You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü

A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü

Administrator
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
Allah Muhammed Ali Üçlemesinin Çöküşü
]HAKK MUHAMMED ALİ BİRDİR VE SIRDIR

] ZAHİRDE SIR; BATINDA ÂYANDIR


Pir Anadır hak meydanın baş tacı
İbrikçi, meydancı, süpürgeci bacı
Gözcü, kapıcı, meydan Güruh-u Naci
Naciye’den SIR geldim nur dayım erenler
]Pir ]Nizar Daylemi


Pir Sultanım bu bir sırdır
Ayda nurdur günde nurdur
Hakk Muhammed Ali bir dir
Üçü sır dır bir NUR içinde
]Pir Sultan Abdal




]<<< Balım Sultan 12 imam anlayışını başından beri olmasına rağmen yola kazandırır. Bu onun yaptığı yeniliklerin başındadır.12 imam törenleri, 12 çerağ, 12 post, babalık, şarap, HAKK-MUHAMMED-ALİ üçlemesi, 4 kapıdaki şeriat ve tarikat kapılarının kaldırılması TA-Rİ-KA-TA gi-rer ]>>> ](*)
](*) Baki Öz, HB Velinin yaşadığı tarihsel ortam


Şimdi Bektaş Veli, Yunus Emre, Kızıldeli Sultan, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal, Seyit Nesimi, Güvenç Abdal, Bedreddin, Hacım Sultan, Barak Baba gibi gibi Balım Sultandan önce yaşamış Alevi pirlerine bakın 12 imam ile ilgili kaç tane şiiri vardır.. 2-3… Amma Balım sultandan 15-20 sene sonra yaşamış olan, Pir Sultan, Kul Himmet, Kul Hüseyin, Virani, Yemini gibi pirlere bakın doludur neden? Çünkü tarikata yeni kural olarak girmiş bir inancın yayılması gerekiyordu. Bu inançlar internet olmadığı, matbaa olmadığı için, TV kanalları olmadığı için şiirlerle yayılır, duyurulurdu… OK…Hele Hakk Muhammed Ali üçlemesi? Yorum sizin hür fikirli Aleviler…


]HAŞİM KUTLU KİMDİR:
Çocukluğu ve gençliğinin önemli bir bölümünde, Hünkâr Bektaş-ı Veli Dergâhında bir hizmetli olarak yaşadı. Orada yani dergâhta doğdu ve orada büyüdü. Hem bir PİR hem de bir Dergâh hizmetlisi olan babası KURBAN BABA dâhil olmak üzere coğrafyamızın her yöresinden; geceleri yol alarak, gündüzleri ]SAKLANARAK, dergâha gelen yüzlerce Dede, PİR ve Âşık gördü, dinledi ve hizmetlerinde bulundu. Babası Kurban Baba 5 ciltlik Alevi-Bektaşi şiirleri antolojisine girmiştir.

Hakk-Muhammed-Ali üçlemesinin 1500 yıllarında Piri Sani Balım Sultanın eliyle Aleviliğe girdiğini söylemiştim. İslamcı Alevilerin tek dayanağı olan bu üçlemenin Baba-Oğul-Kutsal Ruh bağıntısını da yazmıştım. Haşim Kutlu bakın ne diyor:

NOT: Pembe ve parantez içi yazılar bana aittir. Diğerleri yani siyah, kırmızı, mavi ve yeşil yazılar yazara aittir.

[B]]>>> [/B]Hakk-Muhammed-Ali üçlemesine benzer, Müslümanlığın hiçbir yerinde ve hiçbir biçimde herhangi bir betimleme olmadığı halde, kimileri, sırf İslam’ın Peygamberinin ve en büyüklerinin adı geçiyor diye, Aleviliği Müslümanlık ediyor, o da yetmez: ÖZ MÜSLÜMAN ediyor. Söz bununla kalsa, bütün aşağılanan horlanan yapılarda olduğu gibi, Alevi cephesinden Müslüman’a karşı bir tarihsel suçlamanın da konusu ediliyor bu. ]“ Efendim siz Muhammed’in yolunu saptırdınız. Kuran’ı değiştirdiniz. Bizim söylediklerimiz Kuran’ın söyledikleridir ama siz onları çıkardınız. Bizim yolumuz öz Müslümanlıktır. Çünkü bizim yolumuz Hakk Muhammed Ali yoludur ]” deniliyor.
İşte bu sebeplerden dolayı, bu başlık altında söyleyeceklerimize özellikle Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesini anıştırdığı için Hıristiyanlığın bu konuya yaklaşımını buraya aktararak başlayacağız.

]KENDİSİNİ MÜSLÜMANLIĞIN ÖZEL BİR YORUMU YA DA ONUN BİR BÖLÜĞÜ OLARAK ALGILAYAN VE GİDEREK BU DÜŞÜNCEYE ADAPTE OLMUŞ BİR ALEVÎ’DE AÇIKTIR Kİ KIZILBAŞ DAMAR ] TÜKENMİŞTİR.

Alevinin zaman zaman dillendirdiği Allah-Muhammed-Ali üçlemesi BU GİBİLER için özdeki anlamını yitirmiş, niçin ifade edildiği belli olmayan bir tekerleme mahiyetindedir… Bu ifadeyi ve anlayışı gerçek Aleviliktir diye sunduğu Kızılbaş-Aleviliği de aşağılamaya kalktığı zaman söyleyeceklerimiz mutlaka olacaktır, olmalıdır da.
Kızılbaş Alevi filozofyasında, yaratılış bakımından “ teklikte çokluk, çoklukta teklik” diye bir anlayış ve kavrayış düzeyi bulunmaktadır. Bu belirleme de Hakk hem doğan hem de doğuran bir sıfatla anlam alanına çıkmıştır. Doğan ve doğuran bir bütündür. Bütünün kendinde olan doğma ve doğurma yasasına uygun olarak kendisini gerçekleştirmesi için, kendindeki üç kuvvet (uknum-teslis-üçleme) rol oynar. Bu kuvvetler: ]ERİL DİŞİL VE RUH kuvvetleridir. Bu kuvvetlerin birleşmesi; kendinde düşünce, kendinde söz ve kendinde iş iradesiyle mümkün olur. Birleşmeyi bu irade gerçekleştirir ve “kendini bilme iradesi” DOĞUŞ alanına çıkar. Kendinde var olan düşünce-söz ve iş iradesi tek iradedir. Üç kuvvet yani eril, dişil ve ruh bu irade içindedir. Ve “BİR”dir. Burada bir olan, noktayı vahittir ve “ANA”dır. Doğuş yapan anadır. ÇOKLUK KENDİNİ BU DOĞUŞLA gerçekleştirmiştir.
… Aslında bu konu başlı başına Kızılbaş-Alevi felsefesin konusu olduğu kadar genel felsefenin de konusudur.
Sadece dünyamızla ilgili olarak değil cümle âlemde gerçekleşenler, bu üç kuvvetin etkisiyle oluşmuşlardır. (DİKKAT) ] BU ÜÇ KUVVET ERİL-DİŞİL-CAN’DIR. BURADA CAN DEDİĞİMİZE DİLERSENİZ, TİN YA DA RUH YA DA ENERJİ ] DE DİYEBİLİRİZ.
Kızılbaş Aleviliğin ZAHİR (DIŞ-GÖRÜNÜŞTE) erkânında dillendirilen HAKK-MUHAMMED-ALİ üçleği, işte tek olan varlığın bu üç kuvvetine işaret içindir. (DİKKAT) ama bu üçleme açıktır ki bizim Kızılbaş-Aleviliğe ilişkin vermiş olduğumuz ÜÇLEMEYE UYGUN DEĞİLDİR. ( HAYDAAA DEMEYİN BEKLEYİN). Çünkü bu üçlemede DİŞİL OLAN UNSUR YOKTUR VE TÜMÜYLE ERİLDİR.
(((( Yani Ali Erkektir Dişi Olması Gerekirken Değildir neden? Yazar zahir erkânda yani dışsal olarak dillendirilen Hakk Muhammed Ali üçleği diyor. Burada ki sır Aleviliğin Batıni bir öğreti olduğu halde, neden üçlemeyi zahiri bir tanım olarak kullanıldığının çelişkisi sonunda aslında dişinin (kadının-ananın) eksikliği zahirlik nedeniyle çelişkiye düşmüştür-ü vurguluyor. Yani Hakk-Muhammed- Ali üçlemesinde Alinin dişi olması gerekir ama değil ne diyon yaa demeyin aşağıyı okuyun sır geliyor ve İslamcıların son kalesi olan Hakk-Muhammed-Ali üçlemesi ÇÖKÜYOR))))
Yazar devam ediyor:
Çünkü bu üçlemede DİŞİL OLAN UNSUR YOKTUR VE TÜMÜYLE ERİLDİR. Bunun böyle olması, sanki bir çelişkiymiş gibi görünebilir ama öyle değildir. ÇEPEÇEVRE ERKEK HÜKÜMRAN BİR ANLAYIŞLA KUŞATILMIŞ YASAKLI BİR İNANÇ OLMAK KİMİ TEDBİRLERİ ZORUNLU KILAR.
(DİKKAT) HAKK-MUHAMMED-ALİ ÜÇLEMESİ ]BATIN ERKÂNINDA ] FATIMA ’DA BİR EDİLİR. (Fatma Alinin eşidir ve böylece Ali örtüsü altında dişil unsur tamamlanmış olur. Zahir yani dışsal-görünüşte değil Aleviliğin özü olan batında dişil tamamlanmış olur. Daha bitmedi yazar devam ediyor. )
Ali sadece bir anlamdır. NE HERHANGİ BİR ŞAHISLA NE DE ŞAHSİYETLE İLGİLİ DEĞİLDİR. BATINEN BU KAVRAM, FATIMATÜN ZEHRA ŞEKLİNİ ALIR.
(((yani HAKK-MUHAMMED-FATMA anlamına geliyor ve dişil tamamlanıyor çelişki ortadan kalkıyor ve asıl sır şimdi yazar devam ediyor.))) (((SIKI DURUN)))

Bu üçleme “ ]HAKK-NACİ-NACİYE ” olarak karşınıza çıkar. [B]]<<< [/B]] (1)

](1) HAŞİM KUTLU, KIZILBAŞ ALEVÎLİKTE YOL ERKAN MEYDAN, YURT KİTAP YAYIN

Yani HAKK-ŞİT-NACİYE… Bazıları zahirde Allah Muhammed Ali derken aslında batında Ali ve Muhammedi ağızlarına almıyorlarmış. Kendilerini 73. millet kabul eden Aleviler aslında bu üçlemeyle Âdem ve Havvadan değil; Şit (Naci) ile Naciyeden geldiklerini yazarın erkek egemen anlayışın yasakladığı Aleviliğin zorunlu tedbiri diye açıkladığı gibi sır içinde Müslüman olmadıklarını zaten haykırmışlar…
MÜKEMMEL! MÜKEMMEL! MÜKEMMEL!

Alevilik, ilk insan kırklar meclisinde, kırkların kararıyla, kırklardan birinin zaten dünyada var olan insansı bir varlığa özünü katmasıyla yaratıldı der ve bu temsili insanı da ŞİT PEYGAMBER yani NACİ olarak kabul eder.

Hakk-Naci ve Naciyenin birliğinden insan doğar ve bu da üçün “BİR” olduğunu ifade eder: VEEE yaratılış değil doğuş Aleviliğin inancı olur yani Aleviyi yeryüzünün tanrısı yapan SÜDUR (oluşum-türüm-doğuş) öğretisine çıkar.
Bazıları Güruh-u Naci’yi ehlibeyt kabul ediyor. Aslında neymiş? Güruh-u Naci Naci’den yani Şit’den gelen Kızılbaşların KENDİLERİYMİŞ… İslamcılara duyurulur… Allah-Muhammed-Ali değil HAKK-NACİ-NACİYE…

Pir Nizar Daylemi ’ye kulak verin:

Pir Anadır hak meydanın baş tacı
İbrikçi, meydancı, süpürgeci bacı
Gözcü, kapıcı, meydan Güruh-u Naci
Naciye’den SIR geldim nurdayım erenler
]Nizar Daylemi


4 Kapıdan 40 makama geçmeyen
İşleğini 72den 73e seçmeyen
İster Seyid-i Saadet Evlad-ı Resul
İster İsm-i Şah talibiyim desin ne fayda
]FEDAÎ

4 kapıdan geçen PİR söylüyor işte: kapılardan geçmeden, 73 ü seçmeden ister peygamber evladıyım de, ister Ali talibi, hayranıyım de fayda et-mez diyor. EEE amaç da bu zaten. Ali ve benzerleriyle bizi ortak değerler etrafında tutup sonra yola alıp gözümüzü açıyorlar işte… Mükemmel bir yol.
Ali olmasaydı nasıl asimile olmayacaktık… Sadece bu simgeler altında bile bir fikir ve değerler ortaklığı altında tarikata girmeden durabildik asimile olmadık...

Bir Cem Ayini sırasında Pir Nizar Daylemi hakkında Haşim Kutlu yaşadığı, tanık olduğu bir hikâyeyi anlatıyor ]KULAK VER KIZILBAŞ ALEVÎ EVLADI :

YOL DİLİYLE: ENEL HAKK
ERENLERİN YOLUNDA AŞK İLE: ]YA PİR!

]***** Âşık pençesini göğsüne götürdü, baş kesip meydana âşık-ı niyazda bulundu. Eğildi sağ tarafındaki post üzerinde erkân tutmuş Pir ile görüştü. Pir Nizari “aşk ile erenler” dedi aşığa “Nefesin tutulsun!...” Âşık iç geçirdi. Pir ile tekrar görüştü ama bu kez, biraz serin görüştü! Pir Nizari, âşıkta ki ikiliği hemen sezdi ama ona hiç belli etmeden meydana doğruldu. Âşık Pir nefesinden memnun kalmamıştı.
“Biz” dedi, Pir Nizari kendinden emin, ]> Naciye çocuklarıyız bildiniz mi erenler? Babamız Naci’dir. Bu nedenle şeriatte bize GÜRUH-U NACİ derler amma Marifet Kapısında erenler öyle söylemez. Marifet Kapısında biz ANA NACİYE çocukları olarak anılırız. Marifet Kapısı “ölmeden ölmek” kapısıdır. O kapıda künyemiz ANA NACİYE ile anılır. Hakikat yolculuğuna Naciye çocukları olarak çıkarız. ]<……
]GERÇEĞE HÜ!!! DEDİK ERENLER. ÜÇLER BEŞLER YEDİLER DEDİK ERENLER KİMDİR ÜÇLER? ÜÇLER: HAKK-MUHAMMED-ALİ’DİR. ÜÇÜ BİRDİR VE HAKK’TIR. HAKK BUNLARDAN İSBAT OLUNMUŞTUR. BUNUNDA İSBATI FADİMETÜN ZEHRADIR. HAKKI KENDİLERİNDE GÖRÜP BİRBİRİLERİNE SECDE NİYAZ OLMUŞLARDIR. BURADA, EVVELA İKRAR İLE İMAN KAPISI VARDIR. İKRAR VE İMAN KAPISI, FADİME KAPISIDIR. BU KAPI PİR, REHBER, MÜRŞİT KAPISIDIR. BUNLARIN YEDİ GÜNDE BİR SORGU SUALLLERİ, PİR DİVANINDA VE FADİME MEYDANINDA İBADETLERİ VARDIR. İKİLİKTE KALANLARIN BİR BÖLÜMÜ İBADETLERİNİ KİLİSELERDE YAPAN PAPAZ VE RUHANİLERDİR. İKİLİKTE KALANLARIN BİR BÖLÜMÜ DE, CAMİLERDE HOCALARIN ARKASINDA, GÜNDE BEŞ VAKİT NAMAZ KILANLARDIR. ]*****
](***** Haşim Kutlu)


]Haşim Kutlu Pir Nizar Daylemi’nin sözlerini aktarıyor. İkilikte olanları ve Pirden duyduğuyla marifet Kapısı sırrını açıklıyor.


Aleviliğin Pir Hünkâr Bektaş Veli ile başlamadığı bazılarının ... Bektaş Veliden önce Dede Garkın’ın, Mansur’un olduğu hatırlansın diye… Ve Hallac-ı Mansur’un Baba ve Dedesinin ve Ebu Müslim’in babasının Müslüman değil Zerdüşt olduğu bilinsin!
Ya Alevilik İslam olmasın diye idam sehpasında kendini asan Pir Sultan’ın yolu ya da yezitlik, körlük, ihanet yolu?


Yol diliyle: E.N.E.L H.A.K.K

Gerçeğin demine Hü!


Kul Seyyid - - - - Pir ]Sultan Sinemil

]Not: Yukarıda Fadime Kapısı, İkrar ve İman kapısı terimlerinde geçen KAPI kadının Rahmi’dir. Çünkü Aleviler bu kapıdan doğar, yaratılmazlar. Varlık deryasına çıkarlar. Bunun için 4 kapıdan geçen Başköylü Seyyid Hasan Efendi’nin Varlığın Doğuşu ve Hakkın Emri Rızası adlı eserlerine bakabilirsiniz. Ve lütfen Alevi kelimesinde ki “i” harfini şapkalı “ i ” olarak biliniz ve öyle yazmaya gayret edin… Müzik çalarınızda nefes dinlerken Allah Muhammed Ali teslisini duyarsanız 73 ve Naci ile Naciye dendiğini İslam halifelerinin adı altında zahirsel olarak sır ama batın olarak öz anlatıldığını bilin ve Neo Alevilikte Bunun sökülüp atılacağından, yerine batın yani içsel, özde olarak Hakk-Naci-Naciye getirileceğinden umutlu ve emin olun SAYGILAR…


Alıntıdır...
Senior Member
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
sevgili tunç öncelikle paylaşım için teşekür ederim çok tanıdık geldi bu yazı
ben birşey merak ediyorum aşagıda alıntı yaptıgım iki dörtlük hakkında yorumlarınız nedir sizin için ne ifade ediyor yada size neyi anlatıyor? fikri olan arkadaşlar paylaşırsanız sevinirim.

Alıntı:Pir Anadır hak meydanın baş tacı
İbrikçi, meydancı, süpürgeci bacı
Gözcü, kapıcı, meydan Güruh-u Naci
Naciye’den SIR geldim nurdayım erenler
Nizar Daylemi


4 Kapıdan 40 makama geçmeyen
İşleğini 72den 73e seçmeyen
İster Seyid-i Saadet Evlad-ı Resul
İster İsm-i Şah talibiyim desin ne fayda
[COLOR="Red"]Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez

Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez

Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.
[/COLOR]
Administrator
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
aslıcan yazdı:ben birşey merak ediyorum aşagıda alıntı yaptıgım iki dörtlük hakkında yorumlarınız nedir sizin için ne ifade ediyor yada size neyi anlatıyor? fikri olan arkadaşlar paylaşırsanız sevinirim.


Pir Anadır hak meydanın baş tacı
İbrikçi, meydancı, süpürgeci bacı
Gözcü, kapıcı, meydan Güruh-u Naci
Naciye’den SIR geldim nurdayım erenler
Nizar Daylemi
Sevgili Sibel, "A-luvilerde Allah-Muhammed-Ali üçlemesinin Çöküşü" başlıklı yazı, Aleviliğe ait olan çok önemli bir değerin (Hak-Muhammed-Ali söyleminin) içinin acemice boşaltılmaya çalışılmasının komik bir örneği. Elle tutulur bir gerçekliği yok, olması da mümkün değil zaten. Sözkonusu yazıya kaynak olarak gösterilen ve bir a-luvi sitesinde yazıları yayınlanan Pir Nizar Daylemi mahlaslı Haşim Kutlu ya ait bilgiler şu şekilde:

Çocukluğu ve gençliğinin önemli bir bölümünde, Hünkâr Bektaş-ı Veli Dergâhında bir hizmetli olarak yaşadı. Orada yani dergâhta doğdu ve orada büyüdü. Hem bir PİR hem de bir Dergâh hizmetlisi olan babası KURBAN BABA dâhil olmak üzere coğrafyamızın her yöresinden; geceleri yol alarak, gündüzleri SAKLANARAK, dergâha gelen yüzlerce Dede, PİR ve Âşık gördü, dinledi ve hizmetlerinde bulundu. 17 yıl cezaevinde kaldı. [B]Babası Kurban Baba[/B] 5 ciltlik Alevi-Bektaşi şiirleri antolojisine girmiştir.

Sevgili Sibel, kabul etmemiz gerekir ki Zöhre Ana'yı seven bizler bir konuda hata yaptık. Günümüzde alevi olduğunu düşünen insanlara direk olarak yolu anlatmaya çalışmış olmamız, sanıyorum temelde bir hata oldu. Gördüğüm kadarı ile yolundan haberi dahi olmayan bu topluma "Aleviliğin Temel Kavramları"ndan başlayarak birşeyler anlatmamız daha yerinde olurdu.

Şöyle ki, bugün "PİR" sözcügünün anlamından bihaber, aleviliğe yön çizmeye çalışan zavallılarla karşı karşıya olduğumuz bu yazı ile tescillenmiş durumda.

"Bir Pirin Dergahında" hizmet etmek eğer birilerini "PİR" yapabiliyorsa bu sitede yazı yazan kayıtlı üyelerin yarısından çoğu Pirdir.

Ama kazın ayağı böyle değil sevgili Sibel.

Çünkü "Pir" olmak Hak tarafından verilen gelen bir yetidir, kutsal bir görevdir, bir makamdır. Bir meslek değildir. Saklanarak gizlenerek yapılmaz. Bu yetinin kime neden verildiği sırdır, kimse bilemez. Sonradan elde edilmez. Bir soydan gelmek koşul değildir. Her Pirin kendine özgü kerametleri olur. Pir kavramının ne kadar dolu bir olguyu temsil ettiğini anlayabilmek için mümkünse bir Piri görmek ve yakından tanımak gerekir.

Bu açıdan Haşim Kutlu'nun kendince bir durumu anlatmaya çalıştığı yazının (dörtlüğün) tam olarak ne anlama geldiğini kendisine sormak daha anlamlı olur.

Alıntı:4 Kapıdan 40 makama geçmeyen
İşleğini 72den 73e seçmeyen
İster Seyid-i Saadet Evlad-ı Resul
İster İsm-i Şah talibiyim desin ne fayda

Sevgili can verdiğiniz diğer dörtlük Fedai Baba'ya aitse öz olarak bence şunu anlatmaktadır: Eger yola ve erkana uymuyorsanız; layıkıyla yolda yürümüyorsanız, yolun gereklerini yerine getirmiyorsanız, dede, baba veya talip olmanızının yol açısından hiçbir önemi yoktur, kendinizi boşuna kandırmayın.

Sevgiler...
Member
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
Alıntı:
Tunç

Çünkü "Pir" olmak Hak tarafından verilen gelen bir yetidir, kutsal bir görevdir, bir makamdır. Bir meslek değildir. Saklanarak gizlenerek yapılmaz. Bu yetinin kime neden verildiği sırdır, kimse bilemez. Sonradan elde edilmez. Bir soydan gelmek koşul değildir. Her Pirin kendine özgü kerametleri olur. Pir kavramının ne kadar dolu bir olguyu temsil ettiğini anlayabilmek için mümkünse bir Piri görmek ve yakından tanımak gerekir.


Pirlik alevi Erkanı içerisinde En yüksek makamdır Pir'in lafının üzerine laf olmaz.

Pir olabilmek için

  1. Ocaksoylu olmak gerekir
  2. 4.kapınında sırlarına vakıf olmak gerekir.
Pir olmanın kerametle ilgisi yoktur ,4.kapının sırlarına vakıf olmak zaten insanlık tarihinin bilgilerine sahip olmaktır,bakalım görelim gibi bir yaklaşım söz konusu degildir Pir'in lafının üzerine laf söylemek olmaz.
Administrator
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
Ali karul yazdı:Pirlik alevi Erkanı içerisinde En yüksek makamdır Pir'in lafının üzerine laf olmaz.

Pir olabilmek için

  1. Ocaksoylu olmak gerekir
  2. 4.kapınında sırlarına vakıf olmak gerekir.
Pir olmanın kerametle ilgisi yoktur ,4.kapının sırlarına vakıf olmak zaten insanlık tarihinin bilgilerine sahip olmaktır,bakalım görelim gibi bir yaklaşım söz konusu degildir Pir'in lafının üzerine laf söylemek olmaz.

Sevgili can Pirler ocak soyundan gelmezler, ocaklar daha doğrusu ocakzadeler Pirin soyundan gelebilir...

4 kapı ile 40 makamın tamamı Şahımerdan Ali'nin makamlarıdır.

Cangözleri açık olan Pirlerin bu makamlara vakıf olmamaları düşünülemez.

"bakalım görelim" ifadesinden "görüp de değerlendirelim" anlamını çıkartmayalım. Eğer bir Piri tanıma imkanına sahipseniz mealinde kullanılmış bir ifadedir...
Member
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
Sevgili tunç


Hz alinin yazdığı kitabın adı [BNehc-ul Belağa'dır[/B] okudunmu bilmiyorum okumadıysan okumanı tavsiye ederim .Bu kitapta bizim tartıştığımız alevilikle ilgili bir satır degil ,kelime bile geçmez.

Hal böyle iken 4.kapının sırlarını hz alinin yazdığını idda etmek ne kadar inandırıcıdır?


Hz ali müslümandır ve gereklerini yazdığı kitapta ve yaşamında ortaya koymuştur ,anadoludaki alevilik ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı tamamen islami ritüellere göre yaşadıgı açıktır.
Member
A-luvilere göre "Allah-Muhammed-Ali" Üçlemesinin Çöküşü
Alıntı:

Tunç

Sevgili can Pirler ocak soyundan gelmezler, ocaklar Pirin soyundan gelir.

4 kapı ile 40 makamın tamamı Şahımerdan Ali'nin makamlarıdır.

Cangözleri açık olan Pirlerin bu makamlara vakıf olmamaları düşünülemez.

"bakalım görelim" ifadesinden "görüp de değerlendirelim" anlamını çıkartmayalım. Eğer bir Piri tanıma imkanına sahipseniz mealinde kullanılmış bir ifadedir...


Sevgili tunç


Alevi tarihindeki Pir'lerle ocakları karşılaştırırsan kaçtane pir vardır kaçtane ocak olay ortaya çıkar.




Pirlik makamı yüce bir makamdır.Alevi erkanı uyarınca ‘Pir’
ünvanının bir kişi tarafından kullanılabilmesi için o kişide iki
şart aranır.
-Ocak soylu olmak
-Dört kapının sırlarına vakıf olmak

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.