ABDULLAH GÜL, BAŞKOMUTANLIĞI YENİ Mİ KEŞFETTİ? Serdar Ant
Posted by edebiyat on Ağu 30, 2011 in 9.hafta , Gazete , Serdar Ant |
Bu yıl yapılan 30 Ağustos törenlerinde bir ilk gerçekleşti ve Genelkurmay karargâhında tebrikleri Genelkurmay Başkanı yerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kabul etti. 30 Ağustos sabahı bütün televizyon kanalları bu haberi şu şekilde verdi:
“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay karargâhında, Şeref Salonu’nda Başkomutan sıfatıyla tebrikleri kabul ediyor.”
Bu noktada yanıtlanması gereken soru, Cumhurbaşkanlarının Başkomutan sıfatına sahip olup olmadığıdır.
Anayasaya Cumhurbaşkanı’nı “Başkomutan” olarak değil, “Devletin başı” şeklinde nitelemektedir. Cumhurbaşkanı’nın Başkomutanlıkla ilişkisine ise, Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesinde değinilmektedir. İlgili maddede Cumhurbaşkanı’nın görev ve kullanacağı yetkilerden “yürütme alanına ilişkin olanlar” alt başlığı altında “başkomutanlık” ile ilgili olarak şunlar söyleniyor:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek”
Ayrıca bu maddede Cumhurbaşkanı’nın yürütme alanına ilişkin görev ve yetkilerinden biri olarak “Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek” de sayılıyor.
[INDENT] Anayasa’nın 92. maddesi ise “Savaş hali ilanı ve Silahlı Kuvvetlerin kullanılmasına izin verme” durumunu belirliyor. Bu durumda öncelikli yetki TBMM’ne ait… Ne var ki “TBMM tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.”
[/INDENT] Görüldüğü gibi Anayasa’nın 104. maddesinde Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri arasında saylan “Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek”, ancak 92. maddede belirtilen istisnai durumda geçerlidir.
Ancak Anayasa’da, Cumhurbaşkanı’nın hangi hallerde “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil etmek” yetkisine sahip olduğunu açıklığa kavuşturan bir madde yok. Yalnız “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar verme” yetkisi için geçerli olan istisnai durum emsal kabul edilerek bir yorumlama yapılırsa, Cumhurbaşkanı’nın “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanlığını temsil etmek” yetkisine de ancak savaş durumunda sahip olabileceği iddia edilebilir. Ama bugünkü koşullarda Abdullah Gül’ün anayasal olarak “başkomutan” sıfatına sahip olduğunu iddia etmek biraz zorlama olacaktır. Ancak “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin BAŞKOMUTANLIĞINI TEMSİL ETMEK” yetkisine sahip olduğu söylenebilir, o kadar…
Ne var ki bu durumda da başka bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Eğer bu yetki, yani Cumhurbaşkanı’nın “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığını temsil etmek” yetkisi, eğer anayasal olarak Cumhurbaşkanlarının sahip olduğu bir yetkiyse, bugüne kadar hiç kimse Cumhurbaşkanlarının bu yetkisini dikkate almıyor, diğer bir ifadeyle bir anlamda açıkça anayasayı ihlal ediyordu demektir. En azından 1982 Anayasası kabul edildiğinden beri görevde olan bütün Cumhurbaşkanları ve Genelkurmay Başkanları, bu anayasa ihlalini yapıyorlardı! Oysa yine aynı anayasaya göre Türkiye Cumhuriyeti bir “hukuk devleti”dir!
Ama bugüne kadar görev yapmış olan Cumhurbaşkanları ve Genelkurmay Başkanları’nın bu konuda benimsedikleri tutum hatalı değilse, o zaman şu andaki Genelkurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanı bir anayasa suçu işliyorlar demektir! Çünkü Anayasa’nın 6. maddesine göre “hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.” Ayrıca yine Anayasa’nın 11. maddesine göre “anayasa hükümleri yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.”
Bu durumda Abdullah Gül’ün “30 Ağustos kutlamalarını kabul etmem için öneri Genelkurmay Başkanı’ndan geldi” (Akşam, 29.8.2011) şeklindeki açıklaması inandırıcı olmamanın ötesinde devlet ciddiyeti ile bağdaşmaz. Zira Cumhurbaşkanı’nın 30 Ağustos kutlamalarını kabul etmesine karar verme hakkı Genelkurmay Başkanı’nda mıdır? Anayasa’da “devletin başı” olarak nitelenen Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ya da başka bir devlet yetkilisinin önerisi ve kararıyla mı hareket eder, yoksa görev ve yetkilerini Anayasa ve yasalar çerçevesinde mi yerine getirir?
Cumhurbaşkanı Gül, utangaç çocuk misali Genelkurmay Başkanının önerisine sığınacağına, öncelikle şu soruya yanıt vermelidir:
Eğer Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanlığını temsil etmek” yetkisine dayanarak 30 Ağustos’ta tebrikleri kabul etmeye hakkı varsa, daha önce neden aynı şekilde davranmamıştır? Org. Büyükanıt, Org. Başbuğ ve Org. Koşaner döneminde Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Abdullah Gül’e, adı geçen bu Genelkurmay Başkanları tebrikleri kabul etmesi için izin vermemişler midir yoksa! O zaman “devletin başı” olarak Abdullah Gül, neden anayasal yetkisine sahip çıkarak gerekli girişimlerde bulunmamıştır? Eğer bundan önceki Genelkurmay Başkanları böyle bir öneride bulunmamışlarsa, Abdullah Gül, bugüne kadar kendi görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesini hiç okumamış mıdır ki, böyle bir talepte bulunmamıştır?
Tabii Genelkurmay Başkanı Org. Özel’in Cumhurbaşkanı’na görev ve yetkilerini anımsatacak kadar “hukuka saygılı” olması da takdire şayandır!
Diyorum ki, acaba Sayın Genelkurmay Başkanımız, Deniz Feneri davasının savcılarının görevden alınması ya da Ergenekon ve Balyoz davalarında yaşanan hukuksuzluklar konusunda da Cumhurbaşkanına önerilerde bulunurlar mı?
Serdar Ant
Alıntı:
[COLOR=#3982a6]edebiyatgazetesi
ABDULLAH GÜL, BAŞKOMUTANLIÄI YENİ Mİ KEŞFETTİ? Serdar Ant
Konu Sahibi / Yazar
Şaduman
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
3
Okunma / Görüntüleme
2589
ABDULLAH GÜL, BAŞKOMUTANLIÄI YENİ Mİ KEŞFETTİ? Serdar Ant
ABDULLAH GÜL, BAÅKOMUTANLIÄI YENİ Mİ KEÅFETTİ? Serdar Ant
Ya bunlar ezeli Atatürkü ne kadar kıskanırlarmış meğer.İkisi de öbürü de başbakan
hem sevmezler hem de Ata gibi olmak için nerdeyse yeri göğü indirecekler.
Kusura bakmayın o Cepheler ER kişinin harcıdır.Hiç oralara yakışmiyorsunuz bile.
Bence asker moral değil aksine moral bozukluğuna uğramiştır.
hem sevmezler hem de Ata gibi olmak için nerdeyse yeri göğü indirecekler.
Kusura bakmayın o Cepheler ER kişinin harcıdır.Hiç oralara yakışmiyorsunuz bile.
Bence asker moral değil aksine moral bozukluğuna uğramiştır.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA
ABDULLAH GÜL, BAÅKOMUTANLIÄI YENİ Mİ KEÅFETTİ? Serdar Ant
MUSTAFA KEMAL Paşaların paşasıdır hiç bu rezillerin yerde taşta kayada bulutların arasında bir çizgileri varmı Allah için buda Ta...bi. A.....ah ..l'ün hatır için varmı okadar selafat getirmelerine ayeti kürsü okumalarına rağmen yok işte.
ALLAH Bile biliyor haram zadelerin ışığını HÜNKAR HACI BEKTAŞ'I VELİ ŞAHIMERDAN ALİ'm kesecek PİR'lerim görücü ve biliciler onlara başkalarının gücü yetmez ALLAHIM'a niyazım olsun saygılarımı sunuyorum.
ALLAH Bile biliyor haram zadelerin ışığını HÜNKAR HACI BEKTAŞ'I VELİ ŞAHIMERDAN ALİ'm kesecek PİR'lerim görücü ve biliciler onlara başkalarının gücü yetmez ALLAHIM'a niyazım olsun saygılarımı sunuyorum.
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.
ZÖHRE ANA
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.
ZÖHRE ANA
ABDULLAH GÜL, BAÅKOMUTANLIÄI YENİ Mİ KEÅFETTİ? Serdar Ant
Önceki Genelkurmay başkanları döneminde rahat at koşturamıyordu. Şimdi kukla olan yandaş bir Genelkurmay başkanı olunca istediği gibi gezip dolaşabilecek. Beş yıldızlı konforlu şartlarda Gö...de sağlama alıp ağırlanabilecektir...
Bir iki kameraya askerin yanında yemek yiyerek içerek aturarak poz vermesi zaten yobaz ve cahil bir kesim halkın gönlünü fethetmesine yetecektir. Hal böyle olunca savaşsız, eziyetsiz, yiyerek içerek yan gelip yatarak kim başkomutanlık yapmak istemez ki?
Bir iki kameraya askerin yanında yemek yiyerek içerek aturarak poz vermesi zaten yobaz ve cahil bir kesim halkın gönlünü fethetmesine yetecektir. Hal böyle olunca savaşsız, eziyetsiz, yiyerek içerek yan gelip yatarak kim başkomutanlık yapmak istemez ki?
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi