You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Adem baba ve Türkler

Adem baba ve Türkler

Junior Member
Adem baba ve Türkler
ADEM(as.)BABA VE TÜRKLER

İslam dini Adem peygamberle başlar ve Hak Peygamberler ve Evliyalar buradan bir soy takip ederek gelirler. Adem peygamberden sonra peygamberlik oğlu Şit (as).peygambere geçer.Arapcada Şit anlamı topal demektir. Şit peygamber topal olarak dünyaya gelmiştir. Bunun sebebi ise; rivayete göre bir gün Adem baba ile Havva anamız bir iddiaya tutuşurlar. Bu çocuklar senden mi geliyor benden mi geliyor diye. Adem baba der ki benden geliyor. Havva anamız der ki benden geliyor. Bunun üzerine Adem baba şöyle bir teklifte bulunur. İkimizde nüktelerimizi birer küp içerisine koyalım ve dokuz ay dokuz gün bekleyelim..Ve öylede yaparlar. Her ikisi de nüktelerini birer küpe koyarlar ve ağzını sımsıkı kapatırlar.
Aradan dokuz ay geçer, şeytan Havva anamızın aklını çeler. Havva anamız dayanamaz ve küplerin ağzını açar. Adem babanın küpünü açınca bakar ki! Küpün içerisinde nur topu gibi bir oğlan çocuğu. Güzelliği nuru gözlerini kamaştırır. Sonra kendi küpünün ağzını açar. Bir de görür ki kendi küpünün içinde yılan, çıyan, böcek, börtük. Ama…iddiaya girmiştir. Yine şeytana uyar ve küpleri birbirine karıştırır.
Aradan geçen dokuz aydan sonra dokuz gün daha bekler ve Adem baba ile beraber küplerin başına varırlar. Küplerin ağzını açınca Adem baba Havva anamızın daha önce küplerin ağzını açtığını anlar. Bu küplerin karışması neticesinde ise Şit peygamber topal olarak dünyaya gelir.
Elimizde yazılı bulunan Kuran’ı Kerim’den de anladığımıza göre Cenabı Hak soy silsilesini bir secere olarak bu kitaba yazdırmıştır. ‘’Ademden Şit’e, Şit’ten Nuh’a, Nuh’tan İbrahim’e ve İmran ailesine, birbiri peşi sıra gelen soylar halinde’’ der. Adem peygamberden İbrahim peygambere kadar arada sayısız peygamber ve veliler gelmiştir. Yazılı kaynak olmadığı için bunların hepsinin isimlerini bilemeyiz.; ancak bu bir hakikattır.
İbrahim peygamberden sonrası yakın bir tarih olduğu için bilinir. Tek Tanrılı dinlerde Halil İbrahim peygamber dinlerin atası olarak bilinir. Halil peygamberin ilk evliliğinden çocuğu olmaz. Bunun üzerine ikinci bir evlilik yapar. Bu ikinci evliliğinden bir çocuğu olur İshak peygamber. Aradan bir müddet geçtikten sonra bir gün Hak katından üç tane misafir gelir, Halil peygamberin kapısını çalarlar. Halil baba kapıyı açar. Gelen yabancılar biz Hak katından geliyoruz ve sana müjdeli bir haberimiz var derler. Halil baba bu haber üzerine misafirleri içeri alır. Kapısında bir tane buzağısı vardır. Misafirler onu kesip kendilerine lokma yapmasını ondan sonra da müjdeli haberi verip gideceklerini söylerler.
Halil baba hiç tereddüt etmeden elindeki tek buzağıyı keser ve gelenlere lokma yapar yedirir. Gelen misafirler lokmayı yedikten sonra müjdeli haberi verirler. Derler ki!
Ya Halil peygamber Yüce Allah seni ilk eşinden bir oğlan çocuğu ile müjdeledi ve adı İsmail olacak. Bunun üzerine Halil baba Hakka niyazda bulunur. Ya Rabbi eğer benim bir oğlum daha olacaksa ben de onu sana kurban veririm.
