You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor

Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor

Member
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
Ahmet Altan, "Aleviler de Sünniler de aynı devletin kurbanı" dedi. Altan, "Alevilerin Kemalizm'le imtihanı" kitabının yazarı Cafer Solgun'un "Atatürk resimleri Cemevleri'nde çıkarılacak" sözüne ilişkin olarak, "Bir ibadethanede, insanlar kendilerini öldüren liderin resmi önünde ibadet etmek zorunda kalıyorlar korkudan" dedi.



Aleviler ve Sünniler


Türkiye hiç durmadan tartışan bir ülke.

Bu büyük tartışma şehvetine rağmen bu tartışmalardan yeni laflar, yeni yaklaşımlar çok az çıkıyor, genellikle insanlar taraflara ayrılıp birbirlerini klişeleşmiş, ezberlenmiş sözlerle yenmeye çalışıyorlar.

Bir süre sonra insanı bıktıran bir münazaraya dönüyor bu tartışmalar.

Arada yeni bir laf ya da cesur bir açıklama belirdiğinde ise bütün dikkatler bu açıklamaya dönüyor.

Neşe Düzel’in Cafer Solgun’la yaptığı söyleşi dün internet sitelerinde yüz binlerce insan tarafından okundu, twitter’da en çok tartışılan konu oldu.

Düzel’in yaptığı röportajın ana başlığı ’Dersim ve Aleviler’ gibi son zamanların en çok tartışılmış konusuydu, bu konuda neredeyse söylenmeyen bir şeyin kalmadığını sanıyorduk.

Ama Solgun, o tartışılan konunun biraz daha derinine indi.

Kemalist sistemden belki de en ağır darbeyi yiyen Alevilerin neden bu sistemin en büyük destekçilerinden biri haline geldiğini ’içeriden biri’ olarak anlattı.

’Aleviler takiye yapıyor’ dedi.

Türkiye’nin daha yeni yeni öğrendiği, inkâr etmeye çalıştığı ’Atatürk’le Dersim katliamı’arasındaki ilişkiyi Dersimli Alevilerin ta en başından beri bildiğini ama hem kendilerini hem de çocuklarını koruyabilmek için bu ’gerçeği’ başkalarına asla ’faş etmediklerini’ ve devlete sığınabilmek için çocuklarına Kemal ve İsmet isimlerini verdiklerini söyledi.


’Devlet projesi’ olarak kışkırtılan Sünni yığınların, şu sıralarda davasının ’zamanaşımına uğratılması’ için özel bir çaba gösterilen Madımak’ta, Çorum’da, Maraş’ta Alevilere saldırtıldığını ve bu saldırılar altında Alevilerin devlete sığınmak zorunda kaldığını anlattı.

Alevilerdeki bu korkuyu ve devlet yandaşlığını kırmak için Sünnilerin özeleştiri yapması ve o saldırıların arkasındaki gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini ortaya koydu.

Solgun’un söyledikleri, herhalde Sünnilerin ciddiyetle düşünmesi gereken bir konu.

Eski devleti temsil eden, Silivri kapılarından ayrılmayan CHP ile Alevilerin arasındaki bağın kopması, Alevilerin bir zamanlar kendilerini öldüren ve bu katliamı hâlâ kınayamayan CHP’ye mahkûm olmaktan kurtulması için Sünnilerin ve bugün Sünnileri siyasette temsil eden bir görüntüye sahip AKP’nin o büyük kıyımlarla ilgili ciddi bir özeleştiri yapması herhalde Türkiye’deki dengelerin olumlu anlamda değişmesi açısından çok yararlı olur.

Alevilerdeki bu ’Sünni korkusu’ ve irtica endişesi biterse, bu ’perde’ aradan kalkarsa, ancak o zaman Aleviler gerçek katilleriyle yüzleşebilirler.

Bugün Ergenekon’u destekleyebilmek için Alevi kitlelere yaslanan CHP’nin gerçek yüzü, Aleviler katilleriyle hesaplaştıklarında iyice açığa çıkar.

Dersim’den özür dileme cesareti gösteren Başbakan Erdoğan ve AKP, aynı cesareti Madımak, Çorum, Maraş için de gösterirse, bu ülkenin en büyük ’kırılmalarından’, en büyük ’yaralarından’ biri iyileşme umuduna kavuşur.

Aleviler de Sünniler de aynı devletin kurbanı.

Devlet gidip Alevileri Dersim’de katlediyor sonra dönüyor özel kışkırtıcılarıyla Sünni kitleleri Alevilerin üstüne sürüyor ve dedelerini öldürdüğü Alevilerin kendisine sığınmasını sağlıyor.

Sonra Alevilerden aldığı destekle gidip Sünnilere baskı yapıyor, onların partilerini kapatıyor.

Solgun, bu oyunu bütün açıklığıyla anlattı Düzel’e.

Artık bu oyunları bozmanın, açığa çıkarmanın ve toplumsal barışı sağlamanın zamanı gelmedi mi?

Alevilerle Sünnilerin, Kürtlerle Türklerin arasındaki her tür çatışma burada ’eski devletin’ işine yaradı, bu çatışmalar üstünden ’askeri vesayet’ sürdürülsün, bu çatışmalar bitmesin, aksine derinleşsin diye devlet çok uğraştı.

Ve, bu devlet Sünni’yi de, Alevi’yi de, Türk’ü de, Kürt’ü de ezip kendine kul etti.

Kulluktan ve vesayet tehdidinden kurtulmanın yolu, bu oyunları deşifre edip, çatlakları gerçeğin sağaltıcı ilacıyla yapıştırmak değil mi?

Solgun, cemevlerinde Hz. Ali’nin resminin yanında asılı duran Atatürk’ün resminin de oradan ineceğini ileri sürdü.

Zaten sadece bu durum bile yaşadığımız acıklılığı yeterince göstermiyor mu?

Bir ibadethanede, insanlar kendilerini öldüren liderin resmi önünde ibadet etmek zorunda kalıyorlar korkudan.

Hepimiz devletten korkacakken, hepimiz birbirimizden korkuyoruz.

Devletin bizi korkutamaması için bizim birbirimizi iyileştirmemiz lazım.

Bunu yapabilirsek katliam sorumluların resimleri iner ibadethane duvarlarından.

Yalan söylemeyeceğimiz, takiye yapmayacağımız, utanmayacağımız bir hayat kurabiliriz o zaman kendimize.

kaynak: t24.com.tr
Posting Freak
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
Yasemin Polat Kardeş:

Yazının kaynağını ve linkini verebilirsen iyi olur.

Alındığı yerde yorumlar açılmış ise bu yazıya yorumlarımızı yazalım .
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Administrator
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
Ahmet Altan'ın yazılarının kime hizmet ettiğini İki cihan biliyor !..

“Kürtler bir bütün değil elbette, Türkler nasıl çeşitli fikirler ve çıkarlar etrafında kümelenmişse Kürtler de değişik fikirler etrafında toplanmışlar ama “özerk” ya da “bağımsız” bir Kürdistan fikri sanırım hepsinin ortak paydasını oluşturuyor. Kürdistan’la ilgili farklı hayalleri var ama Kürdistan ortak hayalleri. Bu aşamada sanırım “bağımsızlık” değil de “özerklik” talep ediyorlar. Tam tarif edilmese de “özerklikten” bir tür konfederasyon ima ediliyor herhalde. Kendi yöneticilerini kendilerinin seçtiği, kendi “güvenlik güçlerini” kendilerinin oluşturacağı bir siyasi yapı. Şimdilik bağımsızlık istememelerinin bazı nedenleri var” diyen Taraf yazarı Ahmet Altan Sabatayisti bu sözleriyle bağımsız Kürdistana arka çıkıyor.

“Kafalarında nasıl bir devlet var, sorusunu Zana’nın bir cümlesi bunu açıklığa kavuşturuyordu.

“Gün gelecek, Öcalan kendi halkının arasında bu halkın çocuklarına öğretmen olacak.”

Bu cümleyi duyup da Atatürk’ün karatahta başında çocuklara “öğretmenlik” yaptığı sahneyi hatırlamayacak bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bulmak zordur herhalde.

Benim anlayabildiğim kadarıyla Atatürk’ün yerine Öcalan’ı, Türk ordusunun yerine de PKK’yı koyan 1923 modeli Kemalist bir devlet istiyorlar.
Kürtlerin istekleri netleşiyor, tavırları ve pozisyonları da öyle.
Peki, Türkler bu isteğe ne diyecek?

Üç şık var, “Hayır, idari yapıyı hiçbir şekilde değiştiremezsiniz” derler ve iç savaş çıkar, “Olur, zaten biz de özerk eyaletler sistemine geçeceğiz, bütün bölgeler kendilerini yönetsinler” derler ve mesele hallolur ya da “Kürdistan’ı yönetin ama bu Kürdistan’ı biz finanse etmeyiz, siz bağımsız olun” derler ve ayrılırız.

Artık kendini kandırmanın anlamı yok, talep net ve açık.
Türkler de ne istediklerini söylesinler, bir tercih yapsınlar, bu bulanık belirsizlikten çıkalım.

Bir iç savaş herkes için felaket olur, buna gerek de yok, Kürtlerin isteklerini külliyen reddetmek herkese pahalıya patlar.

Türkler özerklikle ayrılık arasında bir seçim yapsınlar.

