişik özellikler vermişse bizlerin bir şey olmaz deyip, birleşip ne olduğu belirsiz başka insan tipleri yaratalım demesi çok saçma olmaz mı...

Bir zencinin soyunu yürütmesi için zenci kadın ve erkeğin evliliği şarttır. Aynı şekilde diğer ırklarında soylarını devam ettirmesi için bu yolu izlemeleri azım. Yani bu olay yanlızca Aleviler için deği, bütün insanlık için geçerlidir. Sağlıklı soy üremelerinin devamı için buna dikkat edilmesi gerekir...

Aynı şekilde Allah Muhammed Ali yolunu sürdüren ve de bu yolun yürümesinin sağlıklı bir şekilde olabilmesi için de Alevinin bir Aleviyle evlenmesi gerekmektedir. Bunda ayrımcılık falan aramak yanlış olur. Tamamen sağlıklı nesillerin yetişmesi içindir bunlar...

İnsani İlşkiler de kimse Alevi sünni ayrımı yapalım demiyor. Arkadaş olursun, dost olursun, beraber iş yaparsın, bu konuda kimsenin bir şey dediği yoktur. Ancak işin içine soyun yürümesi girince eğer benim soyum yürüsün diyorsanız kendi kanınızdan biriyle evlenmeniz şarttır. Yoksa bir hiristiyan zenciyle evlenseniz, bundan sonra da doğacak çocuklarınız zenci olsa, bir kaç kuşak sonra sizin bir beyaz, veya bir Türk veya bir Alevi olduğunuzu kim nerden bilecek. Veya soyunuzun bu şekil kalacağının bir garantisi olabilir mi...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
Madem Ehli Sünnet alimleride evliyaları kabul etmişler ozaman işler daha da kolay,
Pirimizin bu konuyla ilgili sözlerine inanırlar o zaman sanırım,gerçi yolu bilmekle o yolda ilerlemek farklı şeylerdir.Evliyayı kabul edipte yüz yıllardır bırakın nefesine ikrar vermeyi aksine çamur atılıp katlettiler.
Bizler Pir Zöhre Ana'nın kerametine nail olmuş ve yoluna ikrar verenler olarak O evliyanın nefesine itikat göstererek, hak bilerek böyle iki mezhebin evliliğinin doğru olmadığına inanıyoruz...
Haşa Bir evliyanın nefesini inkar edip inanmayacak varmı aranızda???

Pir bu konuda noktayı koymuşken biz kulları ne diye didikleyip duruyoruz,ne diye kıyısından köşesinden bişiler çıkartmaya çalışıyoruz anlamıyorum...Ne biz aleviler nede Pir hiç kimse ayrım yapmıyor zaten alevi-sünni diye. Bugün o kapıda öyle sünni canlar varki bir çok aleviden daha inançlı daha itikatlı ve daha gönülden sürüyor Muhammed Ali yolunu... Ama o canlarda biliyor Pir'in evlilik konusundaki nefesini...


Yezid kelimesine gelince, İmam Hüseyn "yezid" kelimesini zindandaki metin adındaki melul gardiyana söylemiş (Doğan Hocanın bunla ilgili bir yazısı var forumda, Pir anlatmış). Yezid kelimesinin kimlere karşı kullanıldığını burdan anlayabiliriz. Her sünni yezid değildir tabiki bu mantıkla hareket eden cahildir. Şu bir gerçekki İmam Hüseynin o zalim gardiyana karşı telafuz ettiği yezid kelimesinin karşılığını taşıyan bir çok süninin yanında bir çok alevide var...

Sonuç olarak sünni kardeşlerimizden Muhammed Ali yolunu canı gönülden sürenler bile, Pirimizin alevi-sünni nişanını onaylamadığı bilmekte.Pirin nefesini sorgulamak kimin haddine haşa,ki o hak nefesidir,gerçektir.Evliyaya inancı olan ikrar verenler ışığından gider, inancı itikatı olmayanda zaten kendi bildiğini kendi doğrularını yaşar...
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Junior Member
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
tekrar selamlar
tunç arkadaşımız sağolsun bu konuya link atmış
http://www.zohreanaforum.com/tartismalar...ardim.html
bende konuyla ilişkilendirmek için tekrar açtığım konunun linkini üstte yazdım

yorumların hepsi için ayrı ayrı teşekkür butonuna basma imkanım olmadı lütfen affedin ...



bahsettim ya ben aşk sevgi ve saygı adına din mezhep ırk milliyet ayrımı yapmıyorum


iki gönül bir olunca , saygı ve sevgiye dayalı ilişkiler olduğunda inanın başka konuları konuşmanın bir anlamı yok .....

bahsettiğim gibi 5 yıldır birlikteyiz , ben ramazanda 30 gün oruç tutarım , kız arkadaşım da tutar onun benden fazlası muharrem ayında tuttuğu oruçlardır , ona karışamam saygım vardır ve bu birgün evlendiğimizde aynı saygı cercevesinde evliliğimiz devam edecektir , neticede ibadettir ve ben ona saygı duymak zorundayım , hepimiz allahın yarattığı kullarız inancımız aynı ....

daha önce bahsettiğim gibi ailemle de tanışırlar ve ailemin ibadetine mezhebine görüşüne saygısı vardır . inanın benden eksiği yok fazlası var ibadet anlamında .....


neyse fazla uzatmak istemiyorum , 5 yıldır görüşmekte olan ama kız tarafının ailesinin katı tutumunu iyi niyet cercevesi içinde tatlıya bağlamak isteyen , amacı kızı teliye duvağıyla annesinin evinden alıp mutlu bir yuva kurmak isteyen bu arkadaşınıza yol göstermenizi rica ediyorum .