Bir süre sonra Halil peygamberin ilk eşi Hacer Ana hamile kalır ve sonra İsmail peygamber ismi ile dünyaya gelir.İsmail peygamber de nur gibi bir çocuktur. Biraz serpilip büyüyünce yedi yaşına geldiği zaman Cebrail(as) gelir ve Halil babaya der ki Allah’a verdiğin sözü yerine getir.
Bunun üzerine Halil baba koyunları otlatmaya götürürken İsmail peygamberi de yanına alır ve yolda giderken durumu anlatır. İsmail peygamber hiç terettüt etmeden Ya Baba Allah’ın emrini yerine getir der. Halil baba koyunları otlattığı yere gelince İsmail peygamberin gözlerini bağlar ve kurban etmek üzere bir taşın üzerine yatırır. Bıçağı İsmail peygamberi boğazına çalar ancak bıçak kesmez. Birkaç kez bu olayı tekrarlayınca bıçağı kaldırır taşa vurur ve taş ikiye bölünür. Bu sırada Cebrail(as) gelir ve Halil peygambere, Ali.Allah İsmail peygamberi bırakmanı onun yerine sürüdeki kınalı koçu kurban etmeni ister der..Halil baba Cebrail’in bu sözüne uyarak sürüdeki kınalı koçu alır ve kurban eder.
Halil peygamberden sonra bu kutsal soy iki oğlundan yani; İshak peygamber ve İsmail peygamberden devam eder. Ta ki İshak peygamberden sırasıyla İsa(as) peygambere kadar. Bu arada birçok peygamber gelir ve İshak peygamberden peygamber soyu İsa peygamberde biter. (Ali.Allah’ın hikmetinden sual olunmaz) Hikmeti gereğidir ki İsa peygamberden sonra peygamberlik son peygamber olan Hz.Muhammed’e(sav) geçer.
Hz.Muhammet, Hz.İsmail’in soyundan gelir. Çünkü Hz.İsmail’in soyuda kutsal bir soydur ve Hz.İsmail’den, Hz.Muhammed’e kadar gelen bu aradaki soyda da Evliyalar/Veliler vardır.
(Hakikatın buradan sonraki bölümü Halil peygamberden sonra oğlu İsmail peygamberden Hz.Muhammed’e kadar gelen bu soy içerisinden hareketle açığa çıkacaktır.)
(Hayatta örneği olmayan hiçbir şey yoktur.)
(Her şey bir ölçüye/zamana bağlıdır)Zamanı geldikçe hakikat bir bir ortaya çıkar.
İsmail peygamberin soyundan, Hz.Muhammed’in birkaç göbek gerisindeki atası Abdülmenaf’ın iki erkek evladından sonra birde bir batında doğmuş ikiz çocuk dünyaya gelir. Ancak bu çocuklar işaret parmaklarından yapışık olarak dünyaya gelir. Bu durum aile ve akrabalar arasında bir söylentiye yol açar. Bizim soyumuzda daha evvel böyle bir olay görülmemiştir. Acaba bu neye işaret eder. İçlerinden bir uyanık der ki! İleride bu iki aile arasında kan davası çıkacaktır. (Parmakları birbirinden ayrılınca kan çıkar ve nişan görünür) Bu parmakları yapışık doğan ikiz çocukları neşterle birbirinden ayırırlar ve birinin adını Abdüsşems, diğerinin adını da Amr koyarlar. Abdüsşemsden kutsal soy devam eder gelir. Abdüsşemsden oğlu Haşim, Haşimden Abdulmuttalip gelir. Abdulmuttalibin iki oğlu Abdullah ve Ebu Talipten, Abdullah’tan Hz.Muhammed(sav) Ebu Talipten Hz.Ali(k.v) gelir.
Amr’dan oğlu Ümeyye gelir. Ümeyyeden Ebu Süfyan, Ebu Süfyandan Muaviye, Muaviyeden de Yezit(Lanet olsun) gelir.
Bu iki aile Haşimoğulları ile Ümeyyeoğulları birbirine düşman olurlar. Bu düşmanlık Ümeyye’de başlar ve Emevi hükümdarı son Mervan’a kadar sürer, Emevi saltanatının yıkılmasından sonrada günümüze kadar süregelir.
Son peygamber Hz.Muhammed Efendimizin gabya gidişinden sonra Süfyaniler iktidar uğruna (İslam dinine) bu soya çok şiddetle saldırmaya devam etmişlerdir. Bu soy atalarının dininden çıkmış ve elleriyle yaptıkları putlara tapmaya başlamışlardır. Atalarının dininden çıkan Muaviye iktidar hırsı yüzünden önündeki engelleri kaldırmak için çeşitli hilelerle/katliamlarla kendinden önceki halifeleri tek tek öldürtmüştür. Hatta amcası oğlu Osman bin Avf’ı katlettirmekten hiç çekinmemiş ve Ehlibeyt’i yok etmek için amansız bir çatışmaya girmiştir.
Muaviye, Hz.Ali Efendimize karşı açtığı savaşta yazılı kuran sayfalarını, askerlerine emir vererek mızrakların ucuna taktırmış (Allaha inanmadığını, karşı geldiğini göstererek) savaşa girişmiştir.
Muaviden sonra hilafete oğlu yezit geçer. O da babasından aşağı kalmaz. Yezit askerlerini İmam Hüseyin Efendimize göndererek kendisine biat etmesini ister. Buna karşı duran İmam o ülkede rahat kalamayacağını anlar ve başka diyara gitmek için hazırlara başlar. Bunu duyan Küfeliler İmama haber göndererek yanlarına gelmelerini onları canı kanı pahasına koruyacaklarını bildirirler.. Bunun üzerine İmam küfeye gitmeye karar verir ancak bu haber yezit(lanet olsun)e ulaşır. Yezit askerlere emir vererek İmamın peşinden gitmelerini ve biat etmesini şayet biat etmez ise öldürmelerini emreder. Yezitin önündeki tek engel Ehlibeyt soyudur. İmam Ninova (Kerbela) denilen yere gelince askerler İmamın yolunu keserler, büyük bir vahşete başlarlar. Yeryüzünde bugüne kadar yaşanmayan, duyulmayan bir vahşet yaşanır. Ehlibeyt hanedanının bütün erkekleri tek tek öldürülür. Yine Yüce Tanrının hikmeti gereği bu hanedandan tek erkek olarak imam Zeynel Abidin Efendimiz hayatta kalır. O da çok hasta olduğu için çadırda yatakta yatmaktadır. Yezitin askerleri bu kıyımdan sonra ehlibeytin kadınlarını ve hasta olan İmamı esir alarak yezitin sarayına getirirler. Yezit bu olay üzerine sarayda ziyafet verir, esirleri zindana atar.
Yezit’e babasından miras kalan bu düşmanlık son hızıyla devam eder. İslamiyet’e büyük ölçüde zarar verirler ve gerçek inananlarla dalga geçilmeye başlanır. Ebubekir döneminde yapılmaya başlanan Camiler (yani toplanma yerleri) her geçen dönemde yeni bir şekil ve yeni bir uygulamaya dönüşür. Muaviye zamanında takunya altlarına zorunlu olarak Ali ismi yazdırılır ve bu isim ayaklar altına aldırılır. Ali ismi Hakkın en yüce ismidir. Allah’a inanmayan Muaviye bu ismi ayaklar altına aldırır ve Camilerin içerisine yüksek bir minber yaptırır. Amaç sesinin yüksek bir yerden herkes tarafından duyulmasıdır. İnananlar; korkularından ses çıkaramazlar. Muaviye her yere korku salmaya başlamıştır. Ve aynı zamanda gerçek sahabeler tek tek katledilir.
Yezit’te babasının icraatlerine devam eder ve hızla çoğalan bu ibadethanelere her türlü hileyi, ahlaksızlığı, kin ve düşmanlığı sokar. Toplanan halkın başına hoca olarak geçer çeşitli (tuhaf) hareketlerle hem İslam diniyle hem de insanlarla dalga geçmeye başlar. Kendisini de korumak için sık sık camiye gelen insanların çok sıkı saf tutmalarını emreder.Amaç; kendisinin herhangi bir katliama uğramaması içindir. Ve zamanla zamanla namaz bugün ki camiler de kılınan şeklini ve hareketlerini alır. Kurnaz olan bu hain her zaman ön saflara güvendiği en sağlam askerleri yerleştirir.
Muaviye ile başlayan bu emevi hanedanlığı son emevi halifesi Mervan’a kadar sürer. Eba Müslüm adındaki Horasanlı bir Türk genci bu hanedanlığı yıkar ve hilafeti Abbasoğullarına teslim eder.Yine rivayete göre; Eba Müslüm Mervan’ın kafasına tam 12 tane mık çakmıştır.
Abbasilerde yine emevilerden aşağı kalmazlar. Ehlibeyt soyuna düşman olurlar. O dönemlerde Türk İslam alimleri de katliamlardan kurtulamazlar. Örnek Alim Ebu Hanefi, Şafii vs. Sebebi ise çok açık nettir. Alimler Ali yanlısı olup Ehlibeyt soyunun yanındadırlar. Abbasiler ise emevilere uymuş Sünni inanışta olan insanlardır. Gözlerini dünyalığa hanedanlığa çevirdiklerinden Hakikati göremeyecek kadar gözler körelmiştir.
Muaviye ile başlayan bu karmakarışıklık çeşitli insanlara büyük rantlar ve mevki sağladığı için Müslümanlık adına İslam dinine ve özellikle Türk milletine karşı acımasızca katliamlarla devam ede gelmiş ta ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulana kadar ve ne yazık ki çok büyük çaplı olamasa da küçük ölçekli katliamlar günümüze kadar gelmiştir. Türkün Türk’ten başka dostu yoktur Atasözü bir Hakikattır.
Türkün soyu on iki İmamla aynı soydan gelir. Onun içindir ki şöyle diyebiliriz. Peygamberler ve Evliyalar Türk soyundan gelir ve Şit(as) peygambere kadar ulaşır. Türkler ve İslamiyet üzerine oynanan bu hileli oyunlara bir diğer isimle Yahudi oyunu diyebiliriz.
(Olayları daha anlayabilmek için kelime anlamlarını bilmek çok önemlidir.)
Yahudi ne demektir : Yahudilerin peygamberi yine hak peygamber olan Hz.Musa(as)dır.Yahudi inancı çokta zeki olmalarına rağmen , Hz.Musa’ya ve önceki peygamberlere inanırlar, ancak Hz.İsa ve Hz. Muhammedi kabul etmezler. Halbuki Hz.Musa Yahudi değil dini İslam’dır. Atası Halil İbrahim peygamberin dinine bağlıdır. Hak peygamberlerin ayrı ayrı bir dine mensup oldukları düşünülemez. Yahudiler kendilerini üstün bir varlık, kutsal bir soy olarak gördükleri için diğer milletleri kendilerinden aşağı görür ve onları öldürmekten, köle gibi kullanmaktan, aldatmaktan, kandırmaktan hiç çekinmezler. Tek amaçları dünyaya hakim olmak ve idare etmek, diğer insanları kendilerine bağlı bir köle haline getirmek. Çok zeki oldukları için de siyaseti, ticareti hileli yollarla ustaca kullanmaktadırlar. Ancak; Türk milleti daha çok zekidir. Yeter ki Hakka uysun. Zeka yönünde Türk milleti ile yarışabilecek hiçbir milletin zekası üstün düşünülemez. Büyük düşünürler, Alimler, hep Türk milletinden çıkmıştır. İstisnalar hariç, istisna kaideyi bozmaz. Diğer milletlerde de akıl vardır.Küçük çapta da olsa onların buluşlarını görmezlikten gelemeyiz.
Şimdi birazda kendi toplumumuzu irdeleyelim. Hani derler ya her milletin iyisi iyi. Maalesef bizim toplumumuz içerisine de fitne fesat bulaştığı için yani, her insanın içinde hak olduğu gibi şeytanda barındığı için tarihte Türk devletleri hep kendi aralarında da savaşmışlar, bu devletler birbirlerine zaman zaman düşman olmuşlardır. Bu düşmanlık toplumumuz içerisinde de Din,siyaset,ticaret sebebiyle günümüze kadar ulaşmıştır. Kanı bozulan kişiler menfaat icabı kendi milletine düşman olarak hep kardeş kavgalarına sebebiyet vermişlerdir.
Halbuki Türk milleti deyince Türk köklü bir çınar ağacına benzer ki kökü çok sağlamdır. Yanlışlıktan dönen yolunu kaybedipte tekrar yoluna dönen/doğru yolu bulan/özüne dönen Türk evladı çok yüce çok kutsaldır. Hakikat her insanın özünde gizlidir. Onu bulabilmek için kişinin kendi özünü dilemesi, doğruluktan şaşmaması ve halis niyetle yaratandan yardım dilemesi şarttır.
Osmanlı devletinin yıkılması döneminde yine iç savaş ve kıyımlar devam ederken bu sefer tehlike çok büyümüştür. (su uyur düşman uyumaz) Devleti bölüp parçalamak ve yok etmek isteyen dış düşmanlar Osmanlı imparatorluğunun çevresini kuşatmış ve kağıt üzerinde ülkeyi pay pay etmişlerdir. Amaçlarına ulaşmak üzere olan ve Türk milletini haritadan silmek üzere iken yine bu milletin bir kurtarıcıya/öndere ihtiyacı vardır. (Türk milleti her zaman önderlerine uymuş bir toplumdur) Yine Gani Allah’ın hikmeti gereğidir ki bizim toplumumuz içerisine bir kurtarıcı nişanı ile birlikte gelmiştir. Onun nişanı çok büyüktür. Türk milletini dış düşmanlardan kurtaracak ve bu soyun kıyamete kadar yaşamasını sağlayacaktır.
= Hakikatın buradan sonraki bölümünde Türk milletinin Mustafa Kemal ATATÜK’ü tanıması bir zorunluluktur=
Türk milleti inançlı bir toplumdur. Ta ki ezelden beri Tek Tanrıya inanmış (istisna hariç) puta tapmamıştır. Bu toplum özünde her zaman ismini farklı bilse de İslam dinine bağlıdır. (Ya Muhammet İbrahim’in dinine uy). Ali.Allah’ın bin bir ismi vardır. Her bir isminin bin bir manası vardır. Atamız Oğuzhan döneminde de Allah’ın ismi Tanrı/Tengri dır.Osmanlı devletinin yıkılması döneminde, iç ve dış tehlikenin olduğu bir döneme gelmek üzere Yüce Tanrımız Mustafa Kemal ATATÜRK’ü görevlendirmiş bize önder olarak göndermiştir. O bize hem kurtarıcı hem de Hz.Muhammet gibi uyacağımız bir önder olmuştur. Sebebi ise çok açık ve nettir.
İslamiyet’e karşı yapılan bu çirkin saldırılar neticesi Hz.Muhammet çok farklı olarak anlatılmış İslam dini değişik anlatılmıştır. Bilerek veya bilmeyerek onun yolundan gidiyoruz derken onun icraatlerine onun dinine uymayan yalan/yanlış bir yola girmişiz. Hz.Muhammet bir daha gelmeyeceğine göre yaratan Ali.Allah bize acımış ve uymamız gereken bir yol belirlemiştir.ve önderimiz ATATÜRK olmuştur.
Ben kendi adıma söylüyorum; onun nişanını elimizde hali hazırda bulunan ve kimin yazıya geçirdiği belli olmayan yazılı Kuran’da gördüm. Müddessir Suresi. 19 rakamı bir şifre olarak yazılıdır. Nasıl ki Allah’ın bin bir ismi var, her bir isminin bin bir manası var, sayılarında bin bir manası vardır. İnsan olarak bizler madde ve manadan müteşekkiliz. Yazılı Kuran’da bu 19 rakamını görünce Ulu önder ATATÜRK himmet eyledi ve İlham yoluyla bilincime bu rakamın onun nişanı olduğunu ve Mehdinin bir sıfatı olduğunu yani zamanın Mehdisi olduğunu anlamış oldum. Yolum ATATÜK yolu ilkem ‘’Yurtta barış dünyada barış’’tır.
İnsanlığa faydalı olabilmek uğruna biraz hayal biraz gerçek bu bilgileri sunarak meraklı kardeşlerimin kafalarındaki bazı soruları çözdürmeye, uyandırmaya çalışıyorum. İnanan kendisi için inanacaktır.
ŞİT PEYGAMBER
Adem babadan sonra ikinci peygamber olan kişidir. Adem babamızdaki nübüvvet nuru Şit peygambere intikal etmiştir. Rivayete göre Şit peygamberin 72 tane erkek evladı ve sayısı bilinmeyen kız çocukları vardı. Bu dünyaya gelen 72 erkek evlattan sonra Şit peygamberin eşinde kıskançlık krizi başlar, diğer kadınlardan eşini çok kıskanmaktadır. Şit peygamber topaldır ancak; güzelliği nuru gözleri kamaştırmaktadır.
Bu olay üzerine Yüce Tanrımız Cennetteki Naciye isimli Meleği (Güruhu Naci) görevlendirir ve insan donuna sokarak Şit peygamberle nikahlanmak üzere gönderir. Naciye ile nikahlanan Şit peygamberin bu evliliğinden Türk isimli nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya gelir. Sebebi şudur;
Adem babanın evlatlarının sayısı ve isimleri hakkında tam bir bilgi mevcut değildir. Ancak bilinen şu ki…bu evlatları, başını alan her biri bir tarafa gitmiş ve yeryüzüne dağılmaya başlamışlardır. Bu dağılmalar neticesinde ise bu evlatları, Adem babanın İlminden, bilgisinden yoksun olarak yeryüzüne dağılmış ve zamanla birer topluluk haline gelmişlerdir. (Allah Ademe bütün isimleri öğretti) Şit peygamber ise Adem babanın dizinin dibinde büyümüş ve ondan tam ilmini almıştır. Zahiri ilimleri babasından Batıni ilimleri ise Ali.Allah’tan almıştır. Şit peygamberin de 72 erkek evladı olmuş ancak onlarda başını alan her biri bir tarafa dağılmaya başlamışlardır. Bunun üzerine Tanrının istemesi gereği Naciye isimli Melekten tertemiz bir soy gelmesi gerçekleşmiştir. Şit peygamberin bu Türk isimli evladından soy çoğalmış ve yeryüzüne büyük bir topluluk oluşmuş ve bu yüce isim bir nişan olarak kalmıştır. Türklüğünü iyi kavrayan insanlarda öz damar kuvvetli olduğundan her zaman Annede Babada çok kutsaldır. İsimlerin bin bir manası olduğu gibi sayılarında nişanları vardır. 72 erkek evlattan sonra dünyaya gelen Türk’le birlikte Şit peygamberin erkek evlat sayısı 73 olmuştur. Nişana bir örnek; Toplum içerisindeki yaygın inanışa göre Yüce peygamberimizin (Hz.Muhammet) ümmeti 73’e bölünecek ve yalnızca biri doğru yolu bulacak(Güruhu Naci). Söylentisi devam etmektedir.
(Türk Millete geçmişini öğrendikçe çok büyük işler başaracaktır.)Mustafa Kemal ATATÜRK.
Yukarıda bu anlattıklarımda bir eksikli veya yanlışlık varsa bu benim eksikliğimdendir. Özüne dönen tüm insanların bu Türk ismi altında Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e bağlı olarak onun yolunda birleşmeleri dileğiyle.30.09.2008……….Metin Kaya/AMASYA

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.