Raporda, Diyanet’in özerk bir yapıya kavuşturulması gerektiği belirtiliyor. Din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve cem evlerinin statüye kavuşturulması talepleri de yer alıyor. Alevi ve Bektaşilerin belli başlı taleplerini, demokrasi ve insan hakları temelinde ele alıp değerlendirme amacıyla düzenlenen Alevi Çalıştaylarının ardından hazırlanan rapor , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunuldu.
İlki 4 Haziran'da sonuncusu ise 30 Ocak 2010'da gerçekleştirilen çalıştaylara yaklaşık 400 kişi katılırken, katılımcıların büyük çoğunluğunu Alevi ler oluşturdu.
Çalıştaylarla kamuoyunun Alevi lik hakkındaki belli başlı değerlendirmelerinin, Alevi lerin temel sorunlarının ve çözüm önerilerinin öğrenilmesi, açılım bağlamında kamuoyunda oluşabilecek reflekslerin tespit edilmesi, birlik, beraberlik ve kardeşliğin önündeki engellerin belirlenmesi, bir yol haritası için gerekli bilgi akışının sağlanması hedeflendi.
Çalıştayların sonunda hazırlanan ön rapor da, çalıştay sürecinde, 'Ulusal ve uluslararası alanlarda yer bulan ve yer yer sert sayılabilecek çıkışlarla da takviye edilen söylemlerin, soğukkanlı bir şekilde ele alınması için konunun belli başlı taraflarının kademeli olarak bir araya getirildiği belirtildi.
Akademisyenler, ilahiyatçılar, sivil toplum kuruluşları, medya ve siyaset alanlarından çoğunluğunu Alevi lerin oluşturduğu 43 kişinin katıldığı değerlendirme oturumunda, ' Alevi lik: Çerçevelendirme Sorunları, Kimlik ve Beyan Sorunları, Anayasal ve Hukuksal Sınırlar, Diyanet İşleri Başkanlığı, Zorunlu Din Dersleri, Madımak Oteli'nin Düzenlenmesi, İnanç Rehberleri (Dedelik), Cemevlerinin Statüsü'nün tartışıldığı hatırlatılan rapor da, birçok konuda Alevi -Bektaşi katılımcılar arasında da görüş ayrılıklarının bulunduğunun gözlemlendiği ifade edildi.
'ALEVİLİK: İNANÇ VE ERKAN YOLU'
Alevi liğin içeriği ve tanımlanması konusundaki hassasiyetin, genellikle devletin Alevi liğe bir çerçeve çizeceğinden duyulan kaygılardan kaynaklandığının anlaşıldığı belirtilen rapor da, ilk oturumlarda tepki gösterilen başlığın, ilerleyen süreçte soğukkanlı şekilde ele alındığı, Alevi liğin İslam üst başlığı altında 'Hak-Muhammed-Ali' kavramları etrafında oluşan bir inanç ve erkan yolu olduğu konusunda tam bir uzlaşma sağlandığı vurgulandı.
'DİYANET ÖZERK OLSUN'
Yaygın Alevi söyleminin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın meşruiyetine eleştirel baktığı ve uzun vadede tutarlı bir laikliğin icrası açısından Diyanet'in lağvedilmesini savunduğu belirtilen rapor da, çalıştay sonucunda bu beklentinin, Başkanlığın mevcut koşullardaki pozisyonu da ele alınarak, rasyonel olmadığı konusunda taraflar arasında mutabakat sağlandığına dikkat çekildi.
Çalıştayda, Başkanlığın lağvedilmesini isteyenlerin bile, bugünden yarına bunun çok da mümkün olamayacağını, ancak Başkanlığın daha sivil bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade ettikleri kaydedildi.
Katılımcılar, Diyanet'in İslam'ın tüm yorumlarını da içine alacak şekilde orta ve uzun vadede özerk bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtirken, ileride dini vergi uygulamasının başlatılmasının da türlü inanç ve din örgütlenmeler arasındaki barışı arttıracağı vurgulandı.
ZORUNLU DİN DERSİ
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılmasının derinlemesine müzakere edildiği bildirilen rapor da, dinler, mezhepler ve inançlar üstü bir din öğretimine tüm vatandaşların ihtiyacı olduğunun teyit edildiği belirtildi.
Bununla birlikte 'zorunluluk' ifadesinin Alevi ler arasında siyasi ve kültürel nedenlerle açık bir rahatsızlık yarattığı yönündeki görüş de rapor da yer aldı.
Katılımcılar, ders müfredatının tüm toplum kesimlerince kabul görecek bir üst dille ve tarafları rencide etmeyecek perspektifle hazırlanmasına duyulan ihtiyaç konusunda görüş birliğine varırken, isteğe bağlı din eğitiminin de ilgili grupların üzerinde mutabık kaldıkları bir müfredatla gerçekleştirebileceklerini müzakere etti .