sevgiyle kalın
bülent
Posting Freak
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
sevgi,saygı çerçevesinde zaten kimse ayrım yapmıyor, Bugün Pir Zöhre Ana'ya inanç ve ikrarınız ne durumda bilmiyorum ama sohbetinde denk geldiyseniz eğer evlilik konusunda gayet açık ve net bilgiler vermiştir. Yaşamda,insanlıkta,sevgide,saygıda,ardaşlıkta,dostlukta bütün dünya kardeş ayrımı asla yapmıyoruz.Fakat Pirin dediği 'nişan' olayı işin içine girince 'yol ayrımı' denen bir konu var. Alevi inancı içerisinde bu var ve Ali'nin yolunu aleviliği Bir keramet sahibi Hak Evliyasından başka kimden gerçek olarak öğrenebiliriz??? Bugünde Pir Zöhre Anamız Aleviliğin yolu hakkında bize gerçekleri öğretmiş,bu tür alevi-sünni evliliklerinin yol ayrımı dolayısıyla gerçekleşmemesi gerektiğini söylemiştir.Kısaca bu tür evliliklere Pir'in desturu yoktur.
Karşı tarafın ibadetine saygı göstermek,yaşantısına düşüncelerine saygı göstermek zaten yapılması gerekendir.

Pirin destur vermediği,Muhammed-Ali yolunda aykırı gördüğü bir konuda ona uymamak ve kendi bildiğini yapmak,(ne kadar sevsende,anlaşsanda,saygı duysanda) manevi olarak hem bu dünyada hemde ahirette günahı vebali çoktur.İnsan ne ederse kendi eder,kendine eder...

durumunuzu tahmin edebiliyorum, keşke alevi canlar bu yol ayrımının varlığını,önemini bu tür olaylara girmeden önce bilselerde hiç bu işe kalkışmasalar. sonra böyle sıkıntılar doğuyor ilerde.

sizin önce şuna karar vermeniz gerekiyor, Pir'in destur vermediği, 'yol ayrımı' var deyip alevi-sünni evliliğinin hem bu dünyada hemde ahirette vebalinin büyük olduğunu söylemesine rağmen,Piri dinlemeyip illa evlenicem,ailesini ikna etmem gerek mi diyosunuz, yoksa imanım,ahiretim,yolum daha önemli deyip böyle bir sevdadan vaz geçicemmi diyosunuz...

Pir'in destur vermediği, karşı çıktığı, yola aykırı gördüğü bişeyi yapmak için bizden yardım beklemeyin lütfen...

[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Junior Member
Alevi-Sünni evliliklerini doğru buluyor musunuz?
Ehlibeyt yazdı:sevgi,saygı çerçevesinde zaten kimse ayrım yapmıyor, Bugün Pir Zöhre Ana'ya inanç ve ikrarınız ne durumda bilmiyorum ama sohbetinde denk geldiyseniz eğer evlilik konusunda gayet açık ve net bilgiler vermiştir. Yaşamda,insanlıkta,sevgide,saygıda,ardaşlıkta,dostlukta bütün dünya kardeş ayrımı asla yapmıyoruz.Fakat Pirin dediği 'nişan' olayı işin içine girince 'yol ayrımı' denen bir konu var. Alevi inancı içerisinde bu var ve Ali'nin yolunu aleviliği Bir keramet sahibi Hak Evliyasından başka kimden gerçek olarak öğrenebiliriz??? Bugünde Pir Zöhre Anamız Aleviliğin yolu hakkında bize gerçekleri öğretmiş,bu tür alevi-sünni evliliklerinin yol ayrımı dolayısıyla gerçekleşmemesi gerektiğini söylemiştir.Kısaca bu tür evliliklere Pir'in desturu yoktur.
Karşı tarafın ibadetine saygı göstermek,yaşantısına düşüncelerine saygı göstermek zaten yapılması gerekendir.

Pirin destur vermediği,Muhammed-Ali yolunda aykırı gördüğü bir konuda ona uymamak ve kendi bildiğini yapmak,(ne kadar sevsende,anlaşsanda,saygı duysanda) manevi olarak hem bu dünyada hemde ahirette günahı vebali çoktur.İnsan ne ederse kendi eder,kendine eder...

durumunuzu tahmin edebiliyorum, keşke alevi canlar bu yol ayrımının varlığını,önemini bu tür olaylara girmeden önce bilselerde hiç bu işe kalkışmasalar. sonra böyle sıkıntılar doğuyor ilerde.

sizin önce şuna karar vermeniz gerekiyor, Pir'in destur vermediği, 'yol ayrımı' var deyip alevi-sünni evliliğinin hem bu dünyada hemde ahirette vebalinin büyük olduğunu söylemesine rağmen,Piri dinlemeyip illa evlenicem,ailesini ikna etmem gerek mi diyosunuz, yoksa imanım,ahiretim,yolum daha önemli deyip böyle bir sevdadan vaz geçicemmi diyosunuz...

Pir'in destur vermediği, karşı çıktığı, yola aykırı gördüğü bişeyi yapmak için bizden yardım beklemeyin lütfen...



yorumun için evvela teşekkür ederim ama ...

neticede hepimiz aynı dindeniz ahirette neden vebali olsun ki

ayrıca ben bu yola başkoydum , ölmek var dönmek yok düşüncesindeyim

ilgin için teşekkürler ...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.