94 bin kişilik mahallede hayal kırıklığı
Bazı belediyelerin kapatılmasına ilişkin yasa tasarısı, 100 bine yaklaşan nüfuslarıyla ilçe olmayı bekleyen büyük belediyelerde hayal kırıklığı yarattı. İstanbul'da 94 bin nüfusu olan Samandıra da mahalleye dönüştürülüyor.
AKP hükümetinin hazırladığı yeni ilçeler kurulması ve bazı belediyelerin kapatılmasına ilişkin yasa tasarısı, 100 bine yaklaşan nüfuslarıyla ilçe olmayı bekleyen Bahçeşehir, Samandıra (İstanbul), Temelli (Ankara), İncirlik (Adana) gibi 239 büyük belediyeyi mahalleye dönüştürüyor.
3215 olan belediye sayısını 2316'ya düşüren tasarı, buralarda çalışan 9794 personelin il özel idarelerine devredilmesini öngörüyor.
Tasarının genel gerekçesinde, mahalleye dönüştürülen belediyelerin resmi kurumlara toplam 320 milyon YTL borcu olduğu belirtilerek, "Önlem alınmadığı takdirde bunların hizmet yerine borç üreten birer yapıya dönüşmeleri kaçınılmaz" denildi.
İlçe olmayı beklerken hayalkırıklığına uğrayarak, mahalleye dönüştürülen yerlerin başında Adana'nın İncirlik bölgesi geliyor. Ankara'da ise yoğun nüfusları ile bilinen Esenboğa, Temelli ve Bağlum mahalleye dönüşmenin şokunu yaşıyor. Antalya'da 34 bin nüfuslu Varsak, Bursa'da Güzelyalı, Emek, Erzurum'da 75 bin nüfuslu Kazımkarabekir bölgeleri mahalleye dönüştürülüyor.
İstanbul'da nüfusları 50 bine varan Gürpınar, Mimarsinan, Kumburgaz, Sarıgazi, 94 bin nüfusu olan Samandıra ile Ağva da mahalle olacak.
Hayal kırıklığı yaşıyorlar
43 yeni ilçe kurulmasını içeren tasarı, nüfusu birçok ilçeyi geride bırakan bölgelerde hayal kırıklığı yarattı. İşte mahalleye dönüştürülen belediyeler:
Adana: Salbaş, Çatalan, Karayusuflu, Küçükdikili, Baklalı, Buruk, İncirlik, Kürkçüler, Sofulu, Suluca, Yapınar, Abdioğlu, Doğankent, Geçitli, Havutlu, Solaklı, Yunusoğlu.
Ankara: Çanıllı, Sinanlı, Kesikköprü, Esenboğa, Yukarı Çavundur, Hasanoğlu, Yeşildere, Bağlum, Kutludüğün, Lalahan, Altınova, Sarayköy, Sirkeli, Temelli, Yenikent, Bezirhane, Karaali, Karagedik, Oyaca, Selametli.
Antalya: Aksu, Pınarlı, Yurtpınar, Çağlık, Düzlerçamı, Yeşilbayır, Varsak, Beldibi, Doyran.
Bursa: Kurşunlu, Küçükkumla, Umurbey, Barakfaki, Güzelyalı, Akçalar, Çalı, Gözyazı, Görükle, Hasanağa, Kayapa, Demirtaş Kirazlı, Ovaakça, Emek.
Diyarbakır: Bağıvar, Çarıklı.
Erzurum: Dadaşkent, Kazımkarabekir, Dadaşköy, Dumlu.
Eskişehir: Çukurhisar, Mutalip.
Gaziantep: Büyükşahinbey, Yeşildere, Burç, Aktoprak, Arıl.
İstanbul: Boğazköy, Bolluca, Hadımköy, Haraççı, Taşoluk, Durusu, Bahçeşehir, Çavuşbaşı, Gürpınar, Yakuplu Mimar Sinan, Tepecik, Celaliye, Kumburgaz, Muratbey, Binkılıç, Çiftlikköy, Karacaköy, Alemdağ, Ömerli, Taşdelen, Kıraç, Göktürk, Eminönü (ilçe bld.), Yenidoğan, Sarıgazi, Samandra, Bahçeköy, Kavaklı, Ortaköy, Selimpaşa, Büyükçavuşlu, Çanta, Değirmenköy, Gümüşyaka, Ağva, Akfırat, Orhanlı.
İzmir: Helvacı, Canlı, Çırpı, Kaynaklar, Harmandalı, Sasalı, Bağarası, Gerenköy, Yenifoça, Sarnıç, Yelki, Armutlu, Bağyurdu, Ören, Ulucak, Yukarıkızılca, Değirmendere, Görece, Gümüldür, Oğlananası, Özdere, Tekeli, Asarlık, Emiralem, Koyundere, Maltepe, Seyrek, Türkelli, Ulukent, Doğanbey, Ürkmez, Ayrancılar, Çaybaşı, Karakuyu, Pancar, Subaşı, Yazıbaşı.
Kayseri: Kızılören, Süksün, Ebiç, Erkilet, Güneşli, Kuşçu, Mahzemin, Büyükbürüngüz, Gesi, Gürpınar, Hisarcık, Kıranardı, Mimarsinan, Tuğran, Başakpınar, Erciyes, Kepez, Kuruköprü, Zincidere.
Kocaeli: Akmeşe, Alikahya, Bekirpaşa, Kuruçeşme, Akçat, Dereköy, Ereğli, Kızderbent, Yalakdere, Acısu, Aslanbey, Büyükderbent, Eşme, Maşukiye, Sıremeşe, Suadiye, Uzunçiftlik, Uzuntarla, Hereke, Kirazyalı.
Konya: Çarıklar, Karadiğin, Kaşınhanı, Yükselen.
