You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)

Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)

Posting Freak
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
Aleviler ve namaz konusunu bir kaç boyutuyla ele almak gerekiyor. Çünkü Alevilerin sürekli olarak maruz kaldığı soruların başında “neden namaz kılınmıyor” sorusu geliyor. Hem neden namaz kılınmadığını –basta inançsal boyut olmak üzere- açıklamak gerekiyor hem de böylesi bir soru sorma hakkının nerden doğduğunu irdeleyip netleştirmek durumundayız.Her Alevi mutlaka ömrünün birden fazla döneminde “siz Aleviler neden namaz kılmıyor, camiye gitmiyorsunuz?” sorusuyla karşılaşmıştır. Aslında anında tür kişilere verilmesi gereken cevap tereddütsüz “siz Sünniler neden cem evine gelip cem ibadeti etmiyorsunuz?” karşı sorusu olmalıdır. Ancak ne var ki asırların getirdiği iktidar özgüveni ile Sünni inançlı kişi istifini hiç bozmadan Alevilere yönelik iğrenç iftiraları “soru” biçiminde dile getirerek devam eder. Ne yazık ki asırlardır baskı altında yasayan Alevi sinmiş bir şekilde, soruyu iade etmek ve gereken reaksiyonu göstermek yerine susar veya anlamsız cevaplarla geçiştirmeye çalışır.“Siz Aleviler neden camiye gidip namaz kılmıyorsunuz?” sorusu öyle masum bir soru değildir.
Alevi inançlı kişi çıkıp diyemiyor ki, “size ne bundan. İnancımı sorgulama hakkini nerden aldınız? Siz kim oluyorsunuz ve ne hakla benim inancımı sorguluyorsunuz? Ben sizin inancınızı sorguluyor muyum? Ben sizin inancınız sorgulamıyorum ama siz ısrarla benim inancımı sorguluyor, aşağılıyor, alay ediyor, fırsatını buldu mu da fetva verip katlediyorsunuz. Ne sizin ne de başka kimsenin benim ibadet seklini, tarzını, biçimini, içeriğini sorgulama hakki yoktur”. Ancak bu tür cevaplar verilmiyor.

Asırlardır baskı altında olan ve günümüzde de baskıyı yasayan bir toplumun fertleri kolay kolay bu tür cevaplar vermiyor. Ama biliniyor ki bu hep böyle gitmez. Biz Aleviler de günün birinde iki kelime Arapça’yla kendisini imanlı geri kalanları kafir sanan yobazlara gereken cevapları vereceğiz. Kimse bu “cevap vereceğiz” söyleminden şiddeti anlamasın. Bizler kimden ve nerden gelirse gelsin her tür şiddetin, baskının karsısındayız. Bütün tahriklere rağmen, baskılara rağmen karşısında olmaya da devam edeceğiz. Ancak bizlere soru sorunlarda cevap vermek bizlerin hakki olsa gerek. Kimseyle kavga edelim gibi bir düşüncemiz yok. Asırlardır kavgalardan, baskılardan çok çektik. Kavgaların, şiddetin olmadığı bir dünya özlemi içerisindeyiz. Artık acısız ve kavgasız yasamak istiyoruz. Aleviliğimizin kabul gördüğü eşit ve özgür bir şekilde, Alevi olmanın aşağılanmak olmadığı, farklılığın zenginlik olarak görüldüğü, Aleviliğimize saygı duyulduğu bir dünyada yasamak istiyoruz. İstediklerimiz çok şeyler değil. İstemlerimiz en insani istemler. Nasıl ki bizler başka inançtan insanlara saygı duyuyorsak başka inançtan insanlarda inancımız olan Aleviliğe saygı duymak zorundalar. Ne yazık ki Aleviliğimize saygı duyulacak yerde küfür ediliyor. En basitinde inancımız Alevi olmayanlar tarafından sorgulanıyor ve onlara göre bir tanımla tanımlanmaya çalışılıyor. Biz diyoruz ki “biz Aleviyiz ve Alevilik böyledir” onlar ısrarla diyor ki; “ hayır siz başkasınız”.
Alevi olmayan birileri diyor ki “Alevilik bir tarikattır ve Aleviler camiye gidip namaz kilsin”. Her halde böylesi bir durum başka bir yerde yok. Biz Aleviler kendimizi nasıl tanımlıyorsak başkaları da bizleri bu tanımla kabul etmek zorundalar . Ne yazık ki Aleviliğimize saygı duyulmuyor, Alevi inanç gerçekliğimiz kabul edilmiyor. Israrla bizler Sünnilik dayatılıyor. Aleviliğimiz aşağılanıyor. Asırlardır birikmiş olan önyargılar “sende mum söndü yaptın mi” gibi ahlak dişi sorular sorularak onurumuz rencide ediliyor. Bu anlamda onuru rencide edilmeyen Alevi yoktur. Lütfen kimse bu belirtilenleri ajitasyon, propaganda olarak algılamasın. Bazı aydın geçinen kişilerin bile beyinlerinin arka planında “mum söndü” olayı vardır. Peki ne yapacağız? Anlaşılıyor ki daha çok bu tür aşağılık iftiralarla karşı karşıya kalacağız, daha çok ibadet anlayışımız sorgulanacak. Her şeyden önce doğrularımızı ısrarla savunacağız. Doğrularımızı birilerinin hoşuna gidecek şekilde yansıtmayacağız. İnancımızın özü neyse onu olduğu gibi yansıtacağız. Ne eksik ne fazla doğrularımızı olduğu gibi savunacağız. İbadet anlayışımızı ve namaza bakışımızı olduğu gibi anlatıp savunacağız, savunmalıyız.Namaz bir ibadet biçimidir. Sünni anlayışın mutlaklaştırdığı bir ibadet biçimi. Biz aleviler namaz kılmayız. Elbette isteyen kılar, isteyen kılmaz. Bu, yalnız o kişinin bileceği bir istir. Başka kimseyi ilgilendirmeyen bir durumdur. Ancak bizlerin bu yaklaşımı karşısında ayni saygıyı görmüyor. Biz aleviler sürekli “neden camiye gidip namaz kılmıyorsunuz?” sorusuyla adeta adeta ***** ediliyoruz. Çünkü bu soruyu soran kişiler Müslümanlığı, İslam dinini namaz ve benzer biçimsel ibadetlere indirgiyorlar. Onlara göre her Müslüman kendileri gibi ibadet etmelidir. Eğer kendileri gibi ibadet etmiyorsa Müslüman değildir. Madem aleviler Müslümanim diyor o halde camiye gidip namaz kılmalıdırlar. Bunu yapmıyorlarsa, yani camiye gidip namaz kılmıyorlarsa Aleviler dinsizdir! Nitekim tarihte verilen fetvalar Alevilerin dinsiz olduğu ve katledilmelerinin vacip olduğu seklindedir. Ayni zihniyet devam ediyor. Zaman değişmiş olsa da, coğrafyalar farklıda olsa, teknolojide gelişmiş olsa bu zihniye için bir şey fark etmiyor. Alevilik kabul edilmiyor. Alevinin farklı olduğu ve bunun bir zenginlik olduğu görmezlikten gelinip, illa Alevilere kendi inanç anlayışı dayatılıyor. Biz aleviler bu dayatmaları tarihte olduğu gibi günümüzde de ne pahasına olursa olsun kabul etmeyeceğiz. Kabul etmeyeceğimizi ısrarla, tekrar tekrar söyleyeceğiz.Yukarıda da belirtmeye çalıştığımız gibi namaz biz Alevilere göre biçimsel bir ibadet seklidir. Biz Alevilerin temel inanışı ibadeti biçimsel olmaktan çok öz´e bağlı kalarak yerine getirmektir.Bilindiği gibi namaz Farsça bir kelimdir.
Namaz kelimesin Kuran´da ki karşılığı salat´tir. Salat ise dua, tanrıyı içten anıp selamlama anlamına geliyor. Allah´i içten anıp selamlamanın, duanın ise biçimi, sekli yoktur. Dua, insanin Yaratıcı ile beraberliğidir. Bunun için belli bir saat, mekan, kural yoktur. İnsan istediği vakit, istediği dilde, istediği şekilde dua edebilir, Yüce Yaratıcısına şükür edebilir. Yüce yaratıcıyı anmak, Yaratıcıyla dolu olmak, bir araya gelmek için belli bir zaman dilimi yoktur. Bu her an olmalıdır ve her anda mümkündür. İbadeti belirli zamanlarla sınırlayan kendisini biçimsel kurallar ve şekillerden arındırmamış demektir. Böylesi şekilsel bir kuşatma ise yaşamın gayesine ters bir durumdur.Bazıları ibadeti biçimsel kurallarla sinirliyor. Çokça tekrarlamak durumunda kaldığımız gibi biz Alevilerde ise ibadeti kalıplaştırmak yoktur. elbette ibadette belirli kurallar olması gerekiyor. Özellikle toplumsal olarak yerine getirilen ibadetin kuralları vardır. Ancak inancın temelidir gibi bazı yanlış uygulamalarla sırf ibadet olsun diye ibadet, ibadetin gayesini yok saymak demektir. Biz Alevilere dayatılanda budur. Deniliyor ki; “aleviler illa camiye gidin, namaz kilin”. Amaç burada ibadet ise aleviler zaten toplumsal olarak cemde ibadetlerini yerine getiriyorlar. Aleviler kimseye, “cemevine gelip cem ederek ibadet edin” gibi bir dayatmanın sahipleri değiller. Aleviler “herkesin inancı kendisine” ilkesi ile hareket ederken başkaları ısrarla Alevilere dayatmalarda bulunuyor. Hem de inançsal anlamda temeli olmayan gerekçelerle.
Amacımız burada Alevilerle Sünniler arasındaki inanç farklılığını bütün boyutlarıyla tartışmak değildir. Amacımız ısrarla Alevilere dayatılan “günde beş (5) kez namaz kilin böylece iyi bir Müslüman olursunuz” gibi inancı biçimsel kurallara indirgeyen, hatta neredeyse bunu inancın özü sayan mantığın yanlış olduğunu belirtmektir. Namaz, neredeyse birileri tarafından inancın asil gayesi haline getirilmiştir. “günde beş vakit namaz kılan kişi iyi bir insandır ve yaşamı anlamına uygun yasayan kişidir, kılmayan ise münafık, kafir kişidir” gibi bir anlayış ortaya çıkmıştır. Aleviler asırlardır bunun inancın özüne ters bir tutum olduğunu belirtmişlerse de, siyasi anlamda iktidarda olmadıklarından dolayı seslerini kimseye duyuramamışlardır. İnancın asil özünü takip edip uygulamak yerine gösteriş için yapılan fiillerle zamanını harcayanlara Maun suresinde söyle ikaz edilmektedir: “Dini yalanlayan gördün mü? İste yetimi itip-kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. İste namaz kılanların vay haline, ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar, onlar gösteriş yapmaktadırlar, ve ufacık bir yardımı da engellemektedirler”. Biz Alevilerce anlaşılması gereken en önemli nokta burasıdır.Konun daha iyi anlaşılması ve doğrularımızın bilince çıkarılması için bazı tekrarları yapmak durumunda kalıyoruz. Konuya hakim olanların anlayışına sığınıyoruz.
Önceki satırlarda da belirtmeye çalıştığımız gibi namaz Farsça bir kelimedir. Kuran da ki karşılığı Salat´ir. Salat´in anlamı ise Allah´i içten anıp selamlama ve duadır. Bu gün egemen Sünni anlayışın günde beş vakit kıldığı ve Alevilere dayattığı ve neredeyse dinin temeli saydığı namaz ibadetinin Kuran da beş vakit olduğu yönünde acık bir beyan yoktur. Madem namaz inancın özü sayılacak kadar önemli bir ibadet neden Yüce Yaratıcı bu konuda acık ve kesin hükümler ortaya koymasın?Aleviler namazı ret etmiyor. Nitekim cem ibadetinde halka namazı sekilinde ibadetlerini yerine getiriyorlar. Ancak bu namaz hiç bir şekilde egemen Sünni anlayışın namazıyla benzer değildir. Bazıları çıkıp diyebilir ki: “su kadar milyon insan namazı böyle kılıyor da siz aleviler neden farklı anlıyor ve uyguluyorsunuz?” Hemen belirtelim ki çoğunluk her zaman doğru yapıyor anlamına gelmez.
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 07/01/2010, 14:12, Düzenleyen: zümre.
Posting Freak
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
Serkancım çok güzel ve hassas konuları içtenlikle paylaşmışsın öncelikle bunun için teşekkür ederim.İzin verirsen düşüncelerinde bir kaç noktaya deyinmek ve şahsi fikirlerimi eklemek istiyorum;

Evet Ehlibeyt sevdası olan İmam Ali aşkıyla yaşayanlar yüzyıllardır hep zalimlerin ve sözüm ona müslüman müsvettelerinin zulmüne adaletsizliğine maruz kaldı, günümüzde bile yer yer devam etmekte bu. Bu çerçevede yargılanan ve sorgulanan alevilerin en çok yanıldığı-sessiz kaldığı nokta namaz/cami konusu bu bir gerçek.
Bu neden namaz kılmıyosun neden camiye gitmiyosun sorularına cevap veremeyen alevi toplumu bence baskı yüzünden değil bilgisizliklerinden cevap veremiyor.

İkinci söylemek istediğim şey ise ehli sünnet insanlar neden bu kadar namaz ve cami konusunda takılı kalmışlar. Camiye gitmeyeni dinsiz ilan etmişler. Benim düşüncem ehli sünnet ibadetlerini biraz ezbere yapıyor.Camiye gidiyorlar ama gidenlerin çoğu savundukları şeyi bilmiyorlar.Örnek vereyim; benim çevremde bir çok sünni arkadaşım var ve bunlarla münazara ederken yaptıklarını düşüncelerini sorguladığımda bana mantıklı bir şey söleyemiyorlar, hatta bazıları o kadar ezberciki yolunu sürdüğü kişiler hakkında bile bilgi sahibi değil. Bu sadece sünni mezhebi için değil bu alevi toplumu içinde geçerli.Aleviyim diyo imam aliyi tanımıyo mesela.Kısacası bütün bu sorunların başı araplardan miras kalan cehalettir bence.

Son deyiniceğim nokta ise namaz mevzusu, Alevilerin içinde Pir Zöhre Ana'ya inancı ve itikatı olmayanlar namazı cem ibadeti olarak nitelendiriyorlar,bizim namazımız Cem'dir diyorlar. Ama Pire ikrar verenler biliyoki İmam Ali'nin kıldığı bir namaz var,ve Cem ayrı bir ibadet günde 3 vakit kılınan namaz ayrı bir ibadettir.Pirimizin sohbettede söylediği gibi cem halka namazıdır ve yalnız başına alevilierin ibadet şekli değildir.Pirin 3. kitabında da detayıyla anlatılacak olan namazı tüm bu yolu sürenlerin günde 3 vakit kılmasını temenni ederim.Özetle alevilikte hem cem ibadeti (halka namazı) hemde günde 3 vakit kılınan ve Pirin söyledeği İmam Ali'nin kıldığı namaz vardır. Zöhre Ana'yı bilmeyenler 3 vakit namazı bilmedikleri için ehli sünnetin namaz sorularına bizim namazımız yok cem ibadetimiz var diyor.Aslı olan Pirimizin söylediğidir. bu namazıda evimizde yada dergahımızda cem evlerinde kılabiliriz, cami olma şartı diye bişi yok, camiler ehli sünnetin,ömer osman ebubekir düşüncelerinin hakim olduğu mekanlardır.Hakka secde sadece camide yapılacak diye bişi yok. Camiyi Allahın evi diye tabulaştıran ehli sünnet bilmiyorki Allah'ın asıl evi Kalptir yürektedir...

Allah herkesin ibadeti kabul etsin...

[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Posting Freak
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
Namazın Alevilikteki karşılığı cem değildir.
"Alevinin namazı cemdir." sözü doğru değildir.
Namaz başka cem başkadır.
Halka namazı diye bir namaz da görmedim.

Muhammed- Ali'nin kıldırdığı 3 vakit namazı pirimizden öğrendik.
Namaz bizim uygulayabileceğimiz bir ibadettir, cem ise ancak post makamında oturan pirin yürüteceği bir ibadettir.
Sıradan insanlar cem yapamazlar, yapsalar da ben gidip onlara niyaz etmem. Niyaz ancak evliyaya verilir.
Cem kırklar makamının ibadetidir, eren- evliyanın semah dönüp, hak aşkıyla yandığı, Hak'la dilleştiği yüce bir ibadettir.
Biz, ancak pirin nasip etmesi halinde ceme girip, ikrar verip, insan olmaya, zararın neresinden dönersek kardır düşüncesiyle adam olmaya çalışırız.
Namaz ise yüreğimizi yumuşatan, hakkın huzurunda divan durarak, özümüzü yokladığımız ibadetimizdir.

Aleviler Muhammed- Ali namazı kılarlar. Bilmeyenler gelir Zöhre Ana'dan öğrenirler.
Bunu zor bulanlara Hz. Ali'nin şu sözünü hatırlatmak isterim:
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."
Çok şanslısınız Çin'e gitmeye gerek yok.
Ankara'da sonsuz ilim sahibi Zöhre Ana var.

Namazımız olduğuna göre camiye neden gitmiyoruz?
Zöhre Ana'nın verileriyle anlatayım:
Muhammed- Ali zamanında cami yoktu. Mübarekler "dam evi" denilen mekanlarda namaz kılar cem yürütürlerdi.
Hz. Ali, kapısında bulup büyüttüğü Mavya'nın oğlu Sıddık (zındık) tarafında namaz kılarken şehit edildi.
İmam Hasan'ı, sonra Hz. Ali'yi, son olarak da Hz. Hüseyin'i şehit eden Mavya saltanata geçerek hilafet makamını kurdu.
Paralı hocalar yetiştirerek dünyaya kendi kurduğu düzeni İslamiyet diye tanıttı.
Yaptırdığı camilerde Ehlibeyte yıllarca hakaret ve küfürler ettirdi.
Muhhammed- Ali adını zikredenlerin boynunu vurdurdu.
Ehlibeyt ocağını dağıttı, sevenlerini sürgün etti.
Kendine biat edenlere kimlik düzenledi. Dini: İslam , Mezhebi: Hanifi olarak yazdırdı. Camilerde din olarak kurduğu sahte yolu anlattı, insanların benini yıkadı.
Bu yalan, iftira ve şer yuvalarından Ehlibeyt'e inananlar uzak durdular.
Bu camilerde yetişen cemaat gerçek yolunu yitirdi, unuttu, Mavya'nın zulmünü benimsedi, görmezden geldi ve onun zalim yolunu yaşattılar.
Günümüzde de Sivas'ta, Maraş'ta camiden çıkanlar Alevileri yaktı, astı, kesti, namusuna kastetti, yani tarih tekerrür etti.

Camiler, Mavya'nın siyaset okuludur.

Bir Alevi'nin camiyi ibadethane olarak görmemesinin nedeni budur.

Türkiye'de gerçek ibadet mekanı tektir.

]O da Pir Zöhre Ana mekanıdır[/color].

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 07/01/2010, 21:25, Düzenleyen: Dogan.
Posting Freak
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
Bu gün egemen Sünni anlayışın günde beş vakit kıldığı ve Alevilere dayattığı ve neredeyse dinin temeli saydığı namaz ibadetinin Kuran da beş vakit olduğu yönünde acık bir beyan yoktur. Madem namaz inancın özü sayılacak kadar önemli bir ibadet neden Yüce Yaratıcı bu konuda acık ve kesin hükümler ortaya koymasın.
Kur'anda namazın vakitleri yazmıyor,orucun gün miktarı yazmıyor diyorsunuz,dedikleri cevap şu;Peygamberimiz Hadislerinde söylemiş.O halde Kur'an niye indi.Madem bu kadar önemli şeyler niye yazmazki dinin anayasası olan Kur'anda.
Ne biliyorsun 3 vakitten 5 vakite çıkmadığını veya ne biliyorsun orucun 30 gün olacağını.Bende şimdi kafamdan bişey uydururum,peygamber hadisiydi derim,gelin de ıspatlayın.
Sahih hadis diyorlar, güya Peygamberimizin gerçekten söylediği sözlermiş,1600 yıldır ne değişmediki O sözler de değişmesin.
Kaldıki 1600 yılda Şahımerdan Ali önemsenmedi,Oğullarının adları anılmadı,yasları tutulmadı,Ehlibeyt hiçe sayıldı haşa,Peygambere iftiralar atılıp küçük çocukla evlendirildi haşa,bir sürü kadınla evlendirildi haşa haşa,işlerine geldiği gibi kullandılar,Peygamberimizin sözlerine gelince uydurdukları şeyleri de hadis diye yutturuyorlar.
Peygamberimiz Muhammet Mustafa derki ; ALİ omuzumdaki baş gibidir .Yine başka sözünde de ; Ben ilim şehriyim ,ALİ onun kapısıdır,ilmi almak isteyen kapıya gelsin der.Peki bunu niye hiçbir din adamı sahih hadis diye ağzına almaz.


Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Senior Member
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
aslinda cok haklilar buyuklerimiz bize ogretmediler ve bize onlara boyun eydikk bisey diyemedikk ;-(ama cok sukurki zohre anam herseyi acikladi ve su an herseyi en azindan biliyoruzz bari bizler cocuklarimizi bu yolda egtip ogretelimm bilgisiz cahil kalmasinlar hepimizin boynunun borcu madem once bilmiyorduk bu kadar acikl neyi bekliyoz o zaman birlikte olalimkiii onlara laf vermeyeleimm ,,,,arkadaslar eskiden turbelerimize laf tarlardi simdi erkek li bayanli turbelerimiz onlarla dolmus tasiyoooo ankarada sahit oldumm oysaki camilerinde ayrilar kadin erkek turbede ne isleri var hani alevilere laf atarlardi simdi taslara nere olsa yapisiyolar medet umuyolar yinede allahla kulun arasina kimswe giremez DUA edelimki hatta gozumuzu acalimda bugunn atip tutan ZOHREANAMIZI elimizden almasinlar gerci zor ama bunlar mavya tohumu belli olmaz....yinede hepinizi ve kendimi pirime emanet ediyorumm pirim bunlari bunlar gibilerinin serrini bizlerden uzak eylesinnnn.....ALLAH ALLAH BU YOLA CAN KURBAN YAPABILENE......saygida kusur etdiysem af ola.....sevgiler
Posting Freak
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
Kendi insanımız çeviremedilermi arkasını halaka namazına çeviriyorlar olmayan halakayı ne karıştırıp duruyorsunuz'ki.
Namazı kılıyorsanız namazdır kılmıyorsanız namazlıktan çıkar.
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.

ZÖHRE ANA
Member
Alevi İnanç Gerçekliği Ve Namaz (Alıntı)
Başka zaman değilde özellikle ramazanda camiye götürmeye çok uğraşıyorlar.Okadar sünninin arasında iki kişiydik.Ben kendi ibadetimi yaptım onlarda kedilerininkini alıştılar şimdi .camiye gidelim demiyorlar.Alahın bizim namazımıza ihtiyacı yok kul olarak bize bağışladığı her güzellik için minnettarlığımızın sevgimizin göstergesidir.Allahım kabul ederse
Helal kaynamayan aş aştan sayılmaz.
Hak için akmayan yaş yaştan sayımaz.
Gövdem üzerinde başım var deme.
Secdeye inmeyen baş baştan sayılmaz.
Hacı Bektaşi Veli.
"Aşağılık insanlarla yakınlaşmaktan kaçın, onlar ki yapmacık sevgilerini gösterip içlerinde kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğun sürece sana sevgi duyarlar, verili olmaktan geri kalırsan sana zehirlerini akıtırlar."
ҳ̸Ҳ̸ҳHZ. ALİҳ̸Ҳ̸ҳ

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.