You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

AKP provokasyonu son hız devam ediyor!

AKP provokasyonu son hız devam ediyor!

Posting Freak
AKP provokasyonu son hız devam ediyor!
AKP provokasyonu son hız devam ediyor!

Evet, sayın seyirciler; AKP’nin provokasyonları son hızla devam ediyor. Şimdi içinizden hangi provokasyonu diye geçiriyorsunuz. Haklısınız, adamlarda provokasyon bir değil ki…


Efendim, söz konusu provokasyon, uzun süredir gündemde olan Suriye provokasyonu. Biliyorsunuz Tayyip-Gül ikilisinin birbiri ardına yaptığı çıkışlarla savaşın eşiğine getirdikleri Suriye meselesinde sona doğru koşar adım gidiyoruz. Gerçi Tayyip ameliyat olduğu için son birkaç gündür Suriye ile ilgili tehditlerini duyamıyoruz ama sağolsun Davutoğlu hasta yatağındaki Tayyip’i aratmıyor. Son olarak Davutoğlu tarafından açıklanan 9 maddelik bir yaptırım planı gündeme geldi. Önce bu yaptırımların ne olduğunu görelim:

1- Suriye’de halkıyla barışık meşru bir yönetim işbaşına gelene kadar Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi mekanizmasının askıya alınması.

2- Suriye’de temel liderlik kadrosu mensubu olup, haklarında halka karşı şiddete ve hukuk dışı yöntemlere başvurduklarına dair iddialar bulunan bazı yetkililere seyahat yasağı konulması ve bu kişilerin ülkemizdeki mal varlıklarının dondurulması. Suriye rejiminin kuvvetli destekçisi konumundaki bazı işadamlarına da benzer tedbirlerin getirilmesi.

3- Suriye ordusuna her türlü silah ve askeri malzemenin satış ve tedarikinin durdurulması.

4- Türkiye toprakları, hava sahası ve karasuları kullanılmak suretiyle üçüncü ülkelerden Suriye’ye silah ve askeri malzeme transferi yapılmasının uluslararası hukuka uygun olarak engellenmesi.

5- Suriye Merkez Bankası ile ilişkilerin durdurulması.

6- Suriye hükümetinin Türkiye’deki finansal mal varlıklarının dondurulması.

7- Suriye hükümeti ile kredi ilişkilerinin durdurulması.

8- Mevcut işlemler hariç Suriye Ticaret Bankası ile işlemlerin durdurulması.

9- Suriye’deki altyapı projelerinin finansmanı için imzalanan Eximbank kredi anlaşmasının askıya alınması.

Görüldüğü gibi Suriye ile bütün siyasi ve ekonomik ilişkilerimiz kesilmiş bulunuyor. Ama hepsi bu değil. 3. Maddeye karşılık olarak, Özgür Suriye Ordusu denilen isyancı askerlerin örgütüne her türlü desteği de Türkiye sağlıyor. Geçenlerde bir İngiliz gazetesine verdiği demeçte Beşar Esad’ın da değindiği gibi bu sözde özgürlük ordusuna en büyük destek Türkiye tarafından veriliyor.

En son geçtiğimiz günlerde Hatay’da bir araya gelen Suriyeli muhalifler, ortak hareket etme kararı aldılar. Konu ile ilgili olarak medyada çıkan haberlerde “Suriye muhalefetinin en büyük çatı kuruluşu olan Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) Başkanı Burhan Galyun, Suriye’de ordudan ayrılan askerlerin kurduğu ‘Özgür Suriye Ordusu’nu Türkiye’den yöneten Albay Riad El Esad’la Hatay’daki mülteci kampında bir araya geldi. Türk Dışişleri’nin bilgisi dahilinde gerçekleştirilen görüşmede, Suriye muhalefetinin siyasi kanadının başkanı Galyun, Özgür Suriye Ordusu lideri Albay Riad El Esad’a ‘destek olma’ sözü verdi.”

Tayyip’in Suriye çıkışları ve Davutoğlu’nun yaptırımlarından en çok memnun kalan ülkeler ise ABD ve İngiltere oldu. Her iki ülkenin dışişleri yetkilileri yaptıkları açıklamalarda Türkiye’nin tavrından ne kadar memnun olduklarını anlata anlata bitiremediler.

Tayyip şimdi ABD ve İngiltere’nin gazlamalarından sonra gemi iyice alacak. ABD’nin stratejik müttefikliğine güvenip aleme posta koyan Tayyip’e Obama’nın son açıklamasını hatırlatarak son verelim: “ABD’nin İsrail’den daha önemli bir müttefiki yoktur”.
Mısır meselesi ve Aydınlıkçılar

Aydınlıkçıların kafaları bu aralar yine karışık. Mısır meselesinde nasıl tavır alacaklarına bir türlü karar veremiyorlar. Tahrir Meydanı’na toplanan eylemcileri bir destekliyorlar bir “Sorosçu” diye karşı çıkıyorlar.

Eylemciler Tahrir Meydanı’nı doldurup Hüsnü Mübarek’i devirdiklerinde sevinçten göğe uçan Aydınlık, “Tayyip sonun Mübarek olsun” manşetiyle çıkmıştı. Bir süre Mısır’daki eylemleri destekleyen Aydınlıkçılar, geç de olsa meselenin özünü kavradılar ve Tahrir eylemcilerinin emperyalizmin piyonu olduğunu gördüler. Ancak geçtiğimiz günlerde Aydınlıkçıların teorik dergisi Teori’de Samir Amin’in bir yazısı yayımlandı. Dünyaca ünlü Mısırlı Marksist iktisatçı Samir Amin, Mısır’daki eylemleri destekliyordu.

İşin trajikomik tarafı, Aydınlıkçıları bu kafa karışıklığı konusunda uyaranların Odatvciler olması. Geçtiğimiz günlerde Odatv’de “Aydınlıkçıların kafası hangi konuda karışık” başlıklı bir yazı yayımlandı. Yazıda, Teori dergisindeki Samir Amin’in yazısı ve Aydınlık grubuna ait Kaynak Yayınları’ndan çıkan Teoman Alili imzalı “Küresel Irkçılığın Kurbanları” adlı kitap karşılaştırılarak sizin tavrınız hangisi diye soruluyor ve Aydınlıkçıların Mısır’a muhabir göndermesi öneriliyordu.

Bugüne kadar Aydınlıkçılarla beraber ortak, daha doğrusu yanlış, tavır alan, sitelerinde Aydınlık reklamı yapan, hatta yazar kadrosu içinde Aydınlık yazarlarının bazıları da bulunan Odatv’nin Aydınlık’a ayar vermesi, “yılların birikimi” Aydınlık için oldukça aşağılayıcı bir durum. Odatvcilerin dillerine de düştüler ya, ben artık Aydınlıkçılara hiçbir şey demiyorum.

Atlama haberciliğin sonu


[Resim: 13.jpg]



Tayyip’in başlattığı özür dileme furyasına geçtiğimiz günlerde Taraf gazetesi de katıldı. Nasıl mı?
25 Kasım günü Taraf gazetesi, ”Kayıtları gördü Silivri’ye koştu” manşetiyle çıktı. Önceki Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’i hedef alan haberde, Koşaner’in kendisine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının Balyoz davasında delil olarak kabul edilmesinin ardından Silivri’deki Balyoz davasını izlemeye gittiği belirtiliyordu.
Ancak gerçek, her zaman olduğu gibi Taraf’ta yazandan faklıydı. Aslında Koşaner’in Silivri’ye falan gittiği yoktu. Ama Tarafçılarda öyle bir Ordu düşmanlığı hasıl olmuş ki, ajanstan geçen Ordu ve Ordu mensupları ile ilgili her haberi bu düşmanlığa göre yorumlayıp manşete çekiyorlar.
Her neyse, gerçeği Taraf gazetesi de öğrendi ve ertesi gün bir “düzeltme ve özür yayımladı”. Özür metninde Taraf, bugün ilk sayfasından yayınladığı düzeltme ve özürde “Kayıtları gördü Silivri’ye koştu” başlıklı manşeti “ajanstan gelen haberi yanlış yorumladık” diyerek açıkladı. Gazete “davayı izlemeyen Koşaner’den ve okurlarımızdan özür diliyoruz” diyerek hatasını telafi etmeye çalıştı.
Gazetecilikte “atlatma haber” diye bir tabir vardır. Adı üstünde bir gazeteci, diğer meslektaşlarını atlatıp önemli bir konuyu haber yaparsa o haber atlatma haber olur. Bir de Taraf gazetesiyle literatüre giren “atlama haber” diye bir şey ortaya çıktı. Ajanstan geçen her haberi, doğru mu yanlış mı diye araştırıp soruşturmadan atlayıp manşete çekmeye deniyor. Gerçi Taraf’ın ajans dediği kimbilir hangi istihbarat örgütüdür, o da ayrı bir tartışma ya…


Dersimsporlu Bakan


[Resim: 14.jpg]


on zamanlarda PKK’ya karşı sivri çıkışlarıyla gündeme gelen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in gizli bir Dersimspor taraftarı olduğu ortaya çıktı. Geçtiğimiz günlerde basında yer alan haberlere göre Bakan Şahin, Dersimspor’a maddi yardımda bulunmuş.
Geçtiğimiz hafta Bakan Şahin’i makamında ziyaret eden Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen, Dersimspor Kulübü Başkanı Erdal Güntaş ve kulübün yönetim kurulu üyeleri, Bakan Şahin’e yaptığı 50 bin TL’lik yardımdan dolayı teşekkür etmişler ve Dersimspor forması hediye etmişler.
Erdal Güntaş, Bakan Şahin’in, Tunceli ziyaretinde kulüplerine maddi destek sözü verdiğini, 15 gün içerisinde bu sözünü yerine getirdiğini söyledi. Bakan Şahin’in, Dersimspor Kulübüne 50 bin TL’lik maddi katkıda bulunduğunu ifade eden Güntaş, “Sayın Bakanımız, çok büyük duyarlılık göstererek verdiği sözü 15 gün içerisinde yerine getirdi. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Kulübümüze maddi katkısından dolayı teşekkür etmek için bugün de kendisini ziyarete geldik”dedi.
Tayyip’in Dersimlilerden özür dilemesinin ardından Bakan Şahin’in Dersimspor’a para yardımında bulunması, kafalarda bazı soru işaretleri bıraktı.
Bu sorulardan en önemlisi de Bakan Şahin’in bu para yardımını kendi cebinden mi yoksa devletin kasasından mı yaptığı. Şahsen ben, Amatör Lig’de bile olsa Dersimspor isimli bir takımın yer almasını istemem. Şayet benim verdiğim vergilerden bu takıma yardım yapıldıysa bunu bilmek isterim. Çünkü verdiğim verginin bir kuruşunun bile ülkemin bölünmesine harcanmasını istemem.
Umarım Bakan Şahin bu konuya bir açıklık getirir.

Ahmet Hakan nasıl Dersimli oldu?


[Resim: 15.jpg]


Sorunun cevabını hemen verelim: Dersim tartışmalarını ateşleyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ü dinleyerek.
Bunu ben iddia etmiyorum. Ahmet Hakan, geçen gün kendisi yazmış “Nasıl Hepimiz Dersimli Olduk” diye orada okudum. Ahmet Hakan, geçtiğimiz günlerde CNN TÜRK’teki Tarafsız Bölge programına Hüseyin Aygün’ü çıkarmış. Programda Hüseyin Aygün’ün anlatımlarından öyle etkilenmiş ki, Aygün’ü yere göğe sığdıramamış ve sonunda “Hepimiz Dersimli olduk” diyebilmiş.
“O konuşurken…
- Kemal Kılıçdaroğlu ile Tayyip Erdoğan’ın kavgası gündemden düştü…
- Siyasi çekişmeler, fırsatı değerlendirmeler, kısır kavgalar gündemden düştü…
- “İngiliz parmağı/Fransız oyunu” falan gündemden düştü…
- “İsyan bastırılırken tatsız şeyler olmuş olabilir” cümlesindeki ‘tatsız şeyler’ nitelemesi devreden çıktı…
- ‘Ne yani devlet kendisine isyan edenler karşısında bir şey yapmayacak mıydı?’ cümlesi devreden çıktı…
- ‘O mu yaptı, bu mu yaptı’ türünden mevzi kazanmaya dair sorular devreden çıktı…
- Yalanlarla yazılmış tarih devreden çıktı…
- Tunceli halkının desteklediği partilerden yola çıkılarak yapılan sendromlu yorumlar devreden çıktı…
- ‘Sırası mı şimdi bunların? Neden bu defterleri açıyorsunuz?’ tarzı yaklaşımlar devreden çıktı…
Hüseyin Aygün konuştu…
- O konuştukça gözlerimiz yaşardı, utançtan kıpkırmızı kesildik.
- O konuştukça isyan ettik, merhametsizliğin böylesine lanet okuduk.
- O konuştukça kendimizi 1938′in Dersim’inde gibi hissettik.
- O konuştukça Munzur Çayı’ndan günlerce akan kanı gördük…
- O konuştukça süngülendik, makinelilerle tarandık.
Ve en sonunda…
‘Artık hepimiz Dersimliyiz’ dedik, diyebildik.”
Vay be! Şu Hüseyin Aygün’de de ne cevher varmış da bugüne kadar değerlendirilmemiş.
Merak ediyorum acaba Ahmet Hakan, Aygün’e bugüne kadar nerede olduğunu da sormuş mu? Dersim ile ilgili sözde gerçeklerin bilinmesini bu zatı muhterem niye bu kadar geciktirmiş acaba?
Bu arada Ahmet Hakan’a da bir uyarım var. Kendisi istediği şey olabilir. Gün gelir Şeriatçı olur, gün gelir liberal… Gün gelir Dersimli olur, gün gelir Ermeni… Kendi bileceği iştir.
Ama sakın ola ki, cümlesinin başına “Hepimiz” yazmasın. Çünkü O’nun demesiyle Dersimli ya da başka bir şey olacak tek bir Türk evladı yok.


Kaynak
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Son Düzenleme: 10/12/2011, 21:48, Düzenleyen: PELİN.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.