AKP gitti Erdoğan'ı kurtaralım'
AKP'nin hukukçuları Başbakan Erdoğan'ı kurtaracak tezlere ağırlık verdiler.
Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu savunmada partinin kapatılabileceği öngörüsünü yapan AKP, AİHM’nin FP kararlarını örnek göstererek Erdoğan’a yasak getirilmemesi gerektiğini dile getirdi.
AKP, Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu esasa ilişkin savunmada, parti kapatılsa bile Başbakan Tayyip Erdoğan başta olmak üzere 71 kişiye 5 yıllık siyasi yasak getirilmemesi gerektiğini savundu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) FP davasında Merve Kavakçı ile Nazlı Ilıcak’ın 5 yıllık siyasi yasağını “ölçülü ve orantılı” bulmadığına dikkat çekilen savunmada, AKP’nin kapatılması durumunda Erdoğan ve milletvekillerine siyasi yasak getirilmesinin AİHM içtihatlarına aykırı olacağına dikkat çekildi.
Savunmada, bu konularda öne çıkan bazı görüşler şöyle:
• AİHM içtihadına göre partimizin kapatılması mümkün değildir. AİHM’in siyasi parti mensuplarının ifadeleri ile ilgili olarak çizdiği tek sınır “şiddete teşvik”tir. Bir siyasi partinin sınırlandırılması ancak yöneticilerinin “siyasi araç olarak şiddet kullanımını” savunmaları durumunda söz konusu olabilir. Partimiz mensuplarının kapatma davasına konu olan sözlerinin hiçbirisi, kin, nefret veya şiddet söylemi içermemektedir.
• İddianamede AKP’nin önceki bazı partilerin devamı olduğunun ileri sürülmesi ve sık sık AİHM’nin Refah Partisi kararına atıf yapılması da, birbiriyle ilgisiz konuların ilgiliymiş gibi gösterilmesidir ve bu anlamda tam bir hedef saptırma örneğidir. Ortada birbirinden tamamen farklı iki siyasi parti vardır.
AİHM’nin RP kararının isabetli olup olmadığı bir yana, bu kararla partimiz hakkındaki davanın hiçbir benzerliği yoktur. İlk olarak AİHM, RP’nin kamuoyu yoklamalarına göre sürekli yükselişte olduğunu ve tek başına iktidara gelme olasılığının yüksek olduğunu belirtmiştir.
Mahkemeye göre, tek başına iktidara geldiğinde bu partinin demokrasiye aykırı bir “toplum modeli”ni hayata geçirmesi ihtimali vardır. Bu nedenle, “demokrasiye aykırı politikaları ve söylemleri” olan bir siyasi partinin iktidarı ele geçirerek, parlamentoda istediği kanunları önermesini beklemek gerekmemektedir. Oysa mevcut davada, AKP’nin iktidarı tek başına ele geçirmesi ve programını hayata geçirme şansını elde etmesi diye bir durum söz konusu değildir.
• Partilerinin kapatılması sonucu haklarında 5 yıl parti yasağı getirilen Nazlı Ilıcak, Merve Kavakçı ve Mehmet Sılay’ın başvuruları üzerine, 2007 yılında AİHM, sözleşmede korunan serbest seçim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM’nin bu kararlarına göre, anayasanın milletvekilliğinin düşmesi ve 5 yıllık parti yasağı sonuçlarını doğuran hükümleri siyasi parti mensupları bakımından oldukça ağır bir yaptırım öngörmektedir. Tüm bu kararlardan da anlaşılacağı üzere, AİHM siyasi partilerin kapatılmaları sonucu kapatmaya neden olarak gösterilen kişiler hakkında uygulanan milletvekilliğinin düşmesi ve 5 süreyle herhangi bir partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamaması şeklindeki yaptırımları izlenen meşru amaçlarla orantısız, dolayısıyla demokratik toplumda gereksiz bulmuştur.
EMİNE KAPLAN / Cumhuriyet
AKP gitti Erdoğan'ı kurtaralım
[SIZE="4"][COLOR="Red"]İlkbaharda açar bizim gülümüz
Hakka doğru gider bizim yolumuz
Oniki imam söyler bizim dilimiz
Allah Muhammet Ali diyenlerdeniz[/COLOR]
Hakka doğru gider bizim yolumuz
Oniki imam söyler bizim dilimiz
Allah Muhammet Ali diyenlerdeniz[/COLOR]