You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

50 yaşına geldi ama çocuk mahkemesinde yargılanıyor

50 yaşına geldi ama çocuk mahkemesinde yargılanıyor

Posting Freak
50 yaşına geldi ama çocuk mahkemesinde yargılanıyor
[Resim: 1.jpg?8146169172020121210021546]

12 Eylül 1980 askeri darbesini gerçekleştirenlerden dönemin Genelkurmay Başkanı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam ediliyor. 12 Eylül öncesi yaşanan olaylar sebebiyle açılan kimi davalar da sürüyor. Yargılaması devam edenlerden biri de Adnan Madak. Madak hakkında 1980 öncesi İstanbul 'Bahçelievler katliamı' alarak bilinen olaylarda 'fail' olduğu gerekçesiyle açılan dava halen sürüyor. Olayın meydana geldiği tarihte 18 yaşından küçük olan Madak, şu an 50 yaşında. Fakat dava hâlâ sonuçlanmadı. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma yapılacak. Abdullah Öcalan'ın 25 bin kişinin ölümünden sorumlu tutulduğu belirten Mamak, "Ona bir idam verdiler, sonra müebbete çevrildi. Benim olayda 2 ölü, 4 yaralı var. Bize adam başına 6 tane ağırlaştırılmış müebbet verildi. Daha önce idam da aldık" dedi. Yargılamanın çocuk mahkemesinde devam ettiğini anlatan Madak, bu haksızlığın giderilmesini istedi. 3.Yargı Paketi'nde 104'üncü maddenin Geçici 3'cü maddesine, "12 Eylül 1980'den önce işlenmiş olan suçlardan dolayı lehe Kanun, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun cezaların içtimaına ilişkin hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuç ceza göz önünde bulundurularak belirlenir. Bu ceza infaz bakımından lehe hükümler içeren kanuna göre infaz edilir." ifadeleri konulmuştu. Madak, bu değişiklik kapsamında düzeltme yapılmasını beklediğini vurguladı.

10.12.2012
Kaynak : Sabah.com
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
50 yaşına geldi ama çocuk mahkemesinde yargılanıyor
Bahceli Evler Katliyamının diyer Katil Sanıkları

Haluk Kırcı: Sayısız cinayette rol aldı, serbest bırakıldı
Türkiye’deki kontrgerilla örgütlenmesinde sayısız cinayeti ya bizzat gerçekleştiren ya da örgütlenmesinde rol oynayan Haluk Kırcı, 1988'de idama mahkûm oldu. 1991 tarihinde Bursa Cezaevi'nden şartlı olarak tahliye edildi, “bir yanlışlık” olduğu anlaşılınca tekrar aranmaya başlandı. 1996'da İstanbul'da yeniden yakalandı ve aynı gün firar etti. 1999'da yakalandı, “Susurluk çetesine üye olmak” suçundan 4 yıl hapse mahkûm oldu. Kırcı bu süreçte de 2 kez “yanlışlıkla” tahliye edildikten sonra en son 2005 yılında Kartal Cezaevine girdi, 28 Mayıs 2010 tarihinde salıverildi.
Abdullah Çatlı: Firar etti, Susurluk'ta öldü
Abdullah Çatlı hakkında “katliamın planlayıcısı” suçlamasıyla 1982’de gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. Aldığı cezalardan kaçmayı başaran Çatlı, Fransa ve İsviçre’de uyuşturucu, sahte pasaport suçlarından tutuklu kaldı. 1990’da İsviçre’de tutuklu bulunduğu cezaevinden firar etti, Türkiye’ye sahte pasaportla girdi. Çatlı, 3 Kasım 1996’da Susurluk kazasında öldü.
İbrahim Çiftçi: Ceza almadı, MHP Genel Başkanlığı'na aday oldu
Serbest bırakıldıkları süreç içerisinde faşist katillerden İbrahim Çiftçi savcı Doğan Öz’ü katletti, ceza almadan tekrar bırakıldı, MHP Genel Başkanlığı'na da aday oldu.
AKP'nin yargı paketinden katillere tahliye çıktı
2012 Temmuz ayında AKP’nin 3. Yargı Paketi’yle katliamın sanıkları Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu tahliye edildi. AKP’nin katilleri kollayan yargı paketi sonucu Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 7'şer kez idam cezasına çarptırılmış olan ancak idamın kaldırılmasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen katil Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına karar verdi.

8 Ekim 1978…
Devrimcileri vahşice öldüren faşist katil Haluk Kırcı, daha sonra anılarında pişmanlık duymadığını belirteceği, “o gecenin yaşanması gerekiyordu” diyeceği Bahçelievler Katliamı’nı 1980 yılında verdiği ifadesinde şöyle anlatıyordu:


“Kapı açılır açılmaz içeri girdik, hepsini yere yatırdık. Ne yapacağımız konusunda talimat almak için Abdullah’a (Çatlı) birini gönderdik. Abdullah eter ve pamuk verip, “Hepsini teker teker bayıltıp öldürelim” demiş. Dışarı çıkıp arabada bekleyen Abdullah’la konuştum. ‘Evde öldürmek zor olacak, ikişer ikişer götürüp öldürelim’ dedim, ‘olur’ dedi. İki kişiyi büyük reis’in arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük. Müsait bir yer bulup ikisini de yere yatırıp üçer el kafalarına ateş ettik. Geri döndük. Böyle zor olacağını anlayınca Abdullah, ‘tek tek boğalım bunları’ dedi. Bir tanesini zorla boğdum, diğer dördünü bu şekilde öldürmek de zor olacaktı. Arkadaşları gönderdim. Sonra da sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermilerin hepsini boşalttım. Silahı da götürüp Abdullah’a verdim.”
Nefsi “Pir”in gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o “nefs öldüren”in eteğini sımsıkı tut.
''HZ MEVLANA''

ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
'' Aşkın Şehidi'sin!..''
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Son Düzenleme: 10/12/2012, 15:29, Düzenleyen: Hür_Şehit.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.