Alevi-Bektaşiyle Fethullah Gülen...
mustazaf yazdı:insanları hak yola ulastıran mezheplerin müspet ilimlerle pozitif ilimleri bünyesinde barındıran düşüncelerin insanlığa katkı sunduğu kanısındayım..aleviliğin bu misyonu var mı tartısılır..ama bir çok islami mezhebin dahası kuranın mesajı bu yönde dersek yanlıs bir sey söylemeyiz sanırım..
Öncelikle kimsenin inandığı değerlere benim gibi düşünmediği için saygısızlık etmek istemediğimi belirtmek istiyorum. Herkes kendi inancından sorumlu,herkes başkasının inancına saygı duymalı diye düşünüyorum.Tabii uygulamada halen türkiye toplumu olarak sıkıntılar yaşıyoruz. Bunun da sebebi zannedersem demokratik bir toplum olamayışımız ve demokrasiyi benimsemeyişimizden kaynaklanıyor olması.
Tartışmayı egomuzdan kurtarıp bilimsel,gerçekçi temellere dayandırmamız için sizin cümleleriniz arasında var olan "Hak Mezhep" kavramını öncelikle konuşmamız gerekir. "Hak mezhep"'i çözmeden yapılan tüm konuşmalar boşuna olacaktır.
Şimdi konuya dönecek olursak.Şu yalanı ortadan birdefa kaldırmamız lazım. "Hak Mezhep" kavramı egemen din anlayışını temsil eden akımların topluma ezberlettiği kesinlikle dinde olmayan bir söylem,bir palavradır.Hak mezhep olarak görülmeyen diğer inançlı insanlar batıl inanca mı sahip oluyorlar acaba. Dünyada %60 oranında "hak mezhep"e sahip insan var. Geriye kalan %40 ne oluyor?
Sunni inançta her daim emevi arabı gibi bir üstünlük duygusu,üstün gelme gayreti görmekteyiz. Hep ötekileştirme çabası güdülüyor.
Mezhep kelime anlamı olarak;bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen isim ise ve İslam tarihinde Peygamberimiz zamanında mezhepler yok ise,Allah bu mezhepler için peygamber göndermediyse kim ne hakla,kim ne curetle 4 hak mezhep kavramından bahsedebilir.
Allah adına yalan uydurmanın bir yolu da mezhepleri din haline getirmek olmuştur. Mezhepler birer din, mezhep imamları tenkit üstü birer Peygamber haline getirilince İslam adıyla ortaya konan karışımın kaçta kaçının Allah’a, kaçta kaçının şuna buna ait olduğunu belirlemek, halk kitleleri için imkan dışına çıkar ve bu durum din adı altında bir kaosu insanlığın başına musallat eder.
Aradan yüzlerce yıl geçmesine, insanlık boyut değiştirmiş olmasına rağmen hiç kimse bu eskimiş ve bir kısmı komedi haline gelmiş yorumlara dokunamaz. İşte zulüm ve Allah’a iftira budur. Bu zulüm yüzündendir ki gerçek İslam bilginleri, samimi din görevlileri Allah’ın saf ve berrak Kuran dinini yüzyılımızın insanına olduğu gibi anlatmaya kalktıklarında sadece zorluklarla değil engeller, iftiralar ve suçlamalarla karşılaşabilmektedirler. Buna karşı çıkanlar, görünüşte dini kabul ettiklerini söyleseler de inkarcıdırlar.
Palavraları bırakıp artık gerçeği görmeniz lazım .Müspet ilim,Pozitif bilim bunlar çok süslü kulağa hoş gelen kelimeler. Keşke Müslüman dünya bu söylediğiniz yolda gidebilseydi.
Müspet ilimleri içerisinde barındırdığını ifade ettiğiniz mezhepere dahil olan "İnsanlığın Düşmanı"
bazı canavarlar ; alemlerin rahmeti bir yaratıcının gönderdiği ve alemlerin rahmeti bir peygamberin gösterdiği dinden,ilimden,yoldan eser olsaydı,minarelerinden yirmi dört saat ezan yükselen bir kentin ortasında diri diri insan yakılması (2 temmuz sivas katliamı) yeri-göğü inletirdi ve bunun öncülüğünü "misyon sahibi,hak mezhep"e sahip dindarlar yapardı. Yaptılar mı? Hayır ! O zaman Hak nerede?
Alevilik, Muhammed Ali yoludur. Bu yolun güzelliğini görmek her kula nasip olmaz. Ancak Allahın aslanı Şahımerdan Ali isterse bu gerçekleşir.
Aleviliğin inancı da ibadeti de dünyada eşi benzeri olmayan bir değere sahiptir. Aleviliğin misyonu var mıdır yok mudur tarzında bir soruyu ancak kusura bakmayın cahil insanlar sorabilir. Bizim tartışacağımız konu var veya yok olması değil bu misyonu gerçekleştirme durumudur.