A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
Ali karul yazdı:Sevgili Tunç
muaviyenin babasi ebu süfyan hz.muhammedle ve hzAli ile ikinci kusakatan öz amca cocuklaridirlar, muaviyede imam hasan ve hüseyinle ücüncü kusaktan amca zade olurlar, yezit ise zeynel abidinin kusaginda onunla amcazade olurlar,yani yezit kendi soyundan büyük amcazadesi imam hüseyini öldürtmüstür.
Muaviye imam caferin ögrencisidir.
Kusura bakmayın flood oldu ama "Değildir."
İmam Cafer Hz. Muahmmed'in damadıdır ve Hz. Muhammed'den sonra erkanı sürdüren Pirdir.
NE ebu süfyanın ne de muaviyenin Ehlibeytle bir kan bağı yoktur.
Siz diyorsunuz ki neden bunu çarptırsınlar ne çıkarları var?
[BNedeni gayet açık.[/B]
Ehlibeyt inancı bugün inanılan inanç değildir. Cemi, Semahı, Müsahipliği vb. ibadetleri, Hak ve İnsan sevgisini ve de evrenin tüm sırlarının bilgisini içine alan engin bir umman, inanç sistemidir.
Bu inanç sistemi insanlara pirler vasıtasıyla bildirilir. YAzısız kalemsiz hak kelamıyla (aynen bugün Zöhre Ana'nın bildirdiği gibi)
Ehlibeyt sizin sandığınız gibi Arap yarımadasına çakılı kalmamıştır. Ehlibeyt inancının yaşandığı dönemde - dikkat edin İslam demiyorum ve de Kuran indi falan demiyorum çünkü Kuran inmesi diye bir şey söz konusu değil (Kuran evliyanın dilidir, Bizim günlük yaşayımızı düzenleyen ve gökten inmiş bir kuranımız yok, bizim Kuranımız yani yol göstericimiz Pir nefesleridir) - Ehlibeyt yani Hz. Muhammet ve Hz. Aliden gelen nesil, devamlı Anadoluya gidip gelmişlerdir. Bugün Hz. Hüseyinin kızları Tezveren Sultan ve Karyağdı Ana türbeleri Ankara Ulusta bulunmaktadır. Keza Hz. Hüseyinin kesik başı Kerbela olayından sonra kalanlarla Anadoluya göçen Annesi Fatıma Ana Hubyara getirmiştir ve gömüştür. Yani Hz. Hüseyinin başı Bugün Tokat hubyardadır. Yani Ehlibeyt Anadoluyla kesinlikle ilişki içerisindedir.
Peki sorumuzun cevabına dönelim.
Bu çarpıklığın sebebi ne?
Sebep Ömer ve hırsıdır.
Alıntı:
Ömer'in Karısının adı Hava'dır. Ömerin büyük kızı Ayşe'dir ve İmama Hasan'a aşık olup ona kaçarak evlenir. Ömer'de buna hiddetlenir ve hamile karısını, kızına sahip çıkmadığı için evden atar. Hava üç ay kadar sokaklarda yatıp kalkar ve çocuğu doğurunca götürüp Hazreti Şah'ın kapısına bırakır. Bilmektedirki Hazreti Ali çok merhametlidir, çocuğu ortada bırakmaz.
Hazreti Şah çocuğu bulunca Fatma Ana'ya teslim eder kendi çocuklarından ayrı tutmadan büyütmesini ister. Öylede olur. Çocuğun adı Bekir dir.
Bekir 7 yaşındayken, Fatma Ana'dan Hazreti Ali'nin nasıl gayba gireceğini sorar. Fatma Ana'da boş bulunup bu sırrı verir. Bu arada gerçek ailesinide öğrenir.
Bekir 20 yaşında askere gider. Uygunsuz ilişkileri yüzünden askerden atılır.
Tüm yaşantısının hıncını, kensini sokağa terkeden gerçek babası Ömer'den almak için geri gelir. Babasını öldürmek ister. Ömer, "tüm bunlara sebeb olan Hazreti Ali'dir" diyerek, Bekiri kandırır.
Hazreti Ali'nin nasıl gayba gireceğini daha çocukken öğrenmiş olan Bekir (milcan), planını babası Ömerle birlikte yapar. Önce İmam Hasan'ı ardından İmam Ali'yi ve İmam Hüseyin'i şehit ederek emeline ulaşır.
(Yukarıdaki alıntı için tıklayabilirsiniz:
Ömeri neden sevmiyorsunuz?)
Bir soyu ve inananlarını ve inançlarını yok etmek isteyen azılı bir düşman var karşımızda.
Çok basit bir anlatım oldu ama konu ilerledikçe ayrıntıları muhtemelen paylaşacağız.
Ama Ben İslamın hiç bir kaynağına itibar etmiyorum.
Ben Yolumu İslamın kaynaklarından öğrenmiyorum bizzat o yolun sahiplerinden Pirlerden öğreniyorum.
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]
[size=7]Zöhre Ana[/size]