Bu işi bir çözüme kavuşturalım, ondan sonra da ya birlikte ya da ayrı ayrı daha özgür, daha zengin ve daha mutlu yaşamanın yollarını arayalım.”
25 Mayıs 2011 Taraf Gazetesi

Diyen Ahmet Altan, aslında siyonist Yahudilerin, Emperyalist ABD ve AB’nin ve işbirlikçi hainlerin ortak görüşlerini yansıtmaktaydı.

Aslında bu gidişat çok önceden belirlenmişti!

100 yıl önce bugün hedeflenmişti!

Yıl 1912 Amerikan başkanı Woodrow Wilson.. Türkiye’yi param parça eden ünlü Wilson ilkelerine adını veren kişiydi. Türkiye sınırları içine bir Kürdistan ve bir Ermenistan haritaları çizen Amerikan başkanı idi. Bakın ne diyordu:
‘Amerikan kapitalizminin temel hedefi, zayıf ülkelerin hammaddelerini ve ulusal pazarlarını açık birer kapı olarak tutmaktır. Bunun için diplomasi ve gerekirse zor kullanılmalıdır…’

Geçenlerde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na işte bu Wilson’ın adıyla anılan ödülü verilmişti. Peki, Wilson’ın 100 yıl önceki planı neydi? Petrol coğrafyasına bir Kürt ve bir Ermeni Devleti oturtmak onun projesiydi.

O zaman ince ince hesapladıkları, Türkiye’yi bölme ve yutma hayalleri Atatürk’ün önderliğindeki Milli mücadelemiz sayesinde gerçekleşememişti. Kuyruklarını artlarına kıstırıp ilk fırsatta gelmek üzere gitmişlerdi. Milletimiz inanılmaz şartlarda yaptıkları savaşı galip bitirmişlerdi. Yedi Düvel buna ağızları köpürerek ‘Türk Mucizesi’ demişlerdi.

Bugün Atatürk'e dört bir yandan hayasızca saldırmalarının sebebi bundandır.

Duymayan Bilmeyen Kalmasın...

Ama yerli/yabancı işbirlikçilere kötü haberim var !..

1283 Mustafa Kemal yaşıyor !..

Nasıl ki 100 yıl önce kuyruğunuzu kıstırıp avucunuzu yaladıysanız bugün de tekmeyi yiyeceksiniz...




Member
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
Cafer Songun,Ahmet Altan.
Çatlasanızda,patlasanızda alevi olsun,sünni olsun bu milletin gönlünden ATATÜRK
sevgisini,hayranlığını söküp atamazsınız.Bu millet sizlerin ne mal olduğunuzu gayet iyi
bilmektedir.Sizmi kimlersiniz?Siz ve sizin gibiler Allah kitap bilmeyen kalpleri fesat yüklü
devamlı olarak çeşitli bahaneler üretererek toplumu ayrıştırmaya çalışan,bu toplumun
birlik ve beraberliğini dinamitlemek için ABD'nin,günümüz iktidarının maşalarısınız.Yahu
insanda biraz utanma arlanma olur.Ama siz ve sizin gibilerde nerde.Araki bulasın.
ATATÜRK ismini ağzınıza alırken ilk önce ağzınızı suyla şöyle bir güzel çalkalamayı
öğrenin.NANKÖRLÜĞÜNDE BİR SINIRI OLMALI BEE KARDEŞİM.Son söz ALLAH sizleri
bildiği gibi yapsın.
DEDESİ KOYNUNDA UYUR HÜSEYİN
HAK YOLUNA KESTİM YAVRUM BEBEĞİM
YASINI TUTMAYANA KULUMMU DERİM.
HUZURUMA GELİR MAHRUM EDERİM.
Member
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
şaduman hanım özür dilerim.
Ahmet altanın bu yazısı
t24.com.tr/ bagımsız internet gazetesinin gündem bölümünde yorum yazılırsa memmun olurum...
saygılarımla

Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor - T24
Son Düzenleme: 07/12/2011, 23:42, Düzenleyen: yasemin polat.
Posting Freak
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
Hadi Cemevlerinden falan filan yerden korkudan indiremiyor insanlar, bugün hangi Alevinin evine yani en kutsal mabedine gitseniz Atatürk resmi asılıdır.

Bu da mı korkudan...

Bunları geçeceksiniz ...türlü bahanelerle Atatürk'ü silemeyeceksiniz...

Siz ne kadar indirmeye çalışsanız da Allah, her yerde O'nun varlığını gösterecektir hadi O'nunla da başedin de görelim.

Dağa gücünüz yeter mi, buluta gücünüz yeter mi?
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor
yasemin polat yazdı:şaduman hanım özür dilerim.
Ahmet altanın bu yazısı
t24.com.tr/ bagımsız internet gazetesinin gündem bölümünde yorum yazılırsa memmun olurum...
saygılarımla

Ahmet Altan: Aleviler, Atatürk resmini korkudan indiremiyor - T24

Teşekkürler Yasemin Hanım.
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.