Mersin: Adanalıoğlu, Arpaçsakarlar, Bağcılar, Bahçeli, Dikilitaş, Huzurkent, Karacailyas, Kazanlı, Yanayak, Yenitaşkent, Dorukkent, Çiftlikköy, Davultepe, Kuyuluk, Tece.
Sakarya: Güneşler, Küçücek, Bekirpaşa, Çaybaşı, Hanlı, Nehirkent, Yeşilyurt, Kırkpınar, Kurtköy, Kazımpaşa, Yazlık.
Samsun: Altınkum, Atakent, Çatalçam, Kurepelit, Taflan, Gazi, Yeşilkent, Aşağıçinik, Büyüklü Kutlukent.
Protesto için istifa etti
Kayseri Erkilet Belde Belediye Başkanı Mehmet Şereflioğlu, hükümetin yeni düzenlemesine tepki göstererek, partisi AKP'den istifa etti. Beldesinin 96 yıllık belediye statüsünün kaldırılmak istenmesine karşı çıkan Şereflioğlu, hükümetin yeni düzenlemesiyle, 1912'de kurulan Erkilet'in statüsünün kaldırılma hazırlığına tepki gösterdiğini söyledi.
Şereflioğlu "Erkilet halkına ve bize bu belediyeyi bırakan Osmanlı'ya yapılmış en büyük ihanet olarak gördüğümden, bu suça ortak olmak istemediğimden, 4 yıldır üyesi bulunduğum AKP'den istifa ediyorum" dedi.
milliyet
24 Şubat 2008
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
16
Okunma / Görüntüleme
6010
24 Şubat 2008
24 Åubat 2008
Deniz Baykal, İstanbul'da partiye katılım töreninde başörtülü bir partiliye CHP rozeti taktı. Baykal'ın türbanlı partiliye rozet takma anı gazeteciler tarafından uzun süre fotoğraflandı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de ''yeni bir siyaset rüzgarının hızla esmeye başladığının işaretlerinin görüldüğünü'' söyledi.
Baykal, partisinin İstanbul İl Başkanlığınca, Bostancı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen partiye katılım töreninde başörtülü bir partiliye CHP rozeti taktı. Baykal'ın türbanlı partiliye rozet takma anı gazeteciler tarafından uzun süre fotoğraflandı.
Deniz Baykal, ''bugünkü törenin sıradan bir katılım törenin ötesinde olduğunu'' ifade ederek, ''Türkiye'de siyasetin taşlarının yerinden oynandığını, siyasetin temellerinin sarsıldığını'' öne sürdü. Baykal, ''Yeni bir siyaset rüzgarının Türkiye'de hızla esmeye başladığının işaretlerini görüyorum'' dedi.
''Ülkenin birlik ve bütünlüğüne, Cumhuriyet'in temel ilkelerine, dürüst ve namuslu bir siyasetin zorunlu olduğuna, kimlik, inanç, din, mezhep, ırk ve etnik kökenleri ne olursa olsun bütün insanların eşitliğine, kadınların özgürlüğüne ve haklarına inananların Türkiye'deki olumsuz gidişi görerek ülkeye sahip çıkmak için harekete geçme kararı aldıklarını'' dile getiren Baykal, sözlerine şöyle devam etti:
''Bugün burada CHP'ye katılan arkadaşlarımızın arkasında kişisel hiçbir hesap yoktur. Hiç kimse CHP'ye girerek avantaj elde etme peşinde değildir. Hiç kimse CHP'ye girerek kredi veya ihale alma, çıkar sağlama peşinde değildir. Kimse CHP'ye kişisel hesaplara gelmiyor. Vatan millet sevgisi, Türkiye aşkıyla geliyor. Bunu görüyor ve kıvanç duyuyorum.''
CHP Genel Başkanı Baykal, kendilerinin hiçbir şekilde alışılmış anlamda, parti siyaseti yapan insanlar konumunda olmadığını ifade ederek, parti hesabı veya çıkarı yapmadıklarını, Türkiye'ye sahip çıkılması gerektiğine inandıklarını söyledi.
Baykal, Türkiye'nin sıkıntılarını gördüklerini anlatarak, ''Türkiye'ye sorumluluk duygusu içinde herkesin hukukuna, hakkına, alın terine ve emeğine saygı göstererek, herkesin bu topraklar üzerinde ayrımcılığıma maruz kalmadan, kimse tarafından dışlanmadan, iktidarın 'bizden değil' ayrımlarına karşı çıkarak, 'hepimiz biriz, hepimiz beraberiz, hepimiz kardeşiz ve biz Türkiyeyiz' diye ortaya çıkma anlayışındayız'' dedi.
-TERSANELERDEKİ ÖLÜMLER-
Deniz Baykal, Tuzla'da tersaneler bölgesinde çalışan insanların ''kendi kaderlerine terk edildiğini, çağın ötesinde bir anlayışla çalışmak durumunda bırakıldıklarını ve en temel güvencelerinden yoksun olduklarını'' öne sürdü. Baykal, ''Birbiri ardına devletin gözü önünde orada onlarca insanımızın gereksiz yere ölüme terk edildiklerini, kamuoyunun ve iktidarın dikkatine sunmak ve bu konunun çözümü için önlem talep etmek için Tuzla'ya gidiyoruz'' diye konuştu.
Tuzla'da bir görevi yerine getireceklerini anlatan Baykal, unutulan, varlığı hatırlanmayan insanların hakkına, emeğine ve alın terine sahip çıkmak için bir görev yapacaklarını, ilgililerin ve görevlilerin üzerine düşeni yapmalarını ve iktidarın dikkatini çekmek için çalışacakları ifade etti.
Baykal, İstanbul'a sahip çıkmak için burada olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
''Türkiye'ye sahip çıkacağız. Türkiye kendisine sahip çıkılmasını bekliyor. Büyük Türkiyemiz, vatanımız, anamız, özümüz, her şeyimiz, halkın kendisine sahip çıkmasını bekliyor. Bu çağrıya hep beraber destek veriyoruz. Bundan büyük bir mutluluk duyuyorum, kıvanç duyuyorum, sizlerle el ele çok daha güçlü bir şekilde görevimizi yapacağız. Her şey yeni başlıyor. Türkiye'de her şey yeni başlıyor ve Türkiye'de çok şey değişecektir. Böyle geldi, böyle gitmeyecektir. Milletin dediği olacaktır, halkın dediği olacaktır. Bunları hep beraber sağlayacağız.''
Baykal, törende daha sonra aralarında eski Bahçelievler Belediye Başkanı Saffet Bulut'un da olduğu yeni üyelere parti rozetlerini taktı.
AA
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de ''yeni bir siyaset rüzgarının hızla esmeye başladığının işaretlerinin görüldüğünü'' söyledi.
Baykal, partisinin İstanbul İl Başkanlığınca, Bostancı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen partiye katılım töreninde başörtülü bir partiliye CHP rozeti taktı. Baykal'ın türbanlı partiliye rozet takma anı gazeteciler tarafından uzun süre fotoğraflandı.
Deniz Baykal, ''bugünkü törenin sıradan bir katılım törenin ötesinde olduğunu'' ifade ederek, ''Türkiye'de siyasetin taşlarının yerinden oynandığını, siyasetin temellerinin sarsıldığını'' öne sürdü. Baykal, ''Yeni bir siyaset rüzgarının Türkiye'de hızla esmeye başladığının işaretlerini görüyorum'' dedi.
''Ülkenin birlik ve bütünlüğüne, Cumhuriyet'in temel ilkelerine, dürüst ve namuslu bir siyasetin zorunlu olduğuna, kimlik, inanç, din, mezhep, ırk ve etnik kökenleri ne olursa olsun bütün insanların eşitliğine, kadınların özgürlüğüne ve haklarına inananların Türkiye'deki olumsuz gidişi görerek ülkeye sahip çıkmak için harekete geçme kararı aldıklarını'' dile getiren Baykal, sözlerine şöyle devam etti:
''Bugün burada CHP'ye katılan arkadaşlarımızın arkasında kişisel hiçbir hesap yoktur. Hiç kimse CHP'ye girerek avantaj elde etme peşinde değildir. Hiç kimse CHP'ye girerek kredi veya ihale alma, çıkar sağlama peşinde değildir. Kimse CHP'ye kişisel hesaplara gelmiyor. Vatan millet sevgisi, Türkiye aşkıyla geliyor. Bunu görüyor ve kıvanç duyuyorum.''
CHP Genel Başkanı Baykal, kendilerinin hiçbir şekilde alışılmış anlamda, parti siyaseti yapan insanlar konumunda olmadığını ifade ederek, parti hesabı veya çıkarı yapmadıklarını, Türkiye'ye sahip çıkılması gerektiğine inandıklarını söyledi.
Baykal, Türkiye'nin sıkıntılarını gördüklerini anlatarak, ''Türkiye'ye sorumluluk duygusu içinde herkesin hukukuna, hakkına, alın terine ve emeğine saygı göstererek, herkesin bu topraklar üzerinde ayrımcılığıma maruz kalmadan, kimse tarafından dışlanmadan, iktidarın 'bizden değil' ayrımlarına karşı çıkarak, 'hepimiz biriz, hepimiz beraberiz, hepimiz kardeşiz ve biz Türkiyeyiz' diye ortaya çıkma anlayışındayız'' dedi.
-TERSANELERDEKİ ÖLÜMLER-
Deniz Baykal, Tuzla'da tersaneler bölgesinde çalışan insanların ''kendi kaderlerine terk edildiğini, çağın ötesinde bir anlayışla çalışmak durumunda bırakıldıklarını ve en temel güvencelerinden yoksun olduklarını'' öne sürdü. Baykal, ''Birbiri ardına devletin gözü önünde orada onlarca insanımızın gereksiz yere ölüme terk edildiklerini, kamuoyunun ve iktidarın dikkatine sunmak ve bu konunun çözümü için önlem talep etmek için Tuzla'ya gidiyoruz'' diye konuştu.
Tuzla'da bir görevi yerine getireceklerini anlatan Baykal, unutulan, varlığı hatırlanmayan insanların hakkına, emeğine ve alın terine sahip çıkmak için bir görev yapacaklarını, ilgililerin ve görevlilerin üzerine düşeni yapmalarını ve iktidarın dikkatini çekmek için çalışacakları ifade etti.
Baykal, İstanbul'a sahip çıkmak için burada olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
''Türkiye'ye sahip çıkacağız. Türkiye kendisine sahip çıkılmasını bekliyor. Büyük Türkiyemiz, vatanımız, anamız, özümüz, her şeyimiz, halkın kendisine sahip çıkmasını bekliyor. Bu çağrıya hep beraber destek veriyoruz. Bundan büyük bir mutluluk duyuyorum, kıvanç duyuyorum, sizlerle el ele çok daha güçlü bir şekilde görevimizi yapacağız. Her şey yeni başlıyor. Türkiye'de her şey yeni başlıyor ve Türkiye'de çok şey değişecektir. Böyle geldi, böyle gitmeyecektir. Milletin dediği olacaktır, halkın dediği olacaktır. Bunları hep beraber sağlayacağız.''
Baykal, törende daha sonra aralarında eski Bahçelievler Belediye Başkanı Saffet Bulut'un da olduğu yeni üyelere parti rozetlerini taktı.
AA
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Saadet Partisi (SP) lideri Recai Kutan, Kocaeli İl Teşkilatı tarafından organize edilen 'Yeni Dönem Hamle Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni dönem çalışma takvimini belirlemek amacıyla düzenlenen ve Kutan'ın onur konuğu olduğu toplantıya SP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan da katıldı. İzmit Dolphine Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda, partinin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, gençlik ve kadın kollarının il ve ilçe yönetimleri, mahalle ve köy temsilcileri, sandık müşahitleri, disiplin kurulu ile istişare kurulu üyeleri hazır bulundu.
Salona girişinde partililer tarafından "Başbakan Kutan" tezahüratları ile karşılanan SP Lideri Recai Kutan, bir konuşma yaptı. Kutan, Kuzey Irak'a yönelik gerçekleştirilen hava operasyonunun ardından başlatılan kara operasyonuna destek verirken, ABD, İsrail ve Avrupa birliği ülkelerinin yıllardır PKK terör örgütüne destek verdiğini savundu.
Kutan, "Bugünlerde en önemli konu silahlı kuvvetler tarafından Kuzey Irak'a yönelik yapılan hava operasyonunun ardından ilk defa başlatılan kara operasyonudur. Bu operasyonda 7 genç evladımızın şehit olması bizi çok üzmüştür. Bu müdahale daha önce de yapıldı. Bu operasyonla yıllardır Türkiye'nin başına bela olan PKK terör örgütü yok edilecekse yerinde bir operasyondur. 1980 yıllarında 3 baldırı çıplak tarafından kurulan bu örgüt, sokak serserileri olarak ortaya çıktı.
Bir anda dünyanın en gelişmiş silahları ile karşımıza çıktı. Bu nasıl oluyor? Bu silahlar bakkal ve marketlerde satılmıyor. Biz ABD'den silah alırken bize şart koşuyorlar. 'Bu silahları Güneydoğu'da ve Kıbrıs'ta kullanamazsınız' diye. ABD başta olmak üzere İsrail ve Avrupa Birliği ülkeleri, bu örgütü yılardır desteklemişlerdir. Bugün bu operasyona ABD, İsrail ve Avrupa Birliği ülkeleri niye ses çıkarmıyorlar? Emin olun ki bir hainlik düşünüyorlar" diye konuştu.
Başörtüsü düzenlemesi konusunu da değerlendiren SP lideri Kutan, CHP'yi eleştirdi. Kutan, düzenlemeye rağmen başörtülü öğrencileri okullara almayacak üniversite rektörleri olursa bunlar hakkında yasal işlem yapılmasını istedi.
İHA
Yeni dönem çalışma takvimini belirlemek amacıyla düzenlenen ve Kutan'ın onur konuğu olduğu toplantıya SP Genel Başkan Yardımcısı Şevket Kazan da katıldı. İzmit Dolphine Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda, partinin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, gençlik ve kadın kollarının il ve ilçe yönetimleri, mahalle ve köy temsilcileri, sandık müşahitleri, disiplin kurulu ile istişare kurulu üyeleri hazır bulundu.
Salona girişinde partililer tarafından "Başbakan Kutan" tezahüratları ile karşılanan SP Lideri Recai Kutan, bir konuşma yaptı. Kutan, Kuzey Irak'a yönelik gerçekleştirilen hava operasyonunun ardından başlatılan kara operasyonuna destek verirken, ABD, İsrail ve Avrupa birliği ülkelerinin yıllardır PKK terör örgütüne destek verdiğini savundu.
Kutan, "Bugünlerde en önemli konu silahlı kuvvetler tarafından Kuzey Irak'a yönelik yapılan hava operasyonunun ardından ilk defa başlatılan kara operasyonudur. Bu operasyonda 7 genç evladımızın şehit olması bizi çok üzmüştür. Bu müdahale daha önce de yapıldı. Bu operasyonla yıllardır Türkiye'nin başına bela olan PKK terör örgütü yok edilecekse yerinde bir operasyondur. 1980 yıllarında 3 baldırı çıplak tarafından kurulan bu örgüt, sokak serserileri olarak ortaya çıktı.
Bir anda dünyanın en gelişmiş silahları ile karşımıza çıktı. Bu nasıl oluyor? Bu silahlar bakkal ve marketlerde satılmıyor. Biz ABD'den silah alırken bize şart koşuyorlar. 'Bu silahları Güneydoğu'da ve Kıbrıs'ta kullanamazsınız' diye. ABD başta olmak üzere İsrail ve Avrupa Birliği ülkeleri, bu örgütü yılardır desteklemişlerdir. Bugün bu operasyona ABD, İsrail ve Avrupa Birliği ülkeleri niye ses çıkarmıyorlar? Emin olun ki bir hainlik düşünüyorlar" diye konuştu.
Başörtüsü düzenlemesi konusunu da değerlendiren SP lideri Kutan, CHP'yi eleştirdi. Kutan, düzenlemeye rağmen başörtülü öğrencileri okullara almayacak üniversite rektörleri olursa bunlar hakkında yasal işlem yapılmasını istedi.
İHA
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
ABD, Irak'ta içine düştüğü bataklıktan kurtulmak istiyor. Türkiye ile ABD arasında son dönemde görüşme trafiği hızlandı. Başkan Yardımcısı Cheney yakında Türkiye'ye olacak. ABD'nin Irakla ilgili planları ve Türkiye'nin rolü ne?
Uzunca bir süredir Türkiye ile ABD’nin yeni bir Irak planı üzerine çalışmakta olduklarını düşünüyoruz. Gizli ve açık görüşme trafiği bunu düşündürüyor bize. ‘Ne gibi bir plan var ortada’ bilmiyoruz ama bunun Amerika’nın Irak’tan çıkış stratejisi ile de bağlantısı olması ihtimali büyüktür.
Başkanını değiştirmeye hazırlanan Amerika, bir süredir kendi içinde Irak’tan en iyi çıkış stratejisinin ne olacağını tartışıyor.
Bataklığa fena halde batmış oldukları için, bu stratejinin sanıldığı gibi kolay olmayacağını da görmüş durumdalar.
Konuları iyi takip eden birçok kaynaktan bir süredir, teyit ettiremediğimiz bir duyum alıyoruz. Buna göre Amerika’nın kafasında şekilllenmeye başlayan çıkış stratejisinde Türkiye’ye esaslı rol düşüyormuş. Hatta “Amerika’nın PKK ile mücadelede Türkiye’nin yanında aktif olarak yer alıp PKK’yı ortak düşman ilan etmesinin temelinde de bu gelişme varmış” deniliyor.
Biz son kara operasyonunun PKK ile sınırlı kalmayacağını ve Türkiye’nin çok daha uzun vadeli bir stratejiyle Irak’a girdiğini düşünüyoruz.
Düşündüğümüz gibi böyle bir olasılık varsa, bunun Amerika ile birlikte oluşturulduğu kesindir.
Dolayısıyla eğer varsa, uzun vadeli strateji, süper gücün de koruması altındadır demektir.
Eğer korktuğumuz gibi, Irak bataklığından kurtulmaya çalışan ABD’nin çıkış stratejisinden sonra doğacak güvenlik boşluğunu Türkiye’nin doldurması düşünülüyorsa, bunun Türk-ABD ilişkilerine bambaşka bir üst boyut katacağı, Türkiye’nin bölgedeki konumunun da çok farklı algılanacağı muhakkaktır.
AKP’nin dış politika teorisyenleri de Türkiye’ye, dini-kültürel boyutu olan ve askeri yanı da bulunan bölgeye bir ‘Büyük Birader’ konumu için çalışmaktaydılar.
Anlıyoruz; büyük güç iddiası varsa bu şekilde risk almak kaçınılmaz olabilir. Bölgede tarihi bulunan İngiltere ve Amerika hep bu şekilde riskler almışlardır. Ancak Irak’ın, kendisi hakkında planlarla gelen her güç açısından bataklık haline geldiği de hiç unutulmamalıdır.
Bu tür olası gelişme konusunda bizi daha da endişelendiren, Amerika Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin yakında Türkiye’ye ziyarette bulunacak olmasıdır. 11 Eylül’den itibaren son derece ilginç kariyer sürecini izlemekte olduğumuz Başkan Yardımcısı Cheney, adeta ‘Devlet içinde devlet’ veya ‘Derin devlet’ tanımının, şahsında somutlaşabildiği bir insandır.
Amerika’nın birçok riskli yöneliminin altında imzası olduğu bilinen Cheney, ABD’nin güvenliği tanımına çok otoriter tanım getirmiş bir teorisyendir de ve pratikte, teoride savunduklarını acımasızca uygulamasıyla ünlüdür.
Bu nedenle Dick Cheney’nin tam bu aşamada Türkiye’ye gelmesinin gerçek anlamı nedir bilmiyoruz ama bunun hayra alamet bir gelişme olmadığı da kesindir.
Akşam
Uzunca bir süredir Türkiye ile ABD’nin yeni bir Irak planı üzerine çalışmakta olduklarını düşünüyoruz. Gizli ve açık görüşme trafiği bunu düşündürüyor bize. ‘Ne gibi bir plan var ortada’ bilmiyoruz ama bunun Amerika’nın Irak’tan çıkış stratejisi ile de bağlantısı olması ihtimali büyüktür.
Başkanını değiştirmeye hazırlanan Amerika, bir süredir kendi içinde Irak’tan en iyi çıkış stratejisinin ne olacağını tartışıyor.
Bataklığa fena halde batmış oldukları için, bu stratejinin sanıldığı gibi kolay olmayacağını da görmüş durumdalar.
Konuları iyi takip eden birçok kaynaktan bir süredir, teyit ettiremediğimiz bir duyum alıyoruz. Buna göre Amerika’nın kafasında şekilllenmeye başlayan çıkış stratejisinde Türkiye’ye esaslı rol düşüyormuş. Hatta “Amerika’nın PKK ile mücadelede Türkiye’nin yanında aktif olarak yer alıp PKK’yı ortak düşman ilan etmesinin temelinde de bu gelişme varmış” deniliyor.
Biz son kara operasyonunun PKK ile sınırlı kalmayacağını ve Türkiye’nin çok daha uzun vadeli bir stratejiyle Irak’a girdiğini düşünüyoruz.
Düşündüğümüz gibi böyle bir olasılık varsa, bunun Amerika ile birlikte oluşturulduğu kesindir.
Dolayısıyla eğer varsa, uzun vadeli strateji, süper gücün de koruması altındadır demektir.
Eğer korktuğumuz gibi, Irak bataklığından kurtulmaya çalışan ABD’nin çıkış stratejisinden sonra doğacak güvenlik boşluğunu Türkiye’nin doldurması düşünülüyorsa, bunun Türk-ABD ilişkilerine bambaşka bir üst boyut katacağı, Türkiye’nin bölgedeki konumunun da çok farklı algılanacağı muhakkaktır.
AKP’nin dış politika teorisyenleri de Türkiye’ye, dini-kültürel boyutu olan ve askeri yanı da bulunan bölgeye bir ‘Büyük Birader’ konumu için çalışmaktaydılar.
Anlıyoruz; büyük güç iddiası varsa bu şekilde risk almak kaçınılmaz olabilir. Bölgede tarihi bulunan İngiltere ve Amerika hep bu şekilde riskler almışlardır. Ancak Irak’ın, kendisi hakkında planlarla gelen her güç açısından bataklık haline geldiği de hiç unutulmamalıdır.
Bu tür olası gelişme konusunda bizi daha da endişelendiren, Amerika Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin yakında Türkiye’ye ziyarette bulunacak olmasıdır. 11 Eylül’den itibaren son derece ilginç kariyer sürecini izlemekte olduğumuz Başkan Yardımcısı Cheney, adeta ‘Devlet içinde devlet’ veya ‘Derin devlet’ tanımının, şahsında somutlaşabildiği bir insandır.
Amerika’nın birçok riskli yöneliminin altında imzası olduğu bilinen Cheney, ABD’nin güvenliği tanımına çok otoriter tanım getirmiş bir teorisyendir de ve pratikte, teoride savunduklarını acımasızca uygulamasıyla ünlüdür.
Bu nedenle Dick Cheney’nin tam bu aşamada Türkiye’ye gelmesinin gerçek anlamı nedir bilmiyoruz ama bunun hayra alamet bir gelişme olmadığı da kesindir.
Akşam
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Türkiye PKK terörünün başlamasıyla birçok kez K.Irak'a girdi. Sınırın ötesine ilk olarak 1983'te geçtik. Acaba K.Irak'a kaç kez karadan girildi ? İşte cevap...
PKK 1978 yılında kuruldu, Apo 1979 yılında Suriye"ye kaçtı. Lübnan ve Suriye"de örgütlenen terör örgütü, Körfez Savaşı ile birlikte de Kuzey Irak"a geçti. Bu geçişle beraber Türk Silahlı Kuvvetleri arada rutin giriş-çıkışlar hariç tam teçhizatlı olarak 13 kez K.Irak’a karadan operasyon düzenledi.
İşte yapılan operasyonların ayrıntıları;
1. İlk operasyon 25 Mayıs 1983’de yapıldı. Türkiye ile Irak arasında Sınır Güvenliği Anlaşması imzalanırken, anlaşma ile Bağdat TSK'ne sıcak takip yetkisi verdi. 25 Mayıs 1983 tarihinde 6500 asker sınırı 5 km geçti. Operasyonlarda Barzani kampları da zarar gördü ve PKK ile Barzani arasındaki ilk yakınlaşma bu günlerde oldu.
2. Büyük harekat 1991 yılının Nisan ayında ‘Süpürge Operasyonu’ adıyla yapıldı. Durji bölgesinde yakın temas sağlandı. 1991 yılı boyunca çeşitli defalar sınır aşılmak zorunda kalındı. Ekim’deki operasyonlarda yerel Kürt grupların da desteği sağlandı. Dohuk, Erbil, Zaho, Selahaddin şehirlerine Türk güvenlik güçleri ve istihbaratı kalıcı olarak yerleştirildi.
3. Büyük harekat 15.000 kadar asker hava ve tank desteği altında Ekim 1992’de yapıldı. Bu harekatta 450 civarında PKK’lı öldürülürdü.
4. Büyük harekat Nisan 1994’te yapıldı. 5.000 asker ile bir kez daha sınır 15 km kadar geçildi.Bu harekatın fazla başarılı olmadığı öne sürüldü.
5. Büyük harekat Mart 1995’te gerçekleştirildi. Bu operasyonda çok sayıda general de görev aldı. 35.000’i aşkın asker sınırı aştı. 60 kmden fazla içeriye girildi (Çelik Operasyonu). 12 PKK kampı hedeflendi ve birçok PKK militanını etkisiz hale getirildi.
6. Büyük harekat 1995 Temmuz ayında yapıldı.Tampon bölge kurulması hedeflendi. Temmuz 1995’de sınır aşılırken operasyonlar bir buçuk ay sürdü. Operasyonlarda 500’den fazla PKK’lı öldürüldü. Operasyon özellikle Avrupa Birliği’nce sert bir dille eleştirildi. Aynı döndemde PKK ile KDP arasındaki gerginlik yer yer çatışma şeklinde sürüyordu. Aynı yıl yer yer sınır ötesi küçük çaplı takipler oldu.
7. Büyük harekat 1996 baharında yapıldı. Havadan Zap, Haftanin ve Kumri dağı ve çevresi bombalandı. Temmuz ayında bir kez daha belli hedefler bombalandı. Barzani saldırılarda sivillerin de öldürüldüğünü iddia etti ve Türkiye’yi suçladı (Atmaca Tokat Operasyonu). Yazın Sinat, Aresindi Boğazı, Birkiavda, Haftanin ve Gelereş civarındaki kamplar hedefteydi. Aynı yılın sonunda PKK bir karakola havan topu ile saldırınca bir tugay ile takip yapıldı.
8. Büyük harekat 1997 Mayıs’ında 'Balyoz Operasyonu' adıyla yapıldı. Hava desteği altında 35.000 asker operasyona katıldı. Yaz boyunca Irak’ın kuzeyinde kalındı. Operasyonun devamında 10.000’den fazla takviye asker de katıldı.
9. Büyük harekat 1997 Eylül ayında yapıldı.Eylül’deki operasyon tank desteği altında yaklaşık 10.000 askerle yapıldı. Ekim’in ikinci haftasında geri dönüldü. Dönüşte 1.000 kadar asker sınır boyunda konuşlandırıldı. Bu operasyonlarda TSK 2 helikopterini kaybetti.
10. Büyük harekat Aralık 1997’de gerçekleştirildi.,Hakurke bölgesine girildi (Çekiç Operasyonu). Operasyona 20.000 civarında asker katıldı. KDP de Türk askerine destek verdi.
11.Büyük harekat1998 baharında yapıldı.15.000 kadar askerle düzenlenen Murat Operasyonu da istenen sonucu veremedi.
12. Büyük operasyon 1999 yılında ‘Sandviç Operasyonu’ adıyla yapıldı. Havadan bombalama ve karadan operasyonlar düzenlendi. Lolan ve Hakurke’ye havadan bombalama yapıldı. Bombalamadan sonra askerlerimiz arazi taraması yapıp etkisiz hale getirilen birçok teröristi ailelerine teslim etti.
1999-2003 Yılları arasında bölgeye dönük kapsamlı bir operasyona girilmemiştir. Bazı hava saldırılarından da sonuç alınamamıştır. Oysa bu dönemde Irak’ta ciddi bir yönetim boşluğu vardı ve ABD ya da herhangi bir engel yoktu. Türkiye bu yıllarda daha kapsamlı önlemler almayarak önemli bir fırsatı kaçırmıştır.
13. Büyük kara operasyonu 21 Şubat 2008 Perşembe günü saat 19:00'da başladı ve hala devam etmekte. K. Irak'ta belirlenen hedefler karada konuşlu uzun menzilli silahlar ve Hava Kuvvetleri'ne mensup uçaklar ile vuruldu. Saat 19.00 itibarıyla da Kuzey Irak'a sınır ötesi kara harekatı başlatıldı.Bu harekatta şimdiye kadar 79 terörist etkisiz hale getirilirken 7 askerimizde şehit oldu.
GÜNEYPORT
PKK 1978 yılında kuruldu, Apo 1979 yılında Suriye"ye kaçtı. Lübnan ve Suriye"de örgütlenen terör örgütü, Körfez Savaşı ile birlikte de Kuzey Irak"a geçti. Bu geçişle beraber Türk Silahlı Kuvvetleri arada rutin giriş-çıkışlar hariç tam teçhizatlı olarak 13 kez K.Irak’a karadan operasyon düzenledi.
İşte yapılan operasyonların ayrıntıları;
1. İlk operasyon 25 Mayıs 1983’de yapıldı. Türkiye ile Irak arasında Sınır Güvenliği Anlaşması imzalanırken, anlaşma ile Bağdat TSK'ne sıcak takip yetkisi verdi. 25 Mayıs 1983 tarihinde 6500 asker sınırı 5 km geçti. Operasyonlarda Barzani kampları da zarar gördü ve PKK ile Barzani arasındaki ilk yakınlaşma bu günlerde oldu.
2. Büyük harekat 1991 yılının Nisan ayında ‘Süpürge Operasyonu’ adıyla yapıldı. Durji bölgesinde yakın temas sağlandı. 1991 yılı boyunca çeşitli defalar sınır aşılmak zorunda kalındı. Ekim’deki operasyonlarda yerel Kürt grupların da desteği sağlandı. Dohuk, Erbil, Zaho, Selahaddin şehirlerine Türk güvenlik güçleri ve istihbaratı kalıcı olarak yerleştirildi.
3. Büyük harekat 15.000 kadar asker hava ve tank desteği altında Ekim 1992’de yapıldı. Bu harekatta 450 civarında PKK’lı öldürülürdü.
4. Büyük harekat Nisan 1994’te yapıldı. 5.000 asker ile bir kez daha sınır 15 km kadar geçildi.Bu harekatın fazla başarılı olmadığı öne sürüldü.
5. Büyük harekat Mart 1995’te gerçekleştirildi. Bu operasyonda çok sayıda general de görev aldı. 35.000’i aşkın asker sınırı aştı. 60 kmden fazla içeriye girildi (Çelik Operasyonu). 12 PKK kampı hedeflendi ve birçok PKK militanını etkisiz hale getirildi.
6. Büyük harekat 1995 Temmuz ayında yapıldı.Tampon bölge kurulması hedeflendi. Temmuz 1995’de sınır aşılırken operasyonlar bir buçuk ay sürdü. Operasyonlarda 500’den fazla PKK’lı öldürüldü. Operasyon özellikle Avrupa Birliği’nce sert bir dille eleştirildi. Aynı döndemde PKK ile KDP arasındaki gerginlik yer yer çatışma şeklinde sürüyordu. Aynı yıl yer yer sınır ötesi küçük çaplı takipler oldu.
7. Büyük harekat 1996 baharında yapıldı. Havadan Zap, Haftanin ve Kumri dağı ve çevresi bombalandı. Temmuz ayında bir kez daha belli hedefler bombalandı. Barzani saldırılarda sivillerin de öldürüldüğünü iddia etti ve Türkiye’yi suçladı (Atmaca Tokat Operasyonu). Yazın Sinat, Aresindi Boğazı, Birkiavda, Haftanin ve Gelereş civarındaki kamplar hedefteydi. Aynı yılın sonunda PKK bir karakola havan topu ile saldırınca bir tugay ile takip yapıldı.
8. Büyük harekat 1997 Mayıs’ında 'Balyoz Operasyonu' adıyla yapıldı. Hava desteği altında 35.000 asker operasyona katıldı. Yaz boyunca Irak’ın kuzeyinde kalındı. Operasyonun devamında 10.000’den fazla takviye asker de katıldı.
9. Büyük harekat 1997 Eylül ayında yapıldı.Eylül’deki operasyon tank desteği altında yaklaşık 10.000 askerle yapıldı. Ekim’in ikinci haftasında geri dönüldü. Dönüşte 1.000 kadar asker sınır boyunda konuşlandırıldı. Bu operasyonlarda TSK 2 helikopterini kaybetti.
10. Büyük harekat Aralık 1997’de gerçekleştirildi.,Hakurke bölgesine girildi (Çekiç Operasyonu). Operasyona 20.000 civarında asker katıldı. KDP de Türk askerine destek verdi.
11.Büyük harekat1998 baharında yapıldı.15.000 kadar askerle düzenlenen Murat Operasyonu da istenen sonucu veremedi.
12. Büyük operasyon 1999 yılında ‘Sandviç Operasyonu’ adıyla yapıldı. Havadan bombalama ve karadan operasyonlar düzenlendi. Lolan ve Hakurke’ye havadan bombalama yapıldı. Bombalamadan sonra askerlerimiz arazi taraması yapıp etkisiz hale getirilen birçok teröristi ailelerine teslim etti.
1999-2003 Yılları arasında bölgeye dönük kapsamlı bir operasyona girilmemiştir. Bazı hava saldırılarından da sonuç alınamamıştır. Oysa bu dönemde Irak’ta ciddi bir yönetim boşluğu vardı ve ABD ya da herhangi bir engel yoktu. Türkiye bu yıllarda daha kapsamlı önlemler almayarak önemli bir fırsatı kaçırmıştır.
13. Büyük kara operasyonu 21 Şubat 2008 Perşembe günü saat 19:00'da başladı ve hala devam etmekte. K. Irak'ta belirlenen hedefler karada konuşlu uzun menzilli silahlar ve Hava Kuvvetleri'ne mensup uçaklar ile vuruldu. Saat 19.00 itibarıyla da Kuzey Irak'a sınır ötesi kara harekatı başlatıldı.Bu harekatta şimdiye kadar 79 terörist etkisiz hale getirilirken 7 askerimizde şehit oldu.
GÜNEYPORT
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Bağcılar'da 4 katlı bir işyerinde yangın çıktı. İtfaiye ekipleri, 4 katta da yangın çıkması nedeniyle olayın kundaklama olabileceğini ileri sürdü. Bina sahibi de davalık olduğu kiracısının binayı yakmaya çalıştığını iddia etti.
Edinilen bilgiye göre, saat 04.00 sularında Bağcılar Evren Mahallesi Evren Caddesi üzerinde bulunan Mustafa Bayram'a ait 4 katlı binada yangın çıktı.
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. 3 katı tekstil atölyesi, zemin katı ise tatlıcı olan binanın bütün katlarında ayrı ayrı yanmanın olması ve benzin bidonlarının bulunması nedeniyle itfaiye olayın kundaklama olabileceğini ileri sürdü.
Olay yerine gelen bina sahibi Mustafa Bayram, zemin katta Mıstık Tatlı Salonu'nu işleten kiracısı Coşkun Erdil'i suçlayarak, yangını onun çıkardığını iddia etti. Bayram, " Ben çıkarmak istiyorum ama o çıkmıyor. Davalık olduk. Bu yüzden o yaktı." dedi.
Coşkun Erdil ise "Kendi yerimi neden yakayım?" diyerek suçlamaları reddetti. Bu arada bina sahibi ile kiracısı arasında tartışma yaşandı. Polisin ekipleri yangın ile ilgili inceleme başlattı.
Cihan
Edinilen bilgiye göre, saat 04.00 sularında Bağcılar Evren Mahallesi Evren Caddesi üzerinde bulunan Mustafa Bayram'a ait 4 katlı binada yangın çıktı.
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. 3 katı tekstil atölyesi, zemin katı ise tatlıcı olan binanın bütün katlarında ayrı ayrı yanmanın olması ve benzin bidonlarının bulunması nedeniyle itfaiye olayın kundaklama olabileceğini ileri sürdü.
Olay yerine gelen bina sahibi Mustafa Bayram, zemin katta Mıstık Tatlı Salonu'nu işleten kiracısı Coşkun Erdil'i suçlayarak, yangını onun çıkardığını iddia etti. Bayram, " Ben çıkarmak istiyorum ama o çıkmıyor. Davalık olduk. Bu yüzden o yaktı." dedi.
Coşkun Erdil ise "Kendi yerimi neden yakayım?" diyerek suçlamaları reddetti. Bu arada bina sahibi ile kiracısı arasında tartışma yaşandı. Polisin ekipleri yangın ile ilgili inceleme başlattı.
Cihan
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı güven timleri, telsiz, silah ve kelepçe bulundurarak kendilerine polis süsü veren 2 kişiyi kovalamaca sonucu yakaladı.
Edinilen bilgiye göre, Tarlabaşı Bulvarı üzerinde çalışmalarını sürdüren Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı güven timleri, 2 kişiden şüphelenerek takibe aldı. Bir süre devam eden takibin ardından şahıslar durumu fark ederek kaçmaya başladı.
Güven timleri asayiş ekiplerinden de yardım isteyerek şahısları kovaladı. Kısa süre sonra kaçan 2 kişi kıskıvrak yakalandı. Şahısların üzerinde yapılan aramalarda kelepçe, silah, telsiz ve 4 bin Euro para bulundu.
Kendilerine polis süsü verdikleri iddia edilen zanlıların, başka bir suç işleyip işlemedikleri araştırılıyor.
Cihan
Edinilen bilgiye göre, Tarlabaşı Bulvarı üzerinde çalışmalarını sürdüren Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı güven timleri, 2 kişiden şüphelenerek takibe aldı. Bir süre devam eden takibin ardından şahıslar durumu fark ederek kaçmaya başladı.
Güven timleri asayiş ekiplerinden de yardım isteyerek şahısları kovaladı. Kısa süre sonra kaçan 2 kişi kıskıvrak yakalandı. Şahısların üzerinde yapılan aramalarda kelepçe, silah, telsiz ve 4 bin Euro para bulundu.
Kendilerine polis süsü verdikleri iddia edilen zanlıların, başka bir suç işleyip işlemedikleri araştırılıyor.
Cihan
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi