You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi-Sünni Evliliklerine Sıcak Bakmıyorlar

Alevi-Sünni Evliliklerine Sıcak Bakmıyorlar

Posting Freak
Alevi-Sünni Evliliklerine Sıcak Bakmıyorlar
A&G'nin araştırmasına göre en az iki kişiden biri, farklı dinden veya farklı mezhepten biriyle evliliği normal karşılamıyor.



[Resim: 2.gif] Yerel seçim sonuçlarını en yakın tahminle bilen Adil Gür, Türkiye'nin Aşk ve Mutluluk haritasını araştırdı: Ha başka dindensin ha başka mezhep ten

TÜRKİYE'NİN AŞK VE MUTLULUK HARİTASI: Adil Gür'den Milliyet'e özel, çok farklı bir araştırma - 4

Adil Gür yönetimindeki A&G Araştırma Şirketi’nin yaptığı ve “Türkiye’nin aşk ve mutluluk haritası”nı ortaya koyan araştırmanın çıkardığı ilginç gerçek: En az iki kişiden biri, farklı dinden veya farklı
mezhep ten biriyle evliliği normal karşılamıyor. Farklı mezhep le farklı dinden biriyle evliliğe karşı çıkma oranları birbirine çok yakın

Adil Gür yönetimindeki A&G Araştırma Şirketi’nin 2 bin 466 kişiyle yüz yüze yaptığı araştırma, Türk halkının farklı dinden ve
mezhep ten kişilerle yapılan evlilik lere sıcak bakmadığını ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, en az iki kişiden biri, farklı dinden veya farklı mezhep ten biriyle evliliği “normal karşılamadığını” söyledi.

Dikkat çekici bir nokta ise, farklı
mezhep le farklı dinden biriyle evliliğe karşı çıkma oranlarının birbirine çok yakın olması. Farklı dinden biriyle evlenmeye karşı çıkanların oranı yüzde 55.9 olurken, farklı mezhep ten biriyle evliliğe karşı çıkanların oranı ise yüzde 50.1 çıktı.

Araştırma sonuçlarına göre, farklı dinden biriyle evlenmeyi normal karşıladığını söyleyenlerin oranı yüzde 24.9’ken, farklı dinden biriyle evlenmeye karşı çıkanların oranı yüzde 55.9 oldu. Farklı dinden biriyle
evlilik fikrine “Kısmen katıldığını“ söyleyenlerin oranı ise 19.1.
Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde farklı dinden biriyle birlikteliğe karşı çıkmayanların oranı genel ortalamanın üzerinde çıktı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 81.4, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise yüzde 63.2, Akdeniz Bölgesi’nde ise yüzde 63.8 oranlarında farklı dinden biriyle evlenmeye karşı çıkıldı.

Eğitimliler ne dedi?

Alevi, Sünni gibi farklı
mezhep ten biriyle evlilik lere de sıcak bakılmadığını ortaya koyan araştırma sonuçlarına göre, farklı mezhep evliliğine karşı çıkanların oranı yüzde 50.1 oldu.
Sonuçlara göre, “Farklı
mezhep ten biriyle evliliği normal karşılarım” fikrine katıldığını söyleyenlerin oranı yüzde 29.8, kısmen katıldığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 20.1 oldu.

Eğitim ve gelir yükseldikçe “normal karşılarım” diyenlerin oranı artarken, büyükşehirlerden kıra doğru gidildikçe “normal karşılamam” diyenlerin oranı hızla yükseldi.

KONUNUN UZMANLARI NE DİYOR?

Milliyetçiliğin yüksek dozuyla açıklanabilir
Doç. Dr. Hayati Tüfekçioğlu (İstanbul Üniversitesi Fen Ebediyat Fakültesi Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi, Avrasya Enstitüsü Müdürü): “Yakın bir zamanda Kazakistan’da çalışmalar yapmıştım. Orada aynı topraklar üzerinde 132 farklı milletten yaşayanlar var ve hepsi Kazak nüfus cüzdanı taşıyor. En ufak bir toplumsal gerilim yok, huzur, barış içinde yaşıyorlar, birbirleriyle evleniyorlar, bir evde birçok milletten insan sayabiliyorsunuz. Bu araştırmada görüldüğü üzere de, bizler ise bırakın bir ev içerisinde yaşamayı, evliliğin fikrine bile müsaade etmiyoruz. Bu bizim ülkemizdeki sağlıklı ve doğal olmayan bir milliyetçilik anlayışıyla açıklanabilir. Oysa kendi toplum tarihimize baktığımız zaman çok milletli bir yapımız var, çok kültürlü bir deneyimimiz var. Ancak bugün milliyetçilik dozu sağlıklı sayılmayacak oranda yüksek. Ayrıca öteki olmak yani Türk olmayan taraf olmak, toleransı azaltıyor. Türk değilseniz, etik olmayan, yasal olmayanı yapmak normalmiş gibi kabul ediliyor. Mesela İtalyan gelin otostop çekince tecavüz edip, öldürüyor, çünkü yabancı! Bu sakat, hastalıklı milliyetçi yaklaşımdan kaynaklanıyor. Farklı
mezhep lere de bakış böyle, Sünni değilse de, kendisini ifade etme hakkı tanımıyoruz.”

Dini değil, sosyolojik durum

Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı (İstanbul Müftüsü):

“Müslüman bir erkeğin Hırıstiyan veya Yahudi bir kadınla evlenmesi caiz. Müslüman kadının Yahudi veya Hıristiyan erkekle evlenmesi ise caiz değil. Dini hüküm böyle. Kuran-ı Kerim ve İslami kaynaklara göre, İslamiyette farklı
mezhep lerle evlilik ise caizdir. Bunun içine Sünni ve Alevi gruplar dahildir. Ancak gelenekler ve örfler kitapta yazan hükümleri aşabiliyor. Ben de Sivaslıyım, oradan biliyorum ki, Sünni ve Aleviler arasında evlilik ler daha az olmuştur. Bu tamamen sosyolojik bir durumdur, dini bir konu değildir. Ben Müslümanım diyorsa ve inanıyorsa, kadın ve erkek fark etmeksizin, mezhebi farklı da olsa, Müslüman kadın ve Müslüman erkeklerle evlenebilir.”

Kayınvalidemle bir ömür, asla!

Her 100 kişiden biri “Kayınvalidemle aynı evde yaşayamam” derken, bekârların yarısından fazlası kayınvalideyle yaşama karşı çıktı, evliler ise daha ılımlı baktı. Eğitim yükseldikçe “Kayınvalidemle yaşayamam” diyenlerin oranı da artış gösterdi. İlkokul mezunlarının yüzde 33.2’si, üniversite mezunlarının ise yüzde 57’si kayınvalideyle yaşamayacağını söyledi. Kırsal alanda yaşayanların yarısından fazlası bu fikre sıcak baktı. Büyükşehirlerde yaşayanların yüzde 43.8’i kayınvalideyi aynı evde ömür boyu istemediğini söyledi. Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu’da ise “kayınvalidemle aynı evde yaşayabilirim” diyenlerin oranı diğer bölgelerden yüksek çıktı.

Eşcinsel
evlilik bize uymaz!

“Bazı ülkelerde olduğu gibi insanlar hemcinsleriyle evlenebilmeli midir?” diye sorulan katılımcılar eşcinsel evliliğe şiddetle karşı çıktı. Katılımcıların yüzde 92.2’si eşcinsel evliliğe kesinlikle katılmadığını söylerken, “Katılıyorum” diyenler yüzde 3.6’da, kısmen katıldığını söyleyenler ise yüzde 4.1’de kaldı. Büyükşehirde yaşayanlar genel ortalamanın üzerinde eşcinsel
evlilik fikrine katılırken, kırsal alanda bu fikre katılım çok az çıktı.

İdeal çocuk sayısı 2

Evlilerin yüzde 30.7’sinin iki çocuğu, yüzde 17.7’sinin üç çocuğu olduğu, yüzde 16.1’inin ise bir çocuğu olduğu görüldü. Evli çiftlerin yüzde 12’si ise çocuğu olmadığını söyledi. Altı çocuk ve üzeri ailelerin oranı ise yüzde 7.8 çıktı. Eğitimin çocuk sayısında belirleyici olduğu da görüldü. İlkokul ve altında eğitimi olanlarda ortalama çocuk sayısı 3.4 oldu, bu oran ortaokul ve lise eğitimlilerde 2.8’e, üniversite mezunlarında ise yüzde 2.1’e düştü. “Sizce bir ailenin ideal çocuk sayısı kaçtır?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 47.3’ü iki çocuk dedi. Katılımcıların yüzde 5.7’si bir çocuk, yüzde 28.6’sı üç çocuk, yüzde 10.7’si 4 çocuk derken, beş çocuk ve üzeri diyenlerin oranı 6.1 oldu. Genel ortalama ise 2.84 çıktı.

Evliliğin can simidi

“Çocuk evliliği kurtarır mı?” sorusuna ise çoğunluk “evet” dedi. Katılımcıların yüzde 38.7’si çocuğun evliliği kurtardığı görüşünde olduğunu söylerken, yüzde 33.1’i de bu görüşe kısmen katıldığını söyledi. “Çocuk evliliği kurtarmaz” diyenler yüzde 28.2’de kaldı. Evliler ve bekârlar çocuğun evliliği kurtaracağını düşünürken, boşanmışların yüzde 68.4’ünün “kurtarmaz” demesi dikkat çekti. Erkekler, çocuğun evliliği kurtardığı fikrine kadınlara oranla daha fazla katıldığını da ortaya koydu. Buna göre, erkeklerin yüzde 40’ı “kurtarır”, yüzde 35.1’i de “kısmen” derken, kadınlarda bu oranlar daha düşük çıktı.

Önce çocuğum gelir

Ankete katılanlardan “anne-baba, eş veya çocuğunu yakınlık sırasına göre sıralaması” istendi. Evliler birinci sırada çocuğunu söylerken, bekârlar anne ve babasını seçti. Anne ve babasını seçenler sırasıyla yüzde 41.4 ile bekârlar, yüzde 16.3 ile evliler, yüzde 32.5 ile boşanmışlar eşini seçenler ise daha yüksek oranda evliler oldu (yüzde 34.1). Bekârlar yüzde 29.8, boşanmışlar yüzde 10, dullar ise yüzde 19.4 oranlarla eşlerini seçti. Çocuğunu seçenler arasında ise başta eşini kaybetmiş dullar geldi (yüzde 61.3). İkinci sırada evliler yüzde 49.7, üçüncü sırada boşanmışlar (yüzde 57.5), son sırada ise yüzde 28.9 ile bekârlar yer aldı.

GÖRÜŞLER

Katolik İngilizle evli Türk kızı anlatıyor
Nazer Bullen (34 yaşında, Halkla İlişkiler Müdürü)

“10 yıldır İngiltere’de yaşıyorum ve 5 yıldır bir İngiliz’le evliyim. Eşimin ailesi Katolik ve eşimi de öyle yetiştirmeye çalışmışlar, yine de dinine pek bağlı olduğu söylenemez.

Bense katı olmamakla birlikte, tipik bir Müslüman ailenin kızıyım, Kuran kurslarına gittim, din derslerinde hep başarılıydım. İnsanlara yardım eli uzatmayı, onlarla beraber ağlayıp gülmeyi hayat felsefesi haline getirmiş, dinin gereklerini tam olarak yapamasa da kalbinde kötülük barındırmayan biriyim.

Eşimle de ilk tanıştığımızda kafamda soru işaretleri vardı. Ancak, kültür ve din ayrılığı konusunda onu tanıdıkça sorun yaşamayacağımızı anladım. Ailelerimiz de bu evliliğe karşı çıkmadı, hatta annesi beni ‘Allahın emri, peygamberin kavliyle’ diyerek istedi. Benim dinime saygısı da inanılmaz boyutta, hatta öyle ki Ramazan aylarında Türkiye’ye gittiğimiz zaman benimle beraber oruç bile tutuyor.

Camileri çok seviyor ve çocuğumuzun İslamı seçme ihtimaline itirazı yok. Ben İslamın medya tarafından terörizm olarak gösterildiği bir ülkede yaşıyorum ve bütün bunlara rağmen ne eşimin ne ailesinin bana karşı tutumu hiç değişmedi.”






Haber: Milliyet